You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

KUR'ANI ANLAMA METODU ÜZERİNE DÜŞÜNCELER...

KUR'ANI ANLAMA METODU ÜZERİNE DÜŞÜNCELER...

Forumcu
KUR'ANI ANLAMA METODU ÜZERİNE DÜŞÜNCELER...




KUR'ANI ANLAMA METODU ÜZERİNE DÜŞÜNCELER

Yüce Allah 600 lü yıllarda Arabistan yarımadasında Mekkede peygamberimiz vasıtasıyla Kur'anı Kerimi tüm dünyaya tebliğ etti..Kur'anı Kerim neden Arabistan yarımadasında vahyedildi. Ben bu konuda şunu düşünüyorum:
Arabistan yarım adası üç kıtanın yani Asya, avrupa ve afrikanın ortasında üç kıtaya yaklaşık aynı mesafede olması ve İslamın buradan üç kıtaya kolaylıkla yayılabileceği nedeniyle olsa gerektir.

Kur'an Mekkede vahyolunduğu zaman , o devirde ve o coğrafyada yaşayan insanların yaşam şartlarını da göz önüne alarak, o devirdeki o insanların yaşamlarına nizam ve intizam getirirken ,onların yaşamlarını kolaylaştırmak, yaşam güçlüklerine daha büyük bir güçle karşı koymayı hedefleyerek gelmiştir.
İslam üzerine eleştiri getirmek isteyen islam dışı mahfillerin iddiaları arasında ,islamın araplar için, arapların yaşamlarını düzelten kurallarla geldiği iddiası vardır.

Ancak tüm insanlık ve tüm zamanlar için gelen bir kitap, temel prensip olarak vahyedildiği bölgeyi ÖRNEK BÖLGE olarak seçer ve öncelikle vahyedildiği bölge insanının sahip olduğu eski sapık inancı düzeltmeyi ve sonra bölge dışına yayılarak tüm dünyayı kaplamayı hedef edinir.Şüphesiz ki bu yayılma ancak kur'anın farklı coğrafyalardaki farklı dillere tercüme edilmesi ile mümkün olabilecektir.

Yani burada düşünmemiz gereken şudur: Arabistan başlangıç noktası olarak ÖRNEK BÖLGE seçilmiştir.Gelen emir ve nasihatlar o bölgeye özel bile olsa, gelen emir ve nasihatların kelime anlamına (Lafzı anlamına) değil ,ne maksat ve gaye ile geldiği, ne yapmak ,ne meydana getirmek istediği düşünüldüğünde gaye ve maksadın EVRENSEL OLDUĞU ,yeryüzündeki tüm coğrafyalara ve yaşam tarzlarına hitap ettiği rahatlıkla saptanabilir.

Kur'anın temeli TEVHİDDİR. Bizler bu akideyi hareket noktası olarak alırsak yani tapılacak olanın sadece tek ve bir olan ALLAH olduğunu, kur'anın yeryüzündeki tüm toplumların yaşam tarzlarına ait nasihatlar olarak kabul etmeliyiz ve kur'an da belirgin olarak Peygamber zamanındaki topluma gelmiş bulunan emir ve nasihatları diğer coğrafya toplumlarına LAFZİ olarak değil mana ve içerik olarak yorumlama ve uygulama metodunu tatbik etmeliyiz.

Bu konuyu bir misal vererek açıklamak daha iyi olacaktır:

Kur'anda NUR 31 ayetinde kadınlara hitaben ;(gözlerini yere indirsinler) (Göğüslerini örtsünler ) (Gizlemekte oldukları göğüsleri anlaşılsın diye ayaklarını yere vurmasınlar)demektedir.Bu ayetten şunu anlıyoruz: Peygamber zamanındaki toplumda kadınlar bir erkekle evlenip bakılmak zorunluluğundadırlar. Kadınlar bir erkek bulup evlenebilmek için dışarı çıktıklarında ,erkeklere davetkar bakışlar yapmaya, göğüslerini göstermeye çalışmaya, hatta göğüsleri belli olsun dikkat çeksin diye ayaklarını yere vurmaktadırlar. Ayet bunları yapmayın diyor...Nedeni kadınlar böyle yaptığında erkekler tahrik olup rahatsız oluyor,sonra kadınlara sataşıp onları da rahatsız ediyor...

Biz şimdi bu ayeti LAFZİ olarak tercüme edip bir japon kadınına,bir Rus kadınına veya kanadalı bir kadına...gözlerini,yere indir,göğüslerini iyice ört, ve göğüslerini erkekler farketsin diye ayaklarını yere vurmayacaksın dersek....

Japon kadını kur'anda bir yanlışlık var, ben ayaklarımı yere vurmuyorum ki,bana ayaklarını yere vurma diyor der....

Peki bu ayet japon kadınına ne diyor...??

Sokağa çıktığında erkeklere davetkar ve yılışık bakışlarda bulunma..Sokağa çıktığında erkekleri tahrik organlarını ve göğüslerini gösterecek kıyafetler giyme..Sokağa çıktığında erkekleri tahrik edecek edep dışı hareket ve davranışlarda bulunma.Eğer ayeti bu şekilde yorumlarsanız yalnız japon kadınları için değil, yeryüzündeki tüm toplumların kadınlarına nasihat etmiş olursunuz ve kur'an evrensellik boyutuna gelmiş olur.Zaten Kur'anın gerçek anlam ve manası budur.Ku'anın anlatmak istediği ve gayesi de budur.

Ancak burada üzerinde önemle durulması gereken bir nokta var. Kur'anın japon toplumu için yapılması gerekli yorumunu, araplar arapçayı iyi bilir, kur'anı onlar en iyi anlar diyerek arap din adamlarının japon toplumu için yorum yapabileceklerini düşünmeyelim. Arap din adamları arap toplumu için yorum yapabilirler,japon toplumu veya rus toplumu için yorum yapamazlar. Japon toplumu için yorumu ,japon olan müslüman din adamları yapabilir , ve onlar yapmalıdır.

Konunun daha net anlaşımı için bir örnek daha verelim:

Bakara ayeti 185 bir ay oruç tutmamızı, Bakara 187 ise: Sabah siyah ipliğin,beyaz iplikten ayırd edilebildiği zamandan ( güneş doğumu) akşam karanlığına ( güneş batımı) kadar oruç tutun der. Dünyanın orta kuşak ve yakınındaki coğrafi bölgelerinde gün 24 saattır.Ve oruç süresi gün doğumu ve batımı arasındaki süre yaklaşık yarım gün eder.

Ancak dünyanın kuzey iskandinavya gibi kutba yakın bölgelerinde gün doğumu ve batımı,yani gece ve gündüz 6 ay sürmektedir. Biz burada yaşayan insanlardan ramazanda bir ay oruç tutmalarını istersek bu bölgelerde ramazan 30 yıl sürer.Bırakın bir insanın bir ramazan 30 yıl oruç tutmasını, bir gün oruç tutması ise 6 aydır.

Peki bu ayetin bu coğrafi bölgelerdeki yorumu nasıl olacaktır...İnsanlar oruca siyah ipliğin beyaz iplikten farkedildiği zaman mı başlayacaklar oruca ???

Evet bu ve benzer bölgelerde böyle bir durum var. Bu bölgelerde yaşayan insanların farklı bir yaşam sistemi var. Bu bölgelerde yaşayan insanlar bir uyarlama yapmışlar. bir günü 24 saat hesabıyla ikiye ayırmışlar..gündüz dedikleri zaman işe gidişleriyle başlıyor,iş bitişi eve dönüşleri ise gece olarak kabul ediliyor. Bu durumda yapılabilecek şey ayet gündüz yani çalışma saatleri süresince oruç tutmamızı istediğine göre. buralarda da oruç zamanı çalışmaya başlama saaatlerinden ,iş bitimi eve dönüş süresince yani günün yarısı hesabıyla oruç tutmaları gerekeceği, ilgili ayetin bu coğrafi duruma göre yorumlanmasının gerekli ve şart olduğunu bize göstermektedir.

Burada da farklı yaşam tarzına sahip bu toplumlar için gerekli kur'an yorumlarının ve uygulamalarının arap din adamlarınca yapılamıyacağı açıktır.Bu tür coğrafyalarda da gerekli yorumları bölgelerin müslüman yerel din adamlarınca yapılması zarureti vardır.

Bu tesbitlerden sonra geleceğimiz netice Kur'an yorumlarının sabit olmadığı, yeryüzündeki farklı coğrafi bölgeler, farklı yaşam tarzlarına sahip farklı toplumlar ve bu duruma zaman fonksiyonunu da ekleyebiliriz ki farklı zaman dilimleri için uygun kur'an yorumlarının farklı zaman ve mekanlara sahip din alimlerince yapılmasının gerekli olduğudur.Yüce Yaratanın yer yüzündeki tüm toplumlara en uygun ve en güzel islami yorum ve uygulamaları nasip etmesi dilek ve temennisiyle...

SELAM VE DUA İLE..

Not: Sevgili arkadaşlar bunlar benim kişisel görüşlerimdir. Beğenmek..Beğenmemek en tabii hakkınızdır. Yazı her türlü eleştirilerinize açıktır.Eleştiri hakkınız yazı için geçerlidir, yazan için değil...Saygılarımla....


Bir kez gönül yıktın ise , Bu kıldığın namaz değil
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: KUR'ANI ANLAMA METODU ÜZERİNE DÜŞÜNCELER...
kendı adıma yazının elestırılecek bır tarafını goremedım...ve kur anın yasayıs seklı ve bulunulan cografyaya gore yorumlanması gerektıgı hususunu gayet ıyı acıklamıssın orhan...

kur'an ı kerım yuzeysel olarak bakılıp algılanacak kadar sıg bır kıtap degıldır...bazı mevzular toplumdan topluma degısıklık gosterecegı ıcın (japon kadının ayagını yerde suruklemesı mevzusu gıbı);bazı ayetlerın bır butun olarak algılanması;bazılarının ıse toplumlara gore,alınması gereken kısmının alınıp uygulanması esastır...

guzel bır yazı olmus orhan,tesekkurler...
.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Allame
<span style="color: #1C1C1C"><strong>Kayıtsız</strong></span>
RE: KUR'ANI ANLAMA METODU ÜZERİNE DÜŞÜNCELER...
Bunu ilk beğenen sen ol.
Forumcu
RE: KUR'ANI ANLAMA METODU ÜZERİNE DÜŞÜNCELER...


Bir ortaokul öğrencisinin bile anlayabileceği açıklık ve sadelikte
yazılmış bir yazıyı...

Anlayabilmesine rağmen KISKANÇLIK duygusuna yenilmiş..
Hiçbir eleştiri değeri olmayan,çarpıtma ve iftira kokan bir karalama....

gülme......gülme.....gülme


Bir kez gönül yıktın ise , Bu kıldığın namaz değil
Bunu ilk beğenen sen ol.
Allame
<span style="color: #1C1C1C"><strong>Kayıtsız</strong></span>
RE: KUR'ANI ANLAMA METODU ÜZERİNE DÜŞÜNCELER...
Bunu ilk beğenen sen ol.
Forumcu
RE: KUR'ANI ANLAMA METODU ÜZERİNE DÜŞÜNCELER...


YUKARIDAKİ YAZIMDA:

Alıntı:Bir ortaokul öğrencisinin bile anlayabileceği açıklık ve sadelikte
yazılmış bir yazıyı...

Anlayabilmesine rağmen

Demiştim....

HEYHAAAT.....YANILMIŞIM....!!!!!gülme

Bir orta okul öğrencisinin bile anlıyabileceği açıklık ve sadelikte olan
yazıyı ANLAYABİLMEKTE ACİZ KALMIŞSINIZ....

Bu sadelikte bir yazıyı bile anlamaktan aciz bir zır cahile....

Anlatabileceğim bir şey yoktur....


Sana güle güle kardeşşşşşş....
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 18-04-2011, Saat:05:49 PM, Düzenleyen: ORHAN22.
Allame
<span style="color: #1C1C1C"><strong>Kayıtsız</strong></span>
RE: KUR'ANI ANLAMA METODU ÜZERİNE DÜŞÜNCELER...
sana da güle güle kardeş. Smile

gaflet uykusu nedir bilir misin?

işte gaflet uykusu, kişinin cehaletten ve fazla özgüvene bağlı ortaya çıkan, hazırlıksız olma halidir.

işte sana tüm açıklıkla doğruları yazmış olmama rağmen göremiyor olman, sadece benim değil bak buradaki kardeşlerimizin tamamının -ilginç olan bak istisna da yok- tamamının diyorum bir çok farklı konuda ikazına rağmen halen daha konulara ters açıdan bakmayı sürdürmen oluyor.

Çünkü zihnin bir çalışma şekli vardır. sebep sonuç ilişkisi ile çalışır. bazen de sonuçtan sebebe varır.ama mutlaka mantıksal bir ilişki kurar. iyiye iyi der, kötüye kötü der.

Senin düşünce şeklin, bir müslümandan daha ziyade, resulullahı "araplara gelmiş bir peygamber" olarak tarif eden, türkan saylan gibi din düşmanı şeytanları yüceltmeye çalışan bir mantık kurgusunu kafasında tahayyül edebilen çarpık bir düşünce şeklin. ve bizler ne kadar uğraşsak da seni bundan vazgeçiremiyoruz.

diyorum ki,

ey kardeşim.

ya kendini düzelt.

ya da bunu zoraki yapmamız gerekecek.

ben adalete güvenirim, adalet bir şekilde tecelli eder. Bunu onlar sağlamazsa biz de sağlayabiliriz evelallah. Ancak, bu kadar kalabalık bir ortamda benim ancak bir söz söyleme hakkım olabilir. ben senin gibi bildiğimi ille herkese karşı direten birisi değilim, ne zaman böyle, işte ortak kararla hareket edilmesi gereken yerde.

sen bu ortamın orhanısın ve bu ortamda kalıp kalmaman herkesin genel fikrine göre ortaya çıkar. bana kalsaydı, ben beklemezdim.

onlar da beklemekle sana zarar gelebileceğini düşünüyor da olabilirler, senin düzeleceğini de düşünüyor olabilirler. tabi sen işte nerdesin.

hala gaflet uykusundasın.

sana son bir kez uyan diyorum silkelen ve kendine gel.

Smile Smile

Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.