(Hucurat Suresi 49/10)
Allah Teala, ülfet nimetiyle halka büyük minnetini izhar ederek şöyle demiştir:
''Eğer yeryüzünde olanların hepsini verseydin yine de onların kalplerinin arasını birleştiremezdin. Fakat Allah, onların kalplerini birleştirdi.''
(Enfal/63)
Allah Teala, ülfeti methettikten sonra ayrılığı kötüleyerek insanları ondan sakındırmıştır:
''Hep birden Allah'ın dinine sımsıkı sarılın. Birbirinizden ayrılıp dağılmayın. Allah'ın üzerinizdeki (İslam) nimetini düşünün ki, cahiliye devrinde birbirinize düşmanlarken o sizin kalpleriniz arasında ülfet (yakınlık) meydana getirdi de onun nimeti sayesinde din kardeşleri oldunuz. Hem siz ateşten bir çukurun tam kenarında bulunuyordunuz da Allah, İslamınız sebebiyle o ateşe düşmekten sizi kurtardı. İşte Allah size ayetlerini böyle açıklıyor ki, doğru yola eresiniz.''
(Alİ İmran/103)
Ebu İdris Havlani'nin, Muaz b. Cebel'e: 'Ben Allah rızası için seni seviyorum' demesi üzerine Muaz ona şu cevabı vermiştir:
'Müjde sana! Ben Allah'ın Resulü'nden (s.a.v.) şöyle dinlemiştim:
''Kıyamet gününde yüzleri ayın ondördü gibi pırıl pırıl parlayan birtakım insanlar için arşın etrafında kürsüler konur. O günde halk hesap dehşeti içindedir, onlar ise ürkmezler; halk korkar onlar ise korkmazlar. Onlar Allah Teala'nın korkmayan ve üzülmeyen veli kullarıdır'. Allahın Resulü'ne 'Ey Allah'ın Resulü! Bunlar kimlerdir?' diye sorulunca, şöyle cevap verdi: 'Bunlar Allah yolunda birbirini sevenlerdir.''
(İmam Ahmed ve Hâkim)
alıntı
“Allah'ım, muhabbetimize, birliğimize gölge düşüren her türlü tefrikadan bizleri muhafaza eyle...” (Amin)
