kardes bana soylermısın Kur'an da namaz kılınız,oruc tutunuz dıyor..neresınde yazıyor Kur'an ın namazın nasıl kılınacagı,orucun nasıl tutulacagı,hac gorevının nasıl ıfa edılecegı??????????????
bana surasında var de elını operım kardesım...
DİYORSUNUZ...
Saygıdeğer kardeşim,
Yaptığımız dini fikir ve düşünce alış-verişlerinde:
Alıntı:bana surasında var de elını operım kardesım...
Tarzında duygusal ifadelere hiç gerek yok...
Kur'anda namaz konusunda gerekli bilgileri ,buyurunuz size ayetleri ile
alıntı olarak sunuyorum:
Kur"an-a Göre Namaz Nasıl Kılınır
ALLAH İnsanlar için Din olara İslam”ı seçip beğenmiştir ve Bu Dini ve Dinin gereklerini Bize Hz.Muhammed”in aldığı vahiy vasıtası ile Kur”an da bildirmiştir. İşbu Hakikat yüzünden biz Dini yaşayışımız ile alakalı bütün hususları hiçbir kula muhtaç olmadan Kur”an ile tanzim edebiliriz. Bazı arkadaşların Kur”an-da namaz kılın yazar ama nasıl kılınacağı kaç vakit olacağı yazmaz itirazlarına Kur”an dan cevap verilmesi hususunun gerekliliği göz önüne alınarak 63.231.71.139/hanifnet/hnet/namazvakitlerit.htm - 29k – sitesinden de yararlanarak yazılmıştır. Kendi kafalarına göre bir din oluşturup bu dini Bizim için gerekli olan her şeyi en ince ayrıntısı ile yazan Kur"an da bulamayanlara bir cevap olması niyeti ile yazılmıştır. Gayret bizden başarı ALLAH"tan
11/114. Gündüzün her iki tarafında ve gecenin zülefinde namaz kıl! Muhakkak ki, Hasenat/Güzellikler seyyiâtı/kötülükleri giderir. Bu bir öğüttür/ hatırlatmadır, öğüt/hatırlatma isteyenlere
Zülefa:Kökü =Yaklaşmak/ilerlemek/cenab...
Seyyiât Kökü Kötülük/fenalık/ahlaksızlık...
Hasenat: Kökü = Güzel/iyi/selim/müfid /salih...
Yaz ve Kış mevsimlerinde gece ve gündüzün uzunlukları değişmekte ve güneşin tam tepe noktasındaki saatte ise farklılık gösterebilmektedir. Fakat biz ortalama üzerinden anlatmaya çalışacağız. saat tam 12:00 da güneş tam tepe noktadadır. Yani günün TAM ORTASI ve Öğleden önce ile Öğleden sonrasını ayıran sınırdır. Yani günün iki tarafı (Taraf-en Nehar) için ayraçtır.
Böylece yukarıdaki Hud Suresi 114. ayette geçen Gündüzün her iki tarafında.... kılınması gereken namazı anlamış olduk. Bunlara sabah ve öğle namazı diyebiliriz. Fakat sabah namazı; gecenin bitmeye yüz tuttuğu ve günün aydınlanmaya doğru gideceği vakitten, tâ öğle dikmesi dediğimiz ayraca girmesine yaklaşılıncaya kadar olan zaman diliminde kılınabilir. Lakin güneş doğmadan önceki (fecr) sabah vaktinde kılınan namaz ile gün(eş) doğduktan, öğle ayracına kadar olan vakitte kılınan sabah namazı arasında kıymet/derece farkı vardır. Şöyle ki:
17/78 Gündüzün güneş dönüp/kayıp, gecenin karanlığı bastırıncaya kadar namaz kıl; ve de fecrde (namaz içinde okunan) Kur'anı da... Muhakkak ki; fecr/sabah (namazı içinde) okunan Kur'an şahitlidir.
Yine yukarıdaki ayette, GÜNDÜZÜN dönüp/kayıp (tepe dikmesinden batıya/batmaya) gecenin karanlığı bastırıncaya kadarki olan vakit günün ikinci kısmı olan vakittir. Gün battıktan ve karanlık çöktükten sonra artık ikinci kısım bitmiş ve 3. son namaz vakti girmiştir ki; bu da bizlerin oruçlu iken iftar açmamız gereken vakittir aynı zamanda. Peki gece salasını iqame süresi nedir? Yani güneşin batmasından ve karanlığın bastırmasından hemen sonra başlayıp, hangi vakte kadar gece salasını iqame edebiliriz?
17/79 Gecenin bir bölümünde de sana mahsus teheccüd için uykudan kalk. Umulur ki, Rabb'in seni Makam-en Mahmud (Övülen Makam)'a ulaştırır.
Kur'an da gece namazı için: Güneşin batmasıyla giren karanlık bölümde, gece namazı geciktirilmeksizin kılınmalı. Çünkü Kur'ana göre; efendimiz Hz Muhammed (selamun aleyküm.V)'in uygulamasına baktığımızda, gece geciktirmeksizin kıldığı anlaşılıyor. Bu sebeple biz diyoruz ki; gece namazı saat: 24:00 dan sonrasına bırakılmamalıdır.
Az önce dedik ki; Hz Muhammed (selamun aleyküm.V)' de gece namazını gece yarısından sonrasına bırakmamıştır. 17/79. Ayet bizim için delildir. Şöyle ki: "Gecenin bir bölümünde de sana mahsus teheccüd için uykudan kalk..."
Gece sadece kendine mahsus teheccüd için kalkacağına göre, vakti girdiği halde gece namazını kılmadan yatmış olamaz. Esasen ayet üzerinde ibretle tefekkür edildiğinde görülecek ki; Hz Muhammed efendimiz bir gün dahi bizler gibi gönül rahatlığıyla yatmamıştır. Düşünün bir, gece namazı kılınıyor, yemek yeniyor, ashabdan giden gelen oluyor ve az çok ailesine vakit ayırdıktan sonra yatıyor. Sonra gecenin bir vaktinde teheccüd için kalkmak zorunda... (Tabii biz zorunda kelimesini lafın gelişi söylüyoruz....Bu muhabbet ile yapılıyordu.) Teheccüd görevini yerine getirdikten sonra, büyük ihtimalle tekrar yatmamıştır. Çünkü sabah namazı vakti ya girmiştir, ya da yaklaşmıştır. Aradaki kısa zaman dilimi yatmaya değmez.
Gündüz ise gelen-giden yoğun misafirler (33/53) ve ayrıca Elçilik görevi hasebiyle, gündüzün bir bölümünde şekerleme diye tarif ettiğimiz kısa süreli uykunun da fırsat yönünden mümkün olmadığını düşünüyorum. Buradan da anlaşılıyor ki; Hz Muhammed (selamun aleyküm.V) efendimiz gece namazından sonra ile.......teheccüde kalkma vakti arasındaki kısa zaman diliminde ne uyudu ise onun ile yetindi.
Gelelim Namazın nasıl kılınacağına önce Rekat sayısı ve seferilik
4-101- Yeryüzünde sefere çıktığınızda kâfirlerin size bir kötülük yapacağından korkarsanız namazı kısaltmanızda size bir vebal yoktur. Kuşkusuz kâfirler sizin apaçık düşmanınızdır.
Demek ki Seferilik hali ve namazı kısaltmak ancak" size bir kötülük yapacağından korkarsanız" ifadesi ile açıklanmıştır öyle zevkine 90 km gidilen bir yerde seferilik olmaz ayrıcada namaz dikkat edin ölüm korkusunda bile terk edilmez sadece kısaltılır bu ayettende kaza namazının olmadığını anlamış oluyoruz çünkü kaza namazı olsa idi namazı kısaltmamız değil sonra rahata erdiğimiz de kaza etmemizi söylerdi ayet ALLAHUALEM
4-102- Sen onların aralarında bulunup da onlara namaz kıldırdığında içlerinden bir kısmı seninle beraber namaza dursun. Silahlarını da yanlarına alsınlar. Bunlar secdeye vardıklarında diğer bir kısmı arkanızda beklesin. Sonra o namaz kılmamış olan diğer kısım gelsin seninle beraber kılsınlar ve ihtiyatlı bulunsunlar, silahlarını yanlarına alsınlar. Kâfirler arzu ederler ki, silahlarınızdan ve eşyanızdan bir gafil olsanız da size ani bir baskın yapsalar. Eğer size yağmur gibi bir eziyet erişir veya hasta olursanız silahlarınızı bırakmanızda bir vebal yoktur. Bununla beraber ihtiyatı elden bırakmayın. Kuşkusuz ALLAH kâfirlere alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.
