You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Taksim gezi parkı gerçeği

Taksim gezi parkı gerçeği

Acemi Üye
RE: Taksim gezi parkı gerçeği
Gezi Parki olayini tayyip faiz dis gücler olayina bagladi ya birde camide icki icildi yalani imam icmediler diye o kadar aciklamasina ragmen hala mitinglerde camimizde icki ictiler propagandasi

bir insan bir olayi bu kadar nasil carpitabilir tabiki ilk günden sonra hatta ilk 3 günden sonra bu demokratik eylemi firsat bilerek olayi ülkelerinin cikari dogrultusunda dahada provaka etmek istiyen dis gücler olabilir akp ye karsi farkli planlari olanlarin bu firsati degerlendirmesi olabilir

lakin ilkgünkü yasanan polisin baskisi medyanin sansürü karsisinda sosyal medyada bir haykirisla insanlar meydana inmistir bu sosyal medya olaylarinda birinci dereceden aktiv rol almis birisiyim bütün akrabalarima polis devletine karsi yeter demeleri icin meydana inin cagrisi yaptim hemen hemen cogu akrabam arkadaslarim sunnisi alevisi solcusu sagcisi cogu o meydandaydi ilkgünler cünkü ilkgünkü polisin müdahalesi ve medyanin tutumu affedilir gibi degil tabiki ayrica erdoganin güclendikten sonra hadi bir padisahligi deniyeyim tavrida etkili oldu sonuc erdogan da büyük hayal kirikligi yaratmistir :D 37. osmanli sultani olma hayalleri suya düstügünün farkindadir... akp liler ve erdogan bilmelidirki bu millete Mustafa Kemal Atatürk Herkesin kendi sultani olma hakki vermistir..

Evrim hep ileriye dönüktür gecmisi fazla oymak gecmise dönmeye calismak tarihte ne kadar denenmisse basarisizliga ugramistir yada cok kanli devrimlere olaylara neden olmustur. gezi parki olaylari Türkiye tarihine damga vurmus bu milletin kolay kolay bazi kisilerin kulu olmayacagina dair iyi bir cevap olmustur
Albert Einstein
“Benim inancım, zayıf ve çelimsiz akıllarımız ile algılayabildiğimiz ve kendisini küçük detaylarda açığa vuran sonsuz üstün bir ruhun mütevazi hayranlığından ibaretir. Bu kavrayamadığımız evrendeki açığa çıkan üstün bir mantık gücünün varlığına olan derin duygusal sağlam inanç benim Tanrı düşüncemi şekillendiriyor.”
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Taksim gezi parkı gerçeği
Taksim gezi parkı gerçeği, tıpkı dini bildiğini sanıp "Müslüman olduğunu" sanan cahil (Yobaz) kesimin dini yaşadığını sandığı gibi, neyi protesto ettiğini bilmeden oradaki eylemlere katılan insancıkların oluşturduğu grubun ve bilinçli olarak bir çok grubun onlarla birlik olup kalabalıklaştırdıkları, kendi keyfi isteklerine göre hükümete vesaireye karşı bir başkaldırmaları olarak adlandırılabilir..
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: Taksim gezi parkı gerçeği
Gezi parkı=sacmalik
"Ey Sevgili!..
Bir geceliğine değiş tokuş etseydik yüreğimizi,
Taşıyabilir miydin acaba bendeki seni!..
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Taksim gezi parkı gerçeği
başlangıçta tam manasıyla iyi niyetliydi, sonrasında saptırıldı. tabi bunların iyi niyetinin de tamamını gönülden destekliyor değilim ama ehven i şer diyorlar ya işte ona göre ben mazlumun safını daha ehven görüyorum.
Irkçılık ideolojik bir düşünce değil, aksine psikolojik bir hastalıktır.(Şehid İnşaAllah Malcolm x-Malik El Şahbaz)

Sizi rahatsız etmeye geldim!
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Taksim gezi parkı gerçeği
Aynen, başlangıçta doğru bir şekilde toplanmış güzel bir amaç için orada bulunan insanlar vardı, ancak memleketi kurtarma sevdasındaki cengaverler :D ve sözde dindar halkım falan filan toplandı etti işi bu hale getirdiler, Tayyeap gibilerin de tekrardan eline koz verdiler. Ki o da güzel kullanıp halkımın inançlarını sömürmeye devam ediyor..
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Taksim gezi parkı gerçeği
camide içki içildi, seks yapıldı gibi iftiralar atarak iktidar ve yalakaları gözümden iyice düşmüştür bo olay sonrasında.
Irkçılık ideolojik bir düşünce değil, aksine psikolojik bir hastalıktır.(Şehid İnşaAllah Malcolm x-Malik El Şahbaz)

Sizi rahatsız etmeye geldim!
Bunu ilk beğenen sen ol.
Karmakarışıklaşmaktayım
RE: Taksim gezi parkı gerçeği
Zaten inancımız olmasa, var olmanın anlamı, anlamsızlıktan başka bir anlama gelir miydi?

Dünyada dost ister isen Hazreti Allah yeter,
Mürşid-i kâmil ister isen Hazreti Kur’an yeter,
Delil ister isen Hazreti Muhammed yeter,
Meşgul olmak ister isen ibadet yeter,
İbret almak ister isen ölüm yeter,
Bunlar da yetmez der isen Nâr-ı Cehennem yeter.

[Resim: ny4qc.gif]

Bunu ilk beğenen sen ol.
Forumcu
RE: Taksim gezi parkı gerçeği
Taksim Gezi Parkı eylemleri bir darbe teşebbüsüdür

Taksim gezi parkı olayı her ne kadar spontane geliştiği ifade edilse de; olaylar başladıktan sonra bazı güçler tarafından yönlendirilmiştir!
Olay Türk bayrağı yakmaya kadar tahrik edici boyuta getirilerek, 28 Şubat benzeri bir oyunun farklı versiyonu sahneye konulmak istenmiştir.
Bu olaylardan hemen sonra İngiltere’de 6-9 Haziran tarihleri arasında yapılan Bildenberg toplantısı bir iddiaya göre “Ortadoğu ve Türkiye’deki olaylar” temasıyla toplanacak!
Sizce de manidar değil mi?
Muhtelif basında yazılanlara göre; önde gelen şirket temsilcilerinin yanı sıra, Avusturya başbakanının, İMF Başkanı Christian Lagarde’ın, eski Amerikan Dışişleri Bakanı Henry Kissinger’ın, bazı ülkelerin maliye bakanlarının, sosyal bilimcilerin ve gazeteciler, CIA eski başkanı David Petraeus ve “karanlık prensi” lakabıyla bilinen Richard Perle gibi isimler katılıyor.
Türkiye’den ise, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, CHP Milletvekili Şafak Pavey, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç, Sabancı Holding Perakende ve Sigorta Grup Başkanı Haluk Dinçer, Milliyet gazetesi yazarı Aslı Aydıntaşbaş, Habertürk yazarı gazeteci Soli Özel,
Bu toplantı sonrası ağız birliği yaparcasına Türkiye’ye dört koldan saldırırsalar hiç şaşmamak gerekir.

Türkiye’deki laikliği koruma görevini Türk milleti yapıyor sanıyorsanız aldanırsınız!
Türkiye’deki laiklik batının gözetimindedir.
Özellikle Fransa Türkiye’deki laikliği yakından takip etmektedir.
Hatırlayınız!
Refah Partisi’nin icraatlarından rahatsız olan Fransız Yüce Konseyi Türkiye büyük mason locası üstadı Necip Arıduru’ya gönderdiği 14 Şubat 1997 tarihli 9 maddelik mektubun birinci maddesi; “Türk basınındaki ve ilgili kuruluşlardaki biraderleri örgütleyin ve Refah Partisini iktidarı bırakmaya mecbur etmek için gerekli diğer bütün tedbirleri alınız.”
Bu maddeden anlaşılmaktadır ki, hem Türk basınında hem de ilgili kuruluşlarda, gerektiğinde ülkemizin aleyhine çalışacak insanlar olduğunun gerçeğidir.
O zaman Merhum Erbakan’ı hükümeti bırakmaya zorlayan mahfiller, Taksim Gezi parkında yeniden devreye girmiştir.
Her ne kadar spontane gelişmiş olsa da, eyleme katılan gençlerin, Y-Z (1980-1999 İçin Y ve sonrası doğumlular için Z kuşağı tanımlaması yapılıyor) kuşağı olarak adlandırılıyor ve bu gençlerin sosyalleşmesi bilgisayar oyunlarıyla olduğunu, özgürlüklerine çok düşkün olduğunu ve ideolojik düşünceleri olmadığı söylense de, sürü psikolojisi gereği kendileri bu olayların içinde bulmuş ve yönlendirilmişlerdir.

Ne olmuştu da Taksim Gezi parkı olayları bu kadar önlenemez boyuta gelmişti.
Olayların arka planını adım adım inceleyelim ve bulmacanın parçalarını birleştirelim.
Lütfen bundan sonrasını daha dikkatli okuyalım!

19 Mayıs 2013 tarihinde Sayın Kılıçdaroğlu yapmış olduğu açıklamada;
Bu hükümete saldıracağız ve bu hükümeti düşüreceğiz”söylemiyle, Mahkeme heyetine Doğu Perinçek’in
“Biz bu hükümeti yıkacağız. 2 sene içinde bu hükümeti yıkacağız” ifadesini bu olaylardan ayrı düşünülemez!

Başbakan Erdoğan, konuk olduğu Fatih Altaylı’nın programında , “Köprü ve Otoyollar ihalesi bana göre düşük derecede teklif aldı.
İhaleyi iptal ettiriyorum. Yeniden yapacağız” dedi.
Bu iptalden dolayı avucunu kim yaladı.
Daha sonra ekonomi bakanı Zafer Çağlayan’ın; “Gümrük birliği belasından kurtulacağız” ifadeleri, içerdeki Bizans sermayesinin paniklemesine neden oldu.
Çünkü bu Bizans sermayesi Gümrük birliği ile kanımız emmektedirler.

İngiltere aylardır baskı yapıyor!
“Kanal İstanbul’u yapmayınız! Montrö anlaşmasına uyun!”diye.
Keza! Almanya öyle.
THY nerede ise Alman hava yolları olan Lüfthansa’yı geçmek üzere.
İstanbul’a yapılacak olan 3.Havaalanı, Transfer merkezini Almanya’dan Türkiye’ye kaydıracaktır.
Türk basınının yüzde 66 Alman sermayesi olduğundan bir ara THY itibarsızlaştırmaya çalıştılar.
Almanya “Ben nükleer santrallerimi kapatacağım! Sende yapma” diyor.
Enerjide dışarıya bağımlıyız.
Bu bağımlılık biterse cari açığımız kapanacak.
İngiltere ve Almanya 1850 yılından beri bizi manipüle etmektedir.
Şimdi bunu kaybetmenin şokuyla bize saldırmaktadırlar.
Bu ülkenin kanını emen ve kendini bu ülkenin efendisi sanan beyaz Türkler (Sabataycılar) mutlu oldukları sürece bu ülkede huzur ve barış sağlanmıştır.
Hangi hükümet gerçeği görüp, ben yetimin hakkını yedirmem demişse bir şekilde susturulmuştur.
Menderesi sandıkta yenememiş idam etmişlerdir, Özal’ı zehirlediler.
Faiz lobisini en iyi bilen Adnan Kahveci şüpheli bir şekilde trafik kazasında öldü.
Erbakan’ı 28 Şubat post modern darbesi uygulayıp, mahkûm ettiler.
Başbakana vekâlet eden Bülent Arınç ile bir araya gelen direnişçilerin taleplerini okuduğumuzda bu lobilerin ayak seslerini duyabilirsiniz.
Neydi bunlar?
1. Yeni yapılması düşünülen 3. havaalanı yapılmayacak
2. Yavuz Sultan Selim Köprüsü yapılmayacak.
3. Kanal İstanbul projesi iptal edilecek.
Diğer isteklerini yazmayacağım.
Bu istekler bize madalyonun diğer yüzünü göstermeye yeter!


İshak Beyazay


Bunu ilk beğenen sen ol.
Forumcu
RE: Taksim gezi parkı gerçeği
Taksim gezi parkı eylemleri bir darbe teşebbüsüdür!-2

Taksim Gezi Parkı eylemlerinden önce ne oldu?
Olayları adım adım analiz ederken iç ve dış güçlerin bu olaylardaki izlerini de süreceğiz.
Buradaki amacımız; ülkemiz üzerinde oynanan oyunlara dikkat çekerek farkındalık oluşturmaktır.

İlk Adım…

Farkındaysanız Mayıs ayında Türkiye’nin son yıllarda sürekli gündeme gelen iki kurumunda bir kadro operasyonu yapıldı.
Bu kurumlardan biri MİT, diğeri Emniyet’ti.
Her iki kurumdan, sayıları 30-35’i bulan kritik görevdeki önemli kişilerin bir kısmının görev yerleri değiştirildi, bir kısmı ise emekliye sevk edildi.

Mayıs’ta devletin borçlanması tarihin en düşük seviyesi olan yüzde 4,7’ye düştü.
(Merhum Erbakan’ın özel bankalardan borç alıp, faiz ödememek için havuz sistemini kurduğunu, özel bankaların -Finansal Ergenekon- nasıl karşı atağa geçtiğini, asker ve medya ile nasıl iş birliği yaptığını, hatırlayınız!)

İkinci adım…

Bu olaydan birkaç gün sonra bankaların soygununu durdurmak için bir operasyon yapıldı…
Ekonomi kurmayları, yerli ve yabancı bankaların yaptığı soygunu durdurmak için çok önemli bir karar aldı.
Vatandaşa verilen her kredinin, ama her kredinin (buna kredi kartları da dâhil) faiz oranlarının bundan böyle TEFE ve TÜFE’nin üzerinde olmayacağı dayatıldı (bu yasa henüz çıkmadı).
Bu uygulama faizleri mümkün olduğu kadar aşağıya çekecek ve finans oligarşisinin faiz hortumu bitecektir.
(Yabancı bankalar neden Türkiye’ye gelmişti.
Gelme sebepleri, istedikleri gibi sömürmek değil mi?
Bankaların en iyi kazancı AK Parti döneminde olmadı mı?
Vergi ödemelerinde ilk 10’nun içinde 8 banka var!
Neden acaba?
AK parti bugün mü faiz lobisini hatırladı?
Sayın Başbakan faiz lobisinden bahsetmektedir.
Doğrudur!
Bu lobiler Milli Görüş’ü bölüp, kendisini oradan çıkarıp desteklemediler mi?
10,5 yıldır diyet borcunu ödeyen siz değil misiniz?
Bir yıldır yazılarımda bankalara dikkat çekiyorum.
Bankalarla alakalı yasanın çıkması doğrudur ama geç kalınmıştır!
Birçok kredi kartı mağduru oluşmuştur.)

Faiz lobisinin varlığı inkâr edilemez, bunun yanı sıra petrol lobisi ve içki lobisinden de bahsedilmesi gerekmektedir.
Hükümeti sindirmek, koalisyona zorlamak ve faizleri yükseltmek için son altı aydır sahte twitter hesapları açılmış, ülkenin önde gelen entelektüelleri, sanatçıları, futbolcuları ve gazetecilerine ajanslar tarafından yanlış bilgiler empoze edilerek baskı yapılmıştır.
Bu entelektüeller ve sanatçılar, sahaya inmiş, milleti sokağa dökmek için söylemlerde bulunmuş ve akabinde ortadan kaybolmuşlardır.

Üçüncü adım...

Akabinde, IMF’ye olan borcun son taksiti ödendi.
(Dünya Bankası’na olan borçtan bahsedilmemektedir.
Ülkenin sadece IMF’ye mi borcu var?
Belediyelerin almış olduğu kredilere Hazine kefil olmuyor mu?)
İstanbul’a yapılacak 3. havaalanı ihalesi ile 3. köprünün ihalesi yap-işlet-devret modeliyle yapıldı.
Ayrıca, “Şov yapıyor, asla yapılamaz” denilen Kanal İstanbul ile ilgili proje çalışmasında da sona gelindiği ve ihaleye çıkılacağı açıklandı.

İshak Beyazay


Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.