Aşkın şiddetinden ateşli sıtmaya tutulanların lisanından gayri ihtiyari sözler dökülür... Tahtavani ile oturup bu sözleri analiz mi edelim şimdi.. eğer bunu yapacaksak, sokaktan bir divaneyi çevirip sözlerini teşhis etmeninde bir sakıncası yok.Bir aşık ile bir divanenin arasındafark mı var ?
Mevlana bir beytinde:
Aya öfkelenmişim ben,
işte böyle kapkaranlık bir gece olmuşum.
Padişaha kızmışım,
çırılçıplak bir yoksul olmuşum.
...........
Ben öyle bir zerreyim ki,
bütün âleme isyan etmişim.
Havaya, toprağa isyan etmişim,
Ateşe, suya isyan etmişim.
Altı yöne isyan etmişim.
Beş duyuya isyan etmişim.
Hava, toprak, ateş, su da neymiş ki,
altı yön de neymiş,
beş duyu da ne.
Benim için hiç bir şey umurumda değil...
.............
Onu konuştukta birbirimize girdik. Konuşulanın çokta umrunda değil
Ne bizim konuşmalarımız
Ne Taftazani literatürü
Ne beş duyu, ne hava, ne toprak nede su..
Ne susan, ne küsen, ne barışan..
Bırak ey biçare feryadı belâdan kıl tevekkül
Zira feryat belâ ender hatâ ender belâdır bil
Eğer belâ vereni buldunsa, safâ ender atâ ender belâdır bil
Eğer bulmazsan bütün dünya cefâ ender fenâ ender belâdır bil