Bir şey daha var. Akşam yattıktan sonra aklıma geldi ama , dönüp de yazmaya üşendim. Aslında başka şeyler de vardı, yazamadım. neyse. aklıma şey geldi.
Şimdi burda şaşırtmacalı bir şeyler var. Ben şimdi bunun kasıtlı olduğunu düşünüyorum. Surenin başlarındaki "kehf ve rakımı şaşılacak ayetlerimizden mi sanıyorsun" la başlayan mesele, bence bu mesele ondan daha şaşılacak olduğundan bence bu kastedilmiştir. Şaşılacak, ya da bence "şaşırtmacalı" desek daha doğru. Çünkü aslında kastedilen şeyle yazılan şeylerin farklı olduğu konusunda bir çok teori var. Öyle ki yukarıda alıntıladığım bazı hadislerdeki gibi resulullahın dahi şaşırmasına neden olabilecek bazı ayetler var. Akşam yatarken neden böyle ayetler vardır diye düşündüm.
Bu ayetler neden insanların şaşırmasına neden oluyor diye düşündüm. Sonrabaşka bir şey aklıma geldi. Ne geldi dimi. amma da uzattım. E.. ben şey yaptım o zaman, empati yaptım. Yani düşündüm ne amaç olabilir diye.
Güneşin batışı bir şaşırtmaca, doğuşu ayrı bir şaşırtmaca. Ben böyle bir şaşırtmaca yapmak istesem amacım ne olur diye düşündüm. Evet, sonuca gelelim sadede gelelim.
Bence bu iki ayet arasında insanlar için son derece önemli, ve fakat bu zamana kadar öğrenilmesi son derece sakıncalı olan bir şeyler
"saklanıyor". saklı. saklanmış.
Yani şöyle; ben eğer bu ayetlerde çok önemli olan fakat insanların genelince öğrenilmesini istemediğim bir şey varsa, resulullahtan başlamak üzere tüm insanların şaşıracağı ayetleri başına ve sonuna koyarım. Böylece aradaki -esas saklamak istediğim ayetleri- herkesin yorumlama şansını ortadan kaldırırım. Nasıl mı.
Şimdi bu ayetleri görenler farklı yorumlara gittikleri ve tefsirler de ayetlerin aslında gerçek detayına giremiyor. Çünkü girdikleri zaman bilim ile okudukları şey birbirine zıt göründüğünden, ayeti açıklıyorlar ama hiç bir zaman bu aradaki ayetlere tam manasını veremiyorlar. Çünkü başında ve sonlarında farklı yönlere kanalize eden şaşırtmacalı ayetler var.
Açıkçası bence hem güneşin batışı hem de doğuşu hedef saptırmaya yönelik ayetlerdir ve kuranın sırlarındandır. Halbuki kuranda sır barınamaz. Yani kuranın sırları diyen arkadaşlar var ama, kuran sır tutması amacıyla değil insanlar okusun öğrensin diye nail oldu. O halde bu sırların bir kısmı şu an önümüzde durmaktadır. Biz onlara bakıyoruz onlar bize bakıyor ama daha çözemedik. Yakalayacam seni.
Rahat olun arkadaşlar. Burda bu işi çözecek bir ekip mevcut. Bunu biliyorum ben. Yapıcaz bu işi. Bizden kaçmaz ekibinden kaçmayacak gene. Bu çözümlemede sır olmayacak . İnsanların bir kısmını ya da genelini ilgilendirdiği için sır saklamak doğru olmaz. Ama hazırcılık da iyi değil. O yüzden elinizi taşın altına koyun. Bir şey bile yazsanız. bu dağılacak sevaptan istifade edersiniz. Başaramazsak sonu ölüm değil sonuçta. Amacımız bir eksiği doldurmak, insanları şaşırtan bir konuyu açıklığa kavuşturmak olduğu için niyet şartından zaten alacağımızı alırız. Bir tek cümle bile gelip yazsanız, bu bile kafidir. Dere akarken küpünüzü bununla doldurmaya bakın. Kimi dereler vardır su akar, kiminden sevap akar, kiminden birinci sınıf saf amel akar. Bilmem anlatabiliyor muyum.
Az siz de uğraşın. sayın okuyucu. Kimsen ve ne amaçla gelmişsen gel, elinde bi fırsat var sana şu kadar mesafede. al onu, hem bize de yardımın dokunur belki.
inşallah.
Allah burdaki arkadaşlara zihin açıklığı versin.
Asılın küreklere dostlar. :D