RE: Mesajlarım ve iletilerim
Şehit kadir demiral ruhuna el fatiha
Şehit şükrü çakar ruhuna el fatiha
Şehit yunus çavdar ruhuna el fatiha
Şehit yasettin opçin ruhuna el fatiha
Şehit sergen çakmak ruhuna el fatiha
Şehit mithat duncan ruhuna el fatiha
Şehit muhammed kır ruhuna el fatiha
Şehit metin ertaş ruhuna el fatiha
Şehit yusuf yavuz ruhuna fatiha
Şehit fatih uysal ruhuna el fatiha
Şehit orhan sürmen ruhuna el fatiha
Şehit kadir çakı ruhuna el fatiha
Şehit ümmet ufacık ruhuna el fatiha
Şehit taner kart ruhuna el fatiha
Şehit göksel koç ruhuna el fatiha
Şehit sedat aktaş ruhuna el fatiha
Şehit Resul Kayaoğlu ruhuna el fatiha
Şehit Bünyamin Torğut ruhuna el fatiha
Şehit Burhan Gatfar ruhuna el fatiha
Şehit Halil Barkın ruhuna el fatiha
Şehit Mansur Cengiz ruhuna el fatiha
Muhammed Mürsî Mısır'ın seçimle ilk defa başa gelen, cumhurbaşkanıdır
Muhammed Mürsî mısırın 5. cumhurbaşkanıdır 3 Temmuz 2013 de Mısır Silahlı Kuvvetlerinin askeri darbesi sonucu devrilmiştir
Muhammed Mürsî 30 Haziran 2012 - 3 Temmuz 2013 te Cumhurbaşkanlığı yapmıştır
Muhammed Mürsî 8 Ağustos 1951 de, Mısır'ın kuzeyinde Şarkiye ilin Eladva köyünde doğmuştur
Muhammed Mürsî Beş kardeşin en büyüğüdür Babası çiftçi annesi ev hanımıdır Mühendislik lisansını Kahire Üniversitesi'nden almıştır
Muhammed Mürsî Mühendislik doktorasını Güney Kaliforniya Üniversitesi'nde 1982 de tamamlamıştır
Muhammed Mürsî Müslüman Kardeşler hareketi içerisinde siyasete atılmış 2000 ve 2005 yıllarında milletvekili olmuştur
Muhammed Mürsî 2012 Mısır cumhurbaşkanlığı seçimleri'nde Müslüman Kardeşler'in aday oldu İlk turda %25.5 ikinci turda %51.73 oyla mısırın 5. cumhurbaşkanı oldu.
Muhammed Mürsî cumhurbaşkanı olunca 2012–13 Mısırda protesto başlamış 3 Temmuz 2013 de Mısır ordusu askeri darbe yaparak yönetime el koymuştur
Muhammed Mürsî mısırdaki darbeyi hiç bir zaman kabul etmemiş yandaşlarıyla birlite direnmiştir
Muhammed Mursi 16 Mayıs 2015 te idam cezasına çarptırılmış 16 Haziran 2015 te "casusluk ile suçlanarak müebbet hapse mahkum olmuştur
Muhammed Mürsî Abd Güney Kaliforniya Üniversitesinde 1982-1985 te yardımcı profesörlük 1985 2010 da Zagazig Üniversitesi'nde mühendislik fakültesi dekanlığı yapmıştır
Muhammed Mürsî 1977 de Müslüman Kardeşlere katıldı 1982 den itibaren siyasi kanadıda görev yaptı. 1995 te Gençlik Konseyine 2000 de Mısırda Müslüman Kardeşler'in adayı oldu
Muhammed Mürsî mısırda 2005 te seçimlerde en yakın rakibine çok büyük bir fark atıp milletvekili seçilmiş seçimi kabul etmeyerek oylamayı rakibine kazandırmışlardır
Mursinin yönetimi muhalefet gösterilerinden sonra 3 Temmuz 2013 mısır askeri darbesiyle son bulmuştur
Arap Baharı 2010 da başlayıp günümüze dek süren, Arap Dünyası halk hareketleridir
Arap Baharı Arap halkının demokrasi özgürlük ve insan hakları taleplerinden ortaya çıkan; bölgesel, toplumsal siyasi ve silahlı harekettir.
Arap Baharında Protestolar, mitingler, gösteriler ve çatışmalar yaşanmıştır. Halklar, özgürlük mücadelesi adıyla birçok Arap diktatörünü devirmiştir.
Arap Baharı Tunus, Mısır, Libya, Suriye, Bahreyn, Cezayir, Ürdün Yemen ve tüm Arap Dünyasında başlayan miting protesto halk ayaklanması ve silahlı çatışmalardır.
Arap Baharı işsizlik ve enflasyon
sonucunda Tunus'ta Muhammed Buazizi'nin kendini yakmasıyla başlamıştır.
Arap Baharı 18 Aralık 2010 da Tunus'ta başlamışMısır, Yemen, Cezayire
sıçramıştır.
Arap Baharı Tunus ve Mısır'da başarılı olmuş 23 yıllık Zeynel Abidin ile 30 yıllık Hüsnü Mübarek'in görevlerini bırakmıştır.
