Her nefis ölümü tadacaktır. Sonunda bize döndürüleceksiniz. Ankebut-57
Bu dünya hayatı sadece bir eğlence ve oyundan ibarettir. Asıl hayat ahiret yurdundaki hayattır. Keşke bilseler! Ankebut-64
Türban yasağını kim kaldırabilir?
Türban yasağını kim kaldırabilir?
Partileşerek İslam adına hizmette bulunduklarını ima eden bazı çevreler şu ilginç ve garip savunmayı ortaya koyuyorlar "Bu gün meydanı zalimlere mi bırakalım?" ve yahutta “Şayet biz bu sistemde yerimizi kapmazsak, onlar başa geçerler. Eğer onlar da başa geçerlerse bizi ezerler, ama biz başa geçersek onları biraz dizginleriz, böylece daha az zulüm olur."
Zalimlerden gelebilecek ihtimal dahilindeki tehlikeler için şer'i şerifin hükümlerinde bir değişiklik olamaz. ALLAH böyle korkuyla amel edenleri kınıyor ve şöyle diyor:
“Ey iman edenler! Yahudileri ve hıristiyanları veli (dost ve yardımcı) edinmeyin. Zira onlar birbirlerinin velisidirler. İçinizden onları veli edinenler, onlardandır. Şüphesiz ALLAH zalimler topluluğuna yol göstermez.- Kalblerinde hastalık bulunanların ‘Başımıza bir felaketin gelmesinden korkuyoruz’ diyerek onların arasına koştuklarını görürsün. Dikkat edilsin ki, ALLAH bir fetih yahut katından bir emir/azab getirecek de onlar içlerinde gizledikleri şeyden dolayı pişman olacaklar. (O zaman) iman edenler; ‘Bunlar mı bütün güçleriyle sizinle beraber olduklarına yemin edenler?’ diyeceklerdir. Onların bütün yaptıkları boşa gitmiştir de hüsrana uğramışlardır. (maide: 51-52-53)”
Bize düşen her konuda olduğu gibi, bu konuda da işi ALLAH ve rasulüne dayandırmak olacaktır. Acaba bu şekilde savunma yapan particilerin, savunmaları şeri kaynaklarca onları haklı çıkarır mı yoksa çıkarmaz mı?
Geliniz kaynaklara bakalım.
İmam Hadiminin Barika adlı kitabında Günahlar zikredilirken geçen şu ibareye bir göz atalım: "Zulme sebeb olma ihtimali varken nazıra ve nezırın yaptığı işlere bakmak."
Bu pasaja göre zulmetmesinden korkulan bir nazır yani bakanın veya vekillerin işlerine bakmak, işlerinde onlara yardım etmek, yanlarında çalışmak, dinimizce günahlar arasında yer almıştır. Ayrıca ALLAHu Teala ve tekaddes hazretleri Hud suresi 19.ayette şöyle der: "İyi biliniz ki ALLAH’ın laneti zalimlerin üzerinedir.”
Şimdi bu zaviyeden bakınca zulüm her çeşidiyle haramdır. Bir müslümanın yeri zalimlerin sağı, solu, önü, arkası değil tam karşısıdır. Kimse hiç bir şekilde az zulüm yapmak için bu ümmetin başına geçemez. Hele hele İslam adına asla Sıfat ya islami olacak ya da zalim...Diyelim ki başa geçtiniz ve az zulüm yaptınız peki bunun hesabı ALLAH’a nasıl verilecek?Bunun hesabı nasıl verilir? Hele hele bu verilmesi gereken hesap kul hakkıysa...Zulmettiniz ya! Şehitlerden bile afv olunmayan bu vebal sizin omuzlarınızda sevaba mı tebdil olunacak? Ne diyeceksiniz? Çıkıp huzur-u ilahiye "Ya rabbi ben bu kadar günahı senin yolunda mücadele ve mucahede ederek mi kazandım" diyeceksiniz?
Tağut’ların , Bel’am’ların , makamında ben olmasam , bir başkası olacak mantığı , tabi ki İslam’ın kabul edebileceği bir mantık değildir . Bunu misalleştirmek gerekirse (daha iyi anlaşılması için) :
Çok doğuran lepistes diye bir balık yavruluyor ve sizde akvaryumda bu doğum anını izlediğinizi hayal ediniz. Küçücük yavru doğuyor ve hemen yüzmeye başlıyor.
Bu güzel manzarayı seyrederken ve bu güzelliğin hikmetlerini düşünürken , hiç hoşlanmayacağımız bir görüntü ile karşılaşıyoruz ve yavruları doğuran anne balık , doğurduğu yavrulardan üç , beşini yiyiveriyor. Gerçi , saklanamayan diğer yavruları da akvaryumdaki diğer balıklar yiyiveriyor.
Buna rağmen anne balığın kendi yavrusunu yemesini hoş karşılayabilirmiyiz. Tabiki hayır . Şimdi anne balığa sorsak , bize aynı particilerin metoduyla cevap vererek: “Ben yemesem , nasıl olsa başka balıklar yiyecekti“. Bu cevap mantıklı, doğruluk payı olduğu gözükse de asla kabul edilemez.
Yavrusunu yiyen bu anne balığa , onun bir anne olduğunu , kendi karnında büyüttüğü ve doğurduğu yavruyu yememesi gerektiğini , yavruları başka balıklar yese bile , bir anneye kendi yavrusunu yemesinin hiç mi hiç yakışmadığını anlatmak isteriz. Tabi ki bu bir hayvandır . Hayvan olduğu için ne kendisiyle konuşuabilir , ne de yargılayabiliriz. Fakat ya insanlar!
Kendi yavrusuna saldırır gibi , kendi dinine saldıran , kendi dinine zarar veren insanlar !
“Buraya ben oturmasam , bir başkası oturacaktır” diyerek bu koltuklara oturan ve dünyevi kaygılar ile tağut’luk ve bel’am’lık misyonunu icraate döken kıt beyinli ahmaklar ile , yediği yavruları için “ben yemesem bir başkası yiyecekti” diyen balıklar arasında tek fark vardır . balık hayvandır , bunlar ise insandırlar , ve akıllarının olduklarının iddiasındadırlar.
Kalblerinde hastalık bulunanların : "Bize bir felaket gelmesinden korkuyoruz" diyerek, onların (Yahudi ve Hristiyanlar) arasına koşuştuklarını görürsün. Umulur ki ALLAH , bir fetih ihsan eder veya katından bir emir (iş) getirir de içlerinde gizlediklerine pişman olurlar.(Maide 52)
''Ey Nebi! Kafir ve münafıklarla cihad et ve onlara sert ol." (Tevbe , 73)
''Ey iman edenler! Yahudileri ve Hristiyanları dost edinmeyin. Zira onlar birbirinin dostudurlar (birbirinin tarafı tutarlar). İçinizden onları dost tutanlar, onlardandır. Şüphesiz ALLAH , zalimler topluluğuna yol göstermez.'' (Maide 51)
''Ey iman edenler! Müminleri bırakıp da kafirleri dost edinmeyin; (bunu yaparak) Allah'a, aleyhinizde apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz?'' (Nisa 144)
"Sadece müttefikimiz değil, stratejik ortağımız olan ABD ile, Irak krizinin başlamasından bu yana yakıng görüşmeler içindeyiz. ABD Türkiye'den sayısız taleplerde bulundu, biz de bu taleplere duyarsız kalmadık... ABD'nin küresel gücü uluslararası ilişkilerin belirleyicisi haline gelmiştir. Bu durum dünya için bir fırsattır. ABD, dünyayla ilgilenmeye devam etmelidir... ABD ordusunun kahraman genç kadın ve erkeklerinin olabilecek en az kayıpla evlerine dönmeleri için dua ediyorum." (Recep Tayyip Edoğan -31 Mart 2003 tarihli Wall Street Journal’a yaptığı açıklamadan)
Recep Tayyip Edoğan : "Gerekirse papaz elbisesi bile giyerim"
"Biz bu toplumun içinde yeni bir nizamı hakim kılmanın mücadelesi içindeyiz. Neydi o mücadele? Zamana ve zemine göre değişmeyen doğrunun iktidar olmasıdır. Bu mücadeleyi iktidara getirme noktasında gerekiyorsa ne yaparım dedim. Papaz elbisesi dahi giyerim. Bu var mı usulün içinde? Var tabii ki."
"Kalblerinde hastalık bulunanların : "Bize bir felaket gelmesinden korkuyoruz" diyerek, onların (Yahudi ve Hristiyanlar) arasına koşuştuklarını görürsün. Umulur ki ALLAH , bir fetih ihsan eder veya katından bir emir (iş) getirir de içlerinde gizlediklerine pişman olurlar."(Maide 52)
hani şu anki gibi olmasaydı da,sözde islami partiler demokratlaşmak yerine sistemin küfrünü açığa vurup "gelin ey müslümanlar birleşip bu tağutun zulmüne karşı ayaklanalım" dese Allahu alem çok daha etkili olabilirdi günümüzdekinden.
turkıyenın yude ellısı oy vermeye gıtmedıgı zaman meydan kıme kalacak onu soyle bana?
cıktın meydana "gelin ey müslümanlar birleşip bu tağutun zulmüne karşı ayaklanalım" dedın kım gelecek arkandan?
hadı o yuzde ellıye "Allah yolunda bırleselım" de ve bırlestır? cıksın o ısı yapacak babayıgıt,var mı? kım var,adı ne?
o yuzde ellının ıcınde alevı de var,sunnı de var,gecen gun yasaklanan aorskaya gıbı ınsanlar da var.hadı ne soyleceksen soyle de senı dınleyıp bırlessınler?
demokrasiyi yalnız bir pratik olarak görüyorsan eğer,demokratik meclise girerken yapılan şeyleri(küfür yeminler,Allahın hükmüne ters hüküm koymalar) hoş görüyor musun,takiyyeden mi sayıyorsun?takiyye diyorsan takiyye yalnızca ikrah altında geçerlidir,milyarlarca lira ödeyip kendi isteiğiyle oraya giden ve vekil olan adamların takiyyesinden bahsedilmez.yok hoş görüyor isen,bu küfür amelleri hoş görmek de küfürdür.
edit:sabah namazı kılıp yatacağım,bu son cevabım olur bu sabah.kalkınca inşallah cevap yazmış olursan görür ve devam ederiz.selametle.

su yuzde ellıyı bırlestırecek ınsanı goster,adını soyle bana?alevıyı sunnıyı siiyi ve aorskaya gıbı ınsanları bıraraya getırecek ınsanı goster?
bunları bır araya nasıl getıreceksın onu soyle?
sen muslumansın,aorskaya da muslumanım dıyor.sız ıkı musluman forumda anlasamadınız.20 mılyonu nasıl anlastıracaksın,aynı fıkır altında toplayacaksın onu soyle bana?
ve her müslümanım diyen müslüman mıdır o da var,chp zihniyetindeki adamlara da sorsanız onlar da müslümanım diyeceklerdir.
müslümanların birliği akideleri ile olur,akidede birlik davada birliği getirecektir.küresel cihad zaten bu şekilde sürüyor.
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi