Her nefis ölümü tadacaktır. Sonunda bize döndürüleceksiniz. Ankebut-57
Bu dünya hayatı sadece bir eğlence ve oyundan ibarettir. Asıl hayat ahiret yurdundaki hayattır. Keşke bilseler! Ankebut-64
-Okumakta olduğunuz kitaplardan kesitler-
-Okumakta olduğunuz kitaplardan kesitler-
okuduğumuz kitap sanmıştım hemen kesit vereyim ... =)
Bizim mezhep taraftarlarının birbirlerine nasıl bir takım işkencelerin acısını tattırdıklarını işkence etmeyi ve öldürmeyi aralarında nasıl değiş-tokuş ettiklerini farklı dinlere mensup kimselerin birbirlerine işkence ve öldürme ile acı tattırdıklarını yurtlarından birbirlerini kovduklarını ve ideolojilerin peşinden nasıl sürüklendiklerini insanlığın sıcak savaş ortamında nasıl yaşadığını sıcak savaşı durdurdukları zaman onu nasıl soğuk savaşa ve karşılıklı suçlamalara dönüştürdüklerini aralarında ki bu soğuk savaşı sona erdirince bu kez diğer taraflarla nasıl başka bir savaşa tutuştuklarını eğer ortada bir neden yoksa sudan bahaneler uydurarak gerekçeler yarattıklarını bilmemiz gerekir...
واعْتَدى
وضَاءَ لَهُ نُورُ الهُدى فَتَبلَّدا
Sınırları çiğneyen kimse
Hidayet onun için nur olmuş iken taklide meyledip doğruluk yolundan sapkınlığa düşmüştür
وخَابَ امرؤٌ وافاهُ حُكْمُ مُحمّدٍ
فَقَالَ بِآراءِ الرِّجالِ وقَلَّدا
Muhammedin hükmü önünde iken şahısların reylerini taklit eden kaybetmiştir
نَبِيٌّ أَتَى بالْنُورِ مِنْ عِنْدِ ربِّهِ
وما جاءَ مِنْ عِنْدَ الإلهِ هُو الهُدى
Nebi, Rabbinden bir nur getirmiştir
El ilah 'dan gelen işte o hidayet yoludur
أَرَى النَّاسَ أَحْزاباً وَكُلٌ يَرَىَ الَّذِي
يجيء بِهِ المُنْجِي وسائِرُهُ الرِّدى
İnsanlar hizipleri/fırkaları ve her biri kendi reyinin kurtarıcı olduğunu sairlerinin ise helaka götürdüklerini (söylediklerini) gördüm
وألْقَوْا كِتَابَ اللهِ خَلْفَ ظُهُورِهِم
وقَول رَسُولِ اللهِ ويْلَهُمُ غَدَا !
Allahın kitabını resulunun sözünü arkalarına attılar! (terk ettiler) vay ki vay yarın (ahirette) onların hallerine!
وقَلُوا : بأَنِّ الدِّينَ لَيْسَ بِكَاملٍ !
وكَذبَ مَا قَالُوا الإلهُ وَفَنِّدَا !
Dediler ki bu din kamil değil (eksiktir)
El ilah olan ise onları yalanladı
وَماَ فَرَّطَ الْرَحْمِنُ شَيْئًا وَلَمْ يَكُنْ
نَسِيًّا وَلَمْ يَتْرُكْ بَرِيَّتَهُ سُدَا
Rahman hiç bir şeyi eksik bırakmadı ve hiç unutucu değildi yarattıklarını da başı boş bırakmadı/terk etmedi
وَقَدْ فَصَّلَ التَحْرِيمَ والحلَّ كُلَّه
وَبَيَّنَ أَحْكَامَ العَبادِ وَسَدَّدَا
Haramları detaylıca açıkladı ve helalleride
Kulları ile ilintili hükümleri de muhkem kıldı
Tercüme :kalemşör
Tohumların özlem yüklü bulutundasın şimdi.
"Ağlasam toprak çatlar utancından.
Sabahın alacası tükenir
Sırıl sıklam uyanır yürüdüğümüz yollar
Bilmeyiz saatler kaça kurulur
Yarınlara sancılanır şafaklar
İçimdeki yangın korkutur seni
Edirne kapıda bir grup vakti
İçimde yemyeşil bir dal kırılır.
Otuz bahar sonrada olsa
Adı sensizlikte olsa yılların
Bir ambulans sireninde ve sedyesinde çaresizliğin
Hatırlarım seni.
Yaşamak türküsü erken bitince
Ömür son limana demirleyince
Anlatacak çok şey kalır doğmamış bebeklere..."
Konuyu Okuyanlar: 2 Ziyaretçi