“Merhamet, duygusal düzeyden etik düzeye, hissedilen şeyden istenen şeye, olunan şeyden olunması gereken şeye geçilmesini sağlayan şeydir” der Andre Comte-Sponville. Bu yönüyle merhamet her insanın kendi içinde daha da geliştirmesi gereken bir erdemdir.
Türkiye’ye bakıyorum. Merhamet arayışından çok samimiyet sorgulaması var havada. Her cenahta, sadece bize benzeyenlerin haklılığı üzerine kurulu bir politik dil. Ötekilerin hak taleplerinin, onu da geçtim yaşama taleplerinin bile samimiyet sorgusuna tabi tutulduğu bulanık bir hava.
Korkarım bu puslu havada, aklın aritmetiği merhametin elinden daha çabuk davranıyor. Kalpleri birbirine yakın kılmak ve usulca konuşmak dururken, bağırmak neden?
KEMAL SAYAR