Gerçek şu ki, iman edenler ve Rablerine tevekkül edenler üzerinde onun (şeytanın) hiç bir zorlayıcı-gücü yoktur. (Nahl Suresi, 99)
İşte Rabbimiz sonsuz merhametinden dolayı Kuran’da Müslümanların vesveselere karşı kendilerini nasıl savunacaklarına dair hükümler haber vermiştir. Vesveselerden kurtulmak Müslüman için çok önemlidir. Çünkü samimi bir Müslümanın tek hedefi Allah’ın rızasının en çoğudur. Vesveseleriyle inananları doğru yoldan saptıramayacağını bilen şeytan, bu kez onları Allah’ın rızasının azına yönlendirmeye çalışır; salih amelleri azaltmaya, Allah’ı daha az anmaya, ölümü ve ahireti daha az düşündürtmeye çabalar.
İnsan psikolojisi çok zayıf yaratılmıştır. En küçük bir konudan çok çabuk etkilenmeye ve moralinin bozulmasına elverişlidir. İşte bunu fırsat bilen şeytan bazen basit konularla insanları oyalamaya, dünyanın en önemli meselesiymiş gibi algılamasına sebep olur. Kişi basit konuları düşündükçe kafasında büyütür, gittikçe imtihan gerçeğinden uzaklaşır.
Gün içinde bizi oyalayan küçük meselelerden uzaklaşmanın bir yöntemi de bu sorunu bir ay, iki ay yada bir yıl sonra düşünmeye ertelemek olabilir. Çünkü, eğer geçmişimize dönecek olursak, örneğin bundan bir kaç ay önce kafamıza taktığımız, bizi mutsuz eden bir konuyu aklımıza getirirsek, önemini yitirmiş olduğunu görürüz. Hatta bize komik ve anlamsız gelebilir. Onun için belli bir süre sonra unutacağımız bir konuyu olay sırasında düşünmemeye çalışmak, ileride düşünmek için kendimize vakit tanımak vesveselerin etkisini azaltmak için bir yöntem olabilir.
Kafamızdaki tüm vesveseleri bir kanara atacak olursak geriye mümini asıl olarak ilgilendiren Allah’ın rızasını kazanmak için gösterdiği çaba kalmış olacaktır. Bu yüzden önemli olan vesvese sırasında Allah’a yönelip, bunun bir vesvese olduğunu fark etmek ve Allah rızası için o vesveseden kurtumaktır.
(Allah'tan) Sakınanlara şeytandan bir vesvese eriştiğinde (önce) iyice düşünürler (Allah'ı zikredip-anarlar), sonra hemen bakarsın ki görüp bilirler. (A’raf Suresi, 201)
Müslüman Allah’ın rızasının en çoğunu kazanmak istiyorsa, tüm dikkatini Allah’a vermelidir. Bunun için Allah korkusunu ve sevgisini arttıracak konularla ilgilenmelidir. Allah’ın gücünü kavrayabilmesine vesile olacak iman hakikatleri üzerinde yoğunlaşmalı, ölüm, ahiret, imtihan, kader gerçeklerini daha iyi tefekkür etmelidir. Yeryüzünde olan hiçbir konu yoktur ki Allah’ın ilminden uzakta olsun. Bu yüzden başımıza gelen hiçbir olay tesadüfen gerçekleşmez. Tüm olaylar ve bu olaylardaki kişiler Allah’ın kontrolünde, bir kader üzere hareket etmektedir.
Aklımıza takılan herhangi bir konu Allah’ın rızasını kazanmaktan daha önemli değildir. Bu yüzden Müslüman tüm dikkatini Allah’a vermekle yükümlüdür. Ölümle birlikte yaşadığımız olaylar, çevremizdeki kişiler, moralimizi bozan meseleler yok olup gidecek, insan Allah ile başbaşa kalacaktır. Onun için akıllı bir insanın yapması gereken tek şey Allah’ın rızası için çabalamak, O’nun cennetine girme şerefine erişmektir.
Dikkatli olun; göklerde ve yerde olanların hepsi Allah’ındır. O, üzerinde bulunduğunuz şeyi elbette bilir. Ve O’na döndürülecekleri gün, yaptıklarını kendilerine haber verecektir. Allah, herşeyi bilendir. (Nur Suresi, 64)