“Günahkârlara karşı içinde bir merhamet hissi duymayan kimse, hiç olmazsa onlar için tevbe ve istiğfâr ile duâ etsin. Zira yeryüzündekilere Allah Teâlâ’dan mağfiret dilemek, meleklerin ahlâkındandır.”
Her nefis ölümü tadacaktır. Sonunda bize döndürüleceksiniz. Ankebut-57
Bu dünya hayatı sadece bir eğlence ve oyundan ibarettir. Asıl hayat ahiret yurdundaki hayattır. Keşke bilseler! Ankebut-64
-Osman Nuri Topbaş Hocamızdan öğütler-
-Osman Nuri Topbaş Hocamızdan öğütler-
“Günahkârlara karşı içinde bir merhamet hissi duymayan kimse, hiç olmazsa onlar için tevbe ve istiğfâr ile duâ etsin. Zira yeryüzündekilere Allah Teâlâ’dan mağfiret dilemek, meleklerin ahlâkındandır.”
Demek ki insan; Cenâb-ı Hakk’ın lûtfettiği güç ve kuvveti hiçbir zaman nefsine mâl etmemeli, aslâ büyüklenmemeli, nîmetlerin asıl sâhibini unutmamalıdır. Bilâkis, dâimâ şükür duyguları içinde olmalı, ilâhî azamet karşısında kendisinin bir toz zerresi kadar bile olmadığını anlamalı ve dâimâ Hakk’a ilticâ etmelidir.
O seslerden biri Allâh’a yaklaşanların (takvâ sahiplerinin) hâli, diğeri ise aldananların (âhireti unutup günahlara dalanların) hâlidir. Bu seslerden birini kabul ettin mi, öbürünü duymazsın bile! Çünkü seven bir kimse, sevdiğinin zıddı olan şeylere karşı âdeta kör ve sağır olur.”
“Öyle bir zaman gelecek ki, o vakit şu üç şeyden daha kıymetli bir şey olmayacak:
‒Helâl para.
‒Cân u gönülden arkadaşlık yapılacak bir kardeş. (Yani zor zamanlarda derdinle dertlenecek bir din kardeşi… Bugün Sûriyeli, Gazzeli kardeşlerimizi gözümüzde bir canlandıralım…)
‒Kendisiyle amel edilecek bir Sünnet-i Seniyye. (Kaybolan sünnetleri ihyâ etmeliyiz…)” (Heysemî, I, 172)
Bunun aksine bâzen de basit ve önemsiz zannedilen bir günah, Hak Teâlâʼyı o kadar gazaplandırabilir ki, kişinin âhiretini ebedî bir azap faslına çevirmeye yeter. Bunun içindir ki Bilâl bin Sa‘d -rahmetullâhi aleyh-:
“Günahın küçüklüğüne bakma! Fakat kime isyan ettiğine, kime karşı günah işlediğine bak!” îkâzında bulunmuştur.
Peygamber Efendimiz’e:
“–Ey Allâh’ın Rasûlü! İçimizde sâlihler bulunduğu hâlde biz helâk edilir miyiz?” diye sordum.
Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu:
“–Fısk ve fücûr (günahlar) çoğaldığı vakit, evet!” (Buhârî, Enbiyâ, 7)
Nitekim büyükler:
“Yemenʼdeki yanımda, yanımdaki Yemenʼde.” buyurmuşlardır.
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi