Her nefis ölümü tadacaktır. Sonunda bize döndürüleceksiniz. Ankebut-57
Bu dünya hayatı sadece bir eğlence ve oyundan ibarettir. Asıl hayat ahiret yurdundaki hayattır. Keşke bilseler! Ankebut-64
YA İMANIN ŞARTI BEŞ İSE?
YA İMANIN ŞARTI BEŞ İSE?
daha hala 5 olan varyant hangi hadis diyorsun, sen, Allah ve Resulunden subutu kati olarak gelen herşeyi iman esası edinmedikçe devamlı biryerlerde müşkillerin çıkar.. Mustafa iSLamoğluda öyle devamlı tenkit yiyor fakat kuranı kendisine kalkan yapıyor sende birkaç hadisi kalkan yapıyorsun! halbuki iman kuranın hepsi olduğu gibi peygambere kadar ulaşmış muttasıl senedle gelen merfu hadislerinde hepsidir..
kader babının geçmediği hadisi buhari rivayet ediyor cibril hadisinin farklı bir varyantında müslim hadisinin farklı bir varyantında ise artı bir tane daha esas var..
bunların hepsini birbirne çakıştırmak doğru değil sizin gibi bunları tek gelen varyantta tahsis etmekte doğru değil..
doğru Allah ve resulunden gelen herşeye iman etmektir..
kafalarda işgal olabilir peki neden bu 6 esasa atıf var diye bunun sebebi bu imanın çekirdeğini oluşturması nedeniyledir, bu çekirdeğe iman edenler Allah ve resulunden gelen subutu kati bilgilerede iman ederler.. subutu kati bilgiden kastımıda söyledim Rasullaha kadar varan merfu ve kopuksuz muttasıl zincir ve bir cerhe uğramamış hadisdir.. bu şekilde her habere inanmak imanın şartıdır..
Hâlâ bir tane hadis varyantı yazmak yerine, 3 gündür "beni algılama problemine meftun" diye itham edip durduğuna göre...
Normalde müzakere adabında, ilk iddianın delilleri sunulmadan diğer konulara geçilmez ama biz bir istisna yapalım. Şu 5 farklı varyantı olan hadis diye iddia ortaya atıp bir varyantını bile veremediğin hadisi ES geçelim.
Soruna gelince;
Kur'an şöyle der:
وَأَنزَلْنَا إِلَيْكَ الذِّكْرَ لِتُبَيِّنَ لِلنَّاسِ مَا نُزِّلَ إِلَيْهِمْ وَلَعَلَّهُمْ يَتَفَكَّرُونَ وَأَنزَلْنَا إِلَيْكَ الذِّكْرَ لِتُبَيِّنَ لِلنَّاسِ مَا نُزِّلَ إِلَيْهِمْ وَلَعَلَّهُمْ يَتَفَكَّرُونَ
"Sana da, insanlara gönderileni açıklayasın diye Kuran'ı indirdik. Belki düşünürler." Nahl 44
Demek ki, Kur'an'da bir ayet görür görmez, anlar anlamaz ahkam kesmeyeceğiz. Açıklamasını Peygamberden a.s. öğreneceğiz.
Kur'an'ın hiç bir ayetinde; "iman şudur" demez. Farklı ayetlerinde iman esaslarının farklı unsurlarını ele alır. Çünkü siyak ve sibak bunu gerektirir.
Ama Cibril a.s. hadisinde net bir biçimde "iman nedir?" sorusuna "İman; 1. Allah'a, 2. meleklerine, 3. kitaplarına, 4. peygamberlerine, 5. ahiret gününe ve 6. kadere / hayrın ve şerrin Allah'tan olduğuna inanmandır." buyurulur.
Şimdi, geriye tartışacak bir mesele kaldı mı?!
Son yazım üzerine, yine de direkt alakalı olmayan gönderdiğiniz linki açıp göz attım. Daha en başımda gözüme çarpan olumsuzlukları yazıyorum:
1. Bu doktora tezi jüri tarafından onaylanmamış, çünkü jüri heyetinin imza yerleri boş.
2. Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakultesi olması ayrı bir sorun.
3. İçeriğine gelince; ilk öne sürdüğü tez şu:
Bu hadis aşağıdaki hadis kitaplarında geçmiyor, diyor.
Hangi hadis kitapları acaba diye merak ediyorsunuz, karşınıza İbni İshak'ın siyeri çıkıyor. Elinsaf deyip devam ediyoruz. Karşımıza bu sefer İmam Şafii'nin Usul-ü Fıkha dair yazdığı er-Risâle adlı eseri çıkıyor. Fesübhânellah deyip devam ediyorsunuz, bu sefer de karşınıza İmam Muhammed'in fıkıh derlemeleri çıkıyor. vs vs. Hiç birisi Câmi veya Sahih hadis kitabı değil.
Neticeyi siz de artık tahmin edebilirsiniz.
Ha, bu arada, Dârimi ve Said bin Mansur var diyen olabilir.
Bu hadis kitaplarında Kitab-ül İman yoktur. Çünkü fıkhi meseleleri topladıkları hadis kitaplarıdır.
Bunu araştırmacı değerlendirme kısmında kendisi de belirtmiş ve hatta tercih etmiş ki, doğru olan da budur.
Bu arada, bu tez detaylı olduğu için hoşuma gitti ve istifade ediyorum.
Paylaşım için ve ayrıca bizi bu tezden haberdar ettiğin için teşekkürler!
ben sana diyorumki hadis kendi kendisini dahi kayıtlamazken sen nassın olmadan sadece bir hadisle imanı kayıtlıyorsun bu yaptığın şey ile islamoğlunun sadece kuranda geçenleri kayıtlaması arasında fark yok çünkü oda nassa dayanmadan kayıtlıyor..
sen daha bu dediğin şeyin ne kadar büyük olduğunu idrak etmeden varyantları istiyorsun her neyse öğrensin diye farklı varyantları atıyorum.. hadislerin metinlerini muhteliflerine bakacağına ki ebu hureyre rivayetinden 3 adet var başka kanallardan da geliyor, kimisini buhari, kimisini müslim kimisini ahmed rivayet ediyor sen bu hadislere bakacağına bu tez çalışması diyorsun.. sana hadise bak diye gönderdik, kimin araştırması olduğunun ne önemi var... ben de ilahiyatçıyım ben sana hadis aktardığım zaman kaynaklardan hadise bakacağın yerde bana mı bakarsın?
sözümü tekrar ediyorum, İman Allah ve resulunden subutu kati olarak gelmiş herşeye kayıtsız inanmak ve ikrar etmektir.. böyle inanmadığın müddetçe müzebzeb gibi dolanırsın tabi bunuda yanlış anlama lugavi olarak söylüyorum..
Hiç bir ayet "iman budur" diye bir kayıt koymuyor. O yüzden birisinin "bu ayete göre kadere iman gereksizdir" demesi aslı ve esası olmayan bir hezeyandır ki, daha da aslı, oryantalistlerden aldığı bu batıl görüşü mesnetsiz Müslümanlara dikte etmesi veya sırf fitne çıkarmak için ayetleri tahrifi ancak kendisini rezil eder.
Hadisler ise açıkça "iman budur" der. Çünkü Cibril a.s. "iman nedir?" diye sorduğunda, Peygamberimiz a.s. "iman budur!" diye kayıt koymuştur. Ve sırf siz Mustafa İslamoğlu'nun dâll ve müdıll görüşü ile irtibatlandırıyorsunuz diye, bu kaydı çıkarıp atamayız.
Hadisin farklı varyantları, o hadise nasıl bakmamız gerektiğini muhaddislerden usûlen öğrenmemizi gerektirir. Ulûm-u Hadis (usûlü hadis) bu yüzden gelişmiştir.
Ki, muhaddislere baktığımızda, asıl hadisin bir olduğunu ve onda 6 iman şartı bulunduğunu, bu varyantların (farklı rivayetlerin) çoğunluğunun bu yönde olduğunu, diğerlerin azınlıkta, şaz ve eksik olduğunu bildirirler ki, hadis ilminin tabiatı bunu gerektirir.
İbni Hacer'in Feth-ul Bâri'sinde ilgili hadisin şerhinde bu gayet net ve mukni bir dil ile izah edilmiştir.
Artık bu konu kabak tadı verdiği için burada kesiyorum. Çünkü başından beri bir tek rivayeti delil olarak sunmak yerine hep aynı terane (algılama problemi) tekrarlandığı için, tartışmanın devamının faydasız hatta zararlı olacağını düşünüyorum.
Bahsettiğiniz varyantlardan örnekler sunabildiğiniz zaman konuya yeniden müdahil olur ve o farklı varyantı izah edebilirim.
usulu hadis ilmine olayı havale ederken usul hatası yapman ise ondan daha tuhaf...
bir grup hadisi şaz olarak addettin bununla şunu demiş oldun senin sahih kabul ettiğin hadislerin ravisi sika diğer hadislerin ravilerinin sikalığı ise ona mukavemetle sika değil. kafandaki işgal hadisi müşkil yaptı.
burada iki hata yaptın:
1-çelişki olmadığı halde hadisleri tearuz ettirdin halbuki aralarında müşkil yoktu.
2-şaz kabul ettiğin hadisler mahfuz, mahfuz kabul ettiğin hadislerde şaz olmalıydı senin mantalitene göre çünkü şaz gördüğünün ravileri buhari şeyhleridir, bu ise mahfuz olmaya diğerlerinden daha efdaldir buna koyu buhari hadislerinin tadilcisi ibn hacer kavlide dahil..
oysa doğru olan bu hadislerin hiç birisi şaz olmadığı gibi bir çelişki de yok çünkü bu hadisler birbirleri ile çakışmıyor birbirlerini tamamlıyor bu da imanın şartının sadece 6 olduğunu değil Rasulullahtan gelen subutu kati bilgilerin hepsine iman etmeye işaret eder, bu da benim başından beri söylediğin şeyin adıdır..
muhatabın kaderide inkar etmiyor sözlerinin içerisinde sürekli buna yer vermende dürüst bir tavır değil, muhatabın kader de dahil Allah ve resulunden gelen kesin her türlü bilgiye iman ediyor..
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi