Her nefis ölümü tadacaktır. Sonunda bize döndürüleceksiniz. Ankebut-57
Bu dünya hayatı sadece bir eğlence ve oyundan ibarettir. Asıl hayat ahiret yurdundaki hayattır. Keşke bilseler! Ankebut-64
YA İMANIN ŞARTI BEŞ İSE?
YA İMANIN ŞARTI BEŞ İSE?
“Gaybın anahtarları Allah’ın katındadır. Onları ancak Allah bilir. O’nun ilmi dışında bir yaprak dahi düşmez. Yerin karanlıkları içindeki bir tane, yaş ve kuru her şey levh-i mahfuzdadır.” (En’am: 59)
“De ki: Bize Allah’ın yazdığından başkası asla erişmez. O bizim Mevlamız’dır.”(Tevbe: 51)
“Yeryüzünde vuku bulan ve sizin başınıza gelen herhangi bir musibet yoktur ki, onu daha yaratmadan önce bir kitapta yazmış olmasın. Şüphesiz ki bu Allah’a çok kolaydır.”(Hadid: 22)
“Biz her şeyi apaçık bir kitapta sayıp yazmışızdır.”(Yasin: 12)
“Allah her dişinin neye gebe kalacağını, rahimlerin neyi eksik neyi ziyade edeceğini bilir. O’nun katında her şey ölçü iledir.” (Ra’d: 8)
“Bilmez misin ki Allah, yerde ve gökte ne varsa bilir. Bu, bir kitapta mevcuttur. Ve bu biliş Allah için çok kolaydır.”(Hac: 76)
"
kaderi inkar eden ayetle sabit olan kaderi inkar etmiş olduğundan ötürü kafirdir.
edit
irek kafirdir demişim o yanlış anlaşılabilir.cehaletinden,dini yeni öğrendiğinden ötürü bu sözleri diyen kişi için hemen kafir denemez,tekfirin engelleri vardır
Ancak asıl merakımı celbeden onun takipçileridir. Onu Peygamber gibi kutsal ve masum gören nice tebası var. Kitaplarını da kutsal metinler gibi okuyorlar. FB'taki kendi sayfasında bile hayranlarının ifadelerinden bunu anlamak çok kolay.
Acaba onun bu fasid ve müfsid görüşlerini benimseyenlerin durumu nedir?
Ayrıca ilk mesajımda verdiğim linkteki yazı hakkında ne buyurulur?
Yani yazıda bir aşırılık veya tepkisellik var mıdır?
Yoksa gayet insaflı bir eleştiri midir?
takipçileri için de cehalet mazur görülebilir,cehaleti veya başka engeli olmadan bu küfürü işleyenin hükmü aynıdır.
kader noktasında allahın herşeyi önceden bildiğine inanmayan yok buna mezkur şahısta dahil bu nedenle bu yüzden tekfir edilmesi etik degil. fakat baska meselelerde küfür oldugu mutlak şeylerde absürd tevillere gttigide maruftur.
İman ikiye ayrılır: icmali ve tafsili, yani toplu ve tafsilatlı (detaylı).
İlk kez iman edecek kişi; en azından lâ ilâhe illellâh Muhammedün rasûlüllâh lafzını bilmeli, anlamalı ve kabul etmelidir. Bu kişinin tafsilatlı olarak tüm iman meselelerini bilip tek tek iman ettim demesi gerekmez. Bu yüzden kalanlar için icmali iman etmiş sayılır.
Sonraki aşamada buna Âmentü esasları izah edilir. Onları da tek tek ifade edip iman eder.
Bu iki durumdan hiç bir Müslüman müstağni olamaz! Alim-cahil, herkes bu ikisine tafsili iman etmek zorundadır. Etmezse, iman şartları eksik olduğundan imanı sahih olmaz. Yani Müslüman olamaz. Ne kadar Müslüman olduğunu iddia etse de...
Sonra üçüncü aşama gelir:
Bu da imanın geri kalan kısımlarıdır. Bunlar üçüncü aşama olup icmali imanla yetinilebilir. Yani tafsilatında (aksi bir şey) konuşmadığı sürece imanına bir halel gelmez. Mesela isra, miraç, Hz. İsa'nın nüzûlü gibi konularda hiç konuşmasa, hatta bu konuları hiç bilmese, avama bir zarar gelmez.
Son nokta olarak:
Hiç bir hadis kitabında imanın şartları konusunda ihtilaf yoktur!
Bu yüzden, o iddianız merdûddur!
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi