You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Kıssalar menkıbeler fıkralar

Kıssalar menkıbeler fıkralar

General
RE: Kıssalar menkıbeler fıkralar
Allah dostlarından birine bir adam yardım eder O gece bir kabus görür kıyamet kopmuştur ve herkes sıratı geçme korkusundadır o an adamın elini bir el tutup onu selamete götürür adam kimsiniz? diye sual edince şu cevabı alır cihan serverinin sırdaşı Ebu Bekir Sıddık'ım. evlatlarımıza hizmet eli uzatanlara, imdad elimiz ulaşır,

cüneyd bağdadi Şükr Allah-ü teâlâ'nın ihsan ettiği nimetlerle ona isyan etmemektir

genç hatib Cüneyd 8 yaşında 400 âlim şükrü tarife çalışırken şu cevabı verir Şükr Allah-ü teâlânın
nimetlerine isyan etmemektir' bu talebeye rüyasında Efendimiz Ey Cüneyd insanlara nasihat et Allah-ü teâlâ seni insanların kurtuluşuna vesile kıldı.o günden sonra vaaza başlar ve Cüneyd-i Bağdadi olur.


bir adam Yâ Resûlüllüah komşum,
bahçeme sap koyup eziyet veriyor, deyince Hz Resûl o sapları satın almak istedi Adam reddetdi. Allah Resûlü hediye et yada cennet karşılığı onları bana ver diyince Adam tekrar yok dedi Hz Resul bu
sefer buyurduki Selâm vermekten kaçınan kimse dışında, senden cimrîsini görmedim.

Şeyh Hzleri izinsizce helallik almadan bir elma yemişti bir gün
seferde iken kervanını bastılar ve şeyhin elini kestiler şeyh şöyle dua
etti Ya Rabbi sünnete uymadım namazı terkettim Elim günah işledi kestirdin hata ettik affet O el suçlu idi Kestiniz bir anlık gafletten elden oldum Bu suçlu el cezasını çekti Allah ahirette çektirmesin

Sultan Fatih Sırbistanı fethetmek üzere idi. Sırp Kralı sordu Sırbistanı fethederseniz ne edeceksiniz şu cevabı aldılar Sırbistan feth edilirse islamı tek din ilân eder kimseyi, dinden döndürmez İsteyen kiliseye gider, isteyen Allah indinde tek din İslâmiyeti seçer, dünya ve ahiret selâmetine kavuşur.
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Kıssalar menkıbeler fıkralar
1569 da Venedik korsanlarının Müslümanları esir alıp Kıbrıs’ta satmalarına hiddetlenen 2. Selim Venedikten Kıbrısı terketmesini istemiş Ve kıbrıs seferine çıkmıştır

osmanlının Kıbrısı fethetme nedeni
Ortadoğu ve Kuzey Afrikaya Kıbrıstan lojistik desteğin çabuk, ve ekonomik olarak sağlanması

osmanlının Kıbrısı fethetme nedeni
Kıbrıs’ın, Venedik elinde olması sebebi ile osmanlının Ortadoğu ve Kuzey Afrikaya lojistik destek sağlayamaması

osmanlının Kıbrısı fethetme nedeni
Kıbrısdan geçen Osmanlı ticâret ve hacı taşıyan gemilerin Akdeniz’de Hıristiyan korsanlarınca soyuluyor
olması ve Venediğin korsanları himâye edmesi.

İkinci Selim Kıbrıs serdârlığına Lala Mustafa Paşayı tâyin etti Lala paşa Avrupa ve Venediğin tüm yardımına rağmen 8 Eylül 1570’te Lefkoşe’yi 1 Ağustos 1571’de Magosa’yı alarak Kıbrıs’ı fethetti

2.selimin kıbrıs seferinde Venedik tüm Avrupadan yardım istedi ve Papa İspanya Malta Şövalyeleri ve Venedik ittifakı kuruldu.

inebahtı deniz savaşında haçlı orduları ispanyol Don Juan komutasında 6 Ekim 1571’de inebahtıda Osmanlı ile savaştı savaşı osmanlı kaybetmiştir

inebahtı deniz savaşında kılıç ali
Paşanın tüm muhâlefetine rağmen, Kapdân-ı deryâ Ali Paşa donanma
noksanlığını göz önüne almadan, düşmana saldırmış Osmanlı büyük bir yenilgiye uğramış haçlılar ise zafer sarhoşu olmuştur

inebahtı deniz savaşında osmanlı gemileri yok edilip çok sayıda şehit
verilmişti ancak 2.Selimin emri ile 1 senede Osmanlı inebahtıdakinden daha büyük bir donanma oluşturdu

2.selim zamanında kaptan-ı deryâ
Kılıç Ali Paşa, 13 Haziran 1572’de büyük bir Osmanlı donanması ile 7 Mart 1573’te Kıbrısı fethetti.

Bizans’taki taht mücâdelesinde Orhan Gâzi 6. Kantakuzene yardım etmiş onun kızı Teodora ile evlenip 5000 Osmanlı askerini bizansa yardıma göndermişdir

Orhan Gâzi bizans imparatoru olan Kantakuzene Bulgarlar ve Sırplara
karşı yardım etmiş .Geliboludan bir kale verilmesi sözünü alarak oğlu Vezir Süleymân Paşayı on bin kişi ile bizansa yardıma gönderdi .

orhan gazinin kayınbabası bizans imparatoru Kantakuzen, Osmanlı yardımıyla Dimetoka’da Bulgar ve Sırplara karşı başarılı muhârebeler yapmış ve buna karşılık Gelibolu Çimpe Kalesini verdi

Osmanlılar 1353’te orhan gazi zamanında Gelibolu’nun fethi ile Avrupa kıtasındaki topraklarını genişletip Marmaraya hâkim oldu

Orhan Gâzinin bizans imparatoru olan kayınbabası kantakuzen Osmanlıyı rumeliden atmak için orhan gaziden Çimpe Kalesini satın almak ister reddedilir 1355’te kanta kuzen Bizans tahtından indirilir

bizanslı Yuannis orhan gazinin kayın babasından sonra bizans tahtına geçmiş orhan gazi ile iyi geçinip oğlu Halil’i korsanlardan kurtarıp, on yaşındaki kızını şehzâdeye vermeyi düşünmüştür

bizans kralı yuannis orhan gaziye karşı papa ile dost oldu. Dinini bırakıp katolikliğe geçmeyi plânladı Amacı osmanlıya karşı Lâtinlerden yardım almaktı

Orhan Gâzinin yaptığı fetihlerde Süleymân Paşa, 1356 da Doğu Trakya’ya geçerek Malkara ile Keşan ve Çorlu’yu almışdır

Orhan Gâzi zamanında gelibolu ve rumeli fethedilerek bölgedeki
Osmanlı hâkimiyetini güçlendirmek
için Türk-İslâm nüfûsu bölgeye
yerleştirilmiştir


Orhan Gâzi zamanındaki Rumeli fütûhatında, Osmanlının iyi muâmelesi, din, mezhep, dil hoşgörüsü; can, mal, emniyeti sağlaması, bölgeye sulh, huzur ve refâh getirmişdir

Yeni şehirli abdullah efendi
İstanbul’da ilk matbaanın kurulmasına fetvâ veren, elli yedinci Osmanlı şeyhülislâmıdır.

Yeni şehirli abdullah efendi 57.
Osmanlı şeyhülislâmıdır Sultan 3. Ahmed tarafından şeyhülislâmlığa getirilmişdir.

Yeni şehirli abdullah efendi 57.
Osmanlı şeyhülislâmıdır Dâmâd İbrâhim Paşaya hizmette bulunup. Pâdişâhın ihsânlarına kavuşmuş kültür ve yenilik faâliyetlerine ön ayak olmuşdur.

57.Osmanlı şeyhülislâmı Yeni şehirli abdullah efendi İbrâhim Müteferrikanın kurduğu matbaaya şu şekil fetvâ verir. Kitap basma sanatı kitabı kalıba çıkarıp, az zamanda çok kitap elde ediyor. ucuz kitap yazımına sebep oluyor Fâideli olup dînimiz izin verir.

osmanlıda şeyhülislam fetvaları
İslâm dîninin ilmî, fennî ve teknik gelişmeleri teşvik ettiğini gösterir

osmanlıda şeyhülislamlar ilmî ve tekniği desteklerdi verilen her fetva
osmanlı ve islam bilim ve tekniğe mani oldu diyenlere adeta bir cevaptı osmanlıda matbaa fetvasını veren 57. Osmanlı şeyhülislâmı abdullah efendidir

Yeni şehirli abdullah efendi 57.
Osmanlı şeyhülislâmıdır Sultan 3. Ahmed göreve getirmişdir. ilk matbaa fetvasını vermiş 1730 da vazîfeden alınıp Bozcaada’ya gönderilmiş hacca gitmiş efendimizin mübârek kabrini ziyâret ettikten sonra 1744 de Kanlıca İskender Paşa Câmine defnedilmişdir.


genç Sultan Mehmed, İstanbul`un fethinde Allah dostlarının orduda bulunmasını isteyince Molla Fenârî,
Gürânî Akşemseddîn, gibi âlimler bu fetih ordusuna katılmışlardır

Aydınoğlu, Karamanoğlu, kuvvetleri İstanbul`un fethinin, Türk-İslâm âlemince mukaddes bir gâye kabûl edildiğini dile getirmişdir

istanbulun fethinde Molla Fenârî,
molla Gürânî Akşemseddîn gibi
evliyâ zâtlar, askerlere azim veriyorlardı.

Fâtih Han, İstanbula ordugâh kurup düşmana İslâmı tebliğ etmiş ret cevabı alıca Bizansı kuşatmıştır

sultan mehmet istanbulun fethinde yaptığı ilk akınlarda netice alamadı
ancak bu alimler ordusunda askeri ve sultanı gayrete getiren din büyüğümüz Akşemseddîn vardı

Hacı Bayram-ı Velî hz leri sultan mehmedi bebekken görmüş talebesi Akşemseddîn hz lerini
İstanbul`un fethini şu çocukla bizim köse görürler diyerek müjdelemiştir

Sultan Mehmed Akşemseddîn`e Şeyhim istanbulun feth olmak ve zafer ümidi var mıdır?" deyince Akşemseddîn şu cevabı verir
Ümmet-i Muhammed ve gâziler kâfir kâlesine hücum ederse, inşâallahü teâlâ feth olur."

Akşemseddîn Hz leri sultan fatihe istanbulun fethinde şu mektubu yazar Kul tedbir alır, Allahü teâlâ takdir eder Hüküm Allahü teâlânındır. kul, elinden geldiği kadar gayret göstermekte kusur etmemelidir. Resûlullah`ın ve Eshâbının sünneti budur."inanç ve gayretle yürüsün O gün feth ola. Kostantiniyye ezan sesiyle dola!"


Akşemseddin Hz leri

Kul tedbir alır, Allahü teâlâ takdir eder Hüküm Allahü teâlânındır.

kul, elinden geldiği kadar gayret göstermekte kusur etmemelidir. Resûlullah`ın sünneti budur."

inanç ve gayretle yürüsünler. O gün feth ola. Kostantiniyye`nin içi ezan sesiyle dola!"

Sultan Mehmed istanbul fethinde
hocası Akşemseddîn hz lerinden duâ istemiş Akşemseddîn;"Yâ Fakih Ahmed! himmet taleb eyle!.. Allaha niyâz eyle buyurmuşdur

istanbulun fethinde Akşemseddîn hz leri akıncılar bizansa hücum ederken secdeye kapanıp Allahü teâlâya yalvarıp duâ eder o anda melekler ordusu türk askerinin
yanında belirir ve efendimiz sav in
müjdesi gerçekleşir ne güzel ordu ne güzel kumandan ne güzel dua

İstanbul fethedilince Peygamber efendimizin büyük mûjdesi gerçekleşmiş. Sultan Mehmed şehre büyük bir mareşal gibi
Beyaz bir at üzerinde girmişdir

fatih han Muhteşem zafer ile istanbul halkını Zulümden kurtarır çağ açar çağ kapar ama bu gencin
fatih olduğuna inanmazlar çiçekler Akşemseddin hz lerine verilir o ise fatih hanı gösterir sultan o dur der fatihin verdiği cevab ise tevazu ve saygının en güzel ifadesidir o benim hocam ve gönüller sultanıdır ve çiçekleri ona veriniz

HACI BAYRAM VELİDEN NASİHATLER

Hacı Bayram hazretleri Sultan 2. Murâd Hana şöyle nasihat etti

herkesi tanı, ikrâmda bulun. İlim sâhiplerine hürmet et. Yaşlılara saygı, gençlere sevgi göster.

Halka yaklaş fâsıklardan uzaklaş, iyilerle düşüp kalk. kimseyi küçümseme

İnsanlığında kusûr etme, sırrını açma, iyice yakınlık etmedikçe, kimseye güvenme.

Cimri ve alçakla ahbablık kurma. Kötüye ülfet etme.

insanlarla aranızda meseleler görüşülürse, hemen muhâlefet etme. Sana sorulursa, cevap ver.

Seni dinleyen halk, hem senin değerini, hem de başka türlü düşünenleri tanımış olur.

Onlar, verdiğin cevâbı benimserler ve sürekli yaparlarsa, senin kadrini bilir ve mevkiine hürmet ederler."

Seni ziyârete gelenlere ilim öğret, faydalansınlar. , öğrettiğini belleyip tatbik etsinler.

Onlara öğret, güven ahbablık kur. dostluk, ilme devâmı sağlar.

ikrâm et. İhtiyaçları temin et. değer ve îtibârları tanı kusur görme.

Halka yumuşak muâmele et, bıkkınlık gösterme, onlardan biri imişsin gibi davran.



Sultan Mehmed Akşemseddin hzleri için Gidiniz, ona gidiniz. o benim hocamdır. Şehrin mânevî fâtihidir." çiçekleri ona veriniz demiştir

Sultan Mehmed Han, fethin üçüncü günü Ayasofyayı câmiye çevirdi. ilk hutbeyi, Akşemseddîn okudu.

Akşemseddîn hzleri Ey gâzîler, bilin, âgâh olun ki; cümleniz hakkında, Server-i kâinât; "Onlar ne güzel askerdir." buyurmuştur.

İnşâallah cümlemiz affedilmiş oluruz. gazâ malını isrâf etmeyip, hayr-ü-hasenâta sarf pâdişâhımıza itâat ve muhabbet ediniz."

Sultan Fâtih Zamânımda Akşemseddîn gibi bir zâtın olması İstanbul`un fethine duyduğum sevinçten az değildir diye şükr etti.

Fâtih Sultan Mehmed Han, Eyyûb Ensârî`nin kabr-i şerîfinin üzerine türbe Akşemseddîn ile talebelerine odalar, ve câmi-i şerîf yaptırdı.
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Kıssalar menkıbeler fıkralar
dul bir kadın yetim kalmış çocuğu ile zengin bir hacıdan yardım istedi. Hacı amca bıktım diyip yardım etmedi karşıdan gelen yahudi zavallı kadına yardım etti yetim çocuğunu giydirdi, kadın Yahudiye Allah sana iman nasip etsin. Sen bizi giydirdin Allah da sana Cennette köşkler verip Cennet elbiseleri giydirsin, diye dua etti,

yetim bir çocuk zengin bir hacıdan yardım isteyince kovuldu o yetimi bir yahudi tüccar giydirdi o gün yahudi tüccar rüyasında cennete girmişti gözleri kamaştıran bir köşk gördü. köşkte ismi yazılı idi.


kadının biri yetim çocuğu ile zengin bir hacıdan yardım isteyince yetim çocuğu ile kapıdan kovuldular o gün hacı emmi rüyasında cenneti gördü ancak içeri alınmadı hacı sordu neden giremiyorum cennet köşkünde ismim yazar dedi melek cevap verdi Düne kadar senindi maalesef başkasına devredildi.

Sen kapına geleni boş çevirme Cennette saraylar yaptır. Allah'ın mülkü geniştir

zengin bir hacı bir yetimi kovunca cennetteki köşküne alınmaz o köşk
yetimi doyurup duasını alan sonra
müslüman olan bir yahudiye devredilmiştir yahudi adama şunu der kapına geleni ve yetimi kovma
Allahın lütfu geniştir sen de cennette köşk yaptır ne diyor efendimiz yetimi gözetleyen kimse ile cennette beraberce bulunacağız

Hz Muhammed Ben ve yetimi kollayıp gözetleyen kimse cennette şöyle beraberce bulunacağız


Bir şahıs, ıstırapla, İmam Sadık ra gelerek Allah'a bana daha fazla rızık vermesi için dua edin yoksulum der İmam: Hayır asla der Allah bu işe yol tayin etmiştir rızk peşinden koşun ve elde edin diye emir buyurmuştur. sen evde oturup, dua suretiyle, rızkın peşinden gelmesini istiyorsun.

Allahım, sana iman ettim. Senden korktuğum için, putları bıraktım. Arzumla sana hicret ettim. puta tapanları bana güldürme, gücümün yetmeyeceği yükü bana yükleme.

Ashabtan biri Hz Ömer i ziyaret eder Halife önündeki mumu söndürüp cebindeki mumu yakar ve bunu şöyle açıklar ilk mum devletindi O yanarken özel işimle meşgul olsaydım Allah indinde mesul olurdum. özel işim için şahsi mumumu yaktım, diyince Sahabe dua eder: Ya Rabbi! Hattab oğlu Ömer'i başımızdan eksik etme!

Rızkım Allah'ın hazinesinden gelir

Ey tembel adam kendini tilkiye benzeterek neden miskin olursun Kalk! Yırtıcı arslan ol. Başkasının artığına göz dikme Sana yakışan artık yemek değil artık bırakmaktır.


Dervişin biri bir tilki gördü Allah'ın lütfuna hayran oldu ve tilkye rızk gönderen Allah, benimkinide gönderir diyerek çalışmak istemedi Günler bir deri bir kemik kaldı. bir gün ulu bir ses duydu ey tembel kendini tilkiye benzeterek miskince oturuyorsun? Kalk arslan ol artığa göz dikme Sana yakışan artık yemek değil, artık bırakmaktır.

Gücüyle arslan gibi olan, başkasından yiyecek bekler mi? kalk! Kolları sıva. Çalış rızkını kazan. Hem kendin ye, hem muhtaçlara yedir.'

Ey genç insan! 'Elimi tutun' diyerek başkasına el uzatma Çalışmayan insanın kafasında beyin yoktur. Onların başları kuru deridendir

Allah'ın kullarına iyilikte bulunan, iki cihanda da iyilik görür.

Yaşlıya yoksula yardım elini uzat! Allah, başkasının mutluluğu için çalışanın yardımcısıdır.

Bayezid-i Bestamî bir gün delinin birine sorar çok günah işliyorum ilacı nedir deli cevap verir Tevbe kökü ile istiğfar yaprağını karıştır... Kalb havanında tevhîd tokmağı ile döv, insaf eleğinden geçir, göz yaşıyla yoğur, aşk fırınında pişir... Akşam-sabah bol miktarda ye... göreceksin senin hastalığından eser kalmaz, dedi.
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Kıssalar menkıbeler fıkralar
ne dersiniz günahlardan kaçıp bir dağ başında çoban mı olmalı yoksa tüm insanlar ve günahlar içinde mi kendimizi günahtan sakınmalıyız

İnsanlardan kaçarak dağ başında veli olmak kolay Bütün mesele insanların içinde veli olabilmekte.

Asıl mesele, dağ başına kaçmak değil, insanlar arasında durumunu muhafaza etmek Siz ne dersiniz Dağ başında mı yoksa şehir içinde mi muhafaza olmalı?

kardeşin biri şehirde günaha girmektense köyde çobanlık yapıyordu abisi ise şehirde bir dükkan açıp ibadet ediyordu
küçük kardeş bir gün şehire uğradı o sırada bir kadın çıplak ayakla ayakkkabı bekliyordu büyük abi şunları söyledi asıl mesele kardeş
İnsanlardan kaçıp dağda veli olmak değil insanlar içinde veli olabilmek

bir dağa kaçıp günahtan korunmak kolaydır ama Asıl olan insanlar ve günahlar içinde günahtan korunmaktır ne dersiniz günahlardan kaçıp bir dağ başında çoban mı olmalı yoksa tüm insanlar ve günahlar içinde mi kendimizi günahtan sakınmalıyız
ne diyor Hz Resul günahtan arınmak; imanın yarısıdır.

Rasûlullah buyurdu “Temizlik yani her türlü günah ve pisliklerden arınmak; imanın yarısıdır.


Sultan Abdülhamid zamanında, Sarayda nöbetçi hassa askerleri vardı. nöbetçiler birilerini görür gibi seslenirler uyanık ve vazifede olduklarını duyururlardı nöbet her saat devredilirdi

Abdülhamid han devrinde nöbetçi
yerine başkasını tutmuştu yiğit asker sultana durumunu açıkladı ihtilam olmuştum bu hal ile
Halifei Müslimîn'in korunmasında vazife alamam dedim ve gusülsüz nöbet tutmaktan ar ettim bu yiğit mehmetçiği Abdulhamit han çok
sevmiş ve onu ödüllendirmişdir


Sultan Abdülhamid zamanında
gusülsüz nöbet tutmayan yiğit
askerin inceliği Abdülhamid hanın
çok hoşuna gider ve memnuniyet
ifadesi olarak onları ödüllendirirdi

Osmanlıda her paşa ve padişah memleketinde hayır kurumu yapıp ahirete öyle giderdi,

Ecdâdımız fethedilen yerlerde cami, külliye hastane yapıp hayır
duaları ile ahirete gitmiştir

Ecdâdımız, kültür müesseseleri kurdular. İnsan Rabbini ansın diye camisiz yer bırakmadılar.

Kanunî han Süleymaniye Camiini yaptı Rabbi’ne armağan takdim etdi

süleymaniye camii yapılırken bir nine Allah’ım rızanı nasıl kazanayım diye dua edip askere bir tas yoğurt
verdi sultan kanuni rüyada yaptığı iş ile bir tas yoğurdun tartıldığını
gördü ninenin Allaha yakarması ve askere ikram ettiği bir tas yoğurt ile alınan asker duası Allah tartısında
Süleymaniye camiden ağır gelmişti


Ermeni olaylarında Abdülhamid hakkında rapor yazan Türkiye aleyhinde teşebbüste bulunan İngiliz elçisi Sir Flip Küri notunda şunu yazar raporlarda, hata etmiş ve padişaha iftira atmış olduğumu anladım hatayı tamire imkân yok! O, siyasî bir deha idi...

Sultan Abdülhamid gibi siyasî deha İngilizlere bile gerçeği anlatmasını biliyor ve onları yaptıklarına pişman kılabiliyordu.

Birinci Dünyâ Savaşı’nda İngilizler, İslâm dünyâsını parçalamak için câsusluk ve propagandaya girişdi

Birinci Dünyâ Savaşı’nda Hint Müslümanları osmanlıya dost ve sadık kalmışlar ancak Arap dünyâsında çözülmeler başlamıştır

Birinci Dünyâ Savaşı’nda ingilizler
Arap liderlere Osmanlının yıkılması
için yeni kurulacak devletlerden taçlar vadedmekteydi... 

Sultan Reşâd Han İslâm birliğini ve Hilâfeti yeniden tesis için Şeyh Senûsî hzrlerinden Müslüman Âlemini tekrar Hilâfet etrafında toplamasını ricâ etmiştir

Birinci Dünyâ Savaşı’nda Müslümanların en fazla sözünü dinleyecekleri şahsiyet libyalı alim
Şeyh Senûsî hazretleridir ömer muhtarın mürşid ve öğretmenidir

Birinci Dünyâ Savaşı’nda libyalı lider Şeyh sunusi hzleri sultan reşada Türk milletine hizmete hazır olduğunu bildirmiş Ancak Sultanın vefâtı. kaderde yazılanlar osmanlının başa gelecektir

İslam ülkelerinde Müslümanlar ile gayrimüslimler arasında çatışma çıkartmak her asırda İslam birliğini zayıflatmak, İngilizlerin vazgeçmediği hedeflerdir.

Birinci Dünyâ Savaşı’nda ingilizler
Müslümanların ilerlemesini engelleyecek islam ülkelerinde
geçimsizlik çıkartıp birlik ruhunu ortadan kaldıracaklardır

Müslümanlık fikrîni gücünü millî servet ve hazineleri boşa harcayan gençlerin vatana hizmetlerini önlemek için İngiliz casusları”nın
yerli işbirlikçileri hâlâ faaliyette mi

Sahte tarîkatleri duyan 2. Bayezîd
Kim hak kim batıl öğrenmek için Ahmed Şemseddîn hzlerini dâvet etti bu alimin süzgecinden doğru rehberler rahatça geçti sahteler
perişan oldular Tekkeleri kapatıldı men edildiler. Şemseddîn hzlerine, imtihandaki dirâyet ve olgunluk sebebiyle “Yiğitbaşı” denildi.

Ahmed Şemseddîn hzleri 2. beyazıd dönemi alimlerindendir
kendisi bir kemallik ve dirayet vasfı olan yiğit başı diye nam salmıştır
Pâdişâh kendisinden çok hoşnut kalıp takdir etmiştir

Ahmed Şemseddîn hzleri 2. beyazıd dönemi alimlerindendir
Manisada yaşamış mübareğin ilminden faydalanmak isteyenler Manisa’ya akın etmiştir

Ahmed Şemseddîn hzleri 2. beyazıd dönemi alimlerindendir
arkasında yüzlerce talebe ve sekiz cilt eserle 1504 te sonsuzluk âlemine göçmüştür.

Ahmed Şemseddîn hzleri 2. beyazıd dönemi alimlerindendir
Türbesi Manisa Seyyid Hoca Mahallesindedir. Zamanla yıkılan dergahının yerine Yiğitbaşı vakfı tarafından mescid inşâ ettirilmiştir.
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Kıssalar menkıbeler fıkralar
Hz. Ali İbn-i Mülcem’in eliyle şehit edilmeden önce Hz Hasana a.şöyle buyurdu: “Bu sütü esirinize  verin. Oğlum! Sana olan hakkım için  yenilecek ve içeceklerin en iyisinden ona verin.

Hz. Ali İbn-i Mülcem’in eliyle şehit edilmeden önce Hz Hasana şöyle buyurdu: Ben ölünceye kadar ona iyi davranın. Yediğinizden yedirin içtiğinizden  ona da içirin.”

Hz. Ali hilafetinde Yahudinin birisiyle yol arkadaşı oldu.ve
yol ayrımına gelince Zimmi adam “
Hz Aliye neden yoluna gitmedin diye sordu Hz. Ali en iyi arkadaşlık, arkadaşı ayrıldığında onu birkaç adım uğurlamaktır. Peygamberimiz  böyle emretmiştir. buyurdu

Hz Ali bir yahudiyle yola çıkar ve ona arkadaş uğurlamanın peygamber sünneti olduğunu söyler yahudi şu cevabı verir Peygamberinizin dininin dünyaya  hızlıca yayılıp çok takipçi bulması, kesinlikle onun güzel ahlakındandır
şahit ol ki, ben sizin dininizdenim

Hz. Ali halife iken ayakkabısını
kendisi yamalardı bir gün halka
buyurdu ki Bu değersiz ayakkabı hükümet ve önderlikten daha sevimlidir hükümet ve önderlikle hakkı diriltip batılı yok edersem  başka. bir hükümetin değeri, hakkı diriltmeğe batılı ise yok etmeğe bağlıdır. Aksi takdirde değeri nedir
 
Hz. Ali halka konuşurken şöyle buyururdu Ey insanlar aranızdan ayrılmadan önce, bana ne sormak isterseniz sorun. Allah’a and olsun ki, her soruya cevap vereceğim.

Hz. Ali halka konuşurken Sa’d bin Vakkas Ey Emir baş ve sakalımda ne kadar kıl var?”diye sordu Hz. Ali  buyurdular: ki Resulullah bu soruyu haber vermiştir! baş ve sakalının
her kılı altında sana lanet eden bir melek ve tahrikçi bir şeytan vardır. evinde de Resulullah ın torunu Hüseyin’i öldürecek bir çocuk
Ömer bin Sa’d vardır!

Hz. Ali bir gün zengin bir zata
şu nasihatı verir büyük evi dünyada ne yapacaksın? dünyada birkaç günden fazla kalmayacaksın. Ahirette geniş ev istiyorsan misafir ağırla, akrabalara ihsanda bulun, din kardeşlerinin hakkını öde ki Allah-u Teala diğer dünyada sana geniş ev versin

Hz Ali misafir ağırla, akrabalara ihsanda bulun, dini kardeşlerinin hakkını ödersen Allah-u Teala diğer dünyada sana geniş ev verir.”

Hz Ali Ey nefsinin düşmanı! Şeytan seni bu yola sürüklemiştir. çoluk çocuğundan utanmıyor musun? Neden çocuklarına merhamet etmiyorsun?

Hz Ali Tertemiz rızkları helal eden Allah’ın onlardan yararlanmanı istemediğini mi zannediyorsun? Sen Allah katında böyle bir düşünceden daha düşüksün.”

Hz Aliye neden kuru ve katıksız ekmek yiyorsun? diyince şöyle buyurdular ben müslümanların önderiyim. yiyeceğimi, fakirlerin zorluğa tahammülleri için onların yiyeceklerine indirmeliyim. Bu önderlikte örnek vazifem dir sizin böyle bir vazifeniz yoktur

Hz. Ali nin önüne çürümüş bir kafatası koyarlar Kafatası konuşur Ey Emir’el- Muminin ben adaletli bir padişahtım, şefkatliydim. zulüme razı olmazdım. Ama Mecusiydim
ateşe tapardım şimdi bu haldeyim cennetten mahrumum fakat adaletimden dolayı cehennemden güvendeyim keşke iman etseydim

Hz. Ali nin önüne Enovşirevan’ın
çürümüş kafatasını koyarlar şöyle konuşur ateşe tapardım İslam Peygamberi doğunca sarayım yarıldı saltanatım beni İslam’dan alıkoydu. pişmanım. Keşke iman etseydim . cennetten mahrumum. Vay benim halime!
 
Hz. Ali ye sordular Bir kul günah işleyip mağfiret diliyor mağfiretin haddi  nedir?” Hz. Ali  Mağfiret dilemenin haddi tövbedir buyurdu

Hz. Ali Hakikat Kalple tasdik etmek samimi bir kalple mağfiret dilemek ve mağfiret dilediği günahı tekrarlamamaya karar vermektir.”

Hz. Ali Mağfiret dilemenin aslı Günahtan tövbe etmektir bu, ibadet edenlerin ilk derecesidir; bir de ileride her çeşit günahtan kaçınmaya karar vermektir.

Hz. Ali Mağfiret dilemek günaha
pişmanlık Günahı, terk etmek hakları eda etmek. farzlarda, Allah’ın hakkını ödemek. ile olur

Hz. Ali Mağfiret dilemek Haramdan  etleri, deri kemiğe yapışacak derecede eriterek yerine helalden biten et meydana getirmek ile olur

Hz. Ali Mağfiret dilemek vücudu helal yoldan geliştirmek Vücuda, günahın tadını tattırdığı gibi, ona itaat etmenin de zorluk ve acısını tattırmakla olur
 
Hz. Ali  Beyt’ül- Malı bölerken onu halka eşit bölüyordu. bu kimilerini  rahatsız etti ve muaviyeye gittiler
Hz. Ali’nin dostları ise çevrende siyasetçi insan bulundur diyince
Hz Ali sinirlenerek Allah’a ant olsun insanlara zulmle iş yapmam mal kendimin olsa bile onu eşit bölerim
nerede kaldı ki devlet malı Allah’ın mal ve hazinesidir

Hz. Ali  bir kimse, iyi bir işi yerinde yapmazsa karanlık kimselerin yanında övülebilir, Fakat yardıma muhtaç olduğun zaman onlar en kötü dostlardan olurlar.”

Hz. Ali dünya malı ve makamı için sana sevgi duyan kimseler, seni en fazla kınayan ve sana karşı en kötü dostlardan olurlar.”

Hz. Ali “Ben Resulullah’ın amcas oğlu, Onun kardeşi ve elçisi Ebu Talip oğlu Ali’yim, sizi, Allah’ın birliğine ve Hz. Muhammed’in peygamberliğine iman etmeye davet ediyorum,

Hz. Ali eğer iman ederseniz yarar ve zararda Müslümanlarla ortak olursunuz.”

Hz. Ali beni ordunuzun çokluğuyla mı tehdit ediyorsunuz? biz Allahtan meleklerden ve Müslümanlardan yardım alacağız.

Hz. Ali Yüce Allah’ın gücünden başka bir güç ve kudret yoktur.”


Âdiyât” suresi Hz Ali nin zafer kazanması ile inmiştir Soluk soluğa koşan atlara sabah vakti baskın yapanlara, tozu dumana katanlara, düşman topluluğunun orta yerine kadar dalanlara…” ant olsun

Hz Muhammed Ya Ali! Kim kıyamet günü Allah’ın huzurunda hazır olduğu gün senin velayetini inkar ederse, müşrik ve puta tapanların safında yer almış olacaktır.”

Hz. Ali hilafetinde ona Beyt’ul Mal
hazinesi teklif edilirdi o ise kılıcını
çeker Vay haline! Evime ateş mi getirmek mi istiyorsun!” buyurur
kendisine getirileni parçalar diğer devlet hazinesini ise halka adaletle dağıtırdı
 
bir kadın Hz Aliyi tanımadan dediki
eşim hz Ali nin memuriyetinde öldü bana yetimlerim kalmıştır diyince
Hz. Ali  o gece yatamadı ertesi gün sırtına bir sepet koydu yetimlerin
evine doğru yola çıktı yolda ey
emirel müminin Sepeti biz götürelim diyenlere  Hz. Ali şu cevabı verdi “Kıyamet günü benim amellerimi kim omuzlanacaktır?

Hz Ali bir gün hilafetinde yetim kalan bir eve uğradı kadın Ekmek yapıyor Hz. Ali de çocukları yediriyor Sevgi ile Evlatlarım Ali size kusur etmişse hakkınızı
helal edin” buyuruyordu. tandıra
yüzünü yaklaştırarak diyorduki “Ey Ali! Ateşin yakıcılığını tat! İşte bu, öksüz ve dullarıdan habersiz olan kimsenin cezasıdır.”

Hz Ömer Uhud savaşını şu şekilde anlatır Uhud savaşında kaçmamak için Peygamberle ahitleşmiştik; bizden kaçan sapık, bizden ölen ise şehit ve Peygamber de onun ailesinin himayecisi olacaktı.

Hz Ömer Hz Alinin yiğitliğini şu  şekilde anlatır uhud savaşında
Savaş gücünü kaybettik savaştan kaçanlar vardı Hz Ali bir arslan gibi
kaçanlara kükrüyordu  Yüzünüz çirkin ve kara olsun! Nereye kaçıyorsunuz?” biatinizi bozdunuz. Allah’a ant olsun ki, öldürülmeye kafirlerden daha layıksınız. Ali’nin o günkü heybetini asla unutmamışım
 
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Kıssalar menkıbeler fıkralar
Hz. Ali Peygamber sav e ilk müslüman olmasından ve cihatlarından söz etti Resulullah Doğrusun söylediğinden de üstünsün buyurdular

Hz. Ali Ya Resulullah! Fatime’nin bana eş olmasını kabul ediyor musunuz?” diye arz etti Hz Resul
Hz Fatmaya buyurdular ki:
Allah’dan istemiştim ki, Allah katında en iyi ve sevimli birisiyle seni evlendirsin, şimdi o seni istemek için gelmiştir.”

Cebrail as Resulullaha şöyle demiştir Ey Muhammed! Fatime’yi Ali’yle nikahla! Allah Teala, Fatime’yi Ali için, Ali’yi de Fatime için beğenmiştir.”

Peygamber sav Hz Alinin elini tutarak şöyle buyurdu Allah adıyla kalk ve şöyle de: “Ala bereketin vema şaallah’u, la havle illa billahi tevekkeltu aleyhi Bereket üzere, Allah’ın isteği üzerine, güçler ancak Allah iledir, Allah’a tevekkül ettim

Peygamber sav Hz Ali ile Hz farmaya şöyle dediler: “Allah’ım! Bu ikisi, yaratıklarının en sevimli olanlarıdırlar, onları sev, evlatlarını bereketli et, onların her ikisini ve evlatlarını şeytanın şerrinden sana emanet ediyorum.”
 
Allah rahmet etsin o ruha ki, kabrin onu kuşatmasıyla adalet de onunla defnedildi. Allah’a andolsun ki, o şahıs Emir’ul-Müminin Ali b. Ebi Talib’dir.

Rahman ve Rahim Allah’ın adıyla. Rabbinizden taraf size bir delil ve Kur’an gelmiştir. O halde ölçü ve terazileri doğru ve tam tutun;

halkın eşyalarından bir şey azaltmayın, onları eksik ölçmeyin; yeryüzünde onu ıslah ettikten sonra bozgunculuk yapmayın;

Hz. Ali hilafetinde küçük bir hasır üzerinde otururdu hasırdan başka bir şeyi yoktu. soranlara şöyle buyururdu Akıllı kimse, göçüp gideceği evde eşya toplamaz. varacağımız huzurlu ve emniyetli bir ev vardır; en iyi eşyalarımızı oraya gönderiyoruz yakında oraya göç edeceğiz.
 
Hz. Ali nin hilafetindeki ilk savaş, Cemel savaşı idi. Hz. Ali galip geldi.
savaşa katılmış ashabdan biri şöyle dedi Keşke kardeşim de olsaydı da, Allah Teala’nın sizi düşmana galip ettiğini görseydi; o da hoşnut olarak ecir ve mükafata erişmiş olurdu.

Hz. Ali cemel savaşını kazanınca
sahabeye şöyle seslendi kim bizle
aynı fikir ve akide üzere olurlarsa, bu savaşta hazır olmuşlardır anne rahimlerinde olanlar bile onlar yakında dünyaya ayak basacaklar
din onlar vesilesiyle güçlenecektir.

Resulullah için iki deve gelince buyurdu ki dünyayı düşünmeksizin iki rekat namaz kılacak birisi var mıdır? Kim kılarsa ona bu iki deveden birini vereceğim.”

Resulullah sav dünyaya dalmadan
kim iki rekat kılarsa ona 1 deve veriririm buyurdu Hz Ali bunun üzerine 2 rekat namaz kıldı
Cebrail as dediki Allah-u Teala buyuruyor develeri Ali’ye ver. onun
hedefi, semiz deveyi Allah için
fakirlere vermekti, Peygamber sav Hz. Ali’yi takdir etti iki devesinide ona verdi.

Allah-u Teala da bir ayetinde Hz. Ali’yi takdir için şöyle buyurdu:
İnne fî zalike lezikra limen kane lehu kalbun ev elka’s-sem’a ve huve şehid.”Hiç şüphesiz kalbi olan ya da şahit olarak kulak veren kimse için elbette böğüt vardır.

Resulullah buyurdular Kim namaz kılar da dünyayı düşünmemiş olursa, Allah-u Teala ondan razı olup günahlarını affeder.

Şair Neccaşi Hz. Ali taraftarıdır Muaviyeye karşı savaşmıştır Ama şeytana uyarak Ramazanda şarap içti. Hz. Ali onun şarap içtiğine karar verince 80 kırbaç vurdu hapisten çıkınca tekrar 20 kırbaç attı. Bu yirmi kırbaç, Ramazanın ikramını gözetmediğin ve mübarek ayda şarap içmeye cesaret ettiğin içindi.”buyurdu
 
Kadı Şureyh bir ev almıştı Hz Ali
şöyle buyurdu Ey Şureyh! Allah’tan kork. Yakında Azrail ne senedino ne şahitlerini soracak seni o evden çıkarıp kabre teslim edecektir. iyi düşün! evin değerini başkasının malıyla ve haram maldan vermiş olmayasın! Bu durumda dünya ve ahirette zarara uğrayanlardan olursun.”

Hz. Ali bir Cuma günü Kufe’de çok güzel bir konuşma yaptı ve buyurdu
Şu yedi büyük musibetten Allah’a sığının Alimin sürçmesinden.
Abidin ibadetten usanmasından.
Müminin muhtaç olmasından.
Eminin hıyanetinden. Zenginin
fakirliğinden.Azizin zelilliğinden ve
Fakirin hasta olmasından.”

ey Emir’ul-Muminin! Biz saptığımızda sen kıblemizsin, karanlıkta kaldığımızda sen nursun.

Allah Teala buyuruyor Ud’unî estecib lekum” Bana dua edin size icabet edeyim

Hz. Ali Dualarınızın kabul olmamasının sebebi, kalplerinizin hiyanet etmesinden dolayıdır

Hz. Ali Allah’ı tanıdınız fakat farzı eda etmediniz. Bu yüzden bu tanıyış size bir şeyi kazandırmadı.

Hz. Ali Peygambere iman ettiniz ama sünnetine karşı çıktınız ve şeriatini öldürdünüz. O halde imanınız Yok olup gitti.

Hz. Ali Allah’ın Kur’an’ını okudunuz amel etmediniz; Kur’ana candan uyacağız dediniz ama muhalefet ettiniz. cehennem ateşinden korkunuz nerede kaldı

Hz. Ali Cennete rağbet etmekteyiz, dediniz. Ama her an sizi ondan uzaklaştırmakta olan şeyleri yapıyorsunuz; o halde cennete olan rağbet ve iştiyakınız nerede kaldı?

Hz. Ali Siz Allah’ın nimetini yediniz. Ama o nimete karşı Allah’a şükür etmediniz.

Hz. Ali Allah-u Teala sizi şeytanla düşman olmaya emretti ve Şüphesiz şeytan düşmanınızdır; ona düşman kesilin. buyurdu siz dilde düşmanlık ettiniz, amelde ise onu dost edindiniz

Hz. Ali Siz halkın kusurlarını göz önüne diktiniz. Ama ayıplarınızı görmediniz ve kınanmaya layık olduğunuz halde kınamaya kalkıştınız. hangi dua sizin için kabul olabilir! siz duanın kapı ve yollarını kapadınız.

Hz. Ali Allah’tan korkun, amellerinizi düzeltin, biatinizi halis edin, iyiliğe emredin, kötülükten sakındırın. Bunları yaptığınız takdirde Allah duanızı kabul eder.
 
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Kıssalar menkıbeler fıkralar
Hz. Ali bir hırsızın 4  parmağını kesince adam Hz Aliye dua etti Hz Ali duanın sebebini sordu adam Ya Emir’el-Muminin! Sen beni günahtan arındırdın; sevgin kemiğime işlemiştir; sen beni doğram doğram etsen de sevgin kalbimden çıkmaz. daha sonra da Hz Alinin mübarek duasıyla adamın parmakları eski haline döndü

müminlerin emiri, muttakilerin imamı, secde azaları nurlu olanların komutanı, dinin lideri ve vasilerin efendisi olan Hz. Ali

Bir gün Hz Hüseyin’e bir misafir geldi. Hz Hüseyin bal ikram etti Hz.
Ali Hz Hüseyine buyurdu ki Baban sana feda hakkın dahi olsa bir müslüman hakkını almadıkça senin ondan yararlanmaya hakkın yoktur.”
Resulullah seni öpmeseydi canını incitirdim. Allah’ım! Hüseyin’i bağışla o farkına varmamıştır.”

Muaviye Hz Hasan için şöyle dedi:
kimse onun faziletini inkar etmez Allah rahmet etsin Ebu’l- Hasan’a, o, öncekiler fazilet açısından geçip
ve kendisinden sonrakileri de aciz bırakmıştır.

Hz Alinin kardeşi Akil mali bir sıkıntıya uğradı Hz Ali den yardım bekledi Hz Ali ateşten bir demir  uzatarak Sen dünya ateşinde böyle bağırıyorsun peki kıyamette zincire
bağlanırsak ne yaparız?”ey Akil! Allah’ın, Beyt’ul-Mal’dan senin için belirlediği haktan fazlası yanımda kızartılmış demir gibidir O halde evine dön.”

ayet Boyunlarında demir halkalar ve zincirler olduğu halde, sıcak suya sürüklenecekler, sonra da ateşte yakılacaklardır.”

Muaviye “Kadınlar, Ali gibi birisini asla doğuramayacaklar!”
 

göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün gelip gidişinde aklıselim sahipleri için ibret vardır

Onlar, ayakta dururken, otururken, yanları üzerine yatarken her vakit Allah’ı anarlar, göklerin ve yerin yaratılışını derin derin düşünürler

Rabbimiz! boşuna yaratmadın. seni tesbih ederiz. Bizi cehennem azabından koru!”

“Ey Rabbimiz! Doğrusu sen, kimi cehenneme koyarsan, artık onu rüsva etmişsindir. Zalimlerin hiç yardımcıları yoktur.”

Ey Rabbimiz biz, “Rabbinize inanın” diye imana çağıran davetçiye iman ettik günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört, ruhumuzu iyilerle beraber al,

Hz. Ali sürekli ayetleri okuyordu. güzelliklerin yaratıcısına gönülden dua ediyordu sahabe siz takva ve eşsiz ibadetinize rağmen Allah’tan  korkuyorsunuz, vay bizim halimize, biz zavallılar ne yapmalıyız diye sorunca Hz Ali şu cevabı verdi
Hepimiz Allah’ın karşısında duracağız o şah damarından daha yakındır her an Allah’tan korkunuz

Hz. Ali

Hepimiz bir gün Allah’ın karşısında duracağız, amellerimizden hiçbiri O’na gizli değildir.
1
Allah-u Teâla bana ve sana boynun şah damarından daha yakındır; hiçbir şey bizimle Allah arasında engel olamaz.”
2
Eğer bu gece Allah’ın korkusundan çok ağlarsan, yarın Allah’ın karşısında gözlerin aydın olur.
3
Allah korkusundan kimin gözünden bir damla yaş akarsa, bu göz yaşı ateşten olan denizleri söndürür…
4
Ben size, her an Allah’tan korkunuz diyorum.”
5
Ey Rabbim! Keşke bilseydim; acaba senden gafil olduğumda yüz mü yoksa yine bana teveccüh mü ediyorsun?
6
Ey Rabbim Keşke bilseydim uzun uykumla ve nimetlerinin şükründe kusur etmemle halim senin nezdinde nasıldır?”

Haris-i Hemdani Hz Aliye dost idi
hastalanınca, Hz. Ali  buyurdu ki Sana müjde veriyorum ki, ölüm anında, sırattan geçtiğinde, Kevser kenarında taksim zamanı beni görecek ve tanıyacaksın.”

Haris-i Hemdani Hz Aliye dost idi
hastalanınca, Hz. Ali  buyurdu ki
Kıyamet ateş taksim edilince
diyeceğim ki: Ey ateş! Bu  benim dostumdur onu bırak ve bu ise düşmanımdır onu yakala!”

Haris-i Hemdani Hz Aliye dost idi
hastalanınca, Hz. Ali  buyurdu ki
Ey Haris! senin elinden tuttuğum gibi Peygamber sav de benim elimden tuttu ve buyurduki
Kıyamet olduğunda ben Allah’ın sağlam ipinden tutacağım, sen de beni tutacaksın

Hz. Ali sevdiğin kimseyle ve yapmış olduğun amelle birlikte olacaksın.”

Bu şiiri Ehl-i Beyt şairi Seyyid Himyeri Hz Ali için yazmıştır

Kim ölürse beni görecektir, Ölen ister mümin  ister münafık olsun
Onun gözleri beni tanıyor, ben de onu tanıyorum Sıfatıyla, ismiyle ve ameliyle.Sırat köprüsünde beni tanıyacaksın

kayma ve sürçmeden korkma.
yakıcı susuzlukta sana soğuk su içireceğim Onu tatlı bir bal sanacaksın. Sorgu için durdurduklarında ateşe diyeceğim ki; Onu bırak yaklaşma; bu şahsın Velayet ipiyle bağlı bir ipi vardır
 
Suveyde b. Gafle Bir gün Hz. Ali nin yanına uğrar. Hz. Ali onu sofraya
buyur eder niyetliyim diyince Hz Ali
şu hadis-i nakleder Kim oruç tuttuğu için yemekten sakınır da  yemezse, ona cennet yemekleri ve içeceklerinden içirmek Allah’a hakkolur.”

Hz Ali kepekli ekmek yer ekmeğin
elenmemiş undan yapılmasını emrederdi soranlara buyururdu ki Anam ve babam Peygamberime Feda olsun! O’nun ekmeği, elenmemiş undan idi dünyadan göçene dek, üç gün ardı ardınca buğday ekmeğinden doyasıya ekmek yememiştir. Hz. Ali her işte Resulullah sav’i örnek alırdı

Hz. Ali İki gömlek ihtiyaçtır buyurdu

Hz. Ali bir gün hizmetçisine güzel bir giysi aldı  hizmetçisi Efendim güzel elbise size yakışır siz, halka vaaz ediyorsunuz diyince Hz Ali cevap buyurdu gençlik süs ister  Rabbimden, elbise hususunda seni terketmekten hâyâ ederim. çünkü Peygamberimiz buyurduki Giydiğinizden hizmetçilere giydirin ve yediğinizden onlara da yedirin.”


Hz. Ali  ömrün geçmesi, elbiseyi süslemekten daha hızlıdır” buyurdu.

Hz. Ali bir dükkana uğradı mal sahibi Oğlunun pahalı mal sattığını anlayınca, Ya Emir’el-Müminin! Oğlum sizi tanımamış, gömlekleri pahalı satmıştır; fazla olan iki dirhemi almanızı rica ediyorum
diyince Hz. Ali buyurdu ki oğlunla fiyatta pazarlık yaptık ve her ikimiz de razı olduk. Ben iki dirhemi  kesinlikle kabul etmeyeceğim.
 
Yoksa geceleyin secde ederek ve kıyamda durarak ibadet eden, ahiretten çekinen ve Rabbinin rahmetini dileyen kimse o inkarcı gibimidir?

Resulüm De ki: Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Doğrusu ancak akıl sahipleri bunları hakkıyla düşünür?”

Hz. Ali  buyurdu ki Onun güzel sesle Kur’an okuması seni aldatmasın. o cehennem ehlidir. (Nice Kur’an okuyanlar vardır ki Kur’an onlara lanet etmektedir.)

Hz Ali Yolda güzel sesle kuraan okuyan birini gördü onun güzel Kur’an okuması sizi aldatmasın o
cehennem ehlidir. buyurdu bir süre
sonra Havariç olayında o şahış Hz Ali Hafız’ul-Kur’an olmasına imama kılıç çekti azgın başı  yere serildi. Hz. Ali  kılıcının kanını göstererek
Bu baş, amelsiz Kur’an okuyanın  başıdır buyurdu
 

Bir adam Hz. Ali ye gelerek  hâcetim vardır.” dedi Hz. Ali fakir adama iki değerli elbise ve yüz dinar verdi Ya Emir’el-Müminin! Onu zengin ettin” diyenlere efendimiz sav in şu hadisini nakletti Halka mevkilerine göre davranınız, onların şahsiyetlerini göz önünde bulundurunuz.”

Hz Ali Doğrusu bazı insanlara şaşırıyorum. Onlar köleleri parayla alıyorlar ama hürleri iyilikle almıyorlar.”
 
Hz. Ali Müslüman bir kimse üç kimseyle dost ve arkadaş olmaktan kaçınmalıdır:1- Laubali.2- Ahmak (aklı az olan).3- Yalancı.

Hz. Ali Laubali kimse, işini  güzel göstermeye çalışır ve onun gibi olmanı ister. b kimse, dünya ve ahiretde sana yardımcı olmaz.

Hz. Ali Laubali kimse ile dost ve arkadaş olmak cefa ve taş yürekliliğe sebep olur; onun yanına gelip gitmesi ise utanç vesilesidir.

Hz. Ali Ahmakdan sana hayır ulaşmaz; sorunları gidermesi, ondan beklenmez; yarar istese, ahmaklığından dolayı zarar verir;

Hz. Ali Ahmağın ölümü, hayatından daha hayırlıdır; susması konuşmasından daha iyidir; uzaklığı, yakın olmasından daha güzeldir.

Hz. Ali Yalancıyla yaşamak asla sana tatlı olmaz; senin sözünü başkasına  onların sözlerini de sana getirir; bir sözü bitirdiğinde, başka söze başlar; bazen doğru da konuşur ama halk sözüne inanmaz;

Hz. Ali yalancı kimse halkın arasını bozmaya çalışır ve gönüllerde kin icat eder. O halde Allah’tan korkun ve kendiniz için kimlerle dost olacağınıza bakın.”

Hz Ali bir eve konuk giderken 3 şart koşardı 1- Evin dışından bir şey getirmeyeceksin.2- Evde bulunanı  esirgemeyeceksin. 3- Aileni de zahmete düşürmeyeceksin.”

İslam’da misafir davet etmek ve daveti kabul etmek tavsiye edilmiştir. Ama gösterişli davetler veya konukları, büyük bir masrafa girerek ağırlamak veya ev sahibini zahmete düşürmek doğru değildir.
 
Muaviye Hz. Alinin taraftarı olan Darmiye” adlı bir kadına sordu
Neden Ali adaletliydi eşitliği gözetiyor fakir ve dindarları seviyordu. Sen ise Hz. Ali hilafete daha lâyık olmasına rağmen O’nunla savaştın, hevesin için
halkın kanını haksız yere akıttın, adaletsiz ve canın istediği şekilde hükmettin

Hz Ali gizlice defnedilir yıllarca  kimse bilmez  Harun Reşid avda iken ceylanların kaçıp yüksek bir yere sığındığını görür ona tepenin
Hz. Ali’nin kabri olup Allah-u Teâla nın bölgeyi emniyetli  kıldığını anlatırlar ceylanlar Hz Aliye sığınıp
korunmmuşlardır Harun Reşid buraya kabir yaptırır 130 yıl
sonra Hz. Ali nin kabri aşikar olur


Nasrettin Hoca pazara gidince tüm çocuklar düdük isterler tek 1 çocuk
parasını verir Hoca’ gelince tek bir düdük çıkarır. ve Parayı veren çocuğa uzatarak diğer çocuklara
gülerek eee  Parayı veren düdüğü çalar, der.

Bir gün Nasrettin Hoca bir kase yoğurdu göle boşaltır. soranlara
göle yoğurt mayalıyorum, der.
Hocam delirdinmi.çıldırdın mı Koskoca göl maya tutar mı, diyince
Hoca gayet ciddi cevap verir.
Peki ama ya tutarsa

nasreddin hocaya sorarlar yaş kaç
Hoca 40 diyince Hoca’m? 10
yıl önce de aynı şeyi söylemiştiniz, 
derler Hoca gülümser. komşum sözünden dönmek bize yakışmaz.
on yıl sonra yine sor. aynı cevabı veririm sözümden dönmem der

Nasrettin Hocanın Vasiyetidir beni baş aşağı gömün! Karısı şaşırır.
Bu ne biçim vasiyet Niye böyle diye sorar. Hoca Niye olacak kıyamette her şey alt üst olacak.İşte o zaman ben dosdoğru kalkarım, cevabını verir

Nasrettin Hoca gece aniden uyanır.
Hatun kalk. Gözlüğüm bulamadım Kadın, Hoca, gece yarısı niçin gözlük arıyorsun, der. Hoca telaşlı telaşlı Ne demek niçin? Tabii ki rüyada daha iyi görmek için!

Nasrettin Hocayı  yolda çocuklar çevirir üzüm isterler Hoca her birine bir salkım verse, üzümler bitecektir. o da birer tane  verir. az verdin.diyince bizim Nasrettin şu cevabı verir  niye ısrar ediyorsunuz. Ha bir  ha on ne ne fark eder. hepsinin tadı aynı değil mi,

Nasrettin Hoca Yağmurlu günde  pencerenin kenarında iken.
Yağmurdan kaçan komşuyu görür.
Pencereyi açarak, yazık, sana hiç yakıştıramadım.İnsan hiç Allah’ın rahmetinden kaçar mı, diye seslenir.

yağmurdan kaçan komşusuna nasreddin hoca evinden seslenir
hiç Allah’ın rahmetinden kaçılır mı
gün gelir hoca yağmura tutulur
bu sefer komşusu Hoca’m ayıp değil mi? rahmetden niçin kaçarsın  Hoca cevaplar Ben rahmetten kaçmıyor yere düşen rahmeti çiğnememek için koşuyorum.

Arkadaşları Küçük Nasrettinle hamama gidip Hey Nasrettin! Kim yumurtlayamaza hamamı ödep, diyip gıdıklayarak gizledikleri yumurtaları çıkarırlar. küçük Nasrettin horoz gibi öter. Çocuklar ne yapıyorsun, diyince Nasrettin Eee, Bu kadar tavuğa bir de horoz gerekir. Öyle değil mi, der.

Nasrettin Hocaya Konyada adamın biri Hoca efendi, bugün ayın kaçı, diye sorunca. Hoca: – Nerden bileyim, ben buranın yabancısıyım, diye cevap verir.

Nasrettin Hoca| Nasrettin hocanın fıkraları|Nasreddin Hoca

Mektup Aceleye Gelmiş Nasrettin Hoca Fıkrası

nasrettin hocayı tatlılı pastalı bir düğüne Telaştan, çağırmayı unuturlar Hoca bir zarf alır düğüne gider Hemen karnını doyurur. zarfı
ev sahibine verirler yazılı değil diyince Hoca lokmasını yutarak. onun içi de yazılı değil. Kusuruma bakmayın, biraz aceleye geldi der .

Hoca, bir gün Uzun uzun konuşur. Vedalaşırken Kusura bakma tanıyamadım, adın ne diye sorar.
Adam Tanımadıysan ne diye iki saattir konuşuyorsun, deyince Hoca güler. Ne bileyim, sarığın ve cübben benimkine benziyordu.
seni kendim sandım, der.

Nasrettin Hocanın Evine hırsız girer. Adam her şeyi alarak kaçar Hoca hırsızın peşinden gider. hırsız evine gelir. hırsız, Hocayı arkasında görünce kimsin, ne işin var? Hoca cevap verir. bizim evdeki her şeyi topladın. Yoksa bu eve mi taşındık?

Hoca’ya sorarlar. Hoca’m, yeni ay çıkınca eskisini ne yaparlar?
Hoca, cevabı yapıştırır. Ne yapacaklar, kırpar kırpar yıldız yaparlar!

iki kişi Nasrettin Hocaya yüzme bilmiyoruz karşıya geçirirsen altın veririz, derler. Hoca 1. adamı geçirir ikincisinde adam suya düşer ve boğulur hoca  şöyle der: niye telaş ediyorsunuz. bir altın eksik verirdiniz. Böylece ödeşirdik!

Nasrettin Hocaya rüyada 99 altın
verirler Hoca yetinmeyip Yüz altın ister tam bu sırada uyanır  rüyada olduğunu anlar  gözlerini tekrar
kapatır. Avucunu uzatarak, Peki, doksan dokuza da razıyım, der.

Nasrettin Hoca turşu satmaya karar verir.mahallede turşularım var. diye bağırır eşeği de durmadan anırır Hoca  dayanamaz. Yeter artık! Turşuyu sen mi satacaksın ben mi, diyerek eşeğe sorar
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Kıssalar menkıbeler fıkralar
Küçük Nasrettin eşekten düşünce çocuklar güler ve Nasrettin eşeğe binmesini bilmiyor diye alay ederler
Küçük Nasrettin, Cevabı yapıştırır. Arkadaşlar, Düşmeseydim inecektim.

Nasrettin Hocanın heybesi kayıptır  hoca sinirinden heybemi bulamazsanız  yapacağımı bilirim diyerek köyü tehdit eder köylü sorar Heyben bulunmasaydı ne yapacaktın, Hoca gülerek cevap verir. Tabii ki yeni heybe alacaktım.


Nasrettin Hoca bir çift ayakkabı alır son anda gömlekle değistirir
Dükkancı parasını ister Hoca ayakkabı yerine gömlek aldım deyince dükkâncı ayakkabı
parasını da vermedin, der. Hoca güler. Ne garipsin almadığım ayakkabının parasını niye vereyim?

Soğuk bir kış günü Nasrettin Hocaya bir kase çorba koyarlar
ev sahibi çorbayı kepçe ile Hoca küçük kaşıkla içer. Ev sahibi Allah’ım öldüm!… ne güzel çorba. diyince Hoca elindeki küçük kaşığı
ev sahibine vererek Kardeşim, şu kepçeyi ver, biraz da biz ölelim, der.

gölde boğulan bir adama Herkes ver elini diye bağırır. Ama o el vermez. Nasrettin Hoca Al elim,  elim, diyince adamı kurtarır  işin hikmetini şöyle açıklar bu adam çok cimridir Ver  deyince elini bile vermedi. ama ben Al elimi.” dedim. O her zamanki gibi havada kaptı

Nasrettin Hoca eşeğini kaybeder.
Allaha şükürler olsun, diye dua eder..komşusu eşeği kaybetmişsin, üzüleceğin yerde şükrediyorsun, der. Hoca cevap verir: – Öyle deme komşum. Tabii şükrediyorum,
ya eşeğin üzerinde olsaydım! Ben de kaybolup gidecektim.

Nasrettin Hoca, bir ceviz ağacına oturur. dua eder Allah’ım  ağacda ne çok ceviz var. Keşke  kabaklarım da ağaçta yetişseydi. O zaman yorulmazdım o an bir ceviz Hoca’nın başına düşer. aklı başına gelir Tövbeler olsun Allah’ım! Sen her şeyi çok güzel yaratmışsın.
kafama ceviz değil de kabak düşseydi ne olurdu halim!

Timurun fili Nasrettin Hoca’nın köyündeki Her şeyi yiyince Köylü
Hocayla birlikte şikayete giderler
Ama Timurun korkusu ile hocayı yarı yolda satarlar hoca ise köylüye ders için timura şikayetini şu şekilde dile getirir Hükümdarım. Gönderdiğiniz fili köylüler onu çok seviyor. Ama zavallıcık çok yanlız. Bize bir fil daha gönderir misiniz?

çocuklar Nasrettin Hocaya oyun oynarlar ayaklarını üst üste koyup Hocam yardım et. Ayaklar karıştı  derler Hoca kalın bir sopayla
ayaklara hafifçe vurur. gülerek,
çocuklar herkes ayağını kolay buldu, değil mi, der.

Adamın biri Nasrettin Hoca’ya Hoca’m! Demin büyük bir tepsi baklava götürüyorlardı. diyince
Nasrettin Hoca ilgilenmez.Bana ne, der Adam ama Hoca’m, size götürüyorlardı. diyince hoca adamı tersler.O halde sana ne?

Nasrettin Hocaya Komşusu sorar
Hoca’m evinin önünde Paldır küldür ses geliyordu Hoca cübbe
merdivenlerden düştü der Komşu inanmaz. Olur mu Hocam Merdivenden yuvarlanan cübbe hiç  ses çıkarır mı? Hoca, komşum, cübbenin içinde ben de vardım,

Mahalleli, cenazede tartışır Kimisi, tabutun önünde Kimisi, sağında, kimisi solunda  bulunmalıyız der en. Son Nasreddin Hocaya sorarlar
hoca kimseyi kırmak istemediği için şu cevabı verir kardeşim tabutun içinde bulunmada nerede bulunursan bulun

Nasrettin Hoca’ya sorarlar Hoca’m, cenazede nerede bulunmak gerekir,
Nasrettin Hoca cevap verir Vallahi, tabutun içinde bulunmayın da istediğiniz yerde bulunun, demiş.

Bir gece Nasrettin Hoca’nın canı sıkılır. dışarı çıkar Bekçi Hey, Hoca efendi. Geceleri dolaşmak yasak bilmiyor musun ne arıyorsun, diye Hoca hemen cevap bulur Uykum kaçtı da onu arıyorum!

Timura bir eşek hediye edince bağırır ama Nasreddin hoca  bu eşek çok zekidir. okumayı bile öğrenir, diyerek eşeği alıştırır yine
Timura. götürür Timur çok güzel sayfa çevirip bağırıyor. peki ne der
diye sorunca Hoca gülerek cevap verir efendim. eşeği anlamak için eşek olmak gerekir!


Nasrettin eşeğiyle çarşıya gider Torbasını tıka basa doldurup kendi omuzuna atar sorarlar hoca ne diye torbayı eşeğe yüklemiyorsun,
Hoca cevap verir Zavallı eşeğe yardım ediyorum. Zaten beni bile zor taşıyor!

Küçük Nasrettine annesi Oğlum, bu kapıdan ayrılma hırsız girmesin der.  teyzesi hocayı annesine gönderir küçük Nasrettin Ev kapısını sırtına alıp, Annesine koşar. Annesi bu ne ne hal, diyince bizim Nasrettin Anneciğim, sen bana sakın kapıdan ayrılma demedin mi, der.

Nasrettin Hocanın gece yarısı Hoca, mumu yakıver, der Hoca:
Mum nerede hatun, diye sorar.
Karısı hemen sağda, der. hoca uykulu Aman hatun! Bu karanlıkta sağımı sorumu nasıl göreyim, der
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Kıssalar menkıbeler fıkralar
adamın birine bir mektup gelince Nasreddin Hoca'ya getirdi.Hoca Farsça olunca okuyamadı Adam
Sen nasıl hocasın mektubu bile okuyamıyorsun. Bir de tutmuş hocayım diye sarık sararsın, diyince Hoca sarığı  adamın başına geçirdi:
Keramet kavukta ise Al sen oku!..
diyerek adamı susturdu.

Tembel düşüncesiz bir adam gece
yarısı Nasreddin hoca nın kapıyı
çalar ben tanrı misafiriyim diyince
Hoca Gel deyip adamı camiye getirir ve derki sen Tanrı misafirisin burası da Tanrının evidir,

Nasreddin hoca bir gün Mollasıyla kurt avına çıkar molla kurt inine girer ana kurt  tam içeri girerken hoca, kuyruğundan yakalar. molla
hoca ortalık toz - duman ne yapıyorsun diyince hoca cevaplar
Kurdun kuyruğu koparsa sen o zaman görürsün tozu - dumanı, der.

nasreddin hoca Komşusuna eşeği vermek istemez yok çeker ama o
anda Eşeğin sesi duyulur komşu
Hocam eşek içerde ya!, diyince
Hoca nın şartel atar kızarak
saygısız adam bana değil eşeğe mi inaıyorsun Yazıklar olsun sana

Nasreddin Hocanın kapıda 2 kişi kavga edmektedir Hoca sırtında
yorganla dışarı çıkar. ve Hocanın yorganı kaçarırlar kalabalık dağılır gürültü kesilir Hoca eve girince Hanımı gürültü sebebini sorar merhum hoca şu cevabı verir: hatun, kavga bizim yorgan içinmiş. Yorgan gitti, kavga bitti.

Nasreddin hoca nın bahçesine bir öküz girer Hoca sopayı kaptığı gibi öküze hücum eder ama öküz kaçar hoca unutmaz aynı sokakta yakalar tam  sopayla vururken öküzün sahibi Hocam, öküzü niye döğüyorsun?, der. Hocanın cevabı yapıştırır  Senin neden haberin var be cahil!... O suçunu bilir.

Nasreddin hoca nın Dostlarından biri Sizin hatun aklını kaybetti, der.
Hoca, düşünmeye...başlar Adam sorar Hocam ne düşünüyorsun Hoca cevap verir bizim hatunun aklı zaten yoktu. Acaba neyi kaybetti diye düşünüyorum.

Nasreddin Hocaya sormuşlar
Sabah oldu mu insanlar hep bir tarafa gitmez de kimi o tarafa kimi bu tarafa dağılır. sebebi nedir? hoca şu manalı sözü söyler
İnsanların hepsi bir tarafa gitse, dünyanın dengesi bozulur

Nasreddin Hoca güzel bir elbise ile görenler tabak tabak yemek verirler hoca ye kürküm ye diyince Hiç kürk yemek yer mi? diye sorarlar hoca
cevaplar Biraz evvel eski kıyafet ile kimse buyur etmiyordu. Şimdi ise baş köşeyi vermelerine bu kürk sebeptir Yemek onun hakkıdır,

Hoca papağanın on altın ettiğini görünce bir hindi alıp pazara gitti hindiye On altın fiyat biçti sorana
Ne gülersiniz biraz evvel yumruk kadar papağan 10 altına satıldı  .
diyince Hocam o papağan konuşur. Tabii ki, pahalıdır Hoca sakin cevap verir O konuşursa, bu da düşünür...

Nasreddin hoca  arkasını cemaata dönmeyi uygunsuzluk sayıp eşeğe ters bindi. Cemaate şöyle söyledi:
Başka türlü yakıştıramadım. Arkamda olmanız ağır geldi önüme geçseniz arkanızı  döneceksiniz. En iyisi eşeğe ters binmektir. böylece hem yola devam ediyor hem birbirimizin yüzünü görüyoruz.

Nasreddin hoca ELE YARANILMAZ
oğul, her kafadan bir ses çıkıyor. Ne yapsan beğenmiyorlar. En iyisi bildiğinden şaşmayacaksın. Elin ağzı torba değil ki, büzesin!..

Nasreddin hoca akşehir ağasının
evine gider adam saklansada camdan ağanın başını görür hoca
zili çalar hizmetçi ağam evde yok diyince Hoca merhum şu cevabı verir ağaya söyle de saklanırken başını evde unutmasın sakın!.

Nasreddin hocanın Komşusu eşek ister Hoca Dur Kendisine sorayım eğer gönlü varsa ala gönlü yoksa veremem, deyip içeri girer Adam hocam, merkep konuşur mu? der. Hoca Bana giderim ama yabancılar kulağıma vuruyorlar ve durmadan da sana küfrediyorlar, dedi. Ben de bu sebepten veremem, der.

99'u veren Allah 100'ü de verir, aza şükretmeyen çoğu bulamaz,

emir Timura bir eşek verilir nasreddin hoca öyle kabiliyetli ki ona kitap bile okuturum  dedi. hoca
hayvanı alıştırıp timura götürdü eşek kitab yapraklarını bir bir çevirdi. Kitap bitince eşek anırtıyı bastı Hoca ise Gördünüz mü Eşek kitabı okuyup bitirdikten sonra şimdi de özetini veriyor, dedi.

Nasreddin Hocaya sakalındaki kıl sayısında sordu hoca Eşeğin kuyruğundaki kıl sayısınca dedi
inanmazsan Alırız cımbızı bir  eşeğin kuyruğundan, bir senin sakalından çekeriz. Evvela hangisi biterse o daha azdır diyince papaz
kaçtı davayı bizim hoca kazandı

Nasreddin vaaz ederke kürsüde
aklına bir şey gelmedi Ey cemaat! ilmi mi  bilirsiniz. Fakat şu anda aklıma tek kelime gelmiyor, diyince Hocanın oğlu Baba biliyoruz aklına bir şey gelmedi ama, kürsüden inmek de aklına gelmiyor mu? dedi.

Nasreddin Hocaya adamın biri habersiz bir tokat vurur. Hoca Kadıya çıkar kadı diyet bir akçadır, der. ama tokatı vuran adam kadının akrabası çıkar Para bulmaya giden  adam gelmez. Hoca  bir tokat vurur der ki Kadı efendi, madem ki tokat bir akçadır gelince sen alırsın,

Nasreddin Hoca Timura  incir verir Timur, inciri beğenir Birini yer birini hocanın yüzüne atar hoca her incir gelişinde yüzüne sürüp Ya Rabbi şükürler olsun diye dua ediyorum.
iyiki  Sultana ayva getirmedim Yoksa  yüzüm ne hale gelirdi. dedi


Nasreddin Hoca merhumdan bir komşusu: Kırk yıllık sirke ister
Hoca veremem, diyince Adam:
lazım olmasa zaten istemem. Bir sirkeden ne çıkar, deyince Hoca:
her isteyene verseydim kırk yıllık sirke kalır mıydı? diye cevap verdi.

Nasreddin hoca çocuklara cevizi
paylaştırırken kimine yarım kimine tam kimine bir kaç ceviz verir ve açıklar Allah, bazen çok bazen az verir kimine tam kimine yarım verir insanların Allah'ın taksimine itiraz hakları yoktur. bu en adil paylaşımdır en güzelini o bilir

Nasreddin Hoca köydeyken aç mı tok mu diye soran yoktur Hoca bir  gün İsa As ı anlatır cemaat ise
Hz  İsa nın gökte ne yediğini sorar Hocanın tepesi atar ve cevablar siz ne biçim adamsınız köyünüzdeki adam aç mı, susuz mu diye sormaz gider 4. kattaki isa As ı sorarsınız

Bir gece Nasreddin Hocanın evine hırsız girer Hanımı Efendi eve
hırsız giriyor, çaresine bakalım diye  fısıldar. Nasreddin Hoca Hanım hiç sesini çıkarma! Keşke alacak birşey bulsa da alsa

Nasreddin Hoca Sivrihisar'da hatip iken kaymakam'la kavga eder. Bir müddet sonra kaymakam ölür. Hoca Efendi kaymakam öldü, telkinini verseniz, derler. Hoca şöyle cevap verir: Siz ona telkin verecek  başkasını bulun, benimle kavgalıdır, söylediğimi dinlemez.

Nasreddin Hoca kadı ile sohbet ederken iki kişi gelir sokağımıza  köpek pisledi hangimiz temizlesin diye Kadı ehemmiyet vermez laf olsun diye, Hocaya sen hallet, der Hoca kadının gırgır ettiğini düşünür   şöyle der orası sokaktır umum Şu halde orayı amme hizmeti gören kadı efendi temizleyecektir

Nasreddin Hocanın bir buzağısı vardı ama suç işleyince Buzağıyı değil öküzüne vururdu  öküzün ne suçu var? diyenlere  şu ölmez nasihatini yapardı Eğer öküz öğretmeseydi, buzağı yaramazlık yapmayı ne bilecekti. Suç öküzündür

gençler Nasreddin hocayı
kandırmak isterler. planları Hocayı ağaca çıkarıp pabuçlarını çalmaktır en son iddiaya girerek hocayı ağaca çıkarırlar ama hoca kurnazdır ayakkabılarınıda yanına
çocuklar Hocam papuçlarını nereye götürüyorsun, deyince, O:
Evlatlar siz bilmezsiniz belki buradan öteye yol gider, der.

Timurlenk Nasreddin Hocayı cirit oynamaya çağırır Hoca bir öküzün üzerinde cirit meydanına çıkar  Millet kahkaha atar  Timur sorar  Hoca cirit süratli atla oynanır, sen ise öküze binmişsin diyince  Hoca Sultanım biliyorum, on senedir  denemiyorum ama, bu buzağı iken çok süratli koşardı at değil it bile yetişemezdi, dedi.

Nasreddin Hocanın üst katta iken
kapısı çalınır. adam  isteğini söylemez Hocayı alt kata indirir bir sadaka der Hoca çok kızar gel diyip adamı en. Üste çıkarır Allah versin» diyerek boş gönderir Adam madem bir şey vermezsin niçin yukarıya çıkardın diyince , Hoca peki sen niye beni aşağı indirdin diye sorar

Nasreddin hoca parayı hırsız çalmasın diye bir fikir düşünür
Parayı bir keseye doldurur. Uzunca bir sırığa bağlar sırığı en yüksek tepeye diker ve der ki, sırığın tepesine adamın boyu yetişemez:

Nasreddin Hoca parasını bir kese içinde en yüksek tepeye asar ama izlenmek ve parası çalınır parayı çalan keseye sığır pisliği koyar 
Hoca gelince parası yok olmuştur
Allah Allah! Ben insan yetişemez derken, bir sığır paraya nasıl yetişip de pislemiş» diye söylenir

Nasreddin Hoca eve misafir getirir  Hatun bir tas çorba yap deyince, hanımı evde yağ pirinç tuz yok der Hoca mahzundur çorba tasını, alır misafire derki Efendiler kusura bakmayın! Eğer evde yağ, pirinç, olsaydı size çorba ikram edecektim

Timur Nasreddin hocayı ava davet eder herkese en iyi at  Hocaya ihtiyar atı verir. yağmura tutulurlar
herkes ıslanır ama hoca ıslanmaz
Timura atı över ve diğer avda timur
bu atı seçer ama ıpıslaktır hoca şöyle açıklar Sultanım hiç aklın yok mu benim gibi elbiseni çıkarıp ıslanmaktan korunsaydın sen de kupkuru gelirdin, dedi.

Nasreddin Hocanın hanımı sıcak  çorbadan ağzı yanar ağlar hoca  annem rahmetli bunu çok severdi. aklıma geldi ağladım der aynı
çorbayı Hocada içer o da ağlar Hanım uğursuz anan ölüp de, senin sağ kaldığına ağlıyorum, der.


Hz ibrahim bir mecusiye Müslüman ol seni misafir ederim." dedi Allah
Hz ibrahime vahyeddi Neden ona din değiştirmeden yedirmedin. ben yetmiş senedir küfrüne rağmen yediririm. diyince Hz ibrahim  mecusiyi misafir etti. Mecusî Allah bana böyle muamele yapıyor? deyip Hz Ibrahimden Islâmı öğrendi ve Müslüman oldu.

Cebbar olan Allah, sesleniyor:
Âlimler nerededir Allah onlardan sordu öğrendiğinizle nasıl amel ettiniz? Alimler dediki Ey Rabbimiz! Kusur ettik ve kötülük işledik
Cenab-ı Hak dedi ki şirkin altındaki günahları affeyledim

Resûlüllah, Cebrail'den sordu Ey Cebrail! Âyette geçen "safh-ı cemil güzel muamele ne demektir?
Cebrail as buyurdu ki Sana zulmedeni affettiğinde onu kınama! demektir

Resûlüllah buyurduki Ey Cebrail! Öyleyse, Allahü Teâlâ, affettiği kulunu kınamaktan çok münezzehtir onu kınamaz.

Cebrail as ve, Resûlüllah ağlayınca  Allah onlara Mîkail as ı gönderdi. Mikâil dedi ki Sizin rabbiniz size selâm ediyor
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Kıssalar menkıbeler fıkralar
Allah teala buyurdu ki rabbiniz size selâm ediyor ve diyorki Affettiğim kimseyi nasıl kınarım. Bu benim keremime benzemeyen bir şey


Allah buyurdu ki Ben kulumun zannının yanındayım. kul istediği şeyi benim hakkımda zannetsin."
zannettiğini görecektir.

Cüneyd-i Bağdâdîye soruldu "sabır ve şükrün hangisi daha üstün o buyurdu.ki Zenginin, fakirin medhi varlık ve yoklukla değildir. Medih, ancak üzerlerine düşen vazifeleri yerine getirmeye bağlıdır.

Ebül-Abbas bin Atâ, Cüneyd bağdadiye muhalefet etti. dedi ki
Şükredici zengin, sabredici fakirden üstündür. Bunun üzerine Cüneyd, bedduada bulundu da, O'na, çocuklarının öldürülmesi, mallarının yok edilmesi ve on dört sene aklının gitmesinden ibaret olan bela ve musibetler isabet etti.

serçe kuşu erkeği, dişisinden nefsini istedi. O bunu kabul etmedi:
erkeği, dişisine dedi ki Seni benden men'eden nedir? istersen Süleyman mülküyle beraber dünya ve ahiretin altını üstüne getireyim Süleyman as bu sözü işitti. serçeyi kınadı Serçe dedi ki Ey Allah peygamberi! Âşıkların kelamı hikaye edilmez.

Süleyman as ın oğlu vefat edince çok üzüldü ona 2 melek gönderildi huzura diz çöktüler. Birisi dedi ki:
tohum ektim. Biçecekken bu adam çiğnedi diğeri dediki yol Ziraat üzerinden geçiyor Süleyman ziraat sahibine sordu: Neden yola tohum ektin? Bilmez misin halka yol gereklidir Ziraat sahibi sorar peki
Sen çocuğa neden üzülüyorsun? Bilmez misin ölüm ahiret yoludur!

Bir kimse, fakirliğini şikayet etti
derviş dedi ki iki gözden kör olup
Dilsiz olup Ellerin ayakların kesik olsa ama yirmi bine sahip olsan
Deli olup da on bin dirheme sahip olsan sevinirmidin adam hayır dedi
O halde utanmaz mısın Mevlanın sende elli bin kadar nimetleri olduğu halde şikayet ediyorsun!..

küçük bir taş Cenab-ı Hakkın
emriyle dile gelerek dedi ki Allah'ın şu ayetinden beri Allah korkusu ile
ağlıyorum o ateşten sakının ki, onun odunu kafir insanlarla taşlardır." (Bakara: 24) diyince
peygamber, Cenab-ı Hakka dua etti
Hakk o taşı korudu. peygamber o taşı tekrar ağlar gördü taş bu sefer ki ağlamam şükür ağlamasıdır dedi

imam şibli en zor sabır kötü huyları atıp güzel ahlak sahibi olmak sabrıdır, dedi.

Ârif dedi ki en zor sabır Allah için sabırdır, yani Allah'tan kalbe gelen her şeye sabredip rıza göstermektir,

Ârif dedi ki en zor sabır Allah ile sabırdır, yani her şeyden ayrılarak yalnız Allah ile kalmağa sabretmektir,

imam Şiblî dedi ki en zor sabır
Allah'dan sabırdır... Yani Allah'a yaklaştıktan sonra, uzaklaştırılmış olmasına sabretmektir,

Padişah zahidin birisine sorar
ihtiyacın var mıdır zahid cevablar
Senden ihtiyacımı nasıl talep edebilirim? Zira benim mülküm seninkinden büyüktür Sen şehvetin, öfkenin, ve karnının kölesisin. Halbuki bunların hepsi de benim kölelerimdir!..


İnna lillah ve inna ileyhi raciûn Muhakkak biz Allah'ın kullarıyız. Ve muhakkak ona döneceğiz.

Allah'ın Resûlü buyurdu ki Ey Allah'ım gecelerinde bereketi
ihsan eyle."


Şiblî (k.s.) akıl hastahanesine alındı. cemaat ziyaretine geldi. biz
Senin dostlarınız seni ziyarete geldik dediler onları taşlayınca
onları kaçmaya başladılar şibli
buyurdu ki siz dostlarım olsaydınız muhakkak benim belama sabredecektiniz?"

Ebû Amr namaz kılarken kalbine şehvet doğdu yere düştü simsiyah kesildi Cüneyd-i Bağdadî dediki Allah'tan korkmadın mı? Allah'ın huzurunda iken nefsine şehvet koydun o seni istila edip huzurdan çıkardı senin için Allah'a dua etmeseydim o siyahlıkla Allah'a kavuşacaktın."

Cenab-ı Hak, Yakub as a vahiy etti
Bilir misin, neden seninle evladın Yûsufu ayırdım? kurdun onu yemesinden korktuğun dolayı aranıza ayrılığı soktum. Neden kurdun onu yemesinden korktun da, benden ümidi kestin?

Cenab-ı Hak, Yakub as a vahiy etti
neden Yûsuf'u tekrar sana verdim Çünkü sen benden rica ettin dedin ki Umulur ki Allah onların hepsini bana getirir." (Yûsuf: 83) Ve bir de: "Ey oğullarım! Allah'ın lutfundan ümidinizi kesmeyin!" (Yûsuf 87) 

rüzgar Süleyman as ı uçuruyordu. Süleyman (a.s.) O an kendini beğendi ve Rüzgar derhal Süleyman as ı yere bıraktı
Süleyman as niçin böyle yaptın? Ben böyle emretmedim? diye sorunca, rüzgar Biz ancak Allah'a itaat ettiğin müddetçe sana itaat ederiz cevabını verdi.

Allah'ın Resûlü buyurdu öyle bir tevbe yaptı ki, tevbesi bir ümmete taksim olunsa, onların hepsini kapsayacak ve yetecek niteliktedir

İsrailoğullarından bir genç Yirmi sene Allah'a ibadet etti. ve yirmi sene de Allah'a isyan etti. Sonra
Ya İlahî! Sana 20 sene itaat 20 sene de isyan ettim. Acaba sana dönüş yaparsam kabul edermisin? ulu bir
söz şöyle dedi Bizi sevdin. Biz de s sevdik. terkettin, biz de terkettik. isyan ettin mühlet verdik bize, dönüş yaparsan seni kabul ederiz.

İran sultanı Nuşirevan, vezirine en hayırlı şey nedir, diye sorar İnsanı yaşatacak akıldır, cevabını alır tekrar sorar Ya olmazsa Kusurunu örtecek kardeş O yoksa Kendini sevdirecek mal.O da olmazsa?
-Sevilmemeye razı olmak. o da yoksa, deyince. Artık onun için tertemiz bir ölüm, diye yanıt alır

Birisi Cafer Bermekîden yardım istedi ama görüşemedi Cafere sordu Niçin görüşmekte zorluk çıkarıyorsun? Oysa aramızda yakınlık var dedi. Cafer yakınlık derecesini sordu. adam cevap verdi baban gençken anamı istemiş. Eğer anamla evlenseydi, şimdi ben sen olurdum!

Hasan , papağının meziyetlerini anlatıyordu Sağ ayağını tuttun mu İngilizce Sol ayağına değersen Fransızca konuşur arkadaşı "Ya iki ayağını çekersen ne yapar peki?" diye sorunca Hasan cevap veremez papağan imdada yetişip
Yere düşerim salak diye cevaplar

Türkiye hiçbir zaafa düşmemiştir.
Bütün kuvvetini muhafaza ediyor ve edecektir.Türkiye en kuvvetli, en dayanıklı devletlerden biridir.

Türkiye en kuvvetli devletlerden biridir Üç yüz senedir dışarıdan, ve içeriden yıkılmaya çalışıldıği halde yerinden sarsılmamışdır

Sultan Murat devrinde ayyaş Bekri zilzurna sarhoş olur Devriyeler onu kovalar ayyaş en son kendini havuza atar Devriyelere Haydi çık dediklerinde şu cevabı verir Ben karada değil, deryadayım.Bana Kaptanpaşa karışır”

Adamın birine ermişin biri der ki Sen başarılı olacak 3 çocuğun olacak ve Yahudi soykırımına sebep olacaksın.”Bir gün adam tren raylarında her şey gerçekleşti ama soy kırıma nasıl sebep olacağımı anlamadım.diyince Uzaktan bir tren gelir tren rayında ise 5 yaşında bir çocuk vardır adam onu ezilmekten kurtarır bu çocuğun adı hitlerdir

öğretmen der ki Kırım Osmanlıdan 3 aşamada çıkmıştır: Küçük Kaynarca antlaşması Aynalıkavak Terkipnamesı Yas Antlaşması ve haylaz öğrenciye sorar Kırım kaç aşamada çıktı Çocuğa arkadaşı 3 diye fısıldar hoca say diyince Ne var bunda hocam, 1.2.3.
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.