Ak parti durumun bu noktaya gelmesinde büyük oranda suç sahibi, bu topraklarda veya yeryüzünün başka bir coğrafyasında bu şekilde milli görüş ve AKP hareketinin yaptığı gibi Anayasal sistemle veya demokratik sistemle İslamın gelmesi imkansızdır. Buna inanmak saflıktır islam a biraz vakıf olan bir insan "Hakimiyetin her şartta ve alanda kayıtsız şartsız " kimde olması gerektiğini iyi bilir. ve bunun yöntemi bilimsek ve olarak ve tarih tecrübesiyle sabittir ki Devrimdir. İnanmış şuurlamış bilinçlenmiş çekirdek bir kadro bunu yapar diğerleri buna uyar öbür türlü bütün kitleyi bilinçlendirmek, şuurlandırmak imkansızdır. tarihte de örneği yoktur. Bu yüzden AKP yi veya milli görüş ü islamı getiriceler, olarak gören varsa kendi kendilerini kandırıyorlar...
Benim ve benim gibi düşünenlerin AKP (oy verdim) veya diğer çıkabilecek liberal özgürlükçü partilerden beklentileri (beklenti az kalır), mevcut statüko ya karşı durmaları devleti değil bireyi ön plana çıkarmaları kişi ve hak ve özgürlüklerin en büyük değer edinen, şeffaf bir sisteme geçilmesini sağlamalarıdır. Bunun sadeleştirilmesi de şudur: Ben kardeşim bu ülkede çocuğumu istediğim okula istediği şekilde göndermeliyim kimse benim hayat tarzıma müdahele olmamalı (kamu hizmeti veren olarak dahil) yani açıkcası, istediğim hayat tarzında, çelme takılmadan, müdahele edilmeden müslüman haklarımla yaşamalıyım olay budur. Fazlası değil…
Konumuza dönelim , Ak parti durumun bu noktaya gelmesinde büyük oranda suç sahibi niye kronoljiyi geri sayalım kendi düşünce sisteminin veya diğer mazlum düşünce sistemlerinin en büyük baş belası “Şemdinli vakıa” sında bir “cesur savcı” çıkmış neşter atıcak, gel sen Adelet Bakanlığı kanalıyla “kendi oturduğun dalı keser gibi” adamın ayağının kaymasına göz göre göre Hukuk katliamı yapılmasına aracı ol, sonra da sıkışınca bol bol Ergenokon türküsü söylesen ne yazar dürüst bir adam yer mi bunu… Seçimden sonra faşolarla, al gülüm ver gülüm yapma hesaplarına gir olur mu ? Bunlar daha dün seçimden önce fikirdaşı, “sosyal demokrat halkçı” etiketli faşistlerle birlik yapıp elindeki bayraklarla TÜRK ‘E karşı türklük propogandası yaptığını ne çabuk unuttun, sonrasında dürüstlük veya tutarlılık adına alevilerin ben çocuğuma din dersi vermek istemiyorum deyince buna yok efendim olmaz diyen Milli eğitim bakanı kimin bakanı. Senin o zaman o stotükocular dan farkın ne… dahası “Akl” gereği başörtüsünü toplu bir reform ve özgürlük paketinde getirmek varken faşoların gazına gelip getirmek niye… sonuçta kendin gibi düşünmeyen ama bu sistemden mağdur liberal ve özgürlükçü kesimin de desteğini yitirip olay bu noktaya gelir…
Unutma hele hele hiç unutma Metin YÜKSEL leri vuran kafa O kafaydı…
Not: Alıntı yeri belirtmediğim sürece yazdıklarım şahsıma aittir.
giderayak işlerim var bitirilecek,