You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

.
RE: Abdullah Kibritci
Hmm mesele anlaşıldı..bende harf hatası yaptığımı düşündüm bir an gülücük neden ki? Bence gayet iyi bir yazar..(biraz sansürlü amagülücük )
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 10-05-2014, Saat:08:35 PM, Düzenleyen: Mihman.
Çalıkuşu
RE: Abdullah Kibritci
Bence de genel olarak iyi hatta bazi yazilarini tekrar tekrar okudugum olmustur. Cok yillar onceden beri okurdum yazilarini. nete koymadan once bile okumusumdur
"Her şey kaderle takdir edilmiştir, kısmetine razı ol ki rahat edesin...”
Bunu ilk beğenen sen ol.
.
RE: Abdullah Kibritci
Valla yeni keşfetmiş olmanın verdiği bir üzüntü oldu bende ...aklıma geldikçe paylaşımını yapacağım, sendende bekleriz gülücük
Bunu ilk beğenen sen ol.
Çalıkuşu
RE: Abdullah Kibritci
Olabilir.. Paylastiklarini takip ederim insallahgülücük
"Her şey kaderle takdir edilmiştir, kısmetine razı ol ki rahat edesin...”
Bunu ilk beğenen sen ol.
.
RE: Abdullah Kibritçi


Para sayma makineleri, ayakkabı kutuları, evlerden çıkan milyonlar, sıfırlama tapeleri, özel görüşmeler, mahrem kayıtlar, havuzlar, villalar, aman Allah’ım muta nikahları, yolsuzluklar yolsuzluklar yolsuzluklar… Geceler gündüzler boyu ev ev dolaşıp anlattığınızda öğrendik bunların ne kadar çirkef insanlar olduğunu. Broşürler bastınız yüzbinler adet, kafayı kırıp sabahlara kadar çoluk çocuk salya sümük milyonlarca tivit attınız, ikiye katladınız tivitleri, binlerce haber yüzbinlerce laf ürettiniz aylar boyunca deliler çılgınlar manyaklar gibi. Bütün partiler bir olup sandıklara yürüdünüz, listeler dağıttınız çarşaf çarşaf, hangi ilde AKP karşısında kim güçlüyse ona vermemiz için oyumuzu. İttifaklar kurdunuz, beddualar ettiniz, tuzluk alıp verdiniz, kız alıp verir gibi. Şakalar komiklikler oha ya çok zeki çok manyak çok deli çok orantısız espriler. Zart dediniz, zort dediniz, özgürlükler kısıtlandı, elektirikler kesildi, çocuklar sokaklarda işkenceyle deşildi.

Tencereler tavalar, tehditler şantajlar, binlerce yüz binlerce cümleyle çılgınlar gibi geceler ve gündüzler boyu bunların ne kadar sapık olduğunu anlatmaya çalıştınız bizlere. Alayı hırsızdı, yolsuzdu, k......., katildi sapıktı, ihanet içindeydiler, ülkeyi bitirdiler, değerleri çürüttüler, sokaklara çıkamaz oldunuz, karnınızdaki bebelere karışıldı, kızlı erkekli evlerden tonla laflar açıldı. Çapulcu oldunuz, paralel oldunuz, hain oldunuz, gezici oldunuz, casus oldunuz, inlerinize girildi ah o pırlanta okuduğunuz masum inlerinize. Bitmeliydi bu dikta, yeterdi artık gitmeliydi bu yolsuzlar; aydınlar enteller yazarlar sanatçılar önderler hep beraber, reklam ajansları kreatif direktörler sabancılar koçlar, lan sabahtan akşamlara kadar, hırsızlardan bahsettiniz bize, ayakkabı kutusu, dantel oyası, vardar ovası, bağıra çağıra bir diktatörün yıkılışını müjdelediniz. İran ajanı oldular, muta yaptılar, tırla silah kaçırdılar, para akladılar, altınlar altınlar uçak dolusu altınlar, yaşam biçiminize karıştılar, -oha ne kadar ayıp- üstelik demokratik telakkilere ve modern hukuka aykırı yaptılar ne yaptılarsa. Allah belâlarını vereydi, evlerine ateşler salınaydı, birlikleri bozulaydı, iki yakaları bir araya gelmeyeydi, artık yeter demeliydik buna, dur demeliydik bu gidişata.

Bir oy bir oydu. Oyumuzu vermeliydik. Oy ver.. oy ver.. vatandaş oy ver.. şşt oy ver.. lan oy versene.. deyip durdunuz, sanatçı manatçı şekil şükül nişantaşı cihangir suratlarınızla. Oy vermeliydik, akıllı olmalıydık, özgürlüklere basmalıydık değil mi olm kafayı kullanmalıydık.

Bir oy.. sadece bir oy.. küçücük bi oy.. oy ver.. oy ver.. deyip kafamızı şişirdiniz. İyi ......yediniz. Beğendiniz mi şimdi? Gidip oyumuzu yine o adama verdik. Başka ne bekliyordunuz lan bizden, makarna yemekten boyu kısa kalmış bu halk yığınından ne bekliyordunuz -öyle diyordu dime şu küpesini çıkartarak kamufle olmaya çalışan bebe-, otobüse binen, leş gibi terleyen, makarnaya tapan, kömürle ayin yapan bu halk yığınından ne bekliyordunuz. Ne dünyadan haberimiz vardır bizim ne de evrensel ilkelerden. Ne özgürlük biliriz ne kitap okuruz, biz ne anlarız lan demokrasiden. Cevap ver lan bebe, ne anlarız biz demokrasiden?

Gelişmemiş toplumlarda demokrasi.. diye başlayan cümleler kuranlarınız oldu mu lan? Bi saniye bi saniye, devam etsene o cümleye n’olur. Bizim gibi gelişmemiş bir toplumda.. ay canım çok şeker ya.. ne işimiz var dimi bizim sandıkta? Beğendiniz mi şimdi yaptığınızı, hayır beğendiniz mi, yumruklarımız sıkılı, dişlerimizde gıcırtı, hatimlerle tespihlerle dualarla gittik yine Tayyip’e oy verdik.

İyi mi oldu? O kadar da şaaptınız, o kadar da ayakkabı kutusu şey olmuştu hani… Geceler gündüzler boyu yaptığınız o şeyler boşa mı gitti şimdi? Türkiye yeni bir döneme giriyordu, artık bunlar asla ayakta kalamazdı, oha ya neler olmuştu öyle… Dimi lan Türköne? Mağdur olmuştunuz, mazlum olmuştunuz, hiçbir devirde bu kadar hakaret işitmemiştiniz, ağza alınmayacak laflar etmişti Tayyip hocanıza, diktatöre halk sandıkta haddini bildirecekti güya. Olmadı işte, yapamadık, gittik yine reise attık sülalecek. Babam haber bültenlerinden sonra saydırdı yine size sırayla. İyi mi oldu lan şimdi, ha?

Bize demokrasi vermeyecektiniz. Seçme hakkı biraz lüküs afedersin bize. Çok da kafamız basmıyor aslında bu işlere. Koyun sürüsü halktan oy bekleyeceğinize kendi aranızda halletseniz olmaz mıydı? Ne bileyim şimdi ayıp oldu sanki biraz, o kadar laf saydı adam size, biz de gidip altına imzamızı attık. Küfür etmiş gibi olduk bir nevi, haşhaşi dedik durduk yere alayınıza, vatan haini dedik hocanıza, valla ayıp oldu sanki biraz aga. Ne bilim yani şimdi “oy ver” falan deyince bir an, insanın eli ayağına dolanıyor afedersin, kime verecektik Sarıgül mü demiştiniz, onu tam bilemedik, karıştı o ara, sandık mandık, aceleye geldi, yani kusura bakmayın biz halk olarak biraz malız, bu işlerden çok anlamayız, ama hata sizde, demokrasi vermeyecektiniz bize.

Neyse, şimdi artık bişiler yapın, bence bu seçimi kabul etmeyin, seçimlere hile karıştı falan deyin, propaganda yapın sosyal medyadan Allah ne verdiyse doğru yalan. Uyduruk rakamlar açıklayın, tutmayınca da sandıklar çalındı deyin. Yakın yıkın sokağa çıkın, dinimize küfür edin ortalığı karıştırın, birkaç genci daha öldürün, azınlıkları kışkırtın Alevilere selam çakın, gavur gazetelerine anlamadığımız dilde ilanlar verin, Avrupa’ya şikayet edin, şey deyin, afedersiniz bakar mısınız bizi burada İslamcılar şaapıyor lütfen yetişin, öyle şeyler söyleyin, bize de bir daha sandık mandık vermeyin, bu işleri kendi aranızda halledin.

Milleti uğraştırmayın lan adamın asabını bozmayın. Hadi bakim yavrum şimdi uzayın..




Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 15-05-2014, Saat:02:06 PM, Düzenleyen: Mihman.
.
RE: Abdullah Kibritçi


"Büyümek istedim büyüsün diye yumruğum
Aradan uzun yıllar geçti şerit şerit yollar
Kemara yükselirken Beyrut ağlıyordu
Fonda eski günlerden kalma içli bir şarkı var

Kale arkası bir seyirdeyim her şey yarım yamalak…"



-Saygısız İnfaz- isimli şiirinden...
Bunu ilk beğenen sen ol.
Üye
RE: Abdullah Kibritçi
Uzun ama okunur ben okurken baya güldüm gülücük

Hani derler ya: “Yuvayı dişi kuş yapar”. Hakikaten de evliliğin temellerini atanlar hanımlar. Onlara mutlu evliliğin taşlarını döşerken faydalanabilecekleri birkaç tavsiyem var.

Ankastre. En önemli şeylerden biridir ankastre. Evlilik öncesi hazırlıklar yapılırken, ev eşyaları düzülürken müstakbel kocanızdan mutlaka beyaz eşyaların ankastre olmasını isteyin. Hatta şart koşun. Zira araştırmalara göre, mutfağı komple ankastre olanların evlilikleri çok daha sağlıklı ve uzun ömürlü olmaktadır.

Fotoğraf. Ah kesinlikle bu konuda taviz vermeyin. Düğün günü gelinliğinizle ve damatlığınızla en güzel fotoğrafçılara gidip şöyle dans eder pozisyonlarda falan pozlar verin. O sizin elinizi parmaklarınızdan hafif ve narince tutsun batı tarzında öpüyor gibi yapsın, siz ona şöyle yandan bir bakış fırlatın. Fotoğrafçı çocuk size “şöyle durun” falan desin. Aman Allah’ım o ılık ışıkların altında stüdyoda, güz yaprakları dökülmüş yerlere; güzel güzel pozlar verin. Hatta paranız çoksa fotoğrafçı tutun, güzel camilere, kasırlara, istasyonlara falan gidin; elinizi boynuna dolayın, gülümseyin, peynir deyin, çektim, tamamdır. Ne kadar güzel çıkarsanız bu fotoğraflarda evliliğiniz o kadar güzel olacaktır. Yıllar sonra aranız bozulduğunda, döner bu fotoğraflara bakarsınız, her şey güllük gülistanlık olur. Unutmayın, fotoğraf her şeydir. Ucuza getirmeye çalışmayın.

Gelinlik. En güzel gelinliği giymelisiniz. Herkesten güzel olmalısınız o gün. Ömrünüz boyunca bir kere giyeceksiniz çünkü. Aylar öncesinden sıkıntısını çekin, gelinlikçi gelinlikçi dolaşın, sürekli moraliniz bozulsun, sürekli bu konuda birileriyle kavga edin. Ve mutlaka etrafınızdaki kadınların söylediklerine kulak verin. Onlar sizi bu konuda iyice dolduracaklardır. Kesinlikle iyi gelinliği seçmek için gerçek bilgiyi size vereceklerdir. “Bir kere giyeceksin”, “ben zamanında bizimkine kaç milyara aldırmıştım sen parasını düşünme”, “bu gün senin hayatının en önemli günü bir daha gelmeyecek”, “a aa deli misin falanca yerden alın mutlaka”, “ay hazır katiyen olmaz boyuna posuna göre sana özel diksinler” gibi mübarek sözler içinizi doldursun ve gidin bir kere giyeceğiniz gelinliğe tonlarca para verin. Aynada kendinize bakın, gözünüzden yaşlar akarken hem ağlayın hem gülün. İstatistiklere göre boşanan çiftlerin %80’i gelinlik kiralayanlar; eğer ilk beş yılda boşanmak istemiyorsanız gelinliği satın alacaksınız. Hayır hayır, zaten bunu etrafınızdaki kadınlar size sürekli söyleyecektir, not almanıza gerek yok.

Eksik kalmasın. Ev eşyası düzülürken bazen şöyle düşünebilirsiniz: “Aman onları da sonra alırız”. Sakın! Sonradan hiçbir şey alamazsınız. A’dan Z’ye her şeyi alıp doldurmanız lazım eve. Eksik olmamalı. Çekmeceleriniz incik boncukla dolu olmazsa, elli bin çeşit dantel püskül vitrinleri süslemezse, evlendikten sonra kötü ruhlar üstünüze gelecek, size rahat vermeyeceklerdir. Böylelikle daha ne olduğunu anlamadan paldır küldür evliliğiniz bitecektir. İyi evlilik demek, bolca dantel demek; iyi evlilik mutfak robotu, iyi evlilik plazma televizyon, iyi evlilik sekiz kilodan aşağı olmayan çamaşır makinesi…

Konsol. Düğünden sonra evinize gittiğinizde öyle salonda dikilip durmayacaksınız nihayetinde, şöyle güzelinden bir oturma grubu alın. Ve neler almanız gerekiyorsa mutlaka alın. Bu konuda insanların size söylediklerine kulak verin. Konsol alınmalı diyorlarsa, evliliğinizin sıhhati için o şeyi mutlaka alın. Evde ne kadar çok eşya olursa o kadar çok dua alacaksınız, huzur ve mutlulukla dolacaksınız. Bazı kaynaklarda çok eşyanın hayırlı ve sağlıklı evlatlara delalet ettiğine dair rivayetler var. Bunları dikkate alın, konsollar ve vitrinler evin en kıdemli misafiridir, onlar mutlaka olmalı. Eviniz oturma grubu, konsol ve vitrinlerle dolmalı. 2548 kişi üzerinde yapılan araştırmada evine konsol almayanların %68,3’ünün ilk 5 yılda boşandıkları görülmüş.

Düğün salonu. En önemli şeylerden biridir, sakın ola ki “bir tanıdığımız var” gibi laflara kanarak salon işini daha ucuza getirmeye çalışmalarına izin vermeyin. Nerede istiyorsanız orada düğün olacağını söyleyin, fazla ayak diretirlerse bu işin yatacağı imasında bulunun. Bir kere evleniyorsunuz, bütün çevreniz sizi o düğünle, o mekân ve atmosferle hatırlayacak. Dandik bir salonda o güzel gelinliğinizle çelişkiye düşmeyin, mekânı da en pahalısından en güzel yerlerden seçin. Konu komşu ve okuldan kızlar, arkanızdan konuşsun istemezsiniz herhalde. Zaten bu evlilik işlerinde tabiri caizse en azametli, en mühim konu elin ağzını açtırmamak, onun bunun düğününden geri kalmamaktır. Panamalı bilim adamlarına göre şık düğün salonlarında evlenen çiftlerin birbirleriyle daha uyumlu oldukları gözlenmiştir.

Balayı. Düğünden hemen sonra güzel bir yerlere gitmeli, şöyle iki üç gün krallar gibi tatil yapmalısınız. Hayatınız boyunca ulaşamadığınız lüks ve şatafatı yaşamalı, şımartılmayı dilemeli, lüks otelin birinde narin bardaklarda meyve kokteyli falan içmelisiniz. Balayı önemlidir, paraya acımamalısınız. Bütün kadınlar size bunu soracaktır: Balayında nereye gittiniz? Bu soruya doğru cevabı veremezseniz, ömür boyu pişmanlık duyarsınız. Ve araştırmaya göre balayını yeterince lüks otellerde yapmayanların, yaşlanıp anneanne oldukları zaman beyaz bıyıkları çıkıyor.

Twitter. Evlilikte ilişkilerin sağlıklı ve sıhhatli olabilmesinin bazı ufak ve romantik yöntemleri var. Bunlardan biri de Twitter mesajları. Diyelim ki eşinizle bazı konularda tartıştınız ve bir takım kırgınlıklar oluştu. Hemen Twitter hesabınızı açıp, muhatabı gizli, kime söylendiği belli olmayan, ama duygusal, romantik, iğneleyici şeyler yazıyorsunuz. İmgelerle dolu, soyut, zaman zaman anlamını yitirmiş bu “sana çok kırıldım” mesajlarını insanlar anlamıyor zaten, eşiniz anlıyor. O da size, imgelerle dolu, soyut, vıcık vıcık şeyler yazıyor ve tartışmanızı Twitter üzerinden ama muhatapsız olarak yapıyorsunuz. Yöntem bu. Tüm sorunlarınızı bu şekilde aşabilirsiniz. Bir de düğün fotoğraflarınızı Facebook’ta paylaşırsanız, bunun da size getirisi olacaktır. Zira Gambiyalı bilim adamlarına göre sırıtıklı düğün fotolarını feysbuklarında paylaşanların %96,7’si evliliklerinde hiç sorun yaşamıyorlar. Mutluluğun sırrı belli, fotonu paylaş, elini korkak alıştırma.
Bunu ilk beğenen sen ol.
.
RE: Abdullah Kibritçi
Ya en çok -beyaz bıyık- olayına güldüm gülücük güzeldi ..ne boş beleş işlerle uğraşıyoruz değil mi? Düğün öncesi onca şatafat..sonrasında ?! İşte sonrası önemli..senin giydiğin gelinliğin yada damatlığın methini ancak düğün bitimine kadar yaparlar..yada düğün salonunun methini..aldığın eşyaların kalitesini..parasal değerini..bir süre olur bu konuşmalar..sonrasında ise herkes köşesine çekilir..dünya para döksende tüm bu kurmacaya, huzursuzluğunuza kimse çare olmaz, o yorum yapanlarıda bulamazsınız yanınızda gülücük
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 16-05-2014, Saat:03:20 PM, Düzenleyen: Mihman.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.