Her nefis ölümü tadacaktır. Sonunda bize döndürüleceksiniz. Ankebut-57
Bu dünya hayatı sadece bir eğlence ve oyundan ibarettir. Asıl hayat ahiret yurdundaki hayattır. Keşke bilseler! Ankebut-64
kadınların koku sürmesi hangi durumlarda caizdir
kadınların koku sürmesi hangi durumlarda caizdir
Ve vatansız bırakma Allah'ım!
Müslümanlıkla yoğrulan yurdu,
Müslümansız bırakma Allah'ım!
Ukbe b. Âmir (r.a) der ki: Hz. Peygamber (s.a.s) "Sakın (yabancı) kadınların yanına girmeyin" buyurdular. Ensardan bir adam "ya Resulullah! Kocanın akrabaları hakkında ne dersiniz? Diye sorunca Hz. Peygamber (s.a.s) "kocanın akrabaları ölümdür (yani onlar daha da tehlikelidir)" buyurdular (Ahmed b. Hanbel, IV, 149).
-İkinci hadiste "Sakın kadınların yanına girmeyin" derken çalışma ortamı değil, aile ortamı -ev- kast edilmiştir.
Herkes aynı fikirdeyse,
hiç kimse yeterince
düşünmüyor demektir.
Mevlana
"Sizden kim Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsa, yanında mahremi olmayan bir kadınla başbaşa kalmasın. çünkü bunu yaparsa üçüncüleri şeytan olur."(Buhari, Nikah, 111, 112; Müslim, Hacc, 424; Tirmizi, Rada; 16, Fiten, 7; A. b. Hanbel, l, 222, III, 339, 446.)
Bu hadise göre yabancı kadınların olduğu yere girilebilir fakat bunun tefsilatı var demek oluyor. - değil mi?
(Hiç bir şey iddia etmiyorum sohbet ediyoruz)
Herkes aynı fikirdeyse,
hiç kimse yeterince
düşünmüyor demektir.
Mevlana
Ashab döneminde erkek kadın yemek yiyorlardı ömer bundan çok şikayetçiydi peygamber onlara güvendiği için aldırış etmiyordu ömere sonra ayet indi perde ayeti ayırdılar, Allah ömeri haklı çıkardı.
Peygamber "kadın avrettir" buyuruyor kadının her yeri avrettir
Ayrıca nikahta üçüncü bir şahsın olmasını şart koşmayan ancak üçüncü bir şahıs tarafından görülebilen yada seslenseler seslerini duyurabilecekleri bir üçüncü şahsın olmasının yeterli olduğunu söyleyenler de var diye biliyorum. (Yanlışsam düzeltin çünkü daha önceden edindiğim net hatırlayamadığım bilgiler doğrultusunda bunu söylüyorum)
Hz. Ömer ile ilgili verdiğiniz örnek biraz farklı.
Yabancı erkek ve kadınların ;
-Birlikte bulunup oturmak, sohbet etmek, yemek yemek, çekirdek çıtlatmak vesaire.
-Aynı iş yerinde çalışması.
-Alışveriş yapması.
-Konuşması.
-Nikah için bir araya gelmesi.
-Zaruri durumlardan dolayı bir araya gelmesi.
Aklıma gelmeyen diğer durumlarda dahil hepsi ayrı ayrı ele alınıp değerlendirilmesi gerekmez mi?
Herkes aynı fikirdeyse,
hiç kimse yeterince
düşünmüyor demektir.
Mevlana
Konuyu Okuyanlar: 2 Ziyaretçi