Arap Baharı Orta Doğu ve Kuzey Afrika'nın tamamına yayılmış İran, Arnavutluk ve Ermenistan'da etkileri gözlenmiştir.
Tunusta 17 Aralık 2010 da Muhammed Buazizi'nin kendini yakmasıyla başlayan arap baharında
Zeynel Abidin ve Muhammed Gannuşi ülkelerini terketmiştir
Arap Baharında küçük çapta başlayan protestolar, Mısırda büyük çaplı isyana dönüşmüş kamu alanları işgal edilmiş polis binaları yakılmıştır
Arap Baharında hükümet binaları yıkıldı
Mısır ordusu, hükümeti devirip halka silahla saldırsı Hüsnü Mübarek ve Ahmet Şefik istifa etti
YASER ARAFAT’IN BM KONUŞMASI
13 Kasım 1974
Manda yönetimi ile Siyonist entrika Filistin yurdunun paylaşılmasını onayladı. Bu, şüphe ve güçlü baskıyla’ gerçekleştirildi.
Bm Genel Kurulu hakkı olmadığı halde bölünmez yurdu taksim etti. Yahudilere Filistin’in % 54’ünü bağışladı
Milyonlarca Arabı yerlerinden ederek Filistin’in % 81’ini işgal ettiler.
385’ini tümüyle tahrip yok ettiler 524 Arap kasaba ve köyünü işgal ettiler. Çiftlik ve korularımıza yerleştiler.
Filistin sorunu yurdundan mahrum bırakılmış, köklerinden ayrılmış ve sürgünde ve mülteci kamplarında yaşayan bir halkın davasıdır.
Filistin’in kültür ve medeniyet beşiği olduğunu dünya bilmeli
Arap halkı, binlerce yıldır çiftçilik yapmakta, yurdunu inşa etmekte, ibadet kültürünü topraklara yaymakta
inançlı muhafızlar olarak bütün dinlere ait kutsal yerleri korumaktadır.
Kudüs’ün oğlu olarak, kendim ve halkım için kutsal şehrimizin din kardeşliğinin hatıralarını ve hayallerini kendim ve halkım için kıymetli tutarım.
Halkımız İsrail Devleti’nin Filistin topraklarında saldırgan ve ırkçı bir medeniyet kurulup barışı tahrib etmelerine izin vermeyecekdir.
Halkımız tek tanrılı inanışa Arap ulusunun, kültür ve uygarlığını kabul ederek, işgalcilere direnip ata mirasını koruyacaktır.
Filistinlilerin Filistin’e bağlılığı, Filistin’e dönme azmi azalmamıştır. Onları Filistinli kimliği ve anayurttan vazgeçmeye hiçbir şey razı edemez.
Halkımız topluma inancını yitirsede Filistinden vazgeçmeyeceklerdir ve halkımızın silâhlı mücadeleden başka çaresi yoktur
Halkımız mücadeleye tüm imkânlarıyla Mücadelemizi durdurmak isteyen İsrail terörünün pis eylemlerini yiğitçe karşıladı
Filistin halkı 10 yıllık mücadelesinde binlerce şehit verdi sakat kaldılar zindanlara düşerek kendilerini feda ettiler.
Filistinin mücadelesi mevcudiyet içindir ve o, yurd Arap karakterini koruyacak baskı, zulüm ve teröre direnecektir.
Filistin Kurtuluş Örgütü, meşruiyetini fedakârlıktan ve kendisini mücadeleye adayan liderliğinden kazanmıştır.
Filistin Kurtuluş Örgütü ve Filistin devrim Lideri olarak resmi yetkimle, Yahudileri Siyonist ideoloji ve İsrailin aldatıcı vaadlerine yüz çevirmeye çağırıyorum.
İsrail Yahudilere daima kan dökme, sonsuz bir savaş ve devamlı bir esaret teklif ediyor
mülklerimizi ve topraklarımızı yeniden kazanabilir, hür ve egemen olarak millet olmanın imtiyazlarına kavuşabiliriz.
bütün kaynaklarımızla medeniyete katkıda bulunabiliriz. Filistinliler insanlığın hizmetinde olabilir
Kudüs’ümüz bütün dinlerin sükûnet içindeki kutsal yeri olarak tarihi rolünü kazanabilir.
halkımın kendi topraklarında egemenlik istiyorum.Bugün bir zeytin dalı ve özgürlük savaşçısının silâhıyla geldim Zeytin dalının düşmesine izin vermeyin.
Savaş Filistin’de alevlenir ve Barış yine Filistin’de doğacaktır.”
Mursi'nin darbeden önce son sözleri
Mursi'nin darbeden önceki son konuşması bir vasiyet gibi Mısır'ın ilk seçilmiş cumhurbaşkanı Mursi şehit kanıyla kazanılan devrimi koruma çağrısında bulunuyor.
Hakkı ve hukuku korumanın bedelini gerektiğinde canımla, hayatımla ödeyeceğim
Sizleri, çocuklarımızı; bizden sonraki evlatlarımızı korumak istiyorum.
Kızlarımız, geleceğimizin anneleri bizi çocuklarına anlatacak ve 'Adamdılar' diyecekler."
Hiçbir zaman haksızlığa boyun eğmeyin.
Hiçbir zaman alçalıp boyun eğmeyin. Vatanımızdan, hukukumuzdan, dinimizden en ufak taviz vermeyin.
haklarımızın bedeli için kanım akacaksa, ben kurban vermeye hazırım.
Allah her şeye kadirdir. Kimse sizi aldatmasın. Sakın aldanıp tuzaklara düşmeyin."
Ey Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi haktan saptırma.
Ey Rabbimiz Bize rahmet ihsan eyle. sen çok ihsan edicisin
Yusuf Suresinde Allah buyuruyor: "Allah emrinde galiptir. Fakat insanların çoğu bunu bilmezler."
ESEDİN KATLİAMLARI
4 yıl içinde 150 bin insanı öldürdü
25 Mayıs 2012: Rejimin milisleri Şebbiha birlikleri, Hule’ye saldırdı Yarısı çocuk 110 sivil hayatını kaybetti.
15 Temmuz 2012: Hama'nın Tremse Köyü'nde 267 kişi öldürüldü.
18 Ekim 2012: Suriye'de Esed savaş uçakları, İdlib'i bombaladı evler yerle bir oldu. enkaz altından parçalanmış cesetler çıkarıldı.
12 Aralık 2012'de Alevilere yönelik en büyük saldırı gerçekleşti Hama Akrab köyü bombalandı 125 kişi öldü EKMEK FIRININDA BEKLEYENLER VURULDU
23 Aralık 2012: Suriye'de rejim güçleri Hamada fırın bombaladı ekmek bekleyen kadın ve çocuk 93 kişi öldü.CESETLER NEHİRLERE ATILDI
29 Ocak 2013: Suriye Halepte elleri arkadan bağlı infaz edilen 80 kişinin cesedine ulaşıldı.
4 Şubat 2013: Halep'teki mahalle saldırısında 22'si çocuk 68 kişi hayatını kaybetti.
21 Nisan 2013: Şamdaki hava saldırılasında çoğu çocuk 85 kişi hayatını kaybetti
6 Mayıs 2013 Esed ordusu Sünni köyü el Bayda da katliam yaptı Ordu çoğu kadın ve çocuk yüzlerce kişiyi katletti
6 Mayıs 2013 te Esed ordusundan
kaçmaya çalışan beda köyünün çocukları öldürüldü.
21 Ağustos 2013: Katliamlarına aralıksız devam eden Esed, Guta'ya kimyasal silah yağdırdı. 600'ü kadın ve çocuk toplam 1300 kişi öldü
20 Ocak 2014: te Anadolu Ajansı Esedin kan donduran işkencelerini ortaya çıkardı. İnsanlar açlıktan Zayıflamış ve kemikleri gözüküyordu
25 Nisan 2014: Esed muhaliflerine ağır silahlarla saldırdı 15'i çocuk, 10 kadın 128 kişi hayatını kaybetti.
3 Eylül 2014: Esed rejimi savaş uçakları İdlib'in Nıkeyr köyünde katliam yaptı
Esedin yaptığı Banyas katliamında
Bebekler yakıldı anneler bıçaklandı! Tarih 02 Mayıs 2013
Esed Suriye'nin sahil kenti Tartus'a bağlı Banyas kasabası ve Beyda köyünde Sünni katliamı yaptı
Esedin yaptığı Banyas katliamında
çocuk ve kadın demeden ez az 384 kişi Esed tarafından vahşice katledildi.
Esedin yaptığı Banyas katliamından yıllar geçsede acıları unutulmadı
Esed rejimi Banyas’ın el-Beyda köyünde 384 kişiyi hunharca katleddi
Esedin yaptığı Banyas katliamı
Sünni sivilere yapılan en kanlı saldırıdır katliam'ın baş sorumlusu Esed rejim lideri Mihraç Ural'dır
Esed rejim komutanı Mukaveme-i Suriye” örgüt lideri, Reyhanlı katliamı baş sorumlusu Esed'in Celladı Mihrac Ural Banyas katliamın da sorumludur
Esed Rejimi 77 çocuk ve 62 kadını Banyas katliamında 384 masum canı, vahşice katledmişdir
Esed yaptığı katliamlarla adını tarihe kara leke olarak yazdırmışdır
Banyas’ta Esed rejimi çocuk yaşlı kadın demeden silahlı ve bıçaklı kıyımlarla 384 kişiyi katleddi.
Esedin yaptığı Banyas katliamında
İnsanlar annelerinin kucağında ateşli ve kesici silahlarla öldürülmüş, doğranmış ve yakılmıştır
Esed Banyas katliamında can vermemiş bedenleri tanklarla ezdirip cesetleri yaktırmış
Esed Banyas katliamında sünni ve nusayri köylülerini katletti ve bunu
.REJİM TV'Sİ nden CANLI YAYINLA DÜNYAYA izletti
Esed Banyas katliamında sünni ve nusayri köylülerini katletti terörist operasyonuymuş gibi dünyaya izletti Rejim bu vahşet ve katliamı için Teröristleri öldürdük dediler
1744 te Muhammed Bin Suudun kurduğu Birinci Suud Devleti Suudi Krallığı’nın egemen olduğu topraklarda kurulmuş, Yemen, Umman, Suriye ve Irak’a saldırmıştır
Birinci Suudi Devletinin başkanı ve İlk İmam Muhammed Suud’un oğlu Abdülaziz 1802 de Kerbelada 10,000 kişiye saldırmış, Hz. Hüseyin türbesini tahrip edip, 2,000 kişiyi öldürmüştür
Kerbelada 10,000 kişiye saldırıp, Hz. Hüseyin türbesini yıkıp, 2,000 kişiyi öldüren Suud kralı Abdülaziz 1803 te suikast ile öldürülmüştür.
Osmanlı-Mısır ittifakıyla suud toprakları alınmış, Abdullah Suud toprakları için mücadele etmiş Mısır kuvvetleri 1818’de Suudu yakalayıp İstanbul’a göndermiş ve idam edilmiştir.
Suud kralı Abdullah Suud osmanlı tarafından idam edilmiş aile üyeleri Mısır ve İstanbul’da hapsedilmiştir 1818 de Suudiler Başkenti Riyad olan İkinci Suud Devleti’ni kurmuşlardır.
1838 de Osmanlı Devleti Halid Bin Suud’u Riyad Valisi atamıştır. Halid Bin Suud, Faysal’ın tek kardeşi idi ve uzun yıllar Mısır’da hapis yatmıştır
El-Raşid kabilesinden Muhammed Bin Abdullah 1891 de Mulayda Savaşında Faysal’ın son oğlu Abdül-Rahman Bin Faysal’ı Necidden kovarsk İkinci Suudi Devleti’ne son vermiştir.
1937 de Amerikalılar suudlarda zengin petrol kaynağı bulunca Suudlarla ittifak kurmuşlardır
Kral Faysal, 1975 te kuzeni Musaid tarafından öldürüldü, Musaid ise
idam edilmiştir
Suud ailesi kalabalıktır 7,000 prens mevcuttur, Kral Abdülaziz’in 200 erkek çocuğu yönetimdedir Bakanlar Kurulu Kraliyet ailesinden seçilir
Ömer Muhtar, 1862 de, Libya’da Defne bölgesinin Batnan kasabasında dünyaya gelmiştir
Ömer Muhtar ve Münifiye kabilesi Münifiye izzet ve şerefiyle meşhurdur
Ömer Muhtarın babası mert ve cesaretli bir kahramandı
Osmanlının güçlü olmaması nedeniyle italyanlar 27 Eylül 1911’de Osmanlı hükümetine ültimatom verip Trablusgarb’a çıkarma yapmışlardır
İtalya trablusgarpı işgal edince bir avuç Osmanlı kuvveti ile Libyalı mücahit büyük bir direniş sergilemiştir
Balkan Harbinde ile İtalya ile uzlaşan Osmanlı trablusgarptan çekilmiş ve Libya zalim İtalyanlarla baş başa kalmıştır
Senusi” mücahidlerinin başı Seyyid Ahmed Senusidir ve askerî dehası ile Osmanlının dikkatini çekmiştir
Osmanlının ve Senusilerin “Onun gibi on insan olsaydı, bize yeterdi” dediği bir kahraman vardı... o arslan, Ömer Muhtar’dan başkası değildi.
Ömer Muhtar Ülkesini kahramanca savundu, , tanka, topa karşı piyade ve at ile dayandı. yaralandı esir edildi...
15 eylül 1931 de İtalyan mahkemesi
Ömer Muhtar ı sahte bir duruşmaya çıkarmış ve Graziani tarafından idam edilmiştir
Hüküm ve karar yalnız Allah’ındır
İnna lillah ve inna ileyhi raciun
Ömer muhtar idam edildiğinde sahte italyan mahkemesine şu sözleri söylemiştir Hüküm ve karar yalnız Allah’ındır. sahte hükmünüzün geçerliliği yoktur.
Ömer muhtar idam edildiğinde sahte italyan mahkemesine şu sözleri söylemiştir İnna lillah ve inna ileyhi raciun” Biz Allah’ın kullarıyız ve sonunda ona dönücüleriz.
Ömer muhtar sahte italya mahkemesi tarafından idam edildiğinde milyonlarca Libyalının gözü önünde sakin ve korkusuzca idam sehpasına çıktı. Fecr suresinin Ey huzura ermiş nefs! Razı edici ve razı edilmiş olarak Rabbine dön” ayetlerini okudu Özgürlüğü için her şeyi göze aldığı yeşil dağlara son Kez baktı milletini yetim bırakarak ebedî âleme kanatlandı...
BUHARA Mâverâünnehir’de tarihî bir şehirdir
İsmâil b. Ahmed es-Sâmânî Türbesi – Buhara / Özbekistan
Buhara Zerefşân ırmağının aşağısında büyük vahada yer alır Özbekistan sınırları içindedir
Buhara nın denizden yüksekliği 220 metredir. Kara ikliminin tesirindedir kışlar soğuk (ocak -0,6 °C), yazlar sıcaktır (temmuz 29,5 °C).
Hz. Peygamber Buhara’nın fethini müjdeler Şehir (674) yılında Muâviye’nin Horasan Valisi Ubeydullah tarafından fethedilir
Buharada şehir müslümanlardan alan Emevi kumandan Horasan Valisi Kuteybe (706-709) da Buharaya Arap garnizonu yerleştirmiştir
Emevîler ve Abbâsîler devrinde Buhara’da yerli hükümdar ve Horasan valisince tayin edilen emîr bulunuyordu. Horasan Valisi Süleyman Tûsî Buharayı Türk akınlarına karşı surlarla çevirmişdi
Abbâsîler devrinde Buhara zengin ve büyük bir merkez olsada. hiçbir zaman Semerkant’ı gölgede bırakamamıştır
Sâmânîler devrinde Buhara büyük bir ilim ve kültür merkezi olmuş Sâmânîler âlim, ve şairleri himaye etmiş alim ve şairler Buhara’da toplanmıştır
Buhara gerileme devrinde büyük bir kültür merkezi olarak kalmış pek çok âlim çıkartmıştır
Buharada Sâmânîlerden önemli bir saray kütüphanesi vardır Bu kütüphaneden istifade eden önemli kişilerden biri de İbn Sînâ’dır.
Cengiz Han’ın Mâverâünnehir’de ilk aldığı şehir Buharadır (10 Şubat 1220) Moğol ordularınca işgal edilmiştir
Cengiz Han buharayı yağmalamış on iki günde şehir teslim olmuş Cuma Mescidi yanmıştır Ögedey devrinde buhara ilim ve kültür merkezi olmuştur
1238 de Buharada Moğollara karşı
halk ayaklanması çıkmış bu isyanda 20.000 kişi öldürülmüştür
Kubilay ile Arık Böke arasındaki savaşta Buharalı 5000 kişi katledilip malları yağmalandı. Aileleri öldürüldü
Moğollar Buharayı idare ederken valiler Melikşah ünvanını kullanmış Buhara valisi çinli Çonksan-Tayfu Çince bakır paralar basmıştır.
Moğollar zamanında Buhara molla ve seyyidleri vergiden muaf tutulmuş hıristiyan olan Mengü ile Kubilay’ın annesi Bige Hatun Buhara Haniye Medresesi’ni yaptırmıştır.
Moğollar zamanında buhara valisi
Mahmud Yalavaç’ın oğlu Mesud Bey Rîgistan’da Mesud Bey Medresesi’ni inşa ettirmiştir büyük bir medresedir
28 Ocak 1273 de Buhara İlhanlılar’dan Abaka Han’ın kumandanı Bahadırca işgal edilip yedi gün yağmalandı.
İlhanlılar buhara Şehir ve halkını ateş ve kılıçla imha edmiş halkın mallarını Çağatay reisleri almışdır
1316 da Buhara İlhanlı ve Çağataylılar ca yağmalanıp tahrip edilmiş, halk Ceyhun bölgesine yerleştirilmiştir
1333 te İbn Battûta İlhanlı ve Çağataylılar 'ın buharada cami, medrese ve pazarları harabe ettiğini söyler.
Moğol istilâsında Buhara Orta Asya’nın en önemli sûfî merkezidir Mutasavvıf şair ve ahfadı Buhara’da yaşamış ve irşad faaliyetlerinde bulunmuştur
Buharada ki en önemli olay, Bahâeddin Nakşibend (1389) tarafından kurulan Nakşibendiyye tarikatının ortaya çıkmasıdır.
Bahâeddin Nakşibend hayatını Buhara ve civarında geçirmiştir Doğum yeri Kasrı ârifân’daki Bahâeddin Türbesi ziyaretgâh olmuştur
Nakşibendiliğin kurucusu Bahâeddin Nakşibend in müridi Hâce Muhammed Hâfız-ı Buhârî 1419 da Buhara’da etkili olmuş onun önderliğinde Nakşibendi Orta Asyada önemli rol oynamıştır
Uluğ Bey Buharada medrese inşa ettirmiştir.
Şeybânî Hanlığı (XV.) yüzyıl sonlarında Buhara’daki Timurlulara sığınmış Nakşibendî şeyhi Mansûr’dan İslâm bilgisi edinmiş Özbekler’le Nakşibendî dostluğu kurulmuştur
(1500) de Buhara Şeybânî Han kumandasındaki Özbeklerce ele geçirilmiştir
Özbek hanı Şeybânî Bâbür hana mağlûp olup öldürülmüş ve Buhara Özbek hâkimiyetinden çıkmıştır (1510)
Özbekler’de de devlet Türk devletinde olduğu ailenin ortak mülküdür küçük prensliklere ayrılmıştır. Hânedanın en yaşlısı handır Semerkant’ta oturur
Özbekler 1583’te büyük han Abdullah zamanında Buhara’yı yurt edinmiş en geniş topraklara ve en büyük askerî güce ulaştırmışlardır
(XVI.) yüzyılda Buhara’nın sahibi olan Özbekler Rusya ile ilişki kurmus (1740) da Safevî Hükümdarı Nâdir Şah Buhara’yı zaptetmiştir
(1785) te İranlı Şiîler ile Özbekler ve Hârizm’den göçen Türkmenler buharaya yerleşti ve . Buhara Orta Asya’nın en büyük el sanatları merkezi oldu. ticaret gelişti.
Ruslar Buhara’yı 1868 de istilâ etmiştir
1914’te Buhara Hanlığına 50.000 Rus yerleştirilmiştir 1917 de buhara emiri Mîr Âlim Tahsilini Leningrad’da yapmış Bolşevik İhtilâli’nde Afganistan’a kaçmış orada ölmüştür
Sovyet askerleri Mart 1918’de Buhara’yı işgal etmiş bir buçuk gün yağmalayıp geri çekilmişlerdir
1920 yılında buharayı Kızılordu işgal etmiş 6 Ekim 1920’de Buhara Hanlığı yıkılmışdır
Komünist İhtilâlden sonra Buhara, Sovyet Sosyalist şehri oldu. Fergana ile rekabet eden büyük pamuk sanayii merkezi haline geldi.
Komünist rejimde Sovyetler de müslüman alim yetiştiren iki medrese vardı biri Buhara’da Diğeri Taşkenttir
Özbekistanda Sovyetlere karşı mukavemet 1926 ya kadar sürmüş. Ekim 1924’te rus hükümeti lağvedilip Buhara Özbekistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’ne dahil edildi.
Buharadaki rus İşgalinde halk şehri terketmiş Afganistan’a, kırsal alana ve Özbekistana kaçmıştır
1930 ve 1940 da buharada rus baskısıyla göçler yaşanmış. şehir nüfusu II. Dünya Savaşı’ndan artmış, 1939 da 50.000 1969’da 69.000 günümüzde ise 200.000’i aşmıştır.
Buhara Orta Asya’nın ilim ve kültür merkezidir ve yerini Taşkent ve Semerkant’a bırakmıştır.
Buhara’nın nüfusu Özbek Türkmen Kırgız Kazak Tatar Uygur Tacik Rus Kafkas Ukrayna ve yahudilerden oluşur
Buhara’'daki eserler şunlardır
X. yüzyıl Ahmed es-Sâmânî türbesi, Mugak Attari Camii,
Seyfeddin Bâharzî Türbesi,
1119 da yapılan Namazgâh Camii,
XIV. yüzyıl Çeşme-i Eyyûb türbesi
Uluğ Bey Medresesi,
XII. yüzyıldan kalma 45,30 m. yüksekliğinde bir minareye sahip
XVI. yüzyılda Kalan Mescidi,
1535 Mîr Arab Medresesi,
Hâce Zeynüddin Mescidi.
Oğuz adına ilk defa Göktürk kitâbelerinde rastlanır ok kelimesiyle en eski Türkçe’de çokluk eki olan “z”den oluşan okuz oklar dan gelir
Göktürk kitâbelerine göre Oğuzlar dokuz boydan meydana gelmiş bir budundur.
Tokuz (Dokuz) Oğuz diye anılan DOKUZ OĞUZLAR Tula ırmağının kuzeyinde oturuyordu Göktürk hânedanı zamanında Türk yurdundaki en güçlü budun Tokuz Oğuzlar’dı.
Oğuzların Hükümdarı “kağandır Göktürkler Oğuzlar’ı ve tüm kağanları kendine bağlamıştır
744’te Göktürkler yıkılınca yerine Uygurlar kuruldu ve Uygur hükümdarı kül Bilge Kağan, Tokuz Oğuzlar’ın başbuğu tayin edildi
Moyençor unvanıyla anılmaya başlandı. Moyençor 747’de babasının yerine geçti ve İl İtmiş Bilge Kağan unvanını aldı.
Tokuz Oğuzlar On Uygurlar’ın yanında yer alıp Uygur Devleti’nin dayanağı oldular Uygurlar’ın 840’ta ki felâketinin ardından Doğu Türkistana göç ettiler
Oğuz elinde boylar eşit sayıda iki kola ayrılmakta, bu kollardan biri Bozok, diğeri Üçok adını taşırdı.
Göktürk kağanlarının yabguları olurdu Yabgu kağandan sonra gelen “melik, kral” demekti
Oğuz Yabguları Batı Göktürk yabgu ailesine mensuptu Oğuz eli Batı Göktürk Kağanlığı’nın sona ermesiyle Batı Göktürkleri temsil etmiştir
Kara İrtiş boylarındaki Karluklar zayıf düşünce Batı Göktürk Kağanlığı’na oğuzlar kolayca son vermistir(766)
Oğuzlar Halife Mehdî zamanında (775-785) Mâverâünnehirden Seyhuna gelmişler bölgede ki Peçenekleri Ural ırmağın sürmüşlerdir
Oğuzlar’ın Yurtları. Hazar denizinden Seyhun boylarındaki Fârâb ve İsfîcâb’a kadar uzanıyordu.
Hazar denizi ve doğusundaki Karadağ yarımadası X. yüzyılda Oğuzlarca iskân edilmiş bu yarımadaya Mangışlak adı verilmiştir
Oğuzlarla Müslümanlar arasındaki sınır güneybatıda Hârizm’de Cürcâniye’nin Sît kasabasından başlıyor, Aral gölünün güneyindeki Baratekin sınır sayılıyordu.
Seyhun’un sağ kıyısında Karaçuk dağlarının eteğinde Yesi’ye bir günlük mesafedeki Savran müslümanlarla Oğuzlarla sınır şehriydi.
Oğuzlar’ın sadece Ögüz dedikleri akarsuya müslüman âlimler Seyhun, Amuderya’ya Ceyhun adını vermişdir. X. yüzyılda Oğuz Devleti’nin başşehri Seyhun yakınındaki Yenikent’ti.
X. yüzyılda Oğuzlar göçebeydi. Bahar gelince kuzeydeki Karakom’a ve kuzeybatıdaki yaylalara göçüyor kışta Aşağı Seyhun boylarına dönüyorlardı.
Yabgu unvanlı Oğuz hükümdarı kışın Yenikent’te oturur Oğuz ülkesindeki Cend şehiri yabgu idaresindeydi. Ve müslümanlar yaşıyordu.
Oğuzların en önemli şehiri Yesi yani Türkistandır
Oğuzlar XI. yüzyılda islamiyeti seçmiş şehir hayatını geliştirmiş yeni şehirler kurmuş yerleşik hayata geçmişlerdir
Oğuzlar Moğol istilâsına şehirlerde oturdular, istilâda Horasana kaçtılar, İran’ın istilâ edilmesiylede Anadolu’ya geldiler.
Oğuzlar’da Hayat hayvancılığa dayanırdı serveti sürüler oluşturrdu. Oğuz subaşısı ve ordu kumandanları verdiği şölende koyun eti ikram ederdi
Oğuzlar Türk boyları gibi deve eti ve at eti yerdi ancak müslümanlıktan sonra at eti yemekten vazgeçilmiştir
Oğuzlar komşu müslümanlarla ticaret yaoardı en önemli ticaret yolu İdil havzasıydı giden yoldu. En önemli ticaret malı ise koyundu Mâverâünnehir ve Horasan eti Oğuzlarda satın alırdı
X. yüzyılda Oğuzlar geleneksel inanışlarına bağlıydı. İslâm âleminde Türkler Allah fikrine sahipti buna Tanrı veya Uluğ derdi
Oğuzlar’ın bilge kişileri bulunurdu tabiplik yapan, geleceğe ait keşiflerde bulunan dinî başkanlık eden kişilere büyük saygı gösterirlerdi
Oğuzlar ölülerini elbise ve eşyalarıyla gömerlerdi hastaya yaklaşmazlardı. başlık geleneği yaygındı. Evlenecek genç ok atar ve okun düştüğü yere çadır kurulurdu
Oğuzların Millî yemeği Türk boylarındaki gibi tutmaçtı yüz şekilleri Türkler’inki gibiydi Mâverâünnehir’e gelince iklimin tesiriyle Tacikler’e benzediler
Oğuzlar sakallarını keser, bıyık bırakır saç uzatırdı Yaşadıkları hayat çetindi sert mizaçlıydılar. Savaşçılık başlıca faziletleridendi.
Oğuzlar Namuslu, dürüst ve konuk severdi büyüklere son derece bağlı ve saygılıydı Konuştukları Türk lehçelerinin en zarifiydi
X. yüzyılda Sütkent’te İslâmiyet’i kabul etmiş kalabalık bir Türk topluluk vardı. Bu topluluk Oğuzlardı
X. yüzyılda Fârâb-Kence ve Taşkentte Oğuz ve Karluklar’dan İslâmiyet’i seçen 1000 çadır vardı
960 yılında 200.000 çadırlık Türk topluluğu müslüman olmuştur
İlk müslümanlar Karahanlılardır olduğu Yağma, Karluk, Çiğil, Tohsı gibi Türk kavimleri islamiyeti seçmiştir
Oğuzlarda X. yüzyılın ikinci yarısında İslâmiyet yayılmıştır
Son Sâmânî emîri Mâverâünnehir’i Karahanlılardan almak için Oğuz yabgusuyla ittifak yapıp dünürlük kurmuş ve yabgu müslüman olmuştur (1002).
Orta Asya’da İslâmiyet’i ilk kabul eden Türk kavmi Balasagun ile Mirkide yaşayan Türkmenlerdi
Mâverâünnehir müslümanları Oğuzlar’dan müslüman olana Türkmen demiştlerdir
Bîrûni ve Beyhakī gibi Gazneli tarihçiler Oğuzlar’ı “müslüman Türk” anlamında Türkmen adıyla anmışlar, Yakındoğu onlardan Guz (Oğuz) diye söz etmiştir
Oğuzlar kendilerine verilen Türkmen adını benimsemiş XIII. yüzyılda oğuzlar
Türkmen olarak anılmıştır
Oğuzlar’ın İslâmiyet’i kabulünde müslümanlarla yaptıkları ticarî münasebetler Şeyh ve dervişler büyük rol oynamıştır.
Oğuz Yabgu Devletinin. Başı “yabgudur Oğuz Yabgu Devleti X. yüzyılda bağımsız ve güçlü bir devletti.
Oğuz destanlarında birçok yabgu adı anılır bazısı Kayı boyundandır Yabguda en yüksek iki görevli “kül erkin ve subaşıdır. Kül erkin yabgunun vekili, subaşı ordu kumandanıdır.
Oğuz Yabgu Devleti’nde asalet unvanı yinal ve tarhan unvanlarıdır Yabgu mühürlerine ve fermanına tugrag” (tuğra) denilirdi
Oğuzlar işlerini meclisde istişare ederdi Oğuz subaşısı yapacağı işleri Oğuz büyükleri ve Abbâsîlere sorardı
Oğuzlar Yiğit ve savaşçı bir halktır
Oğuzlar’ın komşularıyla münasebeti her zaman dostça olmamış Seyhun boylarındaki Peçenekler’e hücum ederek onları Urala göçe zorlamışlardır
Oğuzlar, Yayık ve İdil arasında yurt tutan Peçenekler’i rahat bırakmamış Hazarlar’la anlaşıp onları buradan çıkarmışlardır (898-902).
Peçenekler İdil’i geçip Karadeniz bozkırına yerleşmişlerdir. Bizans İmparatoru VII. Konstantin bir grup Peçeneğin Oğuzlar’la birleştiğini söyler
Oğuzlar’ın Hazarlar’la münasebetleri X. yüzyılda dostça olmamış Oğuzlar buz tutmuş İdil’i geçerek Hazar ülkesine akın etmişlerdir
Oğuzlar’ın Orta İdil de ki Bulgarlar’la dostluk kurmuştur Oğuz subaşısı Etrek, Bulgar Kralı Almuş’un damadıdır
Oğuzlar komşu müslümanlara akın etmişler Barışda ticaret yapmışlar ve Oğuzlar’ın Karluklar’la yaptıkları savaşta Oğuz yabgusu öldürülmüştür
Oğuzlar kuzey komşuları Kimekler ve Kıpçaklarla savaşıyordu. Kıpçaklar barışta soğuk kışda Oğuzların iziniyle güneye göçerdi
X. yüzyılın sonlarında Kıpçaklar’ çoğalmış, güçlü bir halk olmuşlardır
X. yüzyılda bağımsız ve güçlü bir devlet olan Oğuz Yabgu Devleti iç çekişmelerle yıkılmıştır
Oğuz ülkesinde iç çekişmeler yaşanmış Selçuklular’ın tarihe çıkışı ve ilk başarısı bu süreçte olmuştur
Oğuz Yabgu Devleti’nin subaşısı ve kumandanı Selçuk bey oğuz. Yabgusunun kendisini öldüreceğini duyunca Cend şehrine gitmiştir (985)
Oğuzlar Rus prensiyle birlikte İdil Bulgarları’nın üzerine yürümüştü. Ve Oğuzlarda iç çekişme savaş ve parçalanma başlamıştır
Oğuz Yabgu Devleti 1003 ten önce yıkılmıştır
Oğuz Yabgu Devletini kuzey komşuları Kıpçaklar yıkmıştır
1030 da Kıpçaklar Oğuz ülkesi Aral gölünde yurt tutmuş Kıpçaklar Aşağı Seyhun boylarını ele geçirmişlerdir
Oğuz Yabgu Devleti yıkılınca Kıpçaklar Oğuz ülkesini yurt edinmiştir
Uzlar. XI. yüzyılda Karadeniz’in kuzeyine gelmiş, Ruslar bu Oğuzlar’ı “Tork” (Türk) adıyla anmıştır.
Ruslar’ın Türk kavimlerinden Peçenek ve Kıpçaklar’a Tork demeyip bu adı Oğuzlar’a vermiştir Oğuzlar Kıpçak hücumuna uğrayarak İdil’i geçip Karadeniz’in kuzeyine göçmüştür
Kıpçaklar (1054) te Oğuzlardan sonra Karadeniz’in kuzeyine gitmişlerdir. Torklar 1055 te batıdaki Dinyeper ırmağına ulaşmışlar, beş yıl sonra Rus savaşını kaybederek Tuna’ya göçerler
Aşağı Tuna boyları ile kuzeyindeki yörelere gelen oğuzları. Bizanslılar Uz (Uguz) diyerek anmışlardır.
Uzlar 1065’te Tuna’yı geçip Balkanlara akın etmişlerdir Peçenek hücumu şiddetli soğuk ve salgından telef olmuşlardır
felâketler yaşayıp nüfusları yokolan Uzlar güçlerini kaybedince bir kısmı Bizans’a diğerleri Rus hizmetine girmişdir.
Bizanslılar, kendilerine sığınan Uz oymaklarına Balkanlar ve Makedonya’da yurt vermişler, Uzlar, Malazgirtte Bizans ordusunun sağında yer almıştır
Malazgirt Savaş uzlar Peçenekler ile birlikte Selçuklular’ın yanına geçmişler ve bizansa karşı savaşmışlardır
Selçuklular. Oğuzlar’ın Kınık boyuna mensuptur
Selçuklu atası Subaşı Selçuk, Cend’de müslüman olmuş ve orada ölmüştür
Selçuk beyin en büyük oğlu İsrâil babasının sağlığında Arslan Yabgu unvanı alarak kendisini Oğuz hükümdarı ilân etmiştir
Bunu ilk beğenen sen ol.