Her nefis ölümü tadacaktır. Sonunda bize döndürüleceksiniz. Ankebut-57
Bu dünya hayatı sadece bir eğlence ve oyundan ibarettir. Asıl hayat ahiret yurdundaki hayattır. Keşke bilseler! Ankebut-64
vahdeti vücud / vahdeti şuhud arasindaki fark nedir?
vahdeti vücud / vahdeti şuhud arasindaki fark nedir?
görüşlü ve ince düşünüşlü olan büyükler bile anlıyamamakdadır. Bununla berâber, bunları bildirmekden çekinmediler. Câhiller anliyamaz diyerek
bildirmekden vazgeçmediler. Bu tesavvufcular, varliğin iki olduğunu söyliyenlere ve Allahü teâlâdan başkasına ibâdetden kaçinanlara, müşrik diyorlar. Varlık birdir diyen bir kimseye, binlerle puta tapınsa bile muvahhid diyorlar. Bunlara göre o putlar, Allahü teâlânın görüntüleridir. Onlara tapınmak, Allahü teâlâya ibâdet olur diyorlar. İnsâf olunsun ki, bu ikisinden hangisi müşrikdir ve hangisi muvahhiddir?
Peygamberler "aleyhimüssalevâtü vetteslîmât" vahdet-i vücûd bildirmediler. Varlik ikidir diyenlere müşrik demediler. Ma'bûdün, tapınacak varlığın bir olduğunu söylediler. Ondan başkasina tapınmağa şirk dediler.
Bu tesavvufcular, mahlûklari Allahü teâlâdan başka bilselerdi, başka şeylere tapanlara, müşrik olmaz demezlerdi. Onlar bilse de, bilmese de, mahlûklar mahlûkdur. O değildirler. Bunlarin sonra gelenlerinden birkaçı, (Bu âlem, Allahü teâlânın görünüşü değildir) dediler. Herşeye O demekden kaçındılar. Herşey Odur diyenleri beğenmediler. Bunun için, şeyh Muhyiddîni ve onun yolunda olanları inkâr etdiler ve aybladılar. Fekat bunlar, bu âlem Allahü teâlâdan başkadır da demiyor. O değildir, Ondan başka da değildir diyorlar. Bunların sözü de, doğru değildir. İki şey elbet birbirinden başka olur. İkiliğe inanmamak, akla uymamak olur. Evet, Ehl-i sünnetden kelâm âlimleri, Allahü teâlânın sıfatları O değildir. Ondan başka da değildir dediler ise de,
buradaki başka sözü, lügat ma'nâsinda değildir. Başka olan iki şeyin birbirinden ayrilmasi câiz olur demekdir. Çünki Allahü teâlânin sıfatları, zâtından ayıilmış değildir ve ayrılmaları câiz değildir. Bunun için, Allahü teâlânın sı
fatları O değildir. Ondan başka da değildir sözü doğrudur. Âlem ise, böyle değildir. Allahü teâlâ var idi. Hiçbirşey yok idi. Bunun için âlem, Ondan başka değildir demek, hem lügat bakımından, hem de ikinci bakımından doğru olmaz. Bunlar, ilerliyememiş olduklarından, âlemiya'nî mahlûklari, Allahü teâlânin sıfatları gibi sandılar. Sıfatlar için söylemesi câiz olanı, âlem için de söylediler. Âlem Odur demediklerine göre, Ondan başkadir demeli idiler. Böylece, tevhîd-i vücûdî yolundan kurtulmalı
idiler. Varliğın çok olduğunu anlamalı idiler. Tevhîd-i vücûdî sâhiblerimeselâ şeyh Muhyiddîn-i Arabî "kaddesallahü teâlâ sirrehül'azîz" ve onun yolunda gidenler, herşey Odur diyor. Bu sözleri, âlem Allahü teâlâ ile birleşmiş demek değildir. Hâşâ ve kellâ! Bu sözleri, âlem yokdur. Ancak Allah vardir demekdir. Mektûblarimda bunu uzun açıklamışdım. (Mektubat)
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi