You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Isbatu Sıfatı’r Rabb Azze ve Celle إثبات صفات الربّ عز وجلّ

Isbatu Sıfatı’r Rabb Azze ve Celle إثبات صفات الربّ عز وجلّ

Forumcu
RE: Isbatu Sıfatı’r Rabb Azze ve Celle إثبات صفات الربّ عز وجلّ
İstiva’nın İstila Kahr Galabe ve Kudret gibi manalara Tevil Edilmesi’nin Batıllığı ve Bunun Reddi

Şayet gerçek, te’vilcilerin dediği gibi olsaydı bu durumda Arş ile en aşağıda bulunan yedinci kat yer arasında bir fark olmazdı. Çünkü Allah, bu âlemdeki her şeye kâdirdir. Eğer Allah, istilâ ve kudret anlamında Arş üzerine İstivâ etmiş ise, bu durumda âlemde bulunan necâset türünden her şeye, İstivâ etmiş olur. Zira Allah, eşyanın tamamına kâdirdir. Halbuki Müslümanlardan hiç kimse, Allah’ı bu tarz bir sıfatla nitelendirmez. Dolayısıyla, Arş’ı İstivâ, bütün eşyaya has kılınamaz. Kur’an’da İstivâ lafzı, harfi cersiz (mutlak) ve harfi cerli (mukayyed) olmak üzere iki şekilde kullanılmıştır. İstivâ, harfi cersiz yani mutlak olarak kullanıldığında tam ve kâmil olmayı ifade eder. Örneğin; bitki olgunlaştığında ve yemek kıvamını bulduğunda (استوى الطعام )( استوى النباب) denilir. İstivâ, harfi cerle ki bunlar (على ve الى) dır. (mukayyed) olarak kullanıldığında ise yüce olmak ve yükselmek anlamını ifade eder. Mesela; O ki, yeryüzünde ne varsa hepsini sizin için yarattı; sonra göğe yöneldi, onları yedi gök olarak düzenledi. O her şeyi bilir. Bakara, 2/29. ve “Sonra duman halinde bulunan göğe yöneldi Fussilet, 41/11 âyetlerinde geçen İstivâ kelimesi (الى) harfi cerri ile kullanılmış ve yükselme ve yüce olma anlamlarını ifade etmiştir. Yine İstivâ kelimesi (على) harfi cerri ile ve (مع) edatıyla kullanıldığında da aynı anlama gelmektedir. Tevilcilerin kullanmış oldukları:

(من غير سيف و دم مهراق)
(قداستوى بشر على العراق)

Bişr, Irak’ı savaşmaksızın ve kan akıtmaksızın hakimiyeti altına aldı” söyleyeni belli olmayan, uydurulmuş sözden başka bir şey değildir.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Forumcu
RE: Isbatu Sıfatı’r Rabb Azze ve Celle إثبات صفات الربّ عز وجلّ
Seleften Bazı Gelen Nakiller

Sabuni rahımullah şöyle der: Ashabu’l-Hadis Rablerini Kur’an’da ve Rasulullah’ın adil ve sika ravilerin rivayet ettiği sahih haberlerinde mevcut sıfatlarıyla bilirler ve Allah’ın Kitabın’da veya Rasülünün dilinden kendisi için kabul ettiği sıfatları kabul ederler.(Sabuni Akidetu’s-Selef.s.106 İbn Huzeyme Kitabu’t-Tevhid ve İsbatı Sıfati’r-Rab.s.22,35)

İbn Abdilberr rahımullah şöyle der: Ehl-i Sünnet Kur’an ve sünnette varid olan sıfatları ikrar ve iman onları mecazi değil hakiki manada anlama konusunda icma etmişlerdir ancak onları tekyifsiz tahdidsiz kabul etmişlerdir.(İbn Abdilberr et-Temhid VII/145 Zeynuddin Meriyyi b.Yusuf el-Makdisi Akavilu’s-Sıkat.s.139)
Ebû Ömer b. Abdulberr şöyle demiştir: “Sahâbe ve sahâbeden te’vil ilmini öğrenen tâbiûn uleması, Allah’ın Arş’ın üzerinde olduğunu ve ilminin ise her şeyi kapsadığını söylemişlerdir. İbn Kudâme, Ebu Muhammed Abdullah b. Ahmed el-Makdisî, İsbâtu Sıfati’l-‘Uluvv, Tah. Ali elĞâmidî Medine, 1409/1988, s. 166.

Ebû Muhammed Abdurrahman b. Ebi Hâtim de şunları anlatmıştır Babama ve Ebû Zerr’e Ehl-i Sünnet mezhebinin Usûlu’d-Dîn hakkındaki tutumunu sordum. Onlar şöyle dediler: Hicaz, Irak, Mısır, Şam ve Yemen âlimlerinin tamamı şu itikad üzere idiler: İman, ikrar ve ameldir, artar ve noksanlaşır. Kur’an, Allah’ın kelâmı olup mahlûk değildir. Kader, hayır ve şerrin hepsi Allah’tandır. Allah, kitabında ve Rasulü’nün dilinde kendisini vasıflandırdığı gibi, keyfiyetsiz olarak Arş’ının üzerinde olup mahlûkâtından uzaktır. Her şeyi ilmiyle kuşatmıştır. O’nun hiçbir benzeri yoktur. O, Semi’ ve Basîrdir.” İbn Kudâme, İsbâtu Sıfati’l-‘Uluvv, s. 126.

Muhammed b.Ali el-Keraci el-Kassab rahımullah şöyle der: Gerek bizzat Allah’ın gerek Rasülü’nün zikrettiği bütün sıfatlar hakiki sıfatlardır mecazi değildir (Zehebi Tezkire.III.939)

Hafız Zehebi rahımullah şöyle der: Evet şayet O’nun sıfatları mecazi olsaydı kesinlikle te’vil edilmesi gerekirdi ve bundan dolayı Basar’ın manası şudur Sem’in manası şudur Hayat’ın manası şudur denir ve bu kelimeler ilk anda akla gelen manaların dışındaki bir mana ile açıklanıp tefsir edilirdi Selef mezhebinin görüşünün sıfatlarla ilgili ayet ve hadisleri tev’il etmeksizin olduğu gibi kabul etmek olduğu bilindiğine göre bu sıfatların mecaza hamledilemeyeceği ve açıkça Hakikat olduğunu buradan çıkarabiliriz.(Tezkire,III/939)

Muhammed İbn Yusuf rahımullah şöyle dedi Her kim ki Allah’ın arşının üzerinde değildir derse o kafirdir.(Buhari Halku’l-ef’ali’l İbad (128)

İmam İshak ibn Rahveyh rahimehullah bu hususta söyle der:İlim ehlinin icma’ına göre Allah, Arş’a istiva etmiştir. Yedinci yerin en dibindeki her şeyi de bilir. ez-Zehebî, el-Uluvvü li’l Aliyyi’l-Ğaffar El-Eserî, a.g.e., sf. 107-108.

İbnü’l-Useymîn rahımullah şöyle der: Allah’ın arşa istiva etmesi demek, O’nun celal ve azametine yaraşır bir şekilde zatına has olarak Arş’ın üzerine yükselmesidir ki bunun keyfiyetini Allah’tan baskaşı bilemez. Allah, Arş’ın üzerinde olmasına rağmen ilmiyle kullarının yanındadır. Her hallerini bilir, konuştuklarını duyar, yaptıklarını görür, işlerini hakkıyla yürütür, fakire rızık verir, zor durumdakinin ihtiyacını giderir. Dilediğine mülk verir, dilediğinden çeker alır. Dilediğini aziz, dilediğini zelil eder. Her hayır elinde olup, her şeye gücü yeter. Böylece Allah kullarının üstünde Arş’ının üzerine gerçekten istivâ etmiş olsa bile aslında onlarla beraberdir. Cehmiye’nin bir kolu olan Hulûliyye ve başkalarının;Allah yeryüzünde kullarıyla beraberdir.”Dedikleri gibi, Allah’ın yeryüzünde kullarıyla beraber olduğunu söylemeyiz. Allah’ı O’na yakışmayan noksan sıfatlarla nitelendirdiğinden dolayı böyle diyenin kâfir ya da dalâlette olduğuna hükmederiz.İbnü’l-Useymîn, Akîdetü Ehli’s-Sünne ve’l-Cemaa, sf. 18-19.

Yine İbnu’l-Useymîn rahımullah şöyle der: “Allahu Teâlâ’nın sıfatları hakkında, tafsilatlı ve genel, isbât ve red yönünden söylediğimiz her seyde rabbimizin kitabı ile peygamberimiz Muhammed (sav)’in sünnetine, bu yolda yürümüş ilk Müslümanların yoluna ve onlardan sonra gelen hidayet önderi imamların görüşlerine dayandık. Bizler, Allahu Teâlâ’nın sıfatları konusunda Kur’an ve Sünnetin bildirdiklerini, Allah’a yarasır bir sekilde zâhirine ve gerçek anlamlarına göre yorumlamanın gerekliliğine inanırız. Bizler, Allah’ın sıfatlarını tahrif ederek Allah ve Rasûlünün istedikleri anlamlardan baska anlamlara değistirenlerin yolundan uzak dururuz. Ve bizler, Allah’ın sıfatlarını, Allah ve Rasulünün istedikleri anlamlarından soyutlayarak geçersiz kılanların yolundan uzak dururuz. Bizler, Allah’ın sıfatlarına örnek veya keyfiyet vermek suretiyle aşırıya gidenlerin yolundan da uzak dururuz.İbnü’l-Useymîn, Akîdetu Ehli’s-Sünne ve’l-Cemaa, sf. 33.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Forumcu
RE: Isbatu Sıfatı’r Rabb Azze ve Celle إثبات صفات الربّ عز وجلّ
Ebu Talib el-Uşari tarafından rivayet edilen ve Şafii’ye nisbet edilen Cüz’ül-İ’tikad’da şöyle geçmektedir:Allah’ın sıfatları ve inanılması zorunlu hususlar sorulunca İmam Şafii şunları söyledi: Allah Teala kitabında geçen ve Peygamberinin ümmetine haber verdiği birtakım isimleri ve sıfatları vardır Kendisine bu sıfatların Kur’anda yer aldığı konusunda delil ulaşan ve Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’den gelen sahih rivayetlerden haberdar olan hiçbir kimsenin onlara muhalefet etmesi caiz olmaz Bir kimse kendisine delil ulaştıktan sonra onlara muhalefet ederse Allah’ı inkar etmiş olur Fakat haber yönünden kendisine bir delil ulaşmazsa cehaletinden dolayı mazur sayılır Çünkü bu akıl düşünce görüş vb ile bilinemez……devamında diyor ki: ve iki elinin bulunduğunu haber vermiştir Bilakis Allah’ın iki ali de açıktır (Maide /64) şu ayette de sağ elinin olduğunu haber vermiştir Kıyamet günü gökler de O’nun sağ elinde dürülmüş olacaktır (Zümer /67) el-Muvaffak İbn kudame Kitabu Zemmil-Tevil s.124 İbn Ebi Yala Tabakat 1/283
Bunu ilk beğenen sen ol.
Forumcu
RE: Isbatu Sıfatı’r Rabb Azze ve Celle إثبات صفات الربّ عز وجلّ
İsim ve Sıfat Tevhidi Konusunda Selef’in Metodu
İmam İbn Huzeyme rahımullah şöyle der

Allah’ın sıfatları konusundaki hadisler Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’den tevatürle ve Kitaba uygun olarak gelmiştir.Önceki nesiller de sonrakilere sahabilerden ve tabiilerden başlayarak günümüze kadar bu hadisleri nesilden nesile nakletmişlerdir.O sıfatları Allah hakkında kabul edip te’vilden ve inkardan sakınmış teşbihi ve keyfiyet yorumunu terk ederek o sıfatlarla Allah’ı tanımış O’na inanmış ve Allah’ın Kitabında bildirdiği Rasülü sallallahu aleyhi ve sellem’in de o Kitaptakileri açıklama sadedinde verdiği bilgilere de teslim olmuşlardır.İbn Kudame Zemmu’t-Te’vil.s.140 el-Hucce fi Beyani’l-Mahacce 1/101
Bunu ilk beğenen sen ol.
Forumcu
RE: Isbatu Sıfatı’r Rabb Azze ve Celle إثبات صفات الربّ عز وجلّ
İsim ve Sıfat Tevhidi Konusunda Selef’in Metodu
Ebu Bekir el-İsmaili şöyle der

Biliniz ki hadisçilerin yani ehl-i sünnet ve’l cemaatin yolu Allah’a kitaplarına ve peygamberlerine iman etmek Allah’ın Kitabının ve Peygamberinden gelen sahih rivayetlerin bildirdiği şeyleri kabul etmektir.Orada gelen şeylerden sapmaya ve onları reddetmeye imkan yoktur.Çünkü mü’minler Kitap ve Sünnete uymakla emrolunmuşlardır.Nitekim Allah Kitap ve Sünnete uyanların hidayetini garanti eder.Peygamberlerinin onları doğru yola ileteceğini ifade eder.ona muhalefetin de fitneye ve elem verici bir azaba yol açacağı uyarısında bulunur.Yine onlar Allah’ın hem kendisinin ve hem de Rasülünün bildirdiği güzel isimlere ve sıfatlara sahip olduğuna inanırlar.

الإسماعيلي الامام الحافظ الثبت شيخ الإسلام أبو بكر أحمد بن إبراهيم بن إسماعيل بن العباس الإسماعيلي
الجرجاني كبير

(Ahmed İbn İbrahim İbn İsmail İbn el-Abbas el-İsmaili el-Cürcani Ebu Bekir: Zehebi onun hakkında şöyle demiştir: İmam hafız sebt/sağlam şeyhülislam H.371 senesinde vefat etmiştir.Tezkiretü’l-Huffaz 3/947 Tabakatu’ş-Şafiiyye 3/7)

Onlar isim ve sıfatların tamamını –Kitap ve Sünnette geçtikleri gibi- zahiri manaları üzere kabul ederler.Bu sıfatları çarpıtmaksızın ve nasıl olduklarına dair yorum yapmaksınız onların gerektirdiği Allah’a uygun mükemmellikleri aynen kabul ederler.Buna göre Allah’ın Kitabının ve Rasülü sallallahu aleyhi ve sellem’in Sünnetinin bildirdiği her şeye iman etmek farzdır.Kendisine deliller sunulduktan sonra kim onları inkar eder veya onlar hakkında eğri yola saparsa onun küfründen korkulur.Nitekim İmam Şafii şöyle der: Allah’u Teala’nın Kitabında zikredilen ve Peygamberinin haber verdiği isim ve sıfatları vardır.Kendisine Kur’an’dan ve Sünnetten bu isimlerin ve sıfatların varlığına dair delil getirilen kimsenin bunları reddetmesi caiz değildir.Çünkü onları Kur’an bildirmiştir ve Rasülullah sallallahu aleyhi ve sellem’den de onlar hakkında sahih rivayetler gelmiştir.Kendisine delil getirildikten sonra kim buna muhalefet ederse Allah’ı inkar etmiş olur.Kendisine delil sunulmadan önce ise bilmediği için mazur sayılır.İbn Kudame Zemmu’t-Te’vil.s.139-142
Bunu ilk beğenen sen ol.
Forumcu
RE: Isbatu Sıfatı’r Rabb Azze ve Celle إثبات صفات الربّ عز وجلّ
İsim ve Sıfat Tevhidi Konusunda Selef’in Metodu
İshak İbn Rahaveyh şöyle der:

Allah’ın eli bildiğimiz bir el gibidir veya elin aynısıdır işitmesi başkasının işitmesi gibidir ve işitmenin aynısıdır dediği zaman bu bir teşbih/benzetme olur.Fakat Allah’ın eli vardır Allah işitir Allah görür gibi şeyler söylediği zaman bunların nasıl olduğu Konusunda yorum ve benzetme yapmazsa bu teşbih olmaz Bu Allah’ın şu sözü gibi olur:O’nun benzeri hiçbir şey yoktur O işitendir görendir (Şura) Sünenü’t-Tirmizi 3/42

Tirmizi de şöyle der: Bu ve benzeri sıfatlar ve Rab Teala’nın her gece dünya semasına inmesi gibi rivayetler hakkında ilim adamları şöyle demişlerdir:Bu tür hadislere yorum yapmaksızın verhme kapılmaksızın ve nasıl diye sormaksızın inanırız.Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaatin ilim sahipleri de böyle demişlerdir Cehmiler ise bu rivayetleri inkar etmişler ve bu bir teşbihtir demişlerdir. Sünenü’t-Tirmizi 3/41 42.5/251
Bunu ilk beğenen sen ol.
Cezalı Üye
RE: Isbatu Sıfatı’r Rabb Azze ve Celle إثبات صفات الربّ عز وجلّ
mâ meleket eymânu-hunne , sağ ellerinin sahip olduğu diyor ; ne yani sağ elleriylemi sadece sahip oluyorlar ? sol elle sahip olmuyorlarmı ? insan için söylenen bu sağ elin sahip olduğu , kudretle ilgili değilmidir ? insana bile bu ayeti çevirirken kudretle ilgili çevriliyorda , Allah a gelince neden normal el gibi düşünelimki ? sonuçta bu el kelimesi kudretide çağrıştırdığı belli olabiliyor .

hac - 10 - da ; bimâ : sebebiyle - kaddemet : takdim etti - yedâke : iki elin

İşte bu, senin ellerinle takdim edilen şeyler sebebiyledir. Ve muhakkak ki Allah, abidler (Allah'a kul olanlar) için zulmedici değildir.

insan sadece elleriylemi günah işliyor ? o zaman eller kelimesini sadece elleriyle yapılan günah olarak anlarsak ; kulaklarınla takdim ettiğin , gözlerinle taktim ettiğin ayrı olur , bıurnunla takdim ettiğin , ayağınla takdim ettiğin , midenle takdim ettiğin v.s. say say bitmez ; yani ellerinle takdim ettiğin deyince burdan insanın kendi yaptığı bütün işleri anlamıyormuyuz ?
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 21-04-2014, Saat:01:25 AM, Düzenleyen: sedatsedat.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.