You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Acemi Üye
RE: Paradokslar alemi
Yüzeysel bir araştırma ile, kurguladığım mantık dahilinde, yüzyıl müceddidi olabilecekleri bulmaya çalıştım. Yani müceddidlerin doğumu Peygamber Efendimizin (sav) vefatından 200 sene sonra (hicri 211) başlamıştır zannı ile kimler olabileceği bulunmaya çalışılmıştır.

Birinci mücedid; İmam-ı Nesai, Horasan ın Nesa şehrinde 830 (H. 214) yılında doğdu.

Dördüncü mücedid; Ahmed Rıfâî hazretleri 1118 (H.512) senesinin Receb ayının ortalarında bir Perşembe günü Betâih’de doğdu.

Altıncı mücedid; Behâeddin Şah-i Nakşibend hazretleri, 718 (M. 1318) senesinde Buhara’ya beş kilometre kadar uzakta bulunan Kasr-i Arifan’da doğdu.

Sekizinci mücedid; Hâcegi Muhammed Emkenegi, 1512 (H.918) de Buhârâ’nın Emkene (İmkene) kasabasında doğdu.

Onuncu mücedid; Mazhar Canı Canan, H. 1111 yılında Hindistan'da Ramazanın 11 nci Cuma günü dünyaya geldiler.

Onikinci müceddid; Mehmet Zahid Koktu 1897 (H.1315) senesinde Bursa'da doğdu.

On üçüncü müceddid; hicri 1411-1420 (1990-1999) doğumlu bir mücedid veya bu tarih aralığında doğmuş mücedid ve imam olacak olan Mehdi.

Tabiki bunlar zanna dayanmaktadır. Gerçeklerle ilgisini Allah (c.c) bilir. Benzer bir şekilde bu listeyi tamalayan olursa da Allah (c.c) ondan razı olsun diyeyim şimdiden.


"12 İmam kimler olabilir? Bir detay var Hadis'lerde. Beni İsrail önderleriyle benzeşirler. Acaba bu benzeşme sadece sayılar itibariyle bir benzeşme mi?
Başka nasıl olabilir?

Beni İsrail kavramı Hz. Yakup zamanından kalma bir tabir diye biliyorum. Onun 12 çocuğu vardır.

Yine Beni İsrail Peygamberi Hz. Musa'nın asası ile taşa vurduğunda 12 pınar oluştuğu ve herkezin bu pınarlardan birinden istifade ettiği söylenmekte.

Yine Beni İsrail Peygamberlerinden Hz. İsa'nın 12 havarisi olduğu söylenmekte.

Bunların 12 haricinde ortak özelliği nedir?"
Diye sormuştuk daha önce.
Bunların bir özelliği de hepsinin peygamber zamanında yaşamış olmalarıdır.
Yani 12 İmam, Ashab-ı Kiramdan olan 12 kureyşli alim olabilir.
Peki bunlar kimler olabilir?
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 15-02-2012, Saat:01:06 PM, Düzenleyen: akli.zalim.
Acemi Üye
RE: Paradokslar alemi
Sahabeler içinde, Kureyş kabilesine mensup, İmanıyla, yaşayışıyla, Peygamber (sav) sevgisini kazanmış 12 kişiyi arıyorum.
Bunları Peygamberin (sav) halifeleri olarak yorumladım.
Dini temsil etmeye muktedir, 12 alim, 12 halifeyi isimlendirmeye çalıştım.

İlk aklıma gelen Aşere-i Mübeşşere olarak bilinen ve hayatlarında cennet ile müjdelenmiş 10 sahabedir.
Ayrıca Cennet gençlerinin efendileri olarak sayılan Peygamber (sav) torunlarını da buna ilave dersek 12 alime ulaşmış olabiliriz.
1. İmam, 1. Halife Hz. EBU BEKİR
2. İmam, 2. Halife Hz. ÖMER b. HATTAB
3. İmam Hz. EBU UBEYDE b. el CERRAH
4. İmam Hz. ABDURRAHMAN b. AVF
5. İmam ve 3. Halife Hz. OSMAN b. AFFAN
6. İmam Hz. ZUBEYR b. el AVVAM
7. İmam Hz. TALHA b. UBEYDULLLAH
8. İmam ve 4. Halife Hz. ALİ
9. İmam Hz. SAİD b. ZEYD
10. İmam Hz. SA'D b. EBİ VAKKAS
11. İmam ve 5. Halife Hz. HASAN
12. İmam Hz. HÜSEYİN

Mehdi mücedid ve ondan daha önemlisi İmam olabilir. Yani anladığım kadarıyla dini temsile yetkilidir. Yukardaki İmamların derecesinden düşük olmakla beraber, yukarıdaki İmamların sahip olduğu yetkiye sahip olabilir. Yani 13. İmam ve 13. mücedid Mehdi olabilir.

Hz. İsa'nın arkasında namaz kılacağının söylenmesi, zannımca İmamlığının delili sayılabilir. Mehdi'yi yüzyıl mücedidleri ile karıştırmamak gerekir. O birleştirici olacaktır. Mezhepleri veya tarikatları birleştirmeyecek, Müslümanları birleştirecektir diye düşünüyorum. Batıl olan mezhepler ve hak olan mezhepler içindeki batıl davranışları yok edecektir. Sözü bağlayıcı vasıf taşıyor gibi gözükmektedir.

Ehli sünnet alimlerini eleştirmesi, Bidat fırkalarına mensup görüşlerin doğrularını söyleyebilir. Zahir olarak ehli sünnet aleyhine konuşuyor gibi görünse de, gerçek manada eleştirdiği mezhebi onaylıyor, doğrularını söylediği mezhep ve düşünceleri de imha ediyordur.

Bu konuda da dikkatli olmak gerekir. vay efendim şunun yanlışını söyledi, o ehli sünnet alimiydi deyip, yanılgıya düşmemek lazım. Çünkü anladığım doğruysa o ehli sünnetin yanlışlarını, bidat fırkalarının da doğrularını dillendirebilir. Çünkü düzeltilen yol doğrudur, alıntı yapılan ise yanlış yoldur.

Mehdi hakkında birkaç kelam daha fırsat bulursam yazarım İnşallah.






Bunu ilk beğenen sen ol.
Acemi Üye
RE: Paradokslar alemi
Bu arada daha önce bir vesile ile değindiğimiz elma, newtonun kafasına düşen elma gibi benimde aklıma birşey getirdi.

Hz. Adem elmayı yedikten sonra nefsani duygulara sahip olduğunu düşünüyorum.
Eğer böyle ise, Hz. Adem yaratıldığında nefsani duygular barındırmıyordu.

Ne olmuş?

Bunun anlamı, Hz. Adem diriltildiğinde ilk hali ile, yani nefsani duyguları olmadan diriltilebilir.

Bize ne?

Hz. Adem nefse ait kötü duygulardan arınmış olarak diriltilecek ise, biz de aynı durumda diriltilecek olabiliriz.

Sonuç?

Bilmem aklıma geldi öylesine.ifade

Mahşerin korkusu geçince, çok daha güzel bir duygu seli içinde bulabiliriz kendimizi. Ben cehennem bizim kötü duygularımızı yakacak, o bilinç ile cennete girecez zannediyordum. Şimdi bir ihtimal, diriltilme melek modda olacak. Biz sevincimizi daha çoşkulu, üzüntümüzü ve hüsranımızı daha ızdıraplı bir şekilde yaşayacağız gibi duruyor.

Bunu ilk beğenen sen ol.
Acemi Üye
RE: Paradokslar alemi
Aklıma takılan bir konu daha var ya onuda paylaşayım.
Peygamber Efendimizin (sav) amcası Ebu Talip imanlı mıdır? imansız mıdır?
İslam alimleri bu konuda çok tartışmış ve malesef bazı büyük islam alimleri bana göre büyük bir yanılgı içine düşerek kafirdir demişlerdir.

Zannımca Ebu Talip, ZAHİREN Muhammedi olmadığı gibi, kafir de değildir.

Manyadın mı sen? Bir kişi ya müslümandır ya kafirdir seslerini duyar gibiyim.Rolleyes

Hamile bir kadıncağız ölür. Ölümünden sonra karnındaki çocuğun yaşadığı fark edilir. Bir kısım derki ", cenaze bekletilmez, hemen gömmek gerekir." başka bir kısım derki ", cenaze çocuk ölünceye dek bekletilir." Tartışmaya İmam Ebu Hanife hakem kılınır. İmam ",cenaze ne bekletilir, ne de gömülür," diye fetva verir. Millet şaşkın, algılarına göre başka bir ihtimal yoktur. "Bu nasıl olur? Ya bekletecez, ya da gömecez. başka bir alternatif mi var?" diye sorarlar. İmam ",evet, bir hekim çağrılır, karnındaki çocuk alınır ve cenaze ondan sonra defnedilir," diye fetva verir. Daha sonra bu çocuk İmam'ın talebesi olur.

Zannımca iman iki kısımdır. Zahiri ve batıni. Somut ve soyut.
İmanını dil ile söylemek zahiren imandır.
Kalp ile tasdik etmek batınen imandır.
Alimler fetvayı zahirine göre verirler. Batını kısmı Allahın (c.c) bilebileceği bir iş olduğundan ona göre fetva veremezler.

Zahiren iman; hak, hukuk, sorumluluk açısından bir delildir. Buna göre hüküm verilir. Yani zahir iman dünya içindir. Batın olan ahiret için ise samimiyet kalp ile tasdik edilmelidir. Edilmiyorsa münafık olma durumu oluşur.

Zahiren iman önemlidir. Ama Mahkemeyi Kübrada kalp ile desteklenmiş olması gerekir. Çünkü Allah (c.c) imanını dil ile söyleyip de kalbine bu imandan zerre inmemiş kişiyi yalancılıkla suçlayacaktır.

Ebu Talib'in imanını ancak zahiren inceleyebiliriz. Batın olarak hüküm Allahındır(c.c). Bu imanı ancak dünyevi işler için delil kabul edebiliriz, ahirete ait hüküm Allaha (c.c) aittir.

İmanın şartları nelerdir?
Allaha, peygambere, Kitaplarına, Meleklerine, Ahiret gününe, hayır ve şerrin Allahtan geldiğine inanmaktır.

Ebu Talib zahiren kendini ne olarak tanımlamıştır?
İbrahimi olarak.
Peki Peygamberimiz Muhammedi (sav) reddetmiş midir?
Konuşmalarında böyle birşey yok. Üstelik de onu kavmin emini olarak tanımlamıştır. Yani sözlerini tasdik etmiştir.

Peygamberin (sav) sözleri arasında, Allahın (c.c) onu peygamber olarak seçtiğini ve ona Kur'an-ı Kerim'i verdiğini söylemiştir. Bu bağlamda Ebu Talib, dolaylı da olsa Peygamber efendimizin (sav) peygamberliğini, Kur'anı Kerimi kabul etmiştir.

Dolayısıyla Ebu Talip zahiren İmanlıdır, Müslümandır.
Fakat Kelimeyi Şahadeti söylemediği ve bu şekilde öldüğü söylenmektedir.
O zaman, Muhammedi değildir. İbrahimidir.
Muhammedi olmadığı için İslamın içinde telakki edilmez, fetva islam dışında gibi verilir. O hükümler uygulanır. Fakat kafir demek haddi aşmaktır. Kendini İbrahimi olarak tanımlamış ve imanın şartlarına muhalif olmamıştır.

Allah (c.c) din olarak İslamdan başkasını kabul eder mi?
Bu sorunun bizimle alakası yoktur. Allahın ne hükmüne, ne de hazinelerine bir ortaklığımız var.

(Bugün, dininizi kemale erdirdim, ikmal ettim. Size olan nimetlerimi tamamladım ve sizin için din olarak İslamı seçtim.) [Maide 3]

Sanırım bu ayet Ebu Talip'in vefatından çok sonra inmiştir.

Ceheneme gideceği yönünde Hadisler var.
Kim gitmeyecek ki?icon
Cehennem azabının diğerlerine göre çok az olacağı rivayet edilmekte adeta topuklarına kadar gelen bir ateşten bahsedilmektedir. Yani cehennem okyanusunun sahilinde gibi düşünürsek ve cehenneme imanı olan ama mahşer eşkiyası olmaları sebebiyle bir miktar cehennem azabına uğrayacakları düşündüğümüzde, Ebu Talip'in küfrüne hükmedilmesi mümkün değildir. Zaten bu bizim işimiz de değil. Bize düşen İnşallah imanlıdır, cennete girecektir deyip, hüsnü zanda bulunmak.





Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 18-02-2012, Saat:03:40 PM, Düzenleyen: akli.zalim.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.