You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Peygamber ve Sünnete Olan İhtiyaç

Peygamber ve Sünnete Olan İhtiyaç

Üye
Peygamber ve Sünnete Olan İhtiyaç
Yüce yaratıcı insanoğlunu mükerrem ve mükemmel bir varlık olarak yaratmıştır. Fakat bu mükemmelliğine rağmen insan, ilâhî hitâba doğrudan muhâtap olacak yapıya sahip değildir. Bu sebeple dünyada insan hayatının başladığı günden beri, Allah Teâlâ, onların arasından seçtiği “Nebî” veya “Resûl” denilen peygamberleri kendisiyle kulları arasındaki irtibâtı kurmak ve açıklamakla görevlendirmiştir.

Bütün peygamberler, Allah’ın emir ve nehiylerini O’nun kullarına ulaştırmak ve onlara doğru yolu göstermekle görevlendirilmiş hidâyet elçileridir. Peygamberler bu kutsal elçilik görevlerini hakkıyla yerine getirmeye çalışmışlardır. Bizim Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem de ümmetine Allah Teâlâ’nın istediği şekilde yaşamaları için gerekli bilgileri uygulamalı olarak vermiştir. Her peygamber gibi bizim peygamberimizin de iki temel görevi vardı: Tebliğ ve beyân.

يَا أَيُّهَا الرَّسُولُ بَلِّغْ مَا أُنزِلَ إِلَيْكَ مِن رَّبِّكَ وَإِن لَّمْ تَفْعَلْ فَمَا بَلَّغْتَ رِسَالَتَهُ وَاللّهُ يَعْصِمُكَ مِنَ النَّاسِ إِنَّ اللّهَ لاَ يَهْدِي الْقَوْمَ الْكَافِرِينَ

“Ey Peygamber, Rabbinden sana indirileni tebliğ et, eğer bunu yapmazsan, O’nun elçiliğini yerine getirmemiş olursun” [Mâide sûresi (5), 67].

وَأَنزَلْنَا إِلَيْكَ الذِّكْرَ لِتُبَيِّنَ لِلنَّاسِ مَا نُزِّلَ إِلَيْهِمْ وَلَعَلَّهُمْ يَتَفَكَّرُونَ ……..

“İnsanlara, kendilerine ne indirildiğini açıkca anlatasın diye sana da Kur’ân’ı inzâl ettik” [Nahl sûresi (16), 44].

Peygamber Efendimiz vahiy yoluyla Allah’tan aldığı Kur’an âyetlerini, görevi gereği, insanlara sadece ulaştırmakla kalmıyor aynı zamanda onları açıklıyor ve anlatıyordu. Tebliğ ettiklerini açıklamak ve anlatmak onun aslî göreviydi. Hemen işâret edelim ki Peygamberimiz’in tebliğ görevi evrensel olduğu için, açıklamaları da ona uygun bir çerçeve ve nitelikte gerçekleşiyordu. Yani sünnet, Kur’ân’ın evrensel planda Hz. Peygamber tarafından yorumlanması demek oluyordu.

Mukaddes kitabımız Kur’ân-ı Kerîm’in eksiksiz, yeterli, açık ve her şeyi açıklayıcı olmasına ve dinimizin de ikmal edilmiş bulunmasına rağmen, sünnetin ifade ettiği bir yorum ve anlatıma gerçekten ihtiyaç var mıdır, şeklinde bir soru aklımıza takılabilir. Gerçek şu ki, yüce kitabımızın yeterli, açık ve açıklayıcı oluşu elbette bir hakikattır. Ancak onun bu niteliklerine rağmen, muhatapları olan insanların anlayış seviyeleri farklı olduğu için onu tek tek doğru olarak anlayıp kavramaları mümkün değildir. Öte yandan sorumluluk için duymak değil, anlamak gerekmektedir. İnsanları anlamadıkları şeylerden sorumlu tutmak mümkün değildir. Bu sebeple kim, neyi anlamak ihtiyacında ise, ona onu anlatmak lâzımdır. En iyi, en güzel, en doğru ve en doyurucu açıklamayı da elbette Kur’an âyetlerini getirip tebliğ eden Peygamber yapacaktır. Peygamber’in açıklamaları, hiç bir zaman Kur’an’ın eksik, yetersiz ve kapalı olduğu anlamına gelmez. “Allah’a kul olmak”tan başka görevi bulunmayan insanlar, ancak bu açıklamalar sayesinde O’na nasıl kulluk edeceklerini öğrenmiş olacaklardır. Bu sebeple sünnetsiz bir müslümanlık düşünmek mümkün değildir.

Hayatın ilâhî irâde doğrultusunda şekillenmesi konusunda Sünnet, Kur’an ile birlikte hemen onun yanıbaşında birinci dereceden bir görev üstlenmiş bulunmaktadır. Bunun böyle olduğunu hem Peygamber’e itaatı emreden Kur’ân-ı Kerîm, hem de Hz. Peygamber’in bizzat kendisi ifade ve ilân etmektedir.

[b]Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyurulmaktadır:

وَمَا آتَاكُمُ الرَّسُولُ فَخُذُوهُ وَمَا نَهَاكُمْ عَنْهُ فَانتَهُوا

“Peygamber size ne verirse onu alın, neyi yasaklarsa ondan da kaçının!” [Haşr sûresi (59), 7].

قُلْ إِن كُنتُمْ تُحِبُّونَ اللّهَ فَاتَّبِعُونِي يُحْبِبْكُمُ اللّهُ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ

“De ki: Allah’ı seviyorsanız, bana uyunuz ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın” [Âl-i İmrân: (3), 31].

لَقَدْ كَانَ لَكُمْ فِي رَسُولِ اللَّهِ أُسْوَةٌ حَسَنَةٌ لِّمَن كَانَ يَرْجُو اللَّهَ وَالْيَوْمَ الْآخِرَ وَذَكَرَ اللَّهَ كَثِيراً

“Allah’a ve kıyamet gününe kavuşacağını uman sizler için Allah’ın Resûlü’nde güzel bir örnek vardır” [Ahzâb sûresi (33), 21].

فَإِنْ تَنَازَعْتُمْ فِي شَيْءٍ فَرُدُّوهُ إِلَى اللّهِ وَالرَّسُولِ إِنْ كُنتُمْ تُؤْمِنُونَ بِاللّهِ وَالْيَوْمِ اْلآخِرِ

“Allah’a ve ahiret gününe inanıyorsanız, anlaşmazlığa düştüğünüz konuları Allah’a ve Resûlü’ne arz ediniz!” [Nisâ sûresi (4), 59].

فَلاَ وَرَبِّكَ لاَ يُؤْمِنُونَ حَتَّىَ يُحَكِّمُوكَ فِيمَا شَجَرَ بَيْنَهُمْ ثُمَّ لاَ يَجِدُوا فِي أَنْفُسِهِمْ حَرَجًا مِّمَّا قَضَيْتَ وَيُسَلِّمُوا تَسْلِيمًا

“Hayır Rabbine andolsun ki onlar, aralarında çıkan anlaşmazlıklarda seni hakem tayin edip verdiğin hükmü, içlerinde hiç bir sıkıntı duymadan kabul edip teslim olmadıkları sürece tam mü’min olamazlar” [Nisâ sûresi (4), 65].

وَإِنَّكَ لَتَهْدِي إِلَى صِرَاطٍ مُّسْتَقِيمٍ

“Gerçekten sen, doğru yola, Allah’ın yoluna çağırıyorsun” [Şûra sûresi (42), 52].

فَلْيَحْذَرِ الَّذِينَ يُخَالِفُونَ عَنْ أَمْرِهِ أَن تُصِيبَهُمْ فِتْنَةٌ أَوْ يُصِيبَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ

“Peygamber’in emrine muhâlefet edenler, fitneye ya da can yakıcı bir azaba uğramaktan çekinsinler” [Nûr sûresi (24), 63].

مَّنْ يُطِعِ الرَّسُولَ فَقَدْ أَطَاعَ اللّهَ

“Kim Peygamber’e itaat ederse, Allah’a itaat etmiş olur” (Nisâ sûresi (4), 80(.

Hz. Peygamber şöyle buyurmaktadır:

فَمَنْ رَغِبَ عَنْ سُنَّتِي فَلَيْسَ مِنِّي

‏ “..Kim benim sünnetimden (yaşama tarzımdan) yüz çevirirse benden değildir” (Buhârî, Nikâh 1; Müslim, Nikâh 5).


“Dinin elden çıkışı sünnetin terkiyle başlar. Halat nasıl lif lif kopup parçalanırsa, din de sünnetin birer birer terkiyle ortadan kalkar” (Dârimî, Mukaddime 16).

Bütün bu âyet ve hadisler, müslümanların ancak sünnete sarılmak ve ondan ayrılmamaya çalışmak suretiyle İslâmî kimliklerini koruyabileceklerini ifade etmektedir. Zira açık bir gerçektir ki, sünnetin terkedilmesiyle doğacak boşluk, sünnetin tam zıddı demek olan bid’atla doldurulacaktır.

Sünnet, en kısa ve genel anlatımıyla “İslâm kültürü” demektir. Bid’at ise, İslâm kültürüne ters düşen, onda yeri olmayan ve fakat ondanmış gibi görülmeye ve gösterilmeye çalışılan yabancı unsur demektir. Muhtelif kıta ve iklimlerde yaşayan müslümanlar arasında çağlar boyu görülegelen ortak değerler ve uygulama benzerlikleri, sünnetin belirleyiciliği, birleştiriciliği, bütünleştiriciliği yani evrenselliği sayesinde olmuştur. Açıkca söyleyecek olursak, ümmet sünnetle vardır, onunla yaşar. Yozlaşma sünnetten ayrılmakla başlar.
[/b]

RİYÂZÜ’S-SÂLİHÎN
Bunu ilk beğenen sen ol.
Cezalı Üye
RE: Peygamber ve Sünnete Olan İhtiyaç
mesele zaten sünnete uymak yada uymamakta değil , hangi sünnet ? hangi hadis ?

elimizde tek kuran var , arapça metin olarak baktığımızda herkeste aynı olan tek kuran var , fakat sünnet ve hadis dediğimizde , değişik değişik kaynaklarda , mezheblerde farklı sahihi olan , hatta aynı mezheb içerisinde bir hadise sahih deyp diğerine demeyen , farklı kitaplarda , değişik kaynaklarda , müslüman guruplar arasında hadis inanışında fark var , yani kuran gibi bir tek hadis kaynağı olmaması bu işi bozuyor .

bu yüzdende her gurup kendi inandığı hz muhammed portresine gerçek diyor , her gurup kendi sahih saydığı hadislere sünnet diyor , hadis algısında bile farklılık var , bunları göz ardı ederek , sünnete uy demeyle bu iş geçiştirildiği içinde , herkes kendi inandığı resul portresini gerçek resul saydığı içinde müslümanlar birbiriyle çatışıyor , çünkü hepsi bizim inandığımız tarz resul gerçek diyor ve diğer gurubu ya tekfir ediyor yada karalıyor , bunlar göz ardı edildikçede müslümanlar dünyasındaki mezheb ve hadis sorunu çözülmüyor .
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 25-06-2014, Saat:12:40 PM, Düzenleyen: sedatsedat.
Profesör
RE: Peygamber ve Sünnete Olan İhtiyaç
benım merak ettıgım bır husus var dostlar:
hepımız dost hak mezhep oldugunu bılıyoruz,turkıye muslumanları olarak her musluman birey bu mezheplerden bırını taklıd ederek dini yasantısını surduruyor.mezheplerdekı farz vacıp sunnet ayrımının kaynagı kuran mıdır yoksa hadısler mıdır?
.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Cezalı Üye
RE: Peygamber ve Sünnete Olan İhtiyaç
taha yusuf ;

çoğunluk ayrımın hadislerde olduğu görülebiliyor , namazın klınışı bile ; ruku , secde , kıyam v.s. gibi şeyler dışında mezheblerde değişiyor . bazen birbirine zıt iki hadisi aynı kaynakta görebiliyoruz , sünnilerin 4 hak mezheb diye iddia ettiği mezheblerde bile temel şeyler dışında ayrım olduğu görülebilir , şiilerde kendisine doğru diyordur , herkes kendi inandığı hadise , mezhebe doğru diyor , herkes kendi sahih saydığı hadise doğru diyor , islam dünyasında mezheb ve hadis sorunu var , ne kadar inkar edilsede bu var , apaçık ortada olan sorunu nasıl red edebilriz ki , halı altına süpürmekle bu sorun düzelmiyor .
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 25-06-2014, Saat:12:55 PM, Düzenleyen: sedatsedat.
Üye
RE: Peygamber ve Sünnete Olan İhtiyaç
”Siz insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten nehyedersiniz" (ali imran)
bu ayetten ne anlıyorsun. normal vardır iyi vardır birde en iyi vardır

kuranın cevirisinde sen birebir motomot aynısını okudugunu mu sanıyosun cevirmenin sana cevirdiği kadarını alırsın bütün meallerde birbirinin aksine hemen hemen 5 10 kelime farklılıkları vardır sen önce sahih olan kuranı bi oku sonra hadisler konusunda ahkam dersi verirsin fıkhı konularda görüş ayrılıkları gayet normaldir ve Allahın izniyle sıkıntı yoktur asıl mesele şudurki bu konudan dolayı hadislerin inkarıdır oda akidevi bir konudur hiç bir sünni gurubun akideleri değişik değildir hepsi ehli sünnet akidesindedir dünya üzerinde hiç bir ehli sünnet akidesinde olan mezhepte Buhârî ve Müslim'in "el-Câmiu's-Sahîh"leri kitabını arka plana atmamış hepsi üzerinde ittifak etmiştir sen sahih hadislere uymak istedikten sonra hertürlü bulur okursun şayet niyetinde ciddi ise sahih olmayan uydurma hadisleride ilmi varsa çıkar bi kitap yazarsın ki hamdolsun sana gerek yok ehsli sünnet alimleri klavye ile uğraşmak yerine uydurma hadis kitabını yazıp müslümanlara duyurmuştur elhamdulilah

“Peygamber size ne verirse onu alın, neyi yasaklarsa ondan da kaçının!” [Haşr sûresi (59), 7]
“Peygamber’in emrine muhâlefet edenler, fitneye ya da can yakıcı bir azaba uğramaktan çekinsinler” [Nûr sûresi (24), 63].
Bunu ilk beğenen sen ol.
Cezalı Üye
RE: Peygamber ve Sünnete Olan İhtiyaç
kuranın çevirisi birebir aynı olmayabilir fakat elde tek bir kuran var , arapça orjinalden çeviri yapılıyor , çeviri hatası olsada olmasada elde olan kuran bir tanedir ve tek metindir .

fıkhi konularda görüş ayrılığı çoktur , ehli sünnetin kendi içinde bile görüş ayrılığı olduğu ortada zaten sende kabul etmişsin , diğer mezheblerde de ayrılık var zaten bunuda biliyoruz .

bütün ehli sünnet buhari ve müslimi kabul eder demişsin , evet lafta kabul ediyor bu doğru , fakat içeriğe girdiğin zaman , bu kabul etmenin genellemede olduğu görülüyor , yine bu kitaplardada içerik olarak bir sürü anlaşmazlıkları var , zaten diğer mezheblerde hadislerde bile değişme var . yani buhari ve müslimi kabul ediyorum dediğinde sanmaki içindeki bütün hadisleri tüm mezhebler aynı şekilde kabul ediyor , yine sahihi , uydurması ehli sünnet diye adlandırılan mezheblerde bile değişebiliyor , yorum farkıda cabası .

ehli sünnet bile hadis inanışında ittifak halinde değiller , on yıllardır kılınan namazda bile yüzde 100 bir ittifakları yok , ruku , kıyam , secde v.s. v.b. gibi ittifakları dışında namazın kılınışı bile mezheblerde değişiyor , her mezheb hadis getirdim diyor ve getirdikleri hadisler bile birbirine muhalif .

buhari ve müslimi kabul etmek demek , ordaki bütün hadisleri kabul etmek anlamına gelir , fakat ordaki bütün hadisleri herkes kabul etmez ve yine içinden seçerler , buhari ve müslimin sadece güvenilir olduğunu söylerler , bu kaynaktaki bütün hadisler kuran gibi hepsi gerçektir diyen bir tane alim varmı Allah aşkına .

