Anlamadın yani? Açık konuşacağım; diyanete (Sihirbazlar), ülke yönetimine (Firavun) giderdi. Şirke, güünaha kim izin veriyorsa ona!
tüm samimiyetimi, kalbimi ve cesaretimi koyuyorum ortaya. Size bizden ve sizden bahsedeceğim. Ben bunu yaparken sizden de elinizi vicdanınıza koymanızı istiyorum. Susun ve dinleyin kalbinizin sesini. Öylesine bir sessizlik hayal edin ki, kalbinizin sesini işitin. Ve sonra bir gün duracak olduğunu düşünün. Öyleyse hiç ölmeyecekmiş gibi yaşamak niye? Uyarılara kulak asmaya bedelini öder.
Çarşı pazarda satılan Horus'un herşeyi gören tek gözü (Nazar boncuğu) yanından geçip gittiğiniz ya da bizi kem gözlerden koruyacak dediğiniz Şeytanın simgesidir, satıcısı Müslümanlar. Amerikada Satanist kilisesi Müslümanlara eskortluk yapmayı teklif ettiği zaman, memnuniyet duyan Müslümanlar. Anlamadığınız, şeytanın kalplere ektiği, kulaklarımızı delercesine bas bas bağırdığı ise şudur: Ey Allahın kulları, Rabbiniz olan Allah sizi korumuyor, bana icabet edin.
Buda putları çarşı pazarda Müslüman satıcıların tezgahında göz doldururken, hangimiz Hz. Yeremya olup halkı uyardık? Alacağımız cevap belli, "Din başka, ticaret başka" Ah evet, doğru ya laiklik! Yani namazda başka, hayatta başka. Amin derken bile duasına ihanet eder toplum. Siz gerçekten din gününe inanıyor musunuz?
Rab der ki, "Tevratı ve Incil'i ayakta tutmadıkça hiçbir şey üzere değilsiniz" Inanmayanlar da, "Tahrif edilmiş olsalar bile mi?" diye soruyor. Rab bize doğru ve yanlışı ayırt edebilme yetkisi vermişken, evet. "Şeytanın katıp bırakmaları kalplerinde hastalık bulunanları öğrenmesi içindir"
Kimdir kürtajı, alkolü sevimli gösteren? Genelevler açan? Bu ülkeyi yönetenler cinayete, zinaya müsamaha gösterirken, Rabbin sözlerini en adil olduğu halde unuturken, ona bağlı olan siz Müslümanlara soruyorum. Bir açıklamanız var mı? Bakın Kuran kitaplıkta duruyor, üstü tozlanmış. Birbirlerini yiyorlar, kin ve düşmanlıkla mitinglerde birbirlerini karalıyorlar. Iktidar için yapmayacakları şey yok. Ama ömür kısa.
Insan Allah dışında her şeye kul oldu, para, evlat, şöhret... Ve her şey ona put oldu. Bakın Hz. Ibrahim ne yapmış. Yıllarca bir evlada hasret kalmış, evladı olunca Rab ondan onu kendisine kurban etmesini istemiş. Ne büyük imtihan! Ama o çocuğuna olan sevgisini Rabbin buyruğunun üstünde tutmadı. Elbette, Hz. Ibrahim, putları yıkan peygamber. Evladını Allaha ortak koşmadı.
Peki biz parayı, makamı, rahatlığı ona ortak mı koşacağız? Kim Hz. Ibrahimin izinden gitmek ister?
Milliyetçiliği bırakmayacak mısınız hala? Hacda neden ihram giyeriz? Din günü Türk veya Kürt olarak yargılanmayacağız, amellerimiz tartılacak. Rab kurban istemez, onların etleri de kanları da Allaha ulaşmaz, ancak ona bizden takva ulaşır. Şu halde sizi takvaya davet ediyorum. Rab der ki, "Işte, namaz kılanların vay haline. Ki onlar namazlarında yanılgıdadırlar." Hayatta başka salatta başka olmayalım. Çünkü, "Balta ağacın köküne dayandı. Iyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılacaktır"
Ne diyebilirim başka, dileyen Rabbine doğru bir yol bulur.
Yahudi, Hristiyan, Müslüman; atalardan devr alınmış bölgesel ezber. Hani bahar her yöne, her yere gelen ezber bozan, getiren Allah. Hisset, hisset ki doğuda batıda şeytanın ve ataların kurgusu bozulsun.
Kıyam et. Rabbin senden hoşnut olsun. Rabbine teslim ol. Gelin seheri biz uyandıralım, bu gece tövbe edelim. Ve sabah tövbeye yaraşır meyveler verelim. Gelin dünyayı ahiret karşılığında satalım. Rab bize cennette bir ev hazırlasın. Gelin şirk koşanlarla ayrışalım. Gelin hırsızın, katilin kısacası günahkarın taşıdığı kağıt parçasını atalım, onlarla ayrışalım.

Rabbe katıksız olarak yönelenlerden olalım. Tufanda Hz. Nuh, Mısırda Hz. Musa, putlara karşı Hz. Ibrahim, günaha karşı Hz. Muhammed, şirke karşı Ashab-ı Kehf, şehadet yolunda Perpetua olalım. Ya da seyirci kalalım ve ortak olalım.
Belki biz Teslimler koca dünyada küçük bir topluluğuz. Ama yürekliyiz. Biz iddialı yoksullarız. Çünkü Rabbe Teslim olduk. Her şeyimizi feda ederek, cennete elele gidebilmek için. Peki Rabbe Teslim olmaya yüreğiniz var mı? En azından şahit olun biz Rabbe Teslim olduk. Ramazanımız hayatımızın, kurbanımız mahşerin provası. Bayram ise, asıl kavuşmak istediğimiz cennetin simgesi. Yaşadığımız her şey Rabbin takdiri. "Siz sizden öncekilerin hali başınıza gelmeden cennete gireebileceğinizi mi sandınız?"
.
Ben mesela, uçarım mesela...