“Biz, göğsünü senin için açıp genişletmedik mi?”
Ed-Dahhak’ın rivayetine göre de İbni Abbas şöyle demiştir: “Ey Allah’ın Resulü! Göğüs hiç açılır mı?” diye sordular. “Evet, hem de genişler.” diye buyurdular. “Ey Allah’ın Resulü! Bunun bir alameti var mıdır?” diye sordular. Şöyle buyurdu: “Evet, aldanış diyarından uzaklaşış, ebedilik diyarına dönüş, ölüm gelmeden önce ölüme hazırlanış.”
El-Hasen’den de şöyle dediği rivayet edilmiştir: “Biz, göğsünü senin için açıp genişletmedik mi?”den maksat; (göğsün açılıp) hikmet ve ilim ile doldurulmasıdır.
Kalbin selamet bulması ve saadeti; ancak marazlarından kurtulması ile mümkündür. Bunu elde etmenin en etkili yolu da Allah’ı çokça zikretmekten geçer. Ne kadar zikredilirse o kadar çok Allah’a yaklaşılır. Yaklaşıldıkça da Allah sevgisi tahakkuk eder. Allahu Teala “Beni zikredin ki ben de sizi zikredeyim.” buyuruyor.
Hz. Enes (ra) anlatıyor: Resulullah (aleyhissalatü vesselam), şu duayı çok yapardı: “Ey kalpleri çeviren Allahım! Kalbimi dinin üzerine sabit kıl!” Ben (birgün kendisine): “Ey Allah’ın Resulü! Biz sana ve senin getirdiklerine inandık. Sen bizim hakkımızda korkuyor musun?” dedim. Bana şöyle cevap verdi: “Evet! Kalpler, Rahman’ın iki parmağı arasındadır. Onları istediği gibi çevirir.” (Tirmizi)
Kalbin misali koskaca bir sahraya atılan bir tüy misaline benzer. Rüzgarlar onu istedikleri gibi evirip çevirirler.
Bu değişmeler ve Allah Teala'nın kalpleri evirip çevirmesindeki sanatının acaipliklerini ancak Allah ile beraber olan, hallerini gözeten ve murakabe edenler bilirler.
De demişler: Kalp bir cocuk gibidir, ne öğretirsen onu söyler.
Ey kalpleri evirip çeviren Allahım! , bizlere acı, kalplerimizi dinin üzerine sabit kıl .(Amin)
çeşitli kaynak