RE: Kıssalar menkıbeler fıkralar
Hz. Davud bir kurdu küçümseyince o kurt Allah'ın emri ile dile gelip ben
Her gün, bin kere Allahuekber sübhanallah elhamdülillah diyerek Allahı zikreder bin kerede Hz Resula soyuna ashabına dua salat ve selam ederim der Hz. Davud as kurdu küçümsediğine pişman olur, Allah'dan korkar tevbe eder ve yalnızca rabbine sığınır.
Kardeşlerim! İnsanı Rabbinden uzaklaştıran perdelerin en büyüğü, kalbi öldürmek, karartmaktır. Kalbin ölmesine kararmasına sebep de dünyayı sevmektir.
Bir hadîs-i kutsîde buyruldu ki:"Ey Âdemoğlu! Kanâat et zengin ol. Hasedi terket, râhat ol! Dünyâyı terket, dînin halis olsun."
Kim gıybeti terkederse, Allahü teâlâya karşı olan sevgisi çoğalır. Kim az ve doğru konuşursa, aklı tam olur.
Kim aza kanâat ederse, gerçekten Allahü teâlânın ahdine inanmış olur. Kim dünyâ için kaygılanırsa Allahü teâlâdan uzaklaşır."
Gazneli mahmut Hint savaşında sayısız ganimet elde eder ve tüm ganimeti yoksullara dağıtır çünkü savaştan önce dua etmiş galib gelirse tüm ganimeti yoksullara vereceğine dair adak adamıştır
gazneli mahmut ganimetini adak adamıştı itiraz gelince bir meczuba danışıp şu cevabı aldı Sultanım Allah'a işin düşmez ise adağını düşünme işin düşer ise madem Allah yardım etti düze çıkardı sen kendine düşeni yap sözünü yerine getir en son sultan Mahmut adağı
yerine getirip tüm ganimeti yoksula verdi ve yoksul babası oldu
bir daha Allah'a işin düşmeyecekse merak etme adağını düşünme. Yok, zaman gelecek, yine işin düşecek
ise utan adağını yerine getir.
Madem Allah sana yardım etti, işini düze çıkardı; demek ki kendisine düşeni yaptı. Sana düşen iş nerde Niçin sözünü yerine getirmiyorsun?
sultan Abdülhamid Allah ordu-yu hümâyûna nusret, kuvvet versin, inşâallah zafer bizimdir?”
sultan Abdülhamîd selanik düşmek üzere diyenlere şu cevabı vermiştir Selanik, İstanbul’un anahtarıdır Ordumu Nasıl bırakıp giderim târih ve ecdâd yüzüme tükürmez mi?.. Ben tahliyeye razı değilim! Yetmiş yaşında olduğuma bakmayın... tüfek verin, asker evlâdlanmla Selânik’i son nefesime kadar müdâfaa edeceğim!” dedi.
Sultan Abdülhamîd âcil işlerde, gece uyandırılmasını ister işlerin ertesi güne bırakılmasına asla rızâ göstermezdi.
başkâtibi bir geceyarısı Sultân Abdulhamidin kapısını çalar kapı geç açılır Abdülhamid han şöyle açıklar evladım çok mühim bir işe geldiğinizi anladım. uyandım. Abdest aldım. geciktim. Kusura bakma. Ben bu milletin hiç bir evrakına abdestsiz imza atmadım. Getir imzâlıyayım” dedi. Besmele çekerek imzaladı.”
sultan Abdülhamid han devletin
hiç bir evrakına abdestsiz imza atmaz her evrakı Besmele çekerek imzalardı.”
Sultan Abdülhamit Beşiktaş tepesindeki Yıldız Sarayı’nı ve yıldız câmisini yaptırıp Hamîdiye suyunu halka sunmuştur
Ankara vâlisi Abidîn Paşa tatlı su tatlı su için Ankara halkından para toplamıştı, Abdülhamîd han vâliye Susuzlara su vermek Dînimizin emiridir ve çok sevâbdır Bu şeref bize bırakılsın. Topladığın parayı geri ver masraf hazînemdendir dedi ve Az zamanda Ankaralıları tatlı suya kavuşturdu.
Abdülhamîd han Medîne ve Bingâzi de telgraf hattı yaptırıp, Musul ve Kerkükte petrol kuyuları açtırmışdır
Abdülhamîd Han Hicaza hizmetler götürmüştür yaptığı. hizmetler yalnız ümerâya, ulemâya ve makama olmayıp, fakirlerin hepsine ulaşmıştır.
Anadolu'daki en büyük velilerden biride Hacı Bayram-ı Veli hz leridir
Akşemseddin hz leri sultan Fatih in
hocası olup Hacı Bayram hz lerinin talebesidir
Akşemseddin hz leri Hacı bayram hz lerine bağlanışından kısa bir zaman sonra zekası ve şeyhine olan tam teslimiyeti sayesinde icazet alıp irşadla görevlendirilir
bir gün Hacı Bayram hz leri talebesi
hz Akşemseddinin üstünlüğünü
şöyle açıkladı Bu köse bizde ne gördü ise hemen inandı ve teslim oldu. Kırk yıllık talebelerim ise bizde gördüklerinin önce sebep ve hikmetini öğrenip sonra inandı ve teslim oldu. İşte aradaki fark budur.
90'lık bir ihtiyar Hasan-ı Basri hz lerine tevbe edip doğru yola girmek istiyorum der mübarek zat latife yapıp sorar Beybaba geç olmadı mı?" der. İhtiyar: "Neresi geç ki, ölmeden geldim ya" der.
Hasan-ı Basri hz lerine 90 lık dede tövbe etmek isterim der Hz basri sorar geç olmadı mı ihtiyar derki ölmeden geldim der Hz basri doğru söyledin ölmeden önce gelen, zamanında gelmiş olur der
Düşünen ve hakkı kabûl edenlere, Rableri katında Cennet vardır.(En'âm sûresi:127)
Seyyidet Nefîse hz leri evinin önünde, kendisi için bir kabir kazmıştı Kabre iner namaz kılardı. Bu yerde altı bin hatim okumuştu
Seyyidet Nefîse hz leri Vefât anı oruçlu idi ağırlaşınca orucunu bozabileceğini söylediler onlara "Siz ne diyorsunuz? Ben otuz senedir oruçlu olarak vefât etmem için duâ ediyorum." buyurdu.
Ehl-i beytten Seyyidet Nefîse hz leri
oruçlu iken En'âm sûresinin Düşünen ve hakkı kabûl edenlere, Rableri katında Cennet vardır âyet-i kerîmesini okuyarak vefât etmiştir
İmâm-ı Şa'rânî hz leri, "Ehl-i beyt içinde tasarrufu en fazla olanı, Seyyidet Nefîse'dir" buyurmuşdur
İmam-ı a'zamın babası küçük yaştan beri ahlakı temiz, takva sahibi idi. Yüzü gayet nurlu olup zühdü, salahı ve ilmi pek çok idi.
kördür hiç haram görmemiştir Sağırdır hiç haram duymamıştır. Dilsizdir hiç haram konuşmamıştır. Kötürümdür, harama yürümemiştir
Allah günah ve harama karşı bizi
kör sağır ve dilsiz eylesin
imamı azamın babası bir elma yedi ağzında kan izi görünce pişman oldu o elma bahçesini aradı ve elma sahibinden helallik almak için
5 yıl boyunca o adamın tarlasında ücretsiz çalıştı
bir genç izinsiz bir elma yeyince pişman olup sahibinden helallik istedi elma sahibi dedi ki sakat bir kızım var onunla evlen genç kabul etti düğün gecesi dünya güzeli bir
kız gördü kızın babası açıkladı kızım harama karşı kör ve sağırdır haram konuşup işlememiştir sen ise dürüst ve temizsin bu kız sana helaldir birbirinize mübarek olun
gazneli Mahmut Hasen Harkani hz lerine sorar Bayezid-i Bistami nasıl biri idi Harkani hz leri der ki Hocam öyle bir zat idi ki kim yüzüne baksa,
müslüman olur iman ile şereflenirdi
gazneli Mahmut Hasen Harkani hz lerine sorar geldiğimde yüzüme bakmadın; şimdi beni Sebebi ne ki?
Harkani hzleri cevaplar Gelirken kibirle içeri girdin, giderken tevazu ile gidiyorsun, şimdi güzelleştin.
Bir gece hırsızın biri Seyyid Taha hz lerinin ambarından un çalar fakat kaldıramaz o an Hz taha gelir dur Yardım edeyim, deyip ekler Bunu al git, ihtiyacın olursa, ambara değil, bize gel buyurur ve hırsız tövbe edip, sadık bir talebe olur
Ebul Vefa Hz lerinin oğlu su bidonu delip suya zarar verir sakanın biri şikayet eder vefa hzleri zararı öder durumu hanımına sorar hatun cevap verir bey hamileyken bacımın limonunu izinsiz iğneyle delip emdim. Nefsimi körlettim. Hata bende söylemeliydim ona o gün vefa hzleri bacılarından helallik alırlar çocukta davranışı terkeder
Ne de olsa insandır ve o da her insan gibi kendine yapılan iyiliklerin kölesidir.
Sultan Murad dediğin kimdir? Sen asıl Alemlerin Sultanı'na kendini sevdirmeye bak ki, O seni sevince sırtını bile Sultan Murad'a keselettirir..."
Bu tozlu bedenle Rabbime ibadet ederken utanıyorum."
4. murat tedbili kıyafet bir hamama gelir ve onu kimse tanımaz yaşlı biri evladım sırtın kirlidir istersen keselerim diyince sultan buna sevinir çünkü karşılıksız yapılan bir iyiliktir ellerin dert görmesin baba der ve ihtiyarın kesesi bitince bu sefer 4.murat ihtiyarı keseler çünkü o da bir insandır ve her insan kendine yapılan iyiliklerin kölesidir
4. Murad gizlice bir hamama girer ve kimse tanımaz amacı teftiştir gizlice bir ihtiyarı keseler ve sorar amca sultan murada hizmetkâr olmak varmış adamları hamamı inletiyorlar adam şu cevabı verir evlâd sen Allaha hizmetkâr ol ki, O sevince sırtını Sultan Murad'a keselettirir sultan murat kimdir asıl alemlerin sultanı Allahtır
Gönüller sultanı Mevlana sorar
evimizde yiyip içecek ne var hiç birşey yok, diye cevap alınca elini açar Allah’ım, sana şükürler olsun ki, evimiz Peygamber evine benzer sen bana Muhammed sav yolunun tozu olduğunu gösterdin
Bunu ilk beğenen sen ol.