ben hadisler olmasın demiyorum elbette , fakat hadisler kuran gibi bir kaynak değildir , hadisler tarihi kaynaktır , peygamberin ağzından çıktığı gibi direk yazılmamış , çoğu üzerinden yüzyıllar geçtikten sonra insanların ağızdan ağıza söyleyerek yüzyıllar sonra toplanıp kitaplaştırılan , peygambere atfedilen , dolaylı , rivayet sözlerdir , yani hadislerin hepsini peygamberin gerçek sözü olarak kabul etmek imkansızdır , onun dolaylı sözleri olarak kabul etmek en doğrusudur , bu şekilde elbette güzel örneklerde alınabilir , hadisler yok edilsin diyen zaten yok .

yani müslümanlar dünyasında hadis ve mezheb sorunu vardır , hadis ve mezheb sorunu yok diyorsan bana kuran gibi tek kaynak olan , bir hadis kitabı getireceksin ve o hadis kitabında hiç kimsenin hiç bir ayrılığı olmayacak ve hepsine gerçek diyeceksin , içinde bir tane uydurma olmayacak , müslümanların çoğunluğu o kaynakta bir tek hadis dahi eksik olmadan ittifak etmiş olacaklar , buyur bana o kaynağı getir .

işte o kaynak arapça metin kurandır , bunun dışında hiç bir kaynakta tam olarak ittifak yoktur . hiç bir zamanda bu ittifağı sağlayamassınız , ancak yeni bir peygamber olacakki o zaman bu ittifağı sağlayabilirsiniz , yeni peygamberde gelmeyeceğine göre , kuranın arapça metni dışında müslümanlar dünyasında tümden bir ittifak beklemek imkansızdır , varsa böyle bütün hadislere çoğunluğun gerçek dediği tek kitap getirirsin bakarız , fakat öyle bir kitap yok .

mesela burda peygamnerin verip vermemesi değil , peygamber gerçekten vermişmi vermemişmi meselesidir , herkes kendi aliminin sahih dediği hadise peygamber bunu vermiş diyor , herkes kendi mezhebinin hadis kitabındaki sahih sayılanlara gerçek peygamber sözü diyor , senin uydurma dediğin hadise diğeri sahih diyor , senin kabul ettiğin hadisi diğeri kabul etmiyor , aynı hadis kitabındaki bir hadisi , aynı emzhebten oldukları halde birisi sahih sayıyor diğeri saymıyor , hatta mezhebler arasında hadis kitapları bile değişebiliyor , buda gösteriyorki hadisler kuran gibi bir kaynak değildir ,

elenen , içinden uydurma çıkan , mezhebelerde sahihi , uydurması değişen , bir mezhebte bir hadisi alıp ötekini almayan , hz muhamedin ölümünden ortalama 100 yıl yada daha fazla zaman sonra toplanan ve binlerce elenen ve halada içinden kurana aykırı hadislerin çıktığı ve elenmeye çalışıldığı , hadislerin bile bazen birbiriyle çeliştiği , mezhebler arasında hadis kitap farkı olduğu , her emzhebin kendisini hak gördüğü bir ortamda , peygamberin en yakını 4 halifenin bile hadisleri kitaplaştırmadığı bir ortamda bu kaynaklar kuranla nasıl bir tutulabilirki ? nasıl peygamberin gerçek sözleri denebilirki bunlara !!!
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 25-06-2014, Saat:03:30 PM, Düzenleyen: sedatsedat.
Üye
RE: Peygamber ve Sünnete Olan İhtiyaç
”Siz insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten nehyedersiniz" (ali imran)
bu ayetten ne anlıyorsun. normal vardır iyi vardır birde en iyi vardır

buhari-müslim 4 mezhep tarafından üzerinde ittifak olunmuştur genellemede bu kabul etmenin demişsin örnek verirmisin hengi mezhep imamı kabul etmiyor hangi görüşünden dolayı.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Cezalı Üye
RE: Peygamber ve Sünnete Olan İhtiyaç
önce şunu belirteyim ;

insanlar belli bir kişinin biyografisini , tarihi geçmişini bile inceleyip içinden güzel örnekler alılarken , hz muhammed in yani bir peygamberin bize ulaşan hayatı dolaylı yollardanda olsa elbette içinden güzel örnekler alınacak kaynaklardır , fakat bu tür kaynaklar tarihi kaynak ve rivayettir , dolaylı anlatımlardır , kuran gibi değillerdir , bazı insanlar gibi hadisleri kaldırın atın demedim ben , mezheb imamlarının bütün düşüncelerini atın demedim , fakat hadis ve mezheblere dair bir çok sorun var , bu sorunlarda halı altı edilemez bence , çözülmesi gerekiyor .

yani 4 mezheb imamı bu kaynaklarla ilgili ne derse o doğrudur diğer insanlar ne derse desin boştur yaklaşımı yanlış bir yaklaşımdır , Allah sadece 4 mezheb imamı bu işi yapar diye bişeymi demiştir ? öyle bişey varmı , şu ve şu şahıs 4 kişi yapar , ondan başkası ne derse boştur diye bişey demişmi ? o yüzden hadisleri daha özgürlükçü bir ortamda değerlendirmek lazım , hadisler kuran gibi bir kaynak değildir , ben sana kuran ve hadislerin farkını içeren izlenimlerimi paylaşayım istersen , bide bu açıdan olaya bakalım , önce hadis ve kuranın farklarını anlamassan konunun derinine inemeyiz .
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 25-06-2014, Saat:09:19 PM, Düzenleyen: sedatsedat.
Üye
RE: Peygamber ve Sünnete Olan İhtiyaç
yukardaki ayetide es geçme -buhari-müslim 4 mezhep tarafından üzerinde ittifak olunmuştur genellemede bu kabul etmenin demişsin örnek verirmisin hengi mezhep imamı kabul etmiyor hangi görüşünden dolayı. neyse sen google den araştırmaya devam et şimdilik kişisel düşüncelerinle idare edicez hadisleri daha özğürlükcü bir ortamda degerlendiricez ahirette inşallah . kimileri edip yükseli kendine alim edinir kimleri peygamberin yolundan gider Allaha hamdolsun bizim alimlerimiz de itikatımızda peygamberin yolundan ibrahimin rabbimden asla ayrılmadı sen hadisleri komple atın demedin ama işte bu işin sonu 5 vakit namaz farz değile gidiyor bazı arkadaşların kendine öz güveni işte peygamberden daha iyi biliyorlar demekki
Bunu ilk beğenen sen ol.
Cezalı Üye
RE: Peygamber ve Sünnete Olan İhtiyaç
kuran ve hadis arasındaki bazı farklar ;

kuran : hz muhammed vahiy katiplerine yazdırdı

hadis : bize ulaşan hadislerin hepsini hz muhammedin yazdırdığına dair bir bilgi yok .

kuran : hz muhammed hayattayken bizzat kendisinin yazdırdığına dair bilgiler var

hadis : hz muhammed öldükten 100 yılı geçkin bir süre sonra bir çoğu kaleme alınmış

kuran : 4 halife zamanında iki kapak arasına toplanmış

hadis : 4 halife ölüyor ve üstünden uzun yıllar geçiyorda ağızdan ağıza aktarılarak toplanıyor .

kuran : tek bir kitap halinde

hadis: bir çok kitaptan oluşuyor

kuran : uydurma ayet diye bişey yok

hadis :uydurma hadis diye bişey var

kuran : elenme yok

hadis : elenme var

kuran : tüm dünyaa ve mezheblerde arapça metni aynı ve tek kitap içinde

hadis : hadisler mezheblerde değişebiliyor , mesela şiilikte hadislerde fark olduğu söylenen bişey , hadis ravilerinde değişme var , sünniliktede uydurma ve sahih anlayışında bazı farklar var

kuran : uydurma çıkarma ve eleme imkansız

hadis : buharinin binlerce hadisi eleyip bu kaynağı hazırladığı bilinen bişey

kuran : ayetlerde uydurma , sahih v.s. gibi ayrım yok

hadis : uydurma , sahih v.s. gibi ayrım var

v.s. v.s. daha uzatılabilir .

kuran ve hadis aynı değil önce bunu anlamalıyız .
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 25-06-2014, Saat:09:34 PM, Düzenleyen: sedatsedat.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.