Ve siz hiç samimi olmadınız!
Taksim’de Cuma günü yapılan eylemi samimi bulmuyorum.
Eylemin amacı yeşili korumak, ağaç sökülmesini engellemek ise; CHP’li Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk de, Özgürlük Parkı’nda ağaç katliamı yapmış, parkta yeşil alanlar üzerine anfitiyatro ve buz pateni yapmak için beton dökmüştü.
Bu beton dökülürken, bu göstericiler neredeydi.
Beykoz, Sarıyer ve Maltepe’de gerçekleşen orman katliamlarına suskun kalmadılar mı?
Çocukken pikniğe gittiğimiz Eyüp Göktürk beldesinde orman alanlarının bulunduğu yerde villalar var şimdi!
Bu villalar yapılırken neredeydiniz?
Eylemcileri samimi bulmuyorum!
Taş ve havai fişeklerle polise saldıran bir gösterici ne kadar samimi olabilir ki?
Ses bombası atan, İnşaat malzemelerini yakan, mobese kameralarını söküp yakan göstericinin amacı terörden başka ne olabilir!
CHP milletvekilleri ile BDP’li Milletvekili Sırrı Süreyya Önder’i de samimi bulmuyorum!
İşçi, memur, öğrenci, esnaf ve emeklinin yararına hangi kanun tasarısını Meclis’e sundular?
İş makinesinin önüne kendini atmak şov yapmaktır.
Bir şov yapacaksan eğer, yağmalanan ve zarar gören esnaf için bir şeyler yap!
CHP’nin üyelerinin de ittifakı ile alınmış yayalaştırma projesi uygulanmıyor mu?
O halde ne işi vardı CHP milletvekillerinin Taksim’de.
Yoksa “Taksim’den bir Tahrir çıkar da bu AKP’den kurtuluruz “diye mi düşündüler?
19 Mayıs 2013 tarihinde Sayın Kılıçdaroğlu yapmış olduğu bir açıklamada:
”Bu hükümete saldıracağız ve bu hükümeti düşüreceğiz” dememiş miydi?
Planın önceden hazırlandığı aşikâr!
Sandıktan çıkamayacağını anlayan CHP; daha önce darbecilerden medet umuyordu!
Şimdi ise terör örgütlerinden medet umar oldu!
CHP son kozunu oynadı!
CHP her zaman ki gibi, AKP’nin ekmeğine yağ sürdü.
Polislerin hiçbir eyleme izin vermeyeceğini bile bile insanları kışkırtmak büyük suçtur.
Taksim Tahrir’e dönsün diye tweetter de bazı provokatörler insanları sokağa dökmek için yalan haberler yazıp durdular.
Bu insanların bir vicdanı, inancı olduğunu düşünmüyorum!
Bunlar hakkında mutlaka yasal işlem başlatılmalıdır.
Samimi olmayan bu eylemcilerin tavrını sorguladığımız gibi Başbakanın da söylevini sorgulamamız gerekmektedir.
İktidarın ben yaptım oldu mantığıyla hareket etmek bu olayların tetikleyen unsurların başında gelmektedir.
Agresif ve taviz vermez konuşmalarsa bardağı taşırmıştır.
Müslüman; agresif konuşmamalı söylemler gönül kırıcı değil, gönül yapıcı olmalı!
Başbakanın karşısında etkili bir muhalefet yok!
Acaba Sayın Başbakan agresif konuşarak kendine muhalefet mi oluşturmaktadır?
Öyleyse bu konuda çok başarılı!
Taksim olayları aynı zamanda bir muhalefet boşluğunun yanı sıra birde iktidar boşluğu olduğunu göstermiştir.
Bu beş günlük süreç çok kötü yönetilmiştir.
Birkaç polise ceza vermekle bu olaylar aklanamaz!
Her yaşanan olayda suçlu polis olarak görülürse, polisten bir daha görev yapmasını nasıl beklersin?
Derinlemesine soruşturma yapılmalıdır?
Göstericilerin temel hak ve Özgürlüklerine vurgu yapan ABD Dışişleri sözcüsüne sormak isterim!
Kendi ülkesinde Müslümanlara uygulanan ayrımcılığı, polis dayağı yiyen zencileri, Amerika’nın işgal ettiği veya sattığı silahlarla Ortadoğu ve Afrika ülkelerinde ölen Müslümanları nereye koyacak sayın sözcü!
Tarihi insan hakları ihlalleri ile dolu ABD ve AB’nin kalkıp bu şekilde açıklama yapması manidardır.
Taksim’e Gaz maskesiyle hazırlıklı gelenlerin amacı ağaç olabilir mi?
Maksat hükümeti zor duruma düşürmek ve ikinci bir mayıs meydana getirmektir.
Her zaman tam tersi olmaktadır.
Halk bu tip olaylar neticesinde hükümete daha çok destek veriyor, fark ettiyseniz Başbakan ve hükümet kanadı sessizliğini koruyor.
Peki, sanatçılara ne demeli?
Ortamı yatıştırmak için değil aksine germek için oradaydılar.
Mehmet Ali Alabora attığı bir tweette:
“Mesele sadece Gezi Parkı değil arkadaş, sen hala anlamadın mı? Hadi gel!” diyordu.
Sayın Alabora!
Mesele neydi, ve bizim anlamadığımız, sizin anladığınız neydi?
Siz belirli bir kesimin sanatçısı mısınız?
Yoksa bütün Türkiye’nin mi?
Sen gel” dedin, millet geldi!
İstiklal caddesinde gösterileri sürdüren gruplar, çevredeki işyerlerine saldırdı ve yağmaladı, büyük miktarda maddi hasar meydana geldi!
Kim karşılayacak bu zararları?
Sizlerin çıkacağı kanalı ben uydudan silerim bundan sonra eylemse bu da eylem ve demokratik hakkımı kullanıyorum.
Başka sanatçılar da oradaydı!
Orada bulunmalarının amacı, sevgi dilini kullanmak olayları yatıştırmak için değildiler.
Aksine eylemcilere destek vermek için oradaydılar.
Sanatçının düşüncesi ve ideolojisi ne olursa olsun, sevgi dilini kullanmalı!
Sanatçı olmanın özelliğinin bu olduğunu düşünüyorum!
Esnafın zarar ve ziyanı tespit edilip, özellikle kışkırtan ve insanları sokağa dökenlerden tahsil edilmelidir.
Bundan büyük ceza olur mu?
İshak Beyazay
![[Resim: 1000909_460739544018706_1257615824_n.jpg]](https://fbcdn-sphotos-e-a.akamaihd.net/hphotos-ak-ash4/1000909_460739544018706_1257615824_n.jpg)