RE: İnsanları Uyarırken Tatlı Dil
En sağlam olan bilgilere göre, Hz. Peygamber (s.a.v.), Übeyy b. Halef’den başkasını eliyle öldürmemiştir. Onu da kafasını keserek öldürmemiş, mızrağıyla hafif yaralanmasına sebep olmuş, adam daha çok korkusundan ölmüş.
Aşağıda olay anlatılmış:
Bedir Harbinden önceydi. Resûl-i Kibriyâ Efendimiz harp sahasında dolaşırken, "Burası Ebû Cehil'in, burası Utbe'nin, burası Ümeyye'nin, buralar da filânın ve filânın öldürülecekleri yerlerdir. Übeyy bin Halefi de ben kendi elimle öldüreceğim" buyurmuştu.
Bedir'de haber verdiği gibi, Ebû Cehil, Utbe ve Ümeyye bin Halