You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Kıssalar menkıbeler fıkralar

Kıssalar menkıbeler fıkralar

General
RE: Kıssalar menkıbeler fıkralar
bir Hristiyan Hz. Ali ye üzüm getirir Hz. Ali üzümü yer ve üzüm şarabı getirilir HZ Ali bu Haramdır buyurur Hristiyan Siz Müslümanlara şaşarım. Üzüm helal, içki haram. Halbuki bu, bundan yapılıyor diyince Hz. Ali buyurur Eşin ve Kızın gelsin Bu kız annedendir, ama annesi sana helal kız ise haramdır Hristiyan Şehadet eddi Allah Birdir diyip Müslüman oldu

Âli İmrân suresi ne güzel buyurur
Kalplerinizdekini gizleseniz de, açığa vursanız da Allah onu bilir.
zamanında Çoban Dayı 1. dünya savaşında oğlunu kaybetmişti tek duası oğluna kavuşmakdı 1 gün fakir bir gence paltosunu verdi ve palto sayesinde oğlu babasının kokusunu aldı ve o fakir genç baba ile oğulu birbirine kavuşturdu


Çoban Dayının Korkunç 1. dünya savaşında eşi ve oğlu kayıptı dayı hasta ve fakir bir gence paltosunu verdi bir genç paltonun kokusunu alınca baba dedi işte üzerinde palto olan genç kendisine yapılan iyiliğe karşılık verdi çoban dayının 7 yıldır kayıp oğlunu babasına kavuşturdu ne diyor efendimiz sav her iş niyetine göre değer bulur

Vaktiyle vezirin esir pazarına uğradı esirin biri Efendim sarıkta leke var, deyince Vezir Çok utandı ona kimse doğruyu söylememişti
vezir adamlarına baktı siz halime göz yumdunuz gerçeği görüp ses etmediniz bende sizi görevden attım ne diyordu rabbimiz tövbe süresinde doğrulardan ve doğrularla beraber olun.

vezirin birine kölenin biri efendim sarığınızda leke var deyince utandı
çünkü yıllardır böyle dolaşmış ona doğruyu söylemeye cesaret edememişdi o gün vezir halka seslendi dürüst ve cesur olup doğruyu söylemediniz bir tek köle o tek ve gerçek dostumdur deyip köleyi azat etti ve sarayına aldırdı

Gaffar adında çocuk bir şeytan vardı Hayvanlara işkence ederdi
bir gün bu zalim küçük bir çocuğu
suya attı gaffarın yanındaki küçük
çocuk tüm gücüyle gaddarı alt edip o küçük çocuğu boğulmaktan kurtardı efendimiz ne güzel söylemiş müslüman müslümanı fenaların eline bırakmaz

Gaffar adlı çocuk şeytan zalimdi
hayvanlara işkence ve zulm eder
başlarını koparırdı bir gün hayvanın birine zulüm ederken küçük bir çocuk zalime dur dedi ve serçe kuşunu başı taşla ezilmek üzere iken zalim gaffarın elinden kurtardı efendimiz sav ne güzel buyuruyor müslüman müslümanın kardeşidir ona fenalık yapmaz

yaşlı bir zenciyi kimse eve almazdı bir gün bir amca onu eve aldı aş ve
elbise verdi ve gece vakti herkes uykuda iken yaşlı zenci ilk kez bembeyaz elbiseler giydi o an eve giren üç hırsız bembeyaz elbiseyi
hayalet sandılar ve tam kaçarken
yakalandılar ne diyordu en kutlu resul insan kardeşine yardım ederse Allahda ona yardım eder

Tâcirin biri geç vakit yaşlı bir zenci gördü. Çocuklar korkar diye kimse zavallıyı eve almamış. Tâcir ona sıcak çorba, yatacak bir oda verdi.
zenci, gece eve iki haydut gördü onları canı pahasına yakaladı ve polise teslim etti bu yapılan iyiliğe verilen güzel bir karşılıktı ne diyor
kutlu nebi iyilik cennete götürür


Mevsim kar ve. buzdu iki fakir kardan adeta titreyip donuyordu diyorlardı ki cennete gidersem bizim sultanı sokmayacağım terlikle kovalayacağım.çünkü Biz soğukta donarken o sarayda keyif sürsün halimizden haberi olmasın. Sonra kalkıp cennette bana komşu olsun. Ben öyle komşuyu istemem arkadaş,


Mevsim kıştı iki fakirin gidecek yeri titriyorlardı ve zalim sultan için şöyle diyorlardı cennete gidersem sultanı pabucumla vuracağım Biz soğukta donarken o keyif sürür halden haberi yok öyle cennet komşusu istemem ne diyor
efendimiz sav fakirlere dil uzatıp alay edenleri Allah geri çevirecektir onlara çetin bir azap vardır


bir gün kral iki fakiri gördü biz donarken kralın sefa sürüyor diyorlardı kral emir verdi iki fakiri saraya getirdi Zavallılar istedikleri gibi yeyip, içeçeklerdi kralın tek şartı iki fakire Cennette komşu olmak ve iki fakirin duasını almaktı ne diyor HZ SAV İyi amelle duadan başka hiçbirşey sizi kurtaramaz
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Kıssalar menkıbeler fıkralar
çok zengin bir adam oğlunu fakir bir köye götürdü dönerken baba sordu: Yolculuk nasıldı oğul Çok güzeldi babacığım” İnsanların ne kadar fakir olabileceğini gördün değil mi? Evet ne kadar fakir olduğumuzu gösterdiğin için, teşekkür ederim babacığım ne diyordu Hz Sav Gerçek zenginlik kalb zenginliği gönül tokluğudur.”

bir gün çok zengin bir baba oğlu ile
fakir bir köye gitti dönerken oğlu
Bizim bir onların dört köpeği var. Bizim evde bir havuz onların km lerce dereleri var. Bizim ithal lambamız, onların yıldızları var. Ne fakir olduğumuzu gösterdiğin için, teşekkür ederim babacığım!”

kasabaya bir yabancı geldi Elinde büyük bir çanta vardı bir ilaç çıkardı
bu ağrıyı giderir dedi ve herkes bu
ilacı aldı ve Bir saat sonra ilacı satan adam kaçıyordu ilaç sahteydi
yakalandı komiser dinlerini sordu
Müslümanız elhamdülillah, dediler.
Peki siz Hz Sav in şu hadisini duymadınız mı bizi aldatan bizden değildir diyerek onları hapse attı


Hz. Muhammet, atı Burak ile Miraca çıktığında Cenab-ı Hak ile 90 bin kelam konuşur. Bunun 30 bini sırrı hakikat olup Hz. Ali’de kalır.

Miraç’ta Hz. Muhammet’e; süt, bal ve elma verildiği rivayet edilir. Bal aşka, süt sevgiye elma ise dostluğa işaret eder.

Hz Muhammet, Miractan dönerken Hz. Ali nin meclisine girer Hz Ali Biz Kırklarız küçük büyük yoktur. Küçükde büyük de uludur. Biz biriz der Hz Muhammet kanıt ister ve ve destur” diyerek Hz Alinin kolunu kanatırlar ve aynı anda 40 can’ın kolu da kanamaya Alevi dergahında kadınlı erkekli 40 canın acısı tektir

Alevi dergahında hepsi kardeş
40 tane can vardır birinin acısı 40 canın acısıdır bir gün kırklar meclisinde pir Aliden bir damla kan akmış bütün herkesin kanı akmıştır Hz Alinin yarası sarılınca 40 canın kanaması durmuştur aynı acıyı hissetmek birlik ve teklik budur işte ne diyordu Hz resul Ey Allah'ın kulları kardeş olunuz


40 lar meclisi Hz Muhammedin sohbeti ile mest olup Ya Allah” deyip zikr ederken Hz. resülün sarığı Kırk parçaya bölünür. Kırklar parçaları kutsal bilip bellerine bağlar Hz. Muhammet, Kırkların pirlerini sorar. “Pirimiz Ali’dir” derler Hz. Muhammet Hz Ali’ye sarılır, bağrına basar ve Kardeşlerimin en hayırlısı Ali’dir. buyurur


huysuz bir tüccar, cüzdan kaybeder ona fakir birisi getirir cimri tüccar
cüzdanı getireni ödüllendirmemek için iftira atar kadılık olurlar Kadı tüccarın yalanını anlar ve fakir para çalmadığını söylüyor demekki cüzdan tüccara ait değildir der cüzdanı tüccara vermez hz resul ne diyor insanlara teşekkür etmeyen Allahada şükretmez
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Kıssalar menkıbeler fıkralar
zengin Abla bir tüccarla, kız kardeşi ise bir köylüyle evliydi. büyük kardeş şehiri övünce küçük kardeş hemen şu cevabı verdi köy hayatını şehre değişmem “Kaba olabiliriz, Siz bizden iyi yaşıyor olabilirsiniz ama herşeyinizi kaybetme ihtimali var. Atasözü ne der bilirsin: ‘Kazanç ve kayıp kardeştir.’ Bugün zengin olanlar yarın ekmek için dilenebilir

Hüseyin dayı rızkını kazanmıştı uyurken bir hırsız geldi bir zehir üfleyip hüseyin dayıyı öldürüp parayı gaspedecekti o an küçük bir rüzgar tüm planı bozdu ve hırsız kendi kuyusuna düştü kendi zehiri ile can verdi ne diyor efendimiz Allah kullarının her halini görür. İman edeni tüm tuzaklardan korur


Nihat kavgacı bir çocuktu annesi gönül kırma. Çirkin söz söyleme, desede o dinlemez herkesi üzerdi Bir gün annesi kimseyi incitmezse ona istediğini alacağım, dedi. ve o gün nihat kimseyi kırmadı annesi ona verip her şeyi aldı ama şu son sözü unutmadı oğlum insanı
kırmamayı basit şeyler için değil, Allah istediği için yapmalısın,


Nihat kavgacı bir çocuktu herkes onu kızdırır o da annesi Evladım, kimsenin gönlünü kırma. Çirkin söz deme, desede o herkesle kavgalıydı oysaki ne diyordu rahmet peygamberi haklı olduğu zaman bile kavga etmeyene cennette köşk verileceğine ben kefilim keşke bu hadisi biri nihata söyleseydi

Halit çok güçlü bir çocuktu Okulda güreşip yenmediği yoktu. bir gün Nurettini güreşte yendi Nurettin, sınıfa girip Halit’in defterlerini Halit öfkelendi. Arkadaşının kulak zarını patlattı oysaki ne diyor peygamberimiz güçlü adam öfkesini yenen kimsedir nihat öfkesini yenemedi ve arkadaşı ömür boyu sağır kaldı

Hüsnü çok iyi bir çocuktu. Ne yazık bir kazada gözlerini kaybetmişti. ama azmiyle her zoru yenmişti. Aynı köyden Murtaza onu küçük görürdü alay etmek için yarış teklif etdi ve Murtaza yarışı kaybetti onu dalga geçip ettiği kör arkadaşı teselli ediyordu ne diyor Hz Resul
Alçak gönüllü olunuz kimse bir diğerine karşı böbürlenmesin

Aylin çok kibirliydi komşusu fakirdi yanına geldi aylin pis bir fakir ne söyleyebilir diyerek komşuyu kovdu oysaki ona ölen babasının altınını vereceklerdi bu sayede aylin Altınları kaybetti böyle devam ederse tez vakitte en büyük zenginliği yani cenneti de
kaybedecektir çünkü ne diyor Hz Muhammed kalbinde zerre kibir bulunan cennete giremez

aylin çok kibirliydi köşkte fakir bir bahçıvanı vardı babası ölünce aylin bu fakiri hor gördü ekmeğinden etti ve aylin bu dünyada mirasa kondu
ama birde ahiret var ve aylin böyle giderse ahiret zengini olamayacak en büyük zenginlik cennete varamayacaktır çünkü ne diyor en güzel nebi Katı kaba ve kibirli kimseler cehennemliktir

zeki bir köylüydü çalınan eşeğine pazarda rastlar zeki köylünün aklına hemen bir fikir gelir eşeğin gözlerini kapatıp hırsıza sorar hangi gözü kördür? şaşıran hırsız bir sağ bir sol der. oysaki eşeğin her iki gözüde sağlamdır bu sayede hırsız yakalanır efendimiz hırsıza beddua edip ve şöyle buyurmuştur.
Allah hırsıza merhamet etmesin

Besim iyi ve zengin bir çocuktu. yoksullar hakkında hiç bir bilgisi yoktu bir gün ona iki fakir çocuk yardım etti bu sayede Besim aç insanları tanıdı ve O akşam sofrada lokmalar boğazına dizildi çünkü ne diyordu efendimiz sav komşusu açken tok olan mümin değildir


Etheme pideci fazla para üstü verdi Ethem hiç ses etmedi çok düşündü tedirgindi Görünmeyen biri hesaba çekiyor ulu bir ses Niye Hakkın olmayanı aldın?” diyordu. günah içini tırmalayan ve bilmesini istemediğin şeydir hadisini okuyan ethem pişman olup parayı teslim etti Allah günahımıza pişman olmayı nasip eylesin
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Kıssalar menkıbeler fıkralar
Hz Muhammed hayır yapılmasına aracı olan hayır yapmış gibi sevap kazanır


Soğuk bir kış günü. isa fakir bir çocuk gördü içi titredi Kendiside varlıklı değildi Yoksul çocuk için ne yapması gerekiyordu onunla yalnız bisküvilerini paylaşabildi Akşam babasına danıştı ve yardım vakfına gidip o fakiri sevindirdiler ne diyordu Hz Muhammed hayır yapılmasına aracı olan hayır yapmış gibi sevap kazanır

Hz Muhammed adres sorana yol göstermek bir iyiliktir

ihsan saklambaç oynarken o anda
yaşlı bir amca soru sordu ihsan yakalanmamak için amcaya kızdı amca dedi ki oğul neden susacam
bir şey sorduk. Biliyorsan söyle. Bilmiyorsa sus. şehir çocukları çok tuhaf, Ne yazık! çocuklara Hz Sav in şu hadisini öğretmemişler, adres sorana yol göstermek bir iyiliktir

Hz Muhammed din kardeşinle çekişme onunla alay etme


Avni iyi bir çocuktu. Fakat herkesle çekişirdi sevilmezdi. Bir gün gölde taş kaydırdılar O gün Faruk daha baþarılıydı Faruğu kıskanan Avni:
mızıkçılık ve hile yaptı ve Faruğun bürün taşlarını aldı ve o gün Avniyi
tüm arkadaşları ayıpladı ne diyor nahl suresi hile ve fesad edinmeyin Allah yolundan sapar bu Ahirette size büyük bir azâb Olur

Nahl suresi

hile ve fesada vesile edinmeyin.

hile ve fesad edinmeyin Çünkü Allah yolundan sapar ve sapasağlam bir ayak kayar

Allah'ın yolundan saptığınıza karşılık fena bir azâb tadacaksınız Ahirette size büyük bir azâb Olur


Ali kiraz ağacındaki ham kirazlara ulaşmak için bir dala çıktı dal ince olup Aliyi çekmiyordu ancak Ali inatla dalı sallıyor ham kirazları yere düşürüyordu ve o an daldan çıt diye bir ses geldi ve kırılıverdi Ali ise 3 ay sakat kaldı ne güzel demiş efendimiz insanın iki der altını olsa 3. ünü ister onun gözünü topraktan başka bir şey doyurmaz

ne güzel demiş efendimiz insanın iki dere dolusu altını olsa 3. ünü ister onun gözünü topraktan başka bir şey doyurmaz


Bir zamanlar haydutlar insanları esir pazarında satardı yaşlı bir adamı yakaladılar para istediler adamın oğlu haydutlara Babam yaşlıdır Onu satsanız elinize birşey geçmez beni satın der bu söze eşkıya hayran kalır ne yiğit evlat canım kurban aslanım Babanı bağışlıyorum der ne diyor Hz Resul
bir çocuk baba hakkını ancak onu kölelikten hürriyete kavuşturursa ödemiş olur

Hz Muhammed bir çocuk baba hakkını ödeyemez eğer onu köle olarak bulur satın alıp hürriyetine kavuşturursa hakkını ödemiş olur
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Kıssalar menkıbeler fıkralar
Necipin canından çok sevdiği
baba yadigarı bir oğlağı vardı bir gün babası oğul kapıyı açık koma çünkü Oğlak eşyalara zarar verir, desede Necip aldırmadı ve bir gün can oğlak içeri girdi aynaya saldırıp tüm camı kırdı bir cam parçası ciğerine saplandı necip geldiğinde her taraf kan gölüydü can oğlak can vermişti Ne diyordu efendimiz babanın sözünü dinle

İsra suresi

Rabbin kendisine kulluk etmeyi ve anaya babaya iyilik etmenizi buyurmuştur.

anan ve baban onlardan biri her ihtiyarlığa erişecek olurlarsa onlara öf bile deme, azarlama

güzel ve iyi söz söyle

anama babama karşı merhamet kanatlarını indir, mütevazi ol

Ya Rabbi anam babam çocukken beni nasıl büyütüp yetiştirdilerse sen de onlara öyle merhamet et.”



Üç kadın konuşuyordu 1.si oğlum bülbül sesli 2. si oğlum akrobat diyordu 3. kadın hiç konuşmadı yolda yorulunca 1.oğul şarkı söyledi 2. oğul dansetti 3. oğul annesinin bütün yükünü omuzladı sizce hangisi daha marifetliydi
Ne diyor efendimiz herkese anneye
hizmeti tavsiye ederim


3 kadın yolda yürüyüp oğullarını
övdüler 3. kadın hiç konuşmadı kadınlar yorulunca 1.oğul şarkı söyledi 2.si dansetti 3. sü anasının yükünü taşıdı yoldaki yaşlı amca kadınlara şunu dedi Ben tek bir övülecek çocuk gördüm O anneye yardıma koşan çocuktur çünkü Ankebut suresi buyuruyor ki Biz hayırlı işlerden biri olarak anne ve babaya iyi davranmanı emrettik

“Biz insana yapacağı hayırlı işlerden biri olarak anne ve babasına iyi davranmasını emrettik...” (29 Ankebut 8)



artık yaşlanmıştı kaşığı tutamıyor yemeği sofraya döküyordu Oğlu ile gelini en Son kızıp yer sofrası verdi Küçük torun ise üzülüp dedesini eliyle besliyordu gözü yaşlı adam
elindeki tabağı kırınca torunu annesine şu şekil bağırdı sakın ola
bu tabağı atmayın yaşlanınca size de bu tabaktan yedireceğim ne
diyor efendimiz Allahın rızası Anne ve babayı memnun etmekledir

ne diyor efendimiz Allahın rızası Anne ve babayı memnun etmekle kazanılır Allahın gazabı anne ve babayı öfkelendirmekle çekilir
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Kıssalar menkıbeler fıkralar
suâl Hamile vefat eder karnındaki çocuk yaşarsa kadına ne yapmalı mezhep imamı ebu Hanife şöyle açıkladı: cenaze, ne defnedilir, ne de çocuğun doğması için bekletilir? hamile kadının karnı ameliyatla açılır, çocuğu alınır, sonra defnedilir ve Doktor geldi. Hamile kadının karnını yarıp çocuğu çıkardı.sonra
kadın defnedildi

ölüm vakti geldiği zaman hiçbir kimseye kesinlikle mühlet tanımaz eceli ertelenmez Münafikûn suresi

bir adam Azrailden Hz Süleymana sığındı Rüzgarına emret beni koru dedi Rüzgar. Adamı Hindistana getirdi Hz Süleymana azrail ey ulu sultan Allah emretti o adamın canını Hindistanda al dedi Ben o adam yüz kanadı olsa Hindistan'da olamaz diye hayret ederken o adam Allahın emri ile hindistanda can verdi ne emrediyor Münafikûn suresi ölüm vakti hiç kimsenin eceli ertelenmez

Hz Muhammed insan istek ve arzularıyla yaşayıp giderken bir de bakar ki en yakın çizgi olan ölüm karşısına çıkıvermiş

ölüm gelip de “Rabbim ne olur bir süre erteleseydin de iyi olsaydım!” Demeden önce verilen rızkı Allah yolunda harcayın münafikun suresi

Hz. Süleymana bir adam canlar koruyucusu beni Azrail (a.s) dan kurtar diye dua etti Süleyman as Rüzgarına emretti ve Adamı korudu Azrail Hz süleymana buyurdu ki ölüm Allah (cc) nün emridir ölüm vakti yüz kanadınla yüz yere uçsan bile ölüm seni bulur ecel kavuşur ne diyor Hz Muhammed insan istek ve arzuyla yaşarken ölüm bir anda
karşısına çıkıverir

Muhammed suresi

Onların vazifesi Allah’ın çağrısına uymak ve güzel söz söylemektir

İş ciddiye bindiği zaman, cihad işlerinde Allah’a karşı verdikleri sözde sadık kalsalardı, elbette
daha hayırlı olurdu.”


Bir gün Râbia-tül Adeviyye ye bir
misâfir geldi. Tenceredeki et ikram
oruç zamanı Namaz kılındı iftarlık hazırlandı. Misâfir; Hayâtımda bu lezzette yemek yemedim, deyince, Hz Râbia şu cevabı verdir Her hâlinde Allahü teâlâyı hatırlıyan ve sâdece O'nun rızâsını istiyenlere işte böyle yemek pişirirler ne diyor
Muhammed suresi Onların vazifesi Allah’ın çağrısına uymaktır



Hz Lokman ın derisi siyah, dudağı kalınmış Lokman, siyah yüzlü, kalın dudaklı diye içinden geçirenlere Hz Lokman şöyle çıkışırmış: Birader, neden şaşkın bakıyorsun? Boyayı mı beğenemedin, yoksa boyacıyı mı?ne yüz siyahlığında, ne dudak kalınlığında tesirim vardır. Onları Yaratan yaratmış, öyle uygun görmüş. Benim tercihim değil...

insanlara yüz güzelliği ve çirkinliği ile pay çıkarmak yanlıştır. Kulun güzellik ve çirkinlikte etkisi yoktur . Her ikisini de yaratan Allâh cc dür İnsan sadece kendi iradesiyle kazandığından sorumludur.


insanları siyah beyaz Diye ayıran kardeşim Boyayı mı, boyacıyı mı? beğenmezsin bilmezmisin insanın ne yüz siyahlığında, ne dudak kalınlığında tesiri vardır. insanlara yüz güzelliği ve çirkinliği ile pay çıkarmak yanlıştır güzellik ve çirkinliği yaratan ve kuluna layık gören Allâh cc dür. İnsan iradesiyle kazandığından sorumludur.


Râbia-tül Adeviyye geç vakte kadar kadar namaz kılardı namazda uyudu eve hırsız girdi. ve baş örtüsünü çaldı ama evden çıkmak
nasip olmadı. ulu bir ses şöyle emretti Ey kişi kendini yorma Şeytan ona yaklaşamazken, hırsız nasıl yaklaşsın O uyuyorsa dostu uyanıktır ve onu korumaktadır ve hırsız tövbe etti mümin bir kul oldu
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Kıssalar menkıbeler fıkralar
fakir bir çocuktu kalemini kaybetmiş ağlıyordu. bir adam kalemini gösterip Kaybettiğin bu mu diye sordu. çocuk Hayır kalemim bu kadar güzel değildi, dedi. Adam bu dürüstlüğü beğenip
kalemini hediye eddi. Peygamber sav doğru sözlülüleri şöyle müjdelemiştir doğru sözlülük insanı cennete götürür

HZ MUHAMMED sav doğru sözlülük insanı iyiliğe iyilikte insanı cennete götürür

kadın bu adam bana saldırdı der kadı o adamın tüm parasını kadına verir adama koş paranı al der ama kadın canı pahasına parayı korur ikisi tekrar kadıya gelir kadı sorar
utanmaz kadın sen iftira ettin madem bu adam sana saldırdı o halde paraları koruduğun kadar ırzını koruman gerekmezmiydi ne diyor Hz Resul ahlaksızlık cehenneme götürür


HZ MUHAMMED sav yalancılık ahlaksızlıktır ahlaksızlık adamı cehenneme götürür


emaneti geri alamayınca kadılık olmuştu kadı davacıyı emaneti verdiği yere gönderdi sanık kadıya onun gittiği yer 3 saatlik yerdir der ve kadı kimin suçlu olduğunu anlar sanığa derki yalancı adam madem emanet almadın o adamın gittiği yerin neresi olduğunu ne bildin ne diyor Hz Muhammed sav yalan ile iman bir arada olmaz


HZ MUHAMMED sav ey insanlar yalan söylemeyiniz çünkü yalan ile iman bir arada olmaz

Her istediğini söyleyen, istemediğini işitir” atasözü

Hz Muhammed sav Allaha ve ahiret gününe inanan kimse ya iyi söz söylesin ya sussun


Soğuk bir kış günü ekmek almış eve dönüyordu. Kemikleri dışarı fırlamış bir köpek gördü Zavallı hayvanın hali yüreğine dokundu. Ekmeği köpeğe versem, annem kızar diye düşündü herşeyi göze alarak Ekmeği köpeğin önüne doğradı ve eve gittiğinde ekmek hiç eksilmemişdiğini Efendimiz ne buyurmuştu sadaka malı eksiltmez

cimri bir insandı kimse sevmezdi. bütün malını altına çevirip toprağa gömdü ve o gün altınları çalındı
yeğeni dayısına dayıcığım. O altınlar zaten senin değildi ki! senin olsaydı toprağa gömmez, ondan faydalanırdın dedi Cimrilikten Allah’a sığınan Efendimiz, şöyle buyurur cimri Allahtan cennetten ve insanlardan uzaktır

Hz Muhammed sav buyuruyor

Zulümden kaçınınız. Çünkü zulüm kıyamet gününde karanlıklar gibi karşınıza çıkar.

Cimrilikten sakınınız, çünkü cimrilik sizden önceki ümmetleri helak etmiş onları birbirlerinin haksız yere kanlarını dökmeye, haramlarını helal saymaya yöneltmiştir.”

Kış fena bastırmıştı çok üşüyordu. Çünkü yırtık ayakkabısı su alıyordu. Ailesinin yoksul olmasına ilk defa o yıl üzüldü.

iyi bir elbise, kalın bir palto ve sağlam bir ayakkabý alacak kadar paramız olsa ne olurdu!”

sadi fakir bir çocuktu ayakkabısı yoktu bir gün camide abdest alırken bir zavallının tek ayağının
olmadığını gördü o adamın belki parası çoktu ama para yetmiyordu
o gün sadi çok utandı ve Allaha kendisine sağlam bir ayak verdiği için şükretti. Efendimiz ne güzel buyurmuş kanaatkâr ol işte o zaman en iyi şükreden sen olursun

Hz Muhammed sav Müslüman olup da yeteri miktarda geçimi olan ve buna kanaat eden kimse ne mutludur.”

sadi başarılı bir öğrenciydi okula otobüsle gidip otomobilleri yok diye üzülürdü arkadaşının babası ölmüş annesi kıt kanaat okutur ve
o çocuk okula yayan giderdi işte o gün sadi aynı şehirde kendinden zor durumda insanlar olduğuna şükretti ne diyor efendimiz kendinizden aşağıdakilere bakın daha yukarıdakilere değil

Bakara Suresi, 172. ayet: 

Ey iman edenler size rızık olarak verdiklerimizin temiz olanlarından yiyin

yalnızca O'na kulluk ediyorsanız, yine yalnızca Allah'a şükredin."


babası küçük bir memurdu. Dört kişilik ailesinin geçimini zor sağlıyordu.Geçimlerini sağlamak için didinip duran bir insanı olmayacak bir istekle üzmek, büyük haksızlık olurdu.


üzüldü utandı. Kendi seviyelerinde olmayan, başlarını sokacak yuvaları olmayan, karınlarını doyurmak için didinip duran binlerce insanla aynı şehirde yaşadıklarını düşündü. Verdiği nimetler için Allah’a şükretti
Rasûlullah her namazdan sonra şu duayı okurdu Allahım seni zikr şükr ve ibadet etmek için yardım eyle.

Bakara Suresi, 152. ayet yalnızca Beni anın, Ben de sizi anayım; ve yalnızca Bana şükredin ve sakın nankörlük etmeyin."

Annemin yaşamını cehenneme çevirdim, onurunu beş paralık ettim, düşmanının yapmadığı kötülükler yaptım Ama o birkaç kuruş biriktirir; ben yoldan çıkmış oğluna gönderir. Bu davranış bile bütün kuramlardan sözlerden, daha çok biz insanları eğitip ruhumuzu yüceltmeye yeterlidir.

Caesar, Galya Savaşında düşmanı görünce ilk önce kendi ordusunun etrafını kazıklarla çevirip etrafına hendek kazdırır yani altyapı hazır olmadan hücum etmez Hücumdan sonra anlarlar ki görülen düşmanın birkaç misli ormanda gizlenmiştir Caesar düşmanı tuzağa çekip imha eder bu taktiği osmanlıda kullanır adı sahte ricat ve kurt kapanıdr

Miryokefalon Zaferi’nden sonra Kılıçarslan’ı tebriğe gelenler Ermeni Patriği de vardır Patrik, Sultan’a, “Muzaffersiniz, Tanrı mübarek etsin” diyor. Sultan da, “Dualarınız sayesinde” diye cevap veriyor. Olay, bir Müslüman komutanın ismine yakışır şekilde diğer unsurlara kucak açmasındadır.

sultanın biri avda kebap yapar ama tuzu yoktur sultan adamlarına bir
köyden tuz getirin emrini verir Tuzun bedelini dürüstçe ödeyin” der halk sultanım bir tuzdan ne olur deyince sultan cevablar Melik köylünün bağından bir elma koparsa kullar bütün ağacı devirir” Bu cevap yağmanın yukarıdan aşağı nasıl yayıldığını anlatır
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Kıssalar menkıbeler fıkralar
Sultan Süleyman dönemine kadar çeşme suları gece gündüz boşa akıp sokakları bataklığa çevirirdi bu dönemde su yolları yaptırılıp sokaklar çamurdan kurtarılmıştır

Sultan Süleyman döneminde
Su yolları onarılmış çeşmeler yaptırılmış sokaklar çamurdan kurtarılıp ve suların boşa akması engellenmişdir.

Sultan Süleyman döneminde çeşme muslukları icat edilmiş
hayratlar yaptırılmış milletin yüzü gülsede karşı çıkanlarda olmuştur

Sultan Süleyman Her tarafa çeşme yaptırdı ve o güne kadar boşa akan suyun israfını önlemek için su yollarını onardı bunun içinde Mısırdan hamal getirildi

Sultan Süleymanın istanbulda yaptırdığı çeşmeler at sakalarına, ve mahallelere hizmet verirdi At sakalarının, mahalleden su almaları yasaktı ama uyulmazdı. At sakaları mahalleden su alır, halka satardı.

osmanlıda At sakaları İstanbul`un fethinden beri, yangında su taşırdı yangınlarda kiminin atı, ve eşeği ölürdü. at sakalarını korumayı Divan-ı Hümayun görev bilir ve at sakalarını üstün tutardı

sultan süleyman kırk çeşme projesi ile istanbula çeşmeler yaptırıp su israfını önlemiştir su kanalları açtırarak sokakları çamurdan temiz
lemiştir bu dönemde at sakalarının mahalleden su alımı yasaklanmış at sakaları ise yolsuzluk yapıp mahalle sularını kendi özel hamam ve şadırvanında kullanmıştır

kanuni han dan sonra kazasker, defterdar, nişancı, gibi üst düzey
su yolsuzluğu yapınca sadrazam
Sokullu durumu saraya arzetmiş İkinci Selim: "konunun hemen
araştırılmasını emretmiştir

Osmanlılar Orhan Gazi devrinde donanma kurup denizcilik tecrübeleri olmadığı halde, küçük gemilerle Marmara’ ya açılmışlardı

Orhan Gazi devrinde osmanlı donanması Marmarada faaliyet gösterip Bizanslılar’la muhatap olmuşdur Karamürsel Bey, İzmiti zaptedip burada tersane kurmuştu

Orhan Gazi devrinde osmanlı donanması hafif ve süratli gemiler ile Bizans taarruzlarını durdurmuş Karamürsel adlı tekneler yapılıp isimi bugünkü sahil güvenlik teknelerinede verilmişdir

1354 de Orhan Gazi’nin oğlu Süleyman Paşa Çanakkaleyi geçip Gelibolu’yu fethederek Osmanlı donanmasına üs yapmıştır

Orhan Gazi Rumelide fetihler yapıp buraya Anadolu’ daki göçmenleri yerleştirmiştir buda Avrupa ve Bizans’ı telaşlandırmışdır

Orhan Gazi devrinde Haçlılar Anadoludaki halka eziyet edip Osmanlıya Haçlı Seferi düzenleyip Gelibolu’ya saldırdılar.

Haçlılar Yeterli donanmaya sahip olmayan Orhan Gazinin donanmasını yenince gelibolu elden çıkmış 1376’ya kadar Bizans’ın elinde kalmışdır

Sultan Ahmed hüdayi Hz lerine bir hediye gönderir Şeyhi kabul etmez çünkü Evliyanın gözünde dünya malı hiçdir. ve derki biz karga değiliz ki leşi kabul edelim

Sultan Ahmed şeyhi tarafından kabul edilmeyen bir hediyeyi devrin evliyası Abdülmecid Sivasîye gönderir ve hediyesi kabul edilir
Hüdayi Hazretleri şöyle der evliya ve alimler için dünya malı hiçtir ama Şeyh Sivasî öyle büyük bir ummandır ki bir parça çamurun kendini bulandırmayacağını bilir


1787`de osmanlı hazinesi boşalmış
dış borçlanma gündeme gelmişti Şeyhülislam Mehmet Kamil Efendi dış borçlanma mekruhtur ancak mevcut şartlar altında yapılması gerekir cevabını verdi

Eyyubî devlet adamı Nureddin zengi beytülmala ait araziyi, Şam`da hayır kurumlarına vermiştir


Selahaddin Eyyubî Kudüs, Şam ve Mısır`da vakıflar yapmışlardır. daha sonra gelen Türk ve Çerkez Sultanları buna uymuşlardır.

ZAMANIN EN ÂDİL HÜKÜMDARLARI
OSMANLI PADİŞAHLARI

OSMANLI PADİŞAHLARI, EHL-İ KEŞİF VE İRFANIN KİTAPLARINDA SAHABEDEN SONRA EN ÂDİL HÜKÜMLARDARLAR olarak vasıflandırılmışlardır.


hatem çok zengin ve cömertti atını çok sever canına değişmezdi bir gün sultan isteyince hatem sultana sultanım keşke önce söyleseydiniz sizin at eti sevdiğinizi bilirim ben sizi canımla misafir etmek için o atı kesip size ikram ettim bu bir cömerlikti efendimiz 1 keçisini isteyene tüm sürüyü bağışlar ve buyururdu cömert cennete yakındır

Hz Muhammed sav buyuruyor
Cimri ile cömert zırh giyinmiş iki kişiye benzer Cömert sadaka verdikçe zırhı genişler, uzar, ayak parmaklarını örtecek hale gelir Cimri ise vermek istediğinde zırhı birbirine geçer sıkıştırır ne kadar Genişletmeye çalışsa başaramaz, infak etmek istesede edemez.

efendimiz sav cömert Allaha yakın insanlara yakın cennete yakın cehennemden uzaktır

Peygamber Efendimiz iki keçi isteyene bir sürü bağışlardı

bir gün altın bulan bir adam şöyle
düşündü artık fakirlikten kurtuldum
bir köşk yaptırayım Yerleri beyaz mermer odaları en âlâ mobilyalarla döşeteyim. Bahçede rengârenk çiçekler meyva ağaçlarý bulunsun. ağaçlarda dünyanın en güzel kuşları şakısın


Hey akılsız adam Bir gün senin toprağından da kerpiç kesecekler. Eline altın geçince Namazı, niyazı unuttun. Halbuki hayat her gün bir şeyler götürüyor. Ölüm yaklaşıyor
Allahın sana verdiğini iyi harca! Harvurup harman savurma!

Namazında niyazındaydı altın bulup hayale daldı atlar köşkler düşledi
namazı ve Allaha şükrü unuttu yolu mezarlığa düştü anladıki ölüm yaklaşıyor ve bir gün toprağından kerpiç kesecekler asıl olan Verileni Allah yolunda harcamaktır ne diyor Hz Resul uhud dağı kadar altınım olsa yanımda 3 günden çok durmasını istemem

dünya bir misafirhane bir konak gibidir bu konakta bizden önce dedemiz babamız ve bizler kalmışız öyle ise hepimiz bırakıp gideceğiz
hayat bizden her gün bir şey götürüyor sen Allahı ve namazı unutma her nefese bin şükret hayale dalma ev araba köşkler düşleme ölüm yaklaşıyor Allahın verdiğini Allah yolunda harca


ihtiyar biri Evlat Bu misafirhânede kalabilir miyim diyince adam burası misafirhâne değil, evimiz dedi
ihtiyar evlat bu evi deden yaptırmış baban sen ve torunun kalmış bu konağın sahipleri onu hep bırakıp gittiğine göre, hepiniz misafirsiniz
ne diyor efendimiz sav dünya ile ilgim ağaç altında dinlenip yoluna devam eden yolcu gibidir


Hz Muhammed benim dünya ile ilgim bir ağaç altında dinlendikten sonra yoluna devam eden yolcu gibidir


Hz Musa zamanında fakir biri
odunculukla geçinir hiç yorulmazdı tek kusuru oduncu komşusunu
çekemeyip kıskanmasıydı oduncu
Hz. Musa’ya ne olur halimi Allaha anlat diyince Allahu teala şöyle buyurdu bir kulda kıskançlık varsa bu hastalıktan kurtulmadığı sürece rahat edemez huzur için en başta hasetten vazgeçmek gerekir

kıskanç bir oduncunun tek isteği yük taşıyacak bir eşşekti Allah o o kula emretti komşunun eşeğinin iyileşmesi için dua et sana bir eşek vereyim bu emir karşısında kıskanç komşu isyan etti Komşuma dua etmem eşek te istemem Yeter ki komşum eşeği iyileşmesin dedi
ne diyor efendimiz sav kıskançlık yapmayınız ateşin odunları yediği gibi kıskançlıkta iyilikleri tüketir


Kıskançlık, gerçek bir hastalıktır. Ona yakalanan kimsenin mutlu olmasına imkân yoktur kıskançlığın yorup yıprattığı rahat yüzü göstermediği bir gerçektir.
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Kıssalar menkıbeler fıkralar
bir kedi çakının ucundaki eti yalıyor
kovuldukça kızgınca bakıyor rızkına engel olunduğunu düşünüp etrafa
kızgınca bakıyor ama akan kanın kendi kanı olduğunu farketmiyor
felaketine sürükleniyordu işte kimi
insanlar bu kedicik gibidir, kötülüğün zararını düşünmez Kötülüğü engellemeyi çalışanlara da, tıpkı kedicik gibi, kızarlar, .

kimi insanların kötülüğüne engel olmamalı onlar kötülüğü kendisi anlamalı diyince babası cevap verdi
Bizim görevimiz insanları kötülükle baş başa bırakmak değil insanı kötülükten vazgeçirmektir Böylece onlara, ve topluma iyilik ederiz diyip
Efendimizin şu hadisini okudu
kötülüğü gören engel olsun

Hz Muhammed kötülük yapıldığını gören ona eliyle engel olsun eliyle engel olamazsa diliyle engel olsun bunuda yapamazsa o kötülükten nefret etsin

Memiş Dayı korkunç bir durum ile karşılaştı Yavrusu cansızdı Köpeğin bebeğini parçaladığını sanarak onu tırpan ile yere serdi Karısı durumu açıkladı bebeğim yaşıyor bu köpek bebeğime saldıran koca yılanı öldürdü şimdi cansız yatıyor diyince memiş dayı çok üzüldü ne diyordu efendimiz hayvanlara eziyet etmeyin


Hz Muhammed Allahdan korkunda bu dilsiz hayvanlara eziyet etmeyin


bir inek bahçedeki ekini çiğnemişti emeği boşa giden çiftçi öfke ile
bir sopa almıştı komşusu Zavallı buzağısı dün öldü ipini koparıp buzağısını arıyor, diyince çiftçinin sopası düştü ve ineğin başını okşayıp Demek ki o da yavrusunu düşünüyor, dedi ne diyor meryem suresi Rahman olan Allah gönüllerde bir sevgi yaratacaktır."

İman edip salih amel işleyenler için Rahmanolan Allah (gönüllerde) bir sevgi yaratacaktır Meryem suresi
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Kıssalar menkıbeler fıkralar
Hz. Davud bir kurdu küçümseyince o kurt Allah'ın emri ile dile gelip ben
Her gün, bin kere Allahuekber sübhanallah elhamdülillah diyerek Allahı zikreder bin kerede Hz Resula soyuna ashabına dua salat ve selam ederim der Hz. Davud as kurdu küçümsediğine pişman olur, Allah'dan korkar tevbe eder ve yalnızca rabbine sığınır.


Kardeşlerim! İnsanı Rabbinden uzaklaştıran perdelerin en büyüğü, kalbi öldürmek, karartmaktır. Kalbin ölmesine kararmasına sebep de dünyayı sevmektir.

Bir hadîs-i kutsîde buyruldu ki:"Ey Âdemoğlu! Kanâat et zengin ol. Hasedi terket, râhat ol! Dünyâyı terket, dînin halis olsun."

Kim gıybeti terkederse, Allahü teâlâya karşı olan sevgisi çoğalır. Kim az ve doğru konuşursa, aklı tam olur.

Kim aza kanâat ederse, gerçekten Allahü teâlânın ahdine inanmış olur. Kim dünyâ için kaygılanırsa Allahü teâlâdan uzaklaşır."



Gazneli mahmut Hint savaşında sayısız ganimet elde eder ve tüm ganimeti yoksullara dağıtır çünkü savaştan önce dua etmiş galib gelirse tüm ganimeti yoksullara vereceğine dair adak adamıştır

gazneli mahmut ganimetini adak adamıştı itiraz gelince bir meczuba danışıp şu cevabı aldı Sultanım Allah'a işin düşmez ise adağını düşünme işin düşer ise madem Allah yardım etti düze çıkardı sen kendine düşeni yap sözünü yerine getir en son sultan Mahmut adağı
yerine getirip tüm ganimeti yoksula verdi ve yoksul babası oldu


bir daha Allah'a işin düşmeyecekse merak etme adağını düşünme. Yok, za­man gelecek, yine işin düşecek
ise utan adağını yerine getir.

Madem Allah sana yardım etti, işini düze çıkardı; demek ki kendisine düşeni yaptı. Sana düşen iş nerde Niçin sözünü yerine getirmiyorsun?

sultan Abdülhamid Allah ordu-yu hümâyûna nusret, kuvvet versin, inşâallah zafer bizimdir?”

sultan Abdülhamîd selanik düşmek üzere diyenlere şu cevabı vermiştir Selanik, İstanbul’un anahtarıdır Ordumu Nasıl bırakıp giderim târih ve ecdâd yüzüme tükürmez mi?.. Ben tahliyeye razı değilim! Yetmiş yaşında olduğuma bakmayın... tüfek verin, asker evlâdlanmla Selânik’i son nefesime kadar müdâfaa edeceğim!” dedi.

Sultan Abdülhamîd âcil işlerde, gece uyandırılmasını ister işlerin ertesi güne bırakılmasına asla rızâ göstermezdi.

başkâtibi bir geceyarısı Sultân Abdulhamidin kapısını çalar kapı geç açılır Abdülhamid han şöyle açıklar evladım çok mühim bir işe geldiğinizi anladım. uyandım. Abdest aldım. geciktim. Kusura bakma. Ben bu milletin hiç bir evrakına abdestsiz imza atmadım. Getir imzâlıyayım” dedi. Besmele çekerek imzaladı.”

sultan Abdülhamid han devletin
hiç bir evrakına abdestsiz imza atmaz her evrakı Besmele çekerek imzalardı.”


Sultan Abdülhamit Beşiktaş tepesindeki Yıldız Sarayı’nı ve yıldız câmisini yaptırıp Hamîdiye suyunu halka sunmuştur


Ankara vâlisi Abidîn Paşa tatlı su tatlı su için Ankara halkından para toplamıştı, Abdülhamîd han vâliye Susuzlara su vermek Dînimizin emiridir ve çok sevâbdır Bu şeref bize bırakılsın. Topladığın parayı geri ver masraf hazînemdendir dedi ve Az zamanda Ankaralıları tatlı suya kavuşturdu.

Abdülhamîd han Medîne ve Bingâzi de telgraf hattı yaptırıp, Musul ve Kerkükte petrol kuyuları açtırmışdır

Abdülhamîd Han Hicaza hizmetler götürmüştür yaptığı. hizmetler yalnız ümerâya, ulemâya ve makama olmayıp, fakirlerin hepsine ulaşmıştır.


Anadolu'daki en büyük velilerden biride Hacı Bayram-ı Veli hz leridir

Akşemseddin hz leri sultan Fatih in
hocası olup Hacı Bayram hz lerinin talebesidir


Akşemseddin hz leri Hacı bayram hz lerine bağlanışından kısa bir zaman sonra zekası ve şeyhine olan tam teslimiyeti sayesinde icazet alıp irşadla görevlendirilir


bir gün Hacı Bayram hz leri talebesi
hz Akşemseddinin üstünlüğünü
şöyle açıkladı Bu köse bizde ne gördü ise hemen inandı ve teslim oldu. Kırk yıllık talebelerim ise bizde gördüklerinin önce sebep ve hikmetini öğrenip sonra inandı ve teslim oldu. İşte aradaki fark budur.

90'lık bir ihtiyar Hasan-ı Basri hz lerine tevbe edip doğru yola girmek istiyorum der mübarek zat latife yapıp sorar Beybaba geç olmadı mı?" der. İhtiyar: "Neresi geç ki, ölmeden geldim ya" der.

Hasan-ı Basri hz lerine 90 lık dede tövbe etmek isterim der Hz basri sorar geç olmadı mı ihtiyar derki ölmeden geldim der Hz basri doğru söyledin ölmeden önce gelen, zamanında gelmiş olur der

Düşünen ve hakkı kabûl edenlere, Rableri katında Cennet vardır.(En'âm sûresi:127)

Seyyidet Nefîse hz leri evinin önünde, kendisi için bir kabir kazmıştı Kabre iner namaz kılardı. Bu yerde altı bin hatim okumuştu

Seyyidet Nefîse hz leri Vefât anı oruçlu idi ağırlaşınca orucunu bozabileceğini söylediler onlara "Siz ne diyorsunuz? Ben otuz senedir oruçlu olarak vefât etmem için duâ ediyorum." buyurdu.

Ehl-i beytten Seyyidet Nefîse hz leri
oruçlu iken En'âm sûresinin Düşünen ve hakkı kabûl edenlere, Rableri katında Cennet vardır âyet-i kerîmesini okuyarak vefât etmiştir
İmâm-ı Şa'rânî hz leri, "Ehl-i beyt içinde tasarrufu en fazla olanı, Seyyidet Nefîse'dir" buyurmuşdur

İmam-ı a'zamın babası küçük yaştan beri ahlakı temiz, takva sahibi idi. Yüzü gayet nurlu olup zühdü, salahı ve ilmi pek çok idi.
 
kördür hiç haram görmemiştir Sağırdır hiç haram duymamıştır. Dilsizdir hiç haram konuşmamıştır. Kötürümdür, harama yürümemiştir
Allah günah ve harama karşı bizi
kör sağır ve dilsiz eylesin


imamı azamın babası bir elma yedi ağzında kan izi görünce pişman oldu o elma bahçesini aradı ve elma sahibinden helallik almak için
5 yıl boyunca o adamın tarlasında ücretsiz çalıştı

bir genç izinsiz bir elma yeyince pişman olup sahibinden helallik istedi elma sahibi dedi ki sakat bir kızım var onunla evlen genç kabul etti düğün gecesi dünya güzeli bir
kız gördü kızın babası açıkladı kızım harama karşı kör ve sağırdır haram konuşup işlememiştir sen ise dürüst ve temizsin bu kız sana helaldir birbirinize mübarek olun

 
gazneli Mahmut Hasen Harkani hz lerine sorar Bayezid-i Bistami nasıl biri idi Harkani hz leri der ki Hocam öyle bir zat idi ki kim yüzüne baksa,
müslüman olur iman ile şereflenirdi

gazneli Mahmut Hasen Harkani hz lerine sorar geldiğimde yüzüme bakmadın; şimdi beni Sebebi ne ki?
Harkani hzleri cevaplar Gelirken kibirle içeri girdin, giderken tevazu ile gidiyorsun, şimdi güzelleştin.


Bir gece hırsızın biri Seyyid Taha hz lerinin ambarından un çalar fakat kaldıramaz o an Hz taha gelir dur Yardım edeyim, deyip ekler Bunu al git, ihtiyacın olursa, ambara değil, bize gel buyurur ve hırsız tövbe edip, sadık bir talebe olur


Ebul Vefa Hz lerinin oğlu su bidonu delip suya zarar verir sakanın biri şikayet eder vefa hzleri zararı öder durumu hanımına sorar hatun cevap verir bey hamileyken bacımın limonunu izinsiz iğneyle delip emdim. Nefsimi körlettim. Hata bende söylemeliydim ona o gün vefa hzleri bacılarından helallik alırlar çocukta davranışı terkeder

Ne de olsa insandır ve o da her insan gibi kendine yapılan iyiliklerin kölesidir.

Sultan Murad dediğin kimdir? Sen asıl Alemlerin Sultanı'na kendini sevdirmeye bak ki, O seni sevince sırtını bile Sultan Murad'a keselettirir..."

Bu tozlu bedenle Rabbime ibadet ederken utanıyorum."

4. murat tedbili kıyafet bir hamama gelir ve onu kimse tanımaz yaşlı biri evladım sırtın kirlidir istersen keselerim diyince sultan buna sevinir çünkü karşılıksız yapılan bir iyiliktir ellerin dert görmesin baba der ve ihtiyarın kesesi bitince bu sefer 4.murat ihtiyarı keseler çünkü o da bir insandır ve her insan kendine yapılan iyiliklerin kölesidir

4. Murad gizlice bir hamama girer ve kimse tanımaz amacı teftiştir gizlice bir ihtiyarı keseler ve sorar amca sultan murada hizmetkâr olmak varmış adamları hamamı inletiyorlar adam şu cevabı verir evlâd sen Allaha hizmetkâr ol ki, O sevince sırtını Sultan Murad'a keselettirir sultan murat kimdir asıl alemlerin sultanı Allahtır


Gönüller sultanı Mevlana sorar
evimizde yiyip içecek ne var hiç birşey yok, diye cevap alınca elini açar Allah’ım, sana şükürler olsun ki, evimiz Peygamber evine benzer sen bana Muhammed sav yolunun tozu olduğunu gösterdin
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.