You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Profesör
RE: Risale-i Nur
demedim mi bakınca yukarlardan kartal denizlerin dibinde görür inci ile mercan

[Resim: avatar_1657.gif]

Bırak ey biçare feryadı belâdan kıl tevekkül
Zira feryat belâ ender hatâ ender belâdır bil
Eğer belâ vereni buldunsa, safâ ender atâ ender belâdır bil
Eğer bulmazsan bütün dünya cefâ ender fenâ ender belâdır bil
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 26-12-2014, Saat:04:55 PM, Düzenleyen: Gül-i Cennet.
-İKRA-
RE: Risale-i Nur
Risale-i Nur On Dördüncü Lem’anın
İkinci Makamı 6.sırda ise Rahmeten li'l alemin olan Resul-u Ekreme (aleyhissalatu vesselam) salavat getirmenin ne kadar önemli olduğu öyle güzel anlatılmış ki: " Öyleyse alemlere rahmet olan Resul-ü Ekrem'e kavuşmak için salavatı kendine vasıta yap ve o Zat'ı da( Aleyhissalâtu vesselam) Rahman'ın rahmetine vesile kabul et ."

Üstad Bediüzzaman (k.s), sözün özü olarak diyor ki; " Rahmet hazinelerinin en kıymetli pırlantası ve bekçisi Zat'ı Ahmediye (s.a.v.) olduğu gibi, birinci anahtarı da Bismillahirrahmanirrahim'dir. Bu hazinelerin kapısını en kolay açan anahtar ise salavattır.


Altıncı Sır:
Ey hadsiz acz ve nihayetsiz fakr içinde yuvarlanan bîçare insan! Rahmet ne kadar kıymettar bir vesîle ve ne kadar makbul bir şefaatçi olduğunu bununla anla ki: O rahmet, öyle bir Sultan-ı Zülcelâle vesîledir ki, yıldızlarla zerrât beraber olarak kemâl-i intizam ve itaatle, beraber, ordusunda hizmet ediyorlar. Ve o Zât-ı Zülcelâlin ve o Sultân-ı Ezel ve Ebedin istiğnâ-i zâtîsi var; ve istiğnâ-i mutlak içindedir. Hiçbir cihetle kâinata ve mevcudâta ihtiyacı olmayan bir Ganî-i Alelıtlaktır. Ve bütün kâinat taht-ı emir ve idaresinde ve heybet ve azameti altında nihayet itaatte, celâline karşı tezellüldedir.
İşte, rahmet seni, ey insan, o Müstağnî-i Alelıtlakın ve Sultan-ı Sermedînin huzuruna çıkarır ve Ona dost yapar ve Ona muhatap eder ve sevgili bir abd vaziyetini verir. Fakat, nasıl sen güneşe yetişemiyorsun, çok uzaksın, hiçbir cihetle yanaşamıyorsun; fakat güneşin ziyâsı, güneşin aksini, cilvesini senin aynan vâsıtasıyla senin eline verir. Öyle de, o Zât-ı Akdese ve o Şems-i Ezel ve Ebede biz çendan nihayetsiz uzağız, yanaşamayız; fakat Onun ziyâ-i rahmeti Onu bize yakın ediyor.
İşte, ey insan! Bu rahmeti bulan, ebedî tükenmez bir hazîne-i nur buluyor. O hazîneyi bulmanın çaresi, rahmetin en parlak bir misâli ve mümessili ve o rahmetin en beliğ bir lisânı ve dellâlı olan ve Rahmeten li'l-âlemîn ünvânıyla Kur'ân'da tesmiye edilen Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın sünnetidir ve tebâiyetidir. Ve bu Rahmeten li'l-âlemîn olan rahmet-i mücessemeye vesîle ise, salâvâttır.

Evet, Salâvâtın mânâsı rahmettir. Ve o zîhayat mücessem rahmete rahmet duâsı olan salâvât ise, o Rahmeten li'l-âlemînin vüsûlüne vesîledir. Öyle ise, sen, salâvâtı kendine o Rahmeten li'l-âlemîne ulaşmak için vesîle yap ve o zâtı da rahmet-i Rahmâna vesîle ittihaz et. Umum ümmetin, Rahmeten li'l-âlemîn olan Aleyhissalâtü Vesselâm hakkında, hadsiz bir kesretle rahmet mânâsıyla salâvât getirmeleri, rahmet ne kadar kıymettar bir hediye-i İlâhiye ve ne kadar geniş bir dairesi olduğunu parlak bir sûrette ispat eder.
Elhâsıl: Hazîne-i rahmetin en kıymettar pırlantası ve kapıcısı zât-ı Ahmediye Aleyhissalâtü Vesselâm olduğu gibi, en birinci anahtarı dahi "Bismillahirrahmanirrahim" 'dir. Ve en kolay bir anahtarı da salâvâttır.


[Resim: b456.gif]
Allah'ım! "Bismillâhirrahmânirrahîm"in sırları hürmetine, âlemlere rahmet olarak gönderdiğin zâta ve onun bütün âl ve ashâbına, Senin rahmetine ve onun hürmetine yaraşır şekilde salât ve selâm eyle. Bize de, Senden başka, hiçbir mahlûkunun merhametine ihtiyaç bırakmayacak bir şefkat ve rahmetle merhamet eyle. Amin.
Allahümme salli alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âli seyyidina Muhammed
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 27-12-2014, Saat:12:49 PM, Düzenleyen: Zehan.
-İKRA-
RE: Risale-i Nur
Birinci Lem'a :

Hazret-i Yunus Aleyhisselâmın kıssa-i meşhuresinin hülâsası:
Denize atılmış, büyük bir balık onu yutmuş. Deniz fırtınalı ve gece dağdağalı ve karanlık ve her taraftan ümit kesik bir vaziyette,

Karanlıklar içinde niyaz etti: ’Senden başka ilâh yoktur. Seni her türlü noksandan tenzih ederim. Gerçekten ben kendine zulmedenlerden oldum. (Enbiyâ Sûresi: 87.)
Rabbine şöyle niyaz etmişti: ’Bana gerçekten zarar dokundu. Sen ise merhametlilerin en merhametlisisin. (Enbiyâ Sûresi: 83.)

[Resim: b426.gif]
münâcâtı, ona sür’aten vasıta-i necat olmuştur.
Şu münâcâtın sırr-ı azîmi şudur ki:
O vaziyette esbab bilkülliye sukut etti. Çünkü o halde ona necat verecek öyle bir Zat lâzım ki, hükmü hem balığa, hem denize, hem geceye, hem cevv-i semâya geçebilsin. Çünkü onun aleyhinde gece, deniz ve hut ittifak etmişler. Bu üçünü birden emrine musahhar eden bir Zat onu sahil-i selâmete çıkarabilir. Eğer bütün halk onun hizmetkârı ve yardımcısı olsaydılar, yine beş para faydaları olmazdı. Demek esbabın tesiri yok. Müsebbibü’l-Esbabdan başka bir melce olamadığını aynelyakin gördüğünden, sırr-ı ehadiyet, nur-u tevhid içinde inkişaf ettiği için, şu münâcat birden bire geceyi, denizi ve hût’u musahhar etmiştir.

Hazret-i Yunus Aleyhisselâmın birinci vaziyetinden yüz derece daha müthiş bir vaziyetteyiz. Gecemiz istikbaldir. İstikbalimiz, nazar-ı gafletle, onun gecesinden yüz derece daha karanlık ve dehşetlidir. Denizimiz, şu sergerdan küre-i zeminimizdir. Bu denizin her mevcinde binler cenaze bulunuyor; onun denizinden bin derece daha korkuludur. Bizim hevâ-yı nefsimiz, hûtumuzdur; hayat-ı ebediyemizi sıkıp mahvına çalışıyor. Bu hut, onun hûtundan bin derece daha muzırdır. Çünkü onun hûtu yüz senelik bir hayatı mahveder. Bizim hûtumuz ise, yüz milyon seneler hayatın mahvına çalışıyor.
Madem hakikî vaziyetimiz budur. Biz de, Hazret-i Yunus Aleyhisselâma iktidaen, umum esbabdan yüzümüzü çevirip, doğrudan doğruya, Müsebbibü’l-Esbab olan Rabbimize iltica edip [Resim: b427.gif] demeliyiz.
Allahümme salli alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âli seyyidina Muhammed
Bunu ilk beğenen sen ol.
-İKRA-
RE: Risale-i Nur
Burada, ''O vaziyette esbab bilkülliye sukut etti.'' ve ''sırr-ı ehadiyet, nur-u tevhid içinde inkişaf ettiği için'' ifadelerinin anlamları hakkında görüşlerinizi paylaşır mısınız?
Allahümme salli alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âli seyyidina Muhammed
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: Risale-i Nur
'O vaziyette esbab bilkülliye sukut etti: Çünkü Yunus a.s öyle bir vaziyetteydi ki herşey onun aleyhine birleşmişti. Gecenin karanlığı, deniz altının karanlığı, balığın karanlığı, kendisinin acizliği, ... bunların hepsi zahiren birbirinden bağımsız ve münferid hareket ediyor.Mesela gecenin karanlığı, güneşle alakalı, suyun altının karanlığı derinlikle alakalı, balığın iradesi ne suyla nede güneşle alakalı.Yani birbiri içinde bir çok sebep ve bu sebeplerin birbirinden bağımsız olma durumu.İşte öyle bir halde güneş doğsa aydınlık olsa denizin karanlığı ne olacak? Denizin altı aydınlatılsa bile denizdeki milyonlarca balıktan hangisinin içinde olduğunu bulmak ve o balığa hükmetmek hangi sebeple olabilir ki? hasılı sebeplerin hepsi bir anda sustu çaresiz kaldı.İşte tam bu vaziyette ''sırr-ı ehadiyet, nur-u tevhid içinde inkişaf ettiği için'' yani bu tüm sebeplerin tekbir merkeze bağlı olması lazım ki hem havaya hem denize hem balığa ve diğer tüm sebeplere hükmü geçsin.İşte tam burada ''sırr-ı ehadiyet, nur-u tevhid içinde inkişaf ettiği için'' kainattaki birlik yani TEVHİD hakikatinin nuru ortaya çıkıyor.Yani kainatın tekbir elden idare edildiği, her zerrenin tek merkezden idare sevk edildiği görünüyor. Bu TEVHİD nuru içinde her bir varlıkta EHADİYET sırrı ortaya çıkıyor. Her bir varlığın üzerinde EHADİYET mührü kendini gösteriyor.
Tam tefekkürlük bir konu gülücük bu tefekkür ile her zerrenin üzerinde yüce Allahın mührünü görmek var...
biraz karışık oldu gülücük
Geldi üzerime üç keder bir anda,
Yalnızlık,esaret ve sevgilinin hasreti,
Yalnızlığın ve esaretin çaresi var,
Ama sevgilinin hasreti,
Sevgilinin hasreti..
Bunu ilk beğenen sen ol.
-İKRA-
RE: Risale-i Nur
Allah razı olsun, sizi sevgili kulları arasına katsın Elez hocam. gülücük
Yine çok güzel açıklamışsınız. gülücük
Allahümme salli alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âli seyyidina Muhammed
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.