kaldığım yerden devam ediyorum
eğer efendimiz (sav) yanımdan geçiyor olsaydı ayaklarına kapanır hizmetine koşardım
efendimiz ile ilgili hissetiklerimi yazsam bitmez ama en başta ondan çok utanırdım sonuçta çok tembel bir ümmetiz.
Sizden biri kendisi için istediği şeyi kardeşi için istemedikçe, iman etmiş olmaz
şaka dahi olsa yalan söylemem
hz ebu bekir, hz ömer , enes bin malik, ebudderda, ebu zerr ,selmani farisi, muaz bin cebel, musab bin umeyr,habbab,ammar bin yasir
kesinlikle sünnet bir yaşam biçimidir salt kurallar bütünü değildir... yalın kural olarak görmek sünneti hiç hoş olmayan bir durumdur
bakmak otokontrol mekanizmasıdır ama görmek akıl işidir idrak işidir... herkes bakar ama sadece akıllılar görebilir..
bana kalırsa insan ne yaşamak için yer nede yemek için yaşar en başta insanın yaşam görüşüne ters bir durum bu düşünce.. dünyaya yemek yemek için yada eğlenmek için gelmedik...
kurunun yanında yaş yanma olayı istisnai bi durum... işin özü adam ahbabından bellidir...
hayır yok
ençok sonbaharda kırmızı turuncu sarı renkler halindeki görünümünü severim
tamamen teknolojiye indirgemek çok yanlış olur karakter ve yetiştirme tarzıyla alakalı.. sonuçta anne babasına bakmayan evlatlar taa efendimiz(sav) zamanında bile vardı...
hiçbir şehirde gözüm yok maalesef
evet
İbrahim sadri-bırakıp gittiğin kadarız
ormanda olsun yada başka bir yerde olsun konuştukları mantıklıysa doğru olabilir nerede bulunduğu ve ne söylediği hakikati değiştirmez
tamamen nefsani bir durum insan her zaman ulaşılmazı ister.. gerçek huzur bu dünyaya ait bir şey olmadığı için herkes ulaşamadığı şeyde mutluluğun olduğunu düşünür ve hedeflediği şeylere özünden daha fazla anlamlar yüklemeye başlar.. esasen de bakış açımız buna göre değişir...
ikiside birbiri ile iç içe hatasını anlayan insan geri döner ve telafi etmek ister yanlışını...
adımı babam vermiş
ihaneti asla affetmem..
olmazsa olmazlarım eskiden çoktu ama artık kasmıyorum hiçbirşeyi okadar...
evet kalırdım
ister istemez belli ediyorum sanırım
yağmur olsaydım gözleri görmeyen bir insanın yüzüne düşüp ona hayatı hissettirmek isterdim.. yada bir okyanusa düşüp katreden ummana karışmak isterdim
evet yerim
cem yılmaz

zaman ne ilaçtır nede birikim.. sadece kendimizi avutmak için oyaladığımız eylemler bütünüdür...
Allah (cc) herzaman mazlumun yanında olmuştur ister Müslüman olsun başka dinden birisi olsun.. rabbimin adil isminin tecellisi herzaman yerine gelir ve hiç kimsenin hakkı kimsede kalmaz..
değer vermekle alakalı şeyi yanlış anlamayalım aslında biz insanları gözümüzde çok büyütüyoruz bir yerden sonra hatalarını ve kusurlarını göremiyoruz yada görmek istemiyoruz o yüzden de o kişi bize kusursuz görünüyor...ama o tılsım bozulduğunda ise bu sefer gerçekleri görüyoruz başıma çok geldi ama tamamen benim hatamdan dolayı.. insanları fazla büyütmemek lazım gözde..
çünkü deterjan için bir tatlandırıcıya gerek yoktur ve amaç sadece koku sağlamaktır...
falcıyı gözünüzde nasıl gördüğünüzle alakalıdır... insanlar duymak istedikleri şeyleri başkalarından dinlemek için falcıya gider geleceği gördüğünü düşündüğü için değil...
kurallar gereği
teflona hiçbirşeyin yapışmadığınıda kim söylemiş etken ve edilgen her nesne için geçerlidir
eğer uçağıda karakutu boyutunda yaparsan uçağada bir şey olmaz :D
nedeni yok eğer karşıdaki kişi onun için bi anlam ifade ediyorsa bir değil iki değil tam 10 kavanoz bal.. pardon... yine inanır :D
vav harfi yeterlidir
ne başındayım nede sonunda... fırtınada savrulan bir saman çöpü misali kah oradayım kah burada
müzik dinlemiyorum
yaşlılık olgunluk tam tersine çocukluktur.. çünkü herşeyin haddi zıttına döner bi yerden sonra
ablamın diplomasını yırtmıştım hala çok pişmanım :D
karnıyarık
çok gözü açık birisn abla :D
forum oyunlarını biraz kısardım ve biraz konu temizliği yapardım çok fazla gereksiz konu var forumda maalesef
sorular size kalmış kalan sorularıda cevaplayabilirim
saçma sorular yoktu