Her nefis ölümü tadacaktır. Sonunda bize döndürüleceksiniz. Ankebut-57
Bu dünya hayatı sadece bir eğlence ve oyundan ibarettir. Asıl hayat ahiret yurdundaki hayattır. Keşke bilseler! Ankebut-64
Kur'an ve Hadis Kitapları
Kur'an ve Hadis Kitapları
Ben bütün hadisleri inkar etmiyorum. Ama Buhari varya... Ne deyim bilemiyorum ona. Ya masal okuduğunu nereden biliyorsuna gelmiş konu da, Hz. Muhammet'in çok daha özel durumlarının hadislerde bulunduğuna gelmemiş. Öyle ki burada gündeme getirmeye bile utanıyorum.
Hadisler aynı Tevrat ve Incil gibi, bozulmuş, eklenmiş... Neden yapılıyor bu?
Bazı kesimler Hz. İsa’nın hayatının Apollonius’tan kopya çekildiğini ileri sürmekte iken, bazıları Apollonius’un hayatının Hz. İsa’ya olan nefreti yüzünden onu Apollonius olarak gösterip gerçekte yaşamadığını iddia etmek için Julia Donma tarafından Flavius’a kurgulattığını iddia etmektedir. Hz. İsa’nın M.S 24-36 yılları arasında Rabbin katına yükseldiği düşünülmektedir. Julia Domna’nın Flavius’a yazdırdığı kitap yaklaşık olarak M.S 220 yılları civarındadır. Birinci İznik Konsili M.S 325’de yapılmıştır.
Gerçeğin nasıl saptırıldığını görüyor musunuz? Gerek işlerine geldiği için, gerek nefretten. Ki onlar hadisi bile değil, Allahın vahyini tahrif ettiler. Yani hadisler yalan yanlışlarla dolu olamaz değil. Aksini iddia etmem çok güç.
Selam olsun gerçeklere, zira onlar bizim söylemlerimizle gerçekliklerini kaybetmezler. Yalnızca biz algılarımız ve bilgimiz dahilinde konuşuruz. Biz zaten sadece konuşuruz. İçimizden yalnızca bazıları gerçeği arzuları nedeniyle inkar etmeyecek kadar cesurdur. Geri kalanlar ise yaşamak istedikleri gibi yaşamak için, inanmak istediklerine inanır.

Burada ayırım yapmadan tüm hadisleri kast etmiş.
Bir çok yerde benzer ifadeler kullanmıştı.
Biz de kendisini böyle bilirdik.

Ama başka bir yerde sadece Kuran'a uymayan hadisleri kabul etmiyorum dedi, ki biz de zaten öyle söylüyoruz.
Merak ettim doğrusu,
Dino fikrin mi değişti yoksa zaten böyle mi düşünüyordun?
Herkes aynı fikirdeyse,
hiç kimse yeterince
düşünmüyor demektir.
Mevlana
Caner Taslaman, Amazon ormanlarında çıplak ayakla balık tutarken o bölgeden kazara geçen bir uçaktan düşen kargodaki bağcıklı ayakkabıyı gören yerli gibi, aklına gelen her orjinal fikri sanki daha önce kimse düşünmemiş, sanki daha önce o fikirler defalarca tartışılmamış, çürütülmemiş gibi, başında simit tepsisi taşıyan simitçi gibi başının üstüne koyup kabilesine götüren ilkel yerliler gibi aynen.
Ahah adamı aynen tanımladım.
Konuyu Okuyanlar: 10 Ziyaretçi