Maide 44. ayeti
اِنَّٓا اَنْزَلْنَا التَّوْرٰيةَ ف۪يهَا هُدًى وَنُورٌۚ
İçinde nur ve hidayet olan Tevratı biz indirdik. (Bir kutsal kitaptan bahsediyor)
يَحْكُمُ بِهَا النَّبِيُّونَ الَّذ۪ينَ اَسْلَمُوا لِلَّذ۪ينَ هَادُوا وَالرَّبَّانِيُّونَ وَالْاَحْبَارُ بِمَا اسْتُحْفِظُوا مِنْ كِتَابِ اللّٰهِ وَكَانُوا عَلَيْهِ شُهَدَٓاءَۚ
Ve şimdi bir kutsal kitapla kimlerin hükmedeceğini, kimlerin bu kutsal kitaba bakarak helal haram hükmü belirlediğini, hüküm verdiğini beyan ediyor:
يَحْكُمُ بِهَا Onunla hükmediyor
النَّبِيُّونَ الَّذ۪ينَ اَسْلَمُوا لِلَّذ۪ينَ هَادُو Teslim olmuş peygamberler Yahudilere onunla hükmediyor… BAŞKA
وَالرَّبَّانِيُّونَ zahid alimler, BAŞKA وَالْاَحْبَارُ (ruhban) alimler NE İÇİN:
بِمَا اسْتُحْفِظُوا مِنْ كِتَابِ اللّٰهِ وَكَانُوا عَلَيْهِ شُهَدَٓاءَۚ Şahit oldukları ve kitabı koruyucu oldukları için
Bu ayette, kitapla hükmedenler yani Allah adına helal haram hükümlerini ortaya koyanlar arasında kimleri saydı: Peygamberler, zahid Rabbani alimler ve din adamları. Ayette bir idareci, melik, hükümdar sıfatı geçti mi? Yok. Bu selefiler uyduruk bir TEVHİD MEALİ hazırlamışlar. Orada ayete ekledikleri açıklamada diyor ki:
“Allah’ın (cc) indirdiği Kitaplara imanın gereği olarak, yönetici makamında olanların ve insanları yönlendiren âlimlerin Kitap’la hükmetmesi gerekir. Kitap’la hükmetmeyi terk etmek, imanı bozmak olduğundan Allah (cc), böylelerine “kâfir” demiştir.”
Allah’ın kitabını nasıl tahrif ediyorlar görüyor musunuz? Elbette ki İslam’ın hükmettiği bir yerde yöneticiler Allah’ın kitabıyla hükmedecek lakin bu ayette hüküm makamındakileri belirtiyor ve bir idareciden bahsetmiyor. İdareci de aynı zamanda ayettte belirtilen alimlerden olursa o başka. Hazreti Ömer radıyallahu anh gibi…
TEVBE 31 VE İLAH EDİNENLER
Şimdi bu gerçekler ışığında Tövbe 31. ayete bakacağız: “Allah’ı bırakıp da din âlimlerini, rahiplerini, özellikle Meryem oğlu Mesîh’i rab edindiler. -Bu ayette yine ahbar ve ruhban buyurarak iki taifeden bahsetti ki bunlar din alimleridir. O hadis-i şerife bakalım:
Adî b. Hâtim ile Hz. Peygamber arasında bu âyet hakkında şöyle bir konuşma geçtiği rivayet olunmuştur: – “Yâ Resûlellah! Biz onlara kulluk etmiyorduk ki! – “Peki, onlar size istediklerini helâl, istediklerini haram kılıyorlar ve siz de onlara uyuyor değil miydiniz?” – “Evet!” – “İşte burada söylenen de odur” (Zemahşerî, II, 149; Râzî, XVI, 37).
Bakın yine kimlerden bahsetti: Din alimlerinden. Kab bin eşref te din alimidir. Neden alimlerden bahsediyor: Çünkü o makamda bulunan kişi Allah adına konuşuyor. Diyor ki dinde bu helaldir, dinde bu haramdır. Yani bunu Allah helal kılmıştır diyor… Peki Allah’ın haram kıldığını bu alim helal gösterirse ne olur? Allah’a iftira etmiş olur, Allah’ın hükmünü değiştirmiş olur, Allah adına yalan uydurmuş olur. Onlara inananlar da Allah’ı değil onu hüküm koyucu olarak kabul etmiş sayılır.
Ayetler ve bu hadis-i şerif açıkça bize bunu gösteriyor. Adamlar kalkıp bunu yönetilecilere yapıştırıyor. Hatta şöyle diyeni duydum:
“Rabler edindiler diyor ya ayette: Allahtan başka kanun yapan kişi ilahlık davasındadır, onu destekleyen de onu rab edinmiştir.”
Ayetler neyden bahsediyor: Allah’ın hükümlerini değiştiren din alimlerinden…
Ve ayriyeten bu mesele de dinin hükümleri değişme ile alakalı meseleye değiniyor yoneticimiz Erdoğan ne zaman Allah'ın hükmünü değiştirdi hiçbir zaman çarpıtma yapmayalım
Allah vahhabilerin şerrinden bizi kurtarsin