You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Kehf suresi Zulkarneyn Tartışmaları

Kehf suresi Zulkarneyn Tartışmaları

Forumcu
RE: Kehf suresi Zulkarneyn Tartışmaları
dolmuşlar kalabalık olur be kardeş. metrobüs daha iyi, hem hızlıdır. gülücük
şu kaynağın kimdir necidir ve senin bu olaya bakışın nasıldır bir görelim ona göre konuşururz gerekirse. amaç dolmuşculuksa bu durakta inecem ben.
bak oyun kahramanları arka planda çalışmak için hazır ve nazır bekliyor. gel o pencereyi kapat da bizimle oyun oyna diye.
gülücük
Bunu ilk beğenen sen ol.
Forumcu
RE: Kehf suresi Zulkarneyn Tartışmaları
bi kere o aktardığın meal değil. tefsir de değil.
müslümanları "islamcılar "şeklinde tanımlayan farklı bir zihniyetin elinden çıkmıştır.
alıntı diye yazmamış olsaydın gereken yanıtı verirdim ama alıntı dediğin için olayı kapatayım dedim o yüzden. bi sevap da biz kazanalım dedik fena mı.
gülücük
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: Kehf suresi Zulkarneyn Tartışmaları
[Resim: urjn1.jpg]


Gaflet içinde gördüm, nice canlı cesedi ;
Câhillerden beterdi, âlimlerin hasedi..
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: Kehf suresi Zulkarneyn Tartışmaları
Ad-land: Ad ülkesi demektir.
Kimi araştırmacılar; İbranice’deki ilk insanı belirten, ve ''adama'' sözcüğünden gelen "Adem", Sanskrit dilinde “ilk-başlama” anlamına gelen ve
Aryenler’in ilk konuşan insan türüne verdikleri ad olan "Ad-i",
Frigler’in "Attis",
Kafkasyalılar’ın "Adige",
Polinezyada’daki "atea",
Truva öyküsündeki "Ate",
Aztek mitolosindeki "Atzlan" (ada)
ve Türkçe’deki "ad", "ada", "ata" -(pek çok dilde baba anlamına gelir)- sözcükleri ile,
"Ad" kavminin adı arasında etimolojik bir bağlantı olabileceği düşünülmektedir.

Atlantis'nin en kuvvetli kanıtlarından biri: Meksikalı Azteklerin kendilerine Azt'ler olarak tanımlamaları ve batıda "Aztlan" adında, "suyla çevrili ve büyük bir dağın bulunduğu bir ülke" den geldiklerini belirtmelerinden kaynaklanıyor..

Atantis tezine karşı olanlar, Azteklerin 12. asırda geldiklerini işaret ediyorlar. Ancak onlar; ne Azteklerin bir deniz kültüründen geldiklerini, ne de "Aztlan"ın nerede olduğu konusunu açıklama getiremiyorlar..

Kristof Kolomb'un Amerika'ya ilk indiği yere yakın; Atlan adında bir yerleşim bölgesi varmış.
Ayrıca Peru'da Atlan isminde bir liman vardı. İspanyollar Meksika'ya girdikleri vakit, Atlan isminde beyaz yerlilerin bulunduğu bir yerleşim bölgesi buldular.
Kızılderili dillerde "atl" su anlamına gelir; ve "atlan" le biten pek çok yer ismi vardır..


Atlantoloji açısından, Nuh tufanı'nın M.Ö. 2500 veya 3000 değilde, M.Ö. 10.000 civarında yaşanmış olması muhtemeldir.

Bu tarihlerde büyük olasılıkla, dev bir göktaşının yeryüzüne çarpması; ya dünyanın yörüngesini güneşe daha yakın getirmişti, veya eksenini değiştirerek yeni buzul alanları yaratıp, eski buzul alanın erimesine yol açmıştı.

Böylece kutuplardaki yer değişmesinin, iklim değişliklerine de yol açması gerekir. Kutuplarda buzların altında bulunan ormanları, aksi taktirde nasıl açıklarız.
İlginçtir ki; gerek Enok'un kitabında, gerek Herodotus' un Mısır rahiplerinden duyduklarında, ve nice eski kayıtta böyle bir eksen değişikliği olduğu açıklanıyor.

Mısırlı rahiplerin Herodotus'a anlattıklarına göre: Güneş bir zaman batıdan doğuyormuş, ve doğuda batıyormuş..; ve dünya birkaç kez eksen değiştirmiş...


Güneşin batıdan doğması..
Aynen, Hz.Muhammed'in(s.a.s) kıyamet alâmetlerinde yazdığı gibi..



Kuran'dan, Ad ve Semud'la ilgili çarpıcı ayetler:

Âd kavmi de, peygamberleri yalanladı.
Hani kardeşleri Hûd, onlara şöyle demişti: “Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?”
“Şüphesiz ben, size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim.”
“Öyle ise Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin.”
“Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancak âlemlerin Rabbi olan Allah’a aittir.”
“Siz her yüksek yere bir alamet bina yapıp boş şeylerle eğleniyor musunuz?”
“İçlerinde ebedi yaşama ümidiyle, sağlam yapılar mı ediniyorsunuz?”
“Tutup yakaladığınız zaman zorbaca yakalarsınız.”
“Artık Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin.”
“Bildiğiniz her şeyi size veren, size hayvanlar, oğullar, bahçeler ve pınarlar veren Allah’a karşı gelmekten sakının.”
“Çünkü ben, sizin adınıza büyük bir günün azabından korkuyorum.”
Dediler ki: “Sen ister öğüt ver, ister öğüt verenlerden olma, bize göre birdir.”
“Bu, öncekilerin geleneklerinden başka bir şey değildir.”
“Biz azaba uğratılacak da değiliz.”
Böylece onlar Hûd’u yalanladılar. Biz de bu yüzden onları helak ettik. Şüphesiz bunda bir ibret vardır. Onların çoğu ise iman etmiş değillerdir. (Şu'ara 124-139)

Âd kavmine gelince; onlar da uğultulu ve dondurucu şiddetli bir rüzgârla helâk edildi.
Allah onu kesintisiz olarak yedi gece, sekiz gün onların üzerine musallat etti. Öyle ki o kavmi, içi boş hurma kütükleri gibi oracıkta yere serilmiş hâlde görürdün.
Şimdi onlardan geri kalan bir şey görüyor musun? (Hakka / 6,7,8)

Hatırlayın ki; Allah Âd kavminden sonra, sizi onların yerine getirdi ve sizi yeryüzünde yerleştirdi. Yerin ovalarında köşkler kuruyor, dağları oyup evler yapıyorsunuz. Artık Allah’ın nimetlerini anın da, yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın. (Araf / 74)

Onlar hem bu dünyada, hem de kıyamet gününde lânete uğratıldılar. Biliniz ki Âd kavmi, Rablerini inkâr etti. Biliniz ki; Hûd’un kavmi Âd, Allah’ın rahmetinden uzaklaştı. (Hud / 60)

Âd kavmi ise yeryüzünde haksız olarak büyüklük taslamış, “Bizden daha güçlü kim var?” demişlerdi. Onlar; kendilerini yaratan Allah’ın, onlardan daha güçlü olduğunu görmediler mi? Onlar bizim âyetlerimizi inkâr ediyorlardı. (Fussilet / 15)

Rabbinin Âd’e, şehirler içinde benzeri kurulmamış olan; sütunlarla dolu İrem’e, vadide kayaları oyan Semûd’a, kazıklar sahibi Firavun’a ne yaptığını görmedin mi? (Fecr / 6,7,8,9,10)


İrem: bir rivâyete göre boy adıdır. Âd'ın atasının adıdır diyenler de vardır. Bir şehir adıdır diyenler olmuş; hatta İskenderiye'nin yerindeydi de denmiştir. Bu şehri, Ad'ın oğlu olup tanrılık davasına kalkışan Şeddad yaptırmıştır. Ad'ın lakabıdır diğer bir adıdır diyenler de var. Direklerden maksat; güç kuvvet, şiddet ve kudret, yahut uzun boy postur denmiştir.

Şehirler içinde benzeri kurulmamış olan.., sütunlarla dolu Atlantis...
İman etmiş olan adam dedi ki:
“Ey kavmim! Şüphesiz ben; Nûh kavmi, Âd kavmi, Semûd kavmi ve onlardan sonra gelen toplulukların başına gelen olayların, sizin de başınıza gelmesinden korkuyorum. Allah, kullarına asla zulmetmek istemez.” (Mümin / 30,31)


Son ayette görüldüğü gibi; kavimler sayılırken, belli bir sıra var.
Nuh-Ad-Semud ve sonra diğerleri.. Bu sıra asla bozulmuyor... Yani Ad ve Semud'un, Arap kabileleri olmadığı anlaşılıyor.. Aşağıdaki ayetlere dikkatle bakın..

Onlara kendilerinden öncekilerin; Nûh, Âd ve Semûd kavimlerinin, İbrahim’in kavminin; Medyen halkının, ve yerle bir olan şehirlerin haberleri ulaşmadı mı? Peygamberleri onlara apaçık mucizeler getirmişti. Demek ki Allah onlara zulmediyor değildi; ama onlar kendilerine zulmediyorlardı. (Tevbe / 70)

3 semavi dinin atası İbrahim, Ad ve Semud'dan sonra geliyormuş demek!..
Nuh'un hep ilk başta olmasının sebebiyse: Atlantis ve Mu'nun son zamanlarında doğmasına rağmen, Nuh'un Allah'ın çok sevdiği kulu olmasıydı.
Ki eski kutsal kitaplar da, bunu doğrular:

"Ve Rab gördü ki; yeryüzünde adamın kötülüğü çoktu; ve her gün yüreğinin düşünceleri ve kuruntuları ancak kötü idi. Ve Rab dedi: Yaratığım adamı ve hayvanları, sürünenleri ve göklerin kuşlarını, toprağın yüzü üzerinden sileceğim; çünkü onları yaptığıma pişman oldum. Fakat Nuh, Rab’ın gözünde inayet buldu. (Eski Ahit: Tekvin; Bap - 6)

Kavimlerin sıralamasına dikkat edin yine..

Onlardan önce Nûh kavmi; Ress halkı ve Semûd kavmi, Âd ve Firavun, Lût’un kardeşleri, Eykeliler, Tübba’ın kavmi de yalanlamıştı. Bütün bunlar peygamberleri yalanladılar; böylece kendilerini uyardığım şey gerçekleşti. (Kaf / 12,13,14)[color=#696969]

Ress halkı: Ashâbu'r-Ress, örülmemiş kuyu halkı anlamına gelmektedir. Bu halkın Yemâme'de, Azerbaycan'da veya Antakya'da olduğu söylenmişse de; bütün bunların tahminden ibaret olduğu muhakkaktır.
Bu halkın, hangi coğrafi bölge üzerinde yaşamış oldukları hakkında; ne tefsirlerde, ne de tarih kaynaklarında bir bilgi mevcuttur.

Onlardan önce: Nuh kavmi ile Âd, ve güçlü saltanat sahibi Firavun da peygamberlerini yalanlamıştı. (Sad / 12)

Burada Ad ve Semud ayrılmış.
Nuh, Atlantis'e daha yakın topraklarda bulunduğu için; yukarıdaki ayette Ad'ın yanında yer almış.
Ayrıca Firavun'un ülkesi Mısır da, Atlantis'e daha yakındır.

Semud, Lût kavmi ve Eyke ahalisi de öyle. O topluluklar, işte bunlardı. (Sad / 13)

Lut kavmi: M.Ö 5000-4000 yıllarında yaşadıkları varsayılır. Yaşadıkları yer ise: bugün Kızıldeniz'in kuzeyinde Ürdün-İsrail sınırında, Lut Gölü yakınlarında olduğu arkeolojik incelemelerle belirlenmiştir. Bu şehrin, Eski Ahit'te adı geçen Sodom olduğu kesinlik kazanmıştır.

Eyke halkı: Eyke kavminin, Arabistan yarımadasında olduğu tahmin edilmektedir.

Bu iki ayette, kuzey, güney ayrımı yapılmış. Nuh'un gemisi, Anadolu topraklarında karaya oturmuştu. Nuh, kuzeyde biryerlerde yaşıyor olmalıydı.


Aşağıda, Nuh'un kavminin Atlantis ve Mu zamanında; yani yaklaşık 10.000-15.000 yıl önce yaşadığının kanıtı olan ayetler..:

Andolsun biz; Nûh’u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik. O da, dokuz yüz elli yıl onların arasında kaldı. Neticede onlar zulümlerini sürdürürlerken, tûfan kendilerini yakalayıverdi.
Biz de onu ve gemide bulunanları kurtardık; ve bunu âlemlere bir ibret kıldık. (Ankebût / 14,15)

Aşağıda, konuya %1000 kanıt olan ayet var.. Bu ayet olmasaydı belki, içimde bir şüphe kalırdı; ve konuyu açmayabilirdim.

“Rabbim! Beni yalanlamalarına karşı bana yardım et!” dedi.
Bunun üzerine Nûh’a, “Bizim gözetimimiz altında ve vahyimize göre o gemiyi yap” diye vahyettik. “Bizim emrimiz gelip de tandır kaynamaya başlayınca (sular coşup taştığında), dedik ki: “Her cins canlıdan birer çift, bir de kendileri aleyhinde daha önce hüküm verilmiş olanlardan başka aileni gemiye al ve zulmeden kimseler hakkında bana hiç yalvarma! Şüphesiz onlar suda boğulacaklardır.”
Sen ve beraberindeki kimseler, gemiye bindiğiniz zaman: “Bizi zalim kavmin elinden kurtaran Allah’a hamd olsun” de.
Yine de ki: “Ey Rabbim! Beni bereketli bir yere kondur. Sen, konuk edenlerin en hayırlısısın.”
Şüphesiz bu olayda ibretler vardır. Biz gerçekten imtihan ederiz.
Sonra onların (Nûh kavminin) ardından, başka bir nesil yarattık. (Müminun / 26,27,28,29,30,31)

Bulutların dağılması ve yeryüzünün kozmik ışınlara maruz kalmasıyla, Dünya maddesinin vibrasyonel yapısında da birtakım değişiklikler meydana gelmişti. O dönemlerde, 600-700 yıl normal yaşam süresiydi; 1000 yıl yaşayanlar da vardı. Kimi ırklar dev yapılı olup, boyları 3-4 metreyi buluyordu. Yeryüzünde uyumlu bir yaşam vardı. Dünya insanı gerekli koşullara sahip duruma geldiğinde kozmik bir kültür ya da öğretiyle tanıştı: Sirius Öğretisi.

Öğretinin indirildiği devrede, bir "Sirius kültürü temsilcisi" dışında; devre boyunca Sirius öğretisi bir gezegenden (kimilerine göre Venüs'ten) gelen "öğretmenlerce" öğretilmeye çalışıldı. İnsanlığın ilk dini denilebilecek bu öğretinin, Atlantisli rahiplerine ve izleyicilerine Edgar Cayce "Bir'in Yasası Oğulları" der. Aynı öğretinin Mu'lu rahiplerine ise "Naakaller" adı verilirdi.

Yeryüzünün kimi bölgeleri Aden Cenneti'nden farksızdı. Kentlerin kralları, aynı zamanda rahiptiler ve Yukarı'dan (görünmez hiyerarşiden) aldıklarını aşağı aktarırlardı. Fakat sonraki dönemlerde yaşanan maddi ve manevi dejenerasyon, yeryüzünü cennet olmaktan çıkaracaktı.

Bu dönemlerde, Dünya'nın esir'i yapısı ve maddi koşulları uygun olduğundan, çağımızda bilinen psişik yeteneklerin birçoğu rahatlıkla kullanılabiliyordu. Bir ceylanı, yalnızca onun hakkında kötü şeyler düşünmek; imajine etmek yoluyla şoka sokmak mümkündü. Nitekim bir zaman sonra Atlantis'te maji (büyü) ortaya çıkacak; ve çağımıza değin dünyanın yakasını bırakmayacaktı.

İşte Nuh'un nesli buydu... Nuh peygamber 950 yıl yaşadı. Atlantis ve Mu'nun son zamanlarında doğmuştu...

Atlantis'in Armageddon'unu, ve tufanını yaşadı...

Tufandan sonra, şu anki insan nesli yaratıldı...

İbrahim’in kavmi ile Lût’un kavmi, ve Medyen halkı da (yalanlamışlardı). Mûsâ ise yalanlandı; ve nihayet o inkârcılara mühlet verdim, sonra da onları yakalayıverdim. Beni inkâr etmek nasılmış! (Hac / 43,44)

İbrahim, Lut kavmi, Musa,

Ad ve Semud kavimleriyle birlikte kullanılmamıştır Kuran'da; yukarıdaki tüm ayetlerde gördünüz.

İbrahim ve Musa peygamberlerin, Ad ve Semud'dan; yani Atlantis ve Mu'dan sonra oldukları çok aşikâr.
Tabi ki, Nuh'tan da sonralar.

Son taş da yerine oturmuş oluyor böylece..




[Resim: urjn1.jpg]


Gaflet içinde gördüm, nice canlı cesedi ;
Câhillerden beterdi, âlimlerin hasedi..
Bunu ilk beğenen sen ol.
Forumcu
RE: Kehf suresi Zulkarneyn Tartışmaları
Konu dağıldı , ya da ben dağıldım. Konsantre olamıyorum. Bilmiyorum çok şey yaptık. biraz bu konuya ara mı versem ne yapsam.
biraz bekleyip bi yerlerden bi işaret kapmak lazım. genelde bu aşamada böyle yapıyoruz biliyorsun. bu işin raconu bu şekil. gülücük
ayrıca ruh halini sevmedim. karizm
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.