RE: İslamiyet Hakkında Bazı Temel Bilgiler
Hz. Allah Kuran 'da buyuruyor ki;
Gönderilen Peygamber, Rabbi tarafından kendisine indirilene iman etti, mü'minler de iman ettiler. Onlardan her biri, ''Allah 'a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine iman ettiler''. Allah 'ın peygamberlerinden hiç birini ayırmayız, onları işittik, itaat ettik. Ey Rabbimiz, mağfiretini niyaz ederiz. Dönüş yalnızca sanadır dediler.
(Bakara 285)
De ki; Allah 'a, bize indirilene, İbrahim 'e, İsmâil 'e, İshak 'a, Ya' kûb 'a ve esbata indirilene, Musa 'ya, İsa 'ya ve peygamberlere Rableri tarafından verilene inandık. Onlar arasında bir ayırım yapmayız, biz O 'na teslim olanlarız. (Ali İmran 84)
Kuran'ı Kerim, bu tür ayetlerle dolu dolu. Öncesinde dünya insanlarının kardeşliği bir anlaşılsa, her şey yerli yerine oturacak.
Diyorlar ki, İncil değişti, Tevrat değişti..! Bu değişimin biz Muhammedi 'leri ilgilendiren bir yanı yok. Neden mi.? Falanın, filanın elindeki kitaplara değil, Kuran 'a baktığımız zaman, bunu net bir şekilde görüyoruz. Zaten amentünün altı şartından, olmazsa, olmaz değil mi.?.
Biz Muhammedi 'ler Kuran ayetlerinden sorumluyuz. Ne Tevrat, ne Zebur ne de suhuflar ve İncil bizim iman etmemiz gereken kitaplar değil, Kuran 'ı Kerim 'in bizlere iman edin buyruğu olduğu için, evvelki kitaplara ve peygamberlere iman ediyoruz. Amenna ve saddakna..!
Hz. Allah 'ın indindeki Zebur, Tevrat, İncil..! Falanın, filanın elindeki kitaba bakmaktan vaz geçelim, kendi elimizdeki kitap, Kuran'ı Kerim ne buyuruyor, ona bakalım.
Yani değişmediğini her defasında vurguladığımız, ve asla kıyamete kadar değiştirilemeyeceğinin imanını taşıdığımız Kuran, bize iman edin dediği için evvelki kitap ve peygamberlere iman ediyoruz. Değişti, tahrif edildi gibi kelimelerin kullanılması, evvelki kitapların imanımızdan çıkartıldığı manasını taşır ki, Allah muhafaza imanda noksanlık etmiş oluruz.
Hem imanımızı dil ile ikrar, kalp ile tasdik ettik diyeceğiz, hem de tahrif edildi, değiştirildi..! İman ya vardır, ya da yok. İkisinin arası bir durumdan bahsedilemez.
İhtimal, varsayım ve olasılık gibi durumlara, İslam 'da, hele ki imanda asla yer yoktur.
Bunu ilk beğenen sen ol.