Ayetteki "Sen onların aralarında bulunup da onlara namaz kıldırdığında içlerinden bir kısmı seninle beraber namaza dursun." ifadesi imama işarettir ve bir kısmı ifadesi de cemaatin yarıya bölünmesi yani cemaat yarıya bölünüp namazı kısaltarken imam tam kılıyor şimdi kaç rekat namaz yarıya bölünüyor bir bakalım ayete göre
Ayetteki "Bunlar secdeye vardıklarında diğer bir kısmı arkanızda beklesin. Sonra o namaz kılmamış olan diğer kısım gelsin seninle beraber kılsınlar ve ihtiyatlı bulunsunlar, silahlarını yanlarına alsınlar."
dikkat ederseniz secdeye varıyorlar ve diğerleri geliyor yani bir rekat kılıyorlar sonra diğerleri 2. rekati kılıyor imam toplamda 2 rekat kılar iken cemaat namazı kısalttıkları için birer rekat namaz kılıyorlar ve buradanda Namazın 2 rekat olduğu anlaşılmış oluyor.
4-103- O korkulu zamanda namazı kıldınız mı gerek ayakta, gerek otururken ve gerek yanlarınız üzerinde hep ALLAH'ı zikredin. Korkudan kurtulduğunuzda namazı tam erkanı ile kılın. Çünkü namaz müminlere belirli vakitlerde yazılı bir farzdır.
Ne imiş namaz müminlere belirli vakitlerde farzmış vakitlerde Kur"an-da belirlenmiştir.
Şimdi Namazın Şartlarına dönelim
Abdest
4:43- Ey iman edenler! Sarhoş iken ne söylediğinizi bilinceye kadar namaza yaklaşmayın. Cünüb iken de yolcu olanlar müstesna gusül edinceye kadar namaza yaklaşmayın. Eğer hasta olur, veya yolculukta bulunursanız veyahut biriniz abdest bozmaktan gelince veya cinsî münasebette bulunup, su da bulamazsanız o zaman tertemiz bir toprak ile teyemmüm edin. Niyetle yüzlerinize ve ellerinize sürün. Şüphesiz ki ALLAH çok affedicidir, çok bağışlayıcıdır.
Şimdi hangi hallerde namaz kılamayız ve abdestimizi ne bozar onu anlatıyor ayet tek tek inceleyelim.
Ayette"Sarhoş iken ne söylediğinizi bilinceye kadar namaza yaklaşmayın. Cünüb iken de yolcu olanlar müstesna gusül edinceye kadar namaza yaklaşmayın" ifadesinde anlıyoruz ki ne dediğimizi bilemiyorsak ve cünüb isek namaz kılamayız( burada önemli bir husus sarhoşluk namaz kılmaya engel iken içki değildir.)
Ayetteki "tertemiz bir toprak ile teyemmüm edin. Niyetle yüzlerinize ve ellerinize sürün" ifadeden de teyemmümü ve nasıl yapılacağını anlıyoruz
5:6 - Ey iman edenler! Namaz kılmaya kalktığınız zaman, yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi yıkayın. Başlarınızı meshedin, iki topuğa kadar da ayaklarınızı yıkayın. Eğer cünüp iseniz temizlenin. Hasta iseniz, yahut yolculukta iseniz, yahut biriniz abdest bozmaktan gelmişse yahut kadınlara dokunmuşsanız, su da bulamamışsanız, temiz bir toprağa teyemmüm edin. Bunun için de yüzlerinizi ve ellerinizi o toprakla meshedin. ALLAH size bir güçlük çıkarmak istemiyor, fakat sizi temizlemek ve şükredesiniz diye de üzerinizdeki nimetini tamamlamak istiyor.
Şimdi de Abdest nasıl alınır ve hangi haller bozar onu anlatıyor ayet.
Ayetteki "Namaz kılmaya kalktığınız zaman, yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi yıkayın. Başlarınızı meshedin, iki topuğa kadar da ayaklarınızı yıkayın."ifadeden anlıyoruz ki ağzı mazmaza ve buruna su vermek vede enseyi yıkamak yok
Ayetteki "Eğer cünüp iseniz temizlenin. Hasta iseniz, yahut yolculukta iseniz, yahut biriniz abdest bozmaktan gelmişse yahut kadınlara dokunmuşsanız" ifadeden de abdestimizi bozan halleri anlıyoruz ne imiş onlar 1.cinsel temas 2. tuvalet ihtiyacı 3. kadınlara dokunmak buradaki kadınlara dokunmak cinsel içerikli değil çünkü o başta anlatılmış ayrıca da hasta veya yolculukta isek yani suyla abdest almak zor ise teyemmüm edebileceğimize kadar ayet ayrıntılı şekilde anlatmış.
Bu ayette var mı kan yada uykunun abdesti bozacağı nereden çıkarmışlar kanın abdesti bozduğunu
Gelelim namazda ne okunacağı hususuna
73:20-Rabbin, senin gecenin üçte ikisinden daha azında, yarısında ve üçte birinde kalktığını, seninle beraber bulunanlardan bir topluluğun da böyle yaptığını biliyor. Gece ve gündüzü ALLAH takdir eder. O, sizin onu sayamayacağınızı bildi de sizi affetti. Bundan böyle Kur'ân'dan size ne kolay gelirse okuyun. ALLAH, içinizden hastalar, yeryüzünde gezip ALLAH'ın lütfunu arayan başka kimseler ve ALLAH yolunda savaşan daha başka insanlar olacağını bilmiştir. Onun için Kur'ân'dan kolayınıza geldiği kadar okuyun, namazı kılın, zekatı verin ve ALLAH'a güzel bir borç verin (Hayırlı işlere mal sarfedin). Kendiniz için gönderdiğiniz her iyiliği, ALLAH katında daha hayırlı ve sevapça daha büyük olarak bulacaksınız. ALLAH'tan bağış dileyin. Kuşkusuz ALLAH bağışlayandır, merhamet edendir.
Ayetteki ifade"Bundan böyle Kur'ân'dan size ne kolay gelirse okuyun"
Ne imiş kıraat var kıraat nasıl sadece kurandan ve kolay gelen yani subhaneke amin kunut duaları namazı bozar çünkü onlar ayet değildir.
29:45- Sana vahyedilen Kitabı oku ve namazı kıl.
Rüku 2:43- Hem namazı dosdoğru kılın, zekatı verin, rükû edenlerle birlikte siz de rükû edin.
Secde:96:19- Sakın onu dinleme de (Rabbine) secde et ve yaklaş.
17:110- (Sen onlara) de ki: İster "ALLAH" deyin, ister "Rahmân" deyin, nasıl çağırırsanız çağırın. En güzel isimler O'nundur. Namazında sesini pek yükseltme, çok da gizli okuma, orta yolu seç.
Demek ki namazda sesimizi kısmayacağız çokda bağırmayacağız bakınız bu bile Kur"an da var
Kıble
2:144- Doğrusu, biz, yüzünün semaya yöneldiğini, orada şekilden şekile geçerek, aranıp durduğunu görüyorduk. Artık seni hoşnud olacağın bir kıbleye çevireceğiz. Haydi bakalım, yüzünü Mescid-i Haram'a doğru çevir. Siz de ey müminler, nerede olursanız olun, yüzünüzü o tarafa doğru çevirin! Kendilerine kitap verilmiş olanlar da kesinlikle bilirler ki, Rabblerinden gelen o emir haktır. Ve ALLAH, onların yaptıklarından ve yapmakta olduklarından gafil değildir.
Şimdi bunlardan sonra Kur"an da Namaz kılın der ama nasıl kılınacağı yazmaz diyenlere bu konu yeterlidir sanırım
bazı arap ülkelerinde insalar Kur-an la o kadar içli dışlı olmuşlar ki başının altına koyup onun uyuduğunu duydum.