You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Kitaplarımdan Küçük Bölümler

Kitaplarımdan Küçük Bölümler

General
RE: Kitaplarımdan Küçük Bölümler
Şöyle der Subki: "İhya'daki mevzu hadis meselesine gelince, şaşırmamak elde değil, bunları Gazali mi uydurdu ki Mazeri onu ayıplıyor. Böyle bir iddia buz gibi taassubun ürünüdür ve hiçbir eleştirmenin katılmayacağı bir iftiradır. Zira İhya'da geçen haber ve eserlerin büyük bir kısmı daha önceki tasavvuf ve fıkıh kitaplarında yaygın olarak kullanılmıştır. (Subki, Tabakat)

Oysa mevzu bir hadisin önceki bir kaynakta kullanılmasının, sonrakilerde kullanılmasını mazur gösterecek bir gerekçe olamayacağı açıktır.


(Prof.Dr.Mehmet Görmez, Gazali'de Sünnet, Hadis ve Yorum, s.42)

Günümüzde meşhur bir zat da , aynı Subki zihniyetinde. Yani bir fıkıh kitabında geçmesiyle hadisi sahihliyor ya da sen nasıl olur da Gazali'ye laf edersin , sahih olmayan hadisi aldı dersin diyor. Gazali peygambere iftira mı ediyor diyor. Allah'ım beni bu zihniyetten koru. Amin.

Birçok alim İhya'da mevzu hadis olduğunu söylemiştir. Zehebi, İbnul Cevzi, İbni Teymiyye, İbni Kesir, İbni Kayyım, Kadı İyad, Bedruddin ez-Zerkeşi bunlardan bazılarıdır. Bu kadar alimin sözünden sonra İhya'da mevzu hadis olmadığını söylemek neye hizmet etmektir bilmiyorum.


Günümüz Diyanet İşleri Başkanı'nın (koyu renkli yazı) yazısı da güzel. O kuralı günümüzde bazıları unutmuş sanırım!
Camide bile sünneti ihya edemeyen bir toplumdan siz ne bekliyorsunuz bilmem; ama benim hiçbir beklentim yok!
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Kitaplarımdan Küçük Bölümler
Mezhep imamlarına olan bağlılık ve onlara karşı duyulan güven, Hanefilerin eserlerinde kullanmış oldukları hadislerin istidlale müsait olduğu önkabulüyle hareket etmelerini sağlamış, böylece eserlerine aldıkları hadislerin sıhhatleri konusunda herhangi bir tereddüt duymamalarına sebep olmuştur. Hatta karşılarına başka nasslar çıksa bile, Mezhep imamlarının delillerini çok katı bir şekilde savunan fakihler dahi olmuştur. Bunun en açık örneği meşhur Hanefi fakih ve müctehid Ebu'l Hasan el-Kerhi'nin (340/952) mezhebinin görüşlerine nass bulunması halinde şu ihtimaller dahilinde mezhebinin delilini savunmasında görmekteyiz:

Mezhebimizin görüşlerine aykırı olarak gelen her haber neshe veya kendisine denk muarız bir delilin bulunduğuna ve bu sebeple de arkadaşlarımızın başka bir delille amel ettiklerine veya arkadaşlarımızın tercih şekillerinden herhangi birini kullanarak tercihte bulunduklarına veya söz konusu delillerin arasını uzlaştırdıklarına hamledilir. Ne var ki, bütün bunlar, delilin mevcudiyetine göre yapılır. Neshe delalet eden bir delil bulunursa neshe; diğer bir manaya delalet eden bir delil bulunursa, delalet ettiği manaya gideriz.

(Mahmud Esad Erkaya, Hanefi Fakihlerin Zayıf Hadisle Hüküm Verme Gerekçeleri, s.102-103)

Bu kitap, müellifin 2009'da tamamlamış olduğu yüksek lisans tezinin, kitaplaştırılarak Haziran 2015'te çıkan bir kitabıdır. Müellif şuan araştırma görevlisidir ve doktora çalışması yapmaktadır.
Camide bile sünneti ihya edemeyen bir toplumdan siz ne bekliyorsunuz bilmem; ama benim hiçbir beklentim yok!
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 27-08-2015, Saat:03:12 PM, Düzenleyen: ibni-mesud.
General
RE: Kitaplarımdan Küçük Bölümler
Abdestte yıkanması gereken organlar tesadüfi olarak seçilen uzuvlar değil. Ağız ve burun vücuda açılan ana menfezlerdir. Burada büyük hikmetler gözetilmiş. Bunların temizliği iç organların hastalıklardan koruması anlamına gelir. El, ayak, yüz, baş, ayak tabanı, parmak araları milyonlarca mikroplara yataklık eden yerlerdir. Bunları su ile yıkamak, vücudu mikroplardan temizlemek demektir.

Tıbbi kaynaklar insan cildi, ağız ve burnun, mikrop ve bakteriler için en önemli verimli yerler olduğunu bildiriyor. insan vücudunda açık olan yerlerde yani abdest organlarında 1 santimetre karede 1-5 milyon arasında sürekli çoğalan mikrop barındırmaktadır. Bunları su ile yıkamak, vücudu mikroplardan temizlemek demektir. Yapılan deneyler sonucu görülmüştür ki , abdestle bu organlar günde 3 defa yıkandığı zaman vücut mevcut mikropların %95'inden ,beş defa yıkanmasıyla da tamamından temizlenmiş oluyor.

(Ahmet Altun, Hz.Peygamber'in Sünnetinde Sağlık Mucizeleri, s.33-34)
Camide bile sünneti ihya edemeyen bir toplumdan siz ne bekliyorsunuz bilmem; ama benim hiçbir beklentim yok!
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 02-09-2015, Saat:12:58 AM, Düzenleyen: ibni-mesud.
General
RE: Kitaplarımdan Küçük Bölümler
[Resim: vLNVnz.jpg]


(Kadir Mısıroğlu, CHP'nin Günah Galerisinden Sayfalar, s.293)
Camide bile sünneti ihya edemeyen bir toplumdan siz ne bekliyorsunuz bilmem; ama benim hiçbir beklentim yok!
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 04-09-2015, Saat:06:35 AM, Düzenleyen: alpi.
General
RE: Kitaplarımdan Küçük Bölümler
[Resim: ngNpvB.jpg]



(Kadir Mısıroğlu, CHP'nin Günah Galerisinden Sayfalar, s.65)
Camide bile sünneti ihya edemeyen bir toplumdan siz ne bekliyorsunuz bilmem; ama benim hiçbir beklentim yok!
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 04-09-2015, Saat:06:37 AM, Düzenleyen: alpi.
General
RE: Kitaplarımdan Küçük Bölümler
Sünnetin tamamının vahiy kaynaklı olduğunu en sistematik şekilde savunan ilk alim, muhtemelen İmam Şafi olmuştur. O, sünnet ve hadisin dindeki yeri ve konumu üzerine kaleme aldığı ve bir usül kitabı olan er-Risale'sinde, sünnetin vahiy olduğu görüşünü, Kur'an'daki birçok ayeti kerimede geçen hikmet kelimesiyle delillendirmiş ve bu ayetlerde bahsedilen hikmet'in sünnetten başka bir şey olmadığını ifade etmiştir. Şafii, Hz.Peygamber'e Kitap ve hikmetin verildiğine dair ayetleri sıraladıktan sonra şöyle bir değerlendirmede bulunmaktadır: "Allah'ın zikrettiği bu ayet-i kerimelerdeki kitap, Kur'an'dır; hikmet ise Kur'an ilmini bilen itimat ettiğim alimlere göre, Rasulullah'ın sünnetidir."

(Yrd.Doç.Dr. Ömer Özpınar, Hz.Peygamber'i ve Hadislerini Anlamak, s.81)
Camide bile sünneti ihya edemeyen bir toplumdan siz ne bekliyorsunuz bilmem; ama benim hiçbir beklentim yok!
Bunu ilk beğenen sen ol.
Yönetici
RE: Kitaplarımdan Küçük Bölümler
Necm-3- O, asla heva ve hevesinden konuşmaz,
Necm-4- Sözü, ancak vahyedilen şeyden ibaret.

Burada İmam Şafii'nin demek istediği şey. Peygamber Efendimiz aleyhisselatu vesselamın ağzından çıkanların vahiy olduğu değil, vahiy kaynaklı olduğudur. Yani o heva ve hevesinden ötürü söz söylemez. Derken ağzından çıkanın bir düstur olarak Müslümanlar tarafından kabul edileceğini ve normal insandan farklı mesul olduğunu bildiğinden Kuran ahlakından başka bir şey ile konuşmaz. Bu vecih ile bakıldığında sanki ağzından çıkan her kelime vahiymiş gibi düşünülerek ittiba edilebilir, ancak ayet(vahiy) olmadığı bilinmelidir.

Birde kudsi hadis dediğimiz bir çeşit vahiy türü vardır ki bunun zaten -iki farklı görüş olmak ile birlikte- vahiy olduğu bilinmektedir. Alimlerin kudsi hadis hakkındaki düşünceleri şu şekildedir.

1-Kudsi hadis, Allah tealanın kendisine ait sözleridir. Peygamber Efendimiz aleyhisselatu vesselam bu sözleri sadece rivayet etmiştir.

2-Kudsi hadis, Allah teala, Peygamber Efendimiz aleyhisselatu vesselama ilham etmiştir, Peygamber Efendimiz aleyhisselatu vesselam da bu ilhamı yorumlayarak açıklamasına kudsi hadisdir demişlerdir.

Diye biliyorum.
Bunu ilk beğenen sen ol.
-İKRA-
RE: Kitaplarımdan Küçük Bölümler
Konu çok faydalı, teşekkür ederiz. gülücük
Allahümme salli alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âli seyyidina Muhammed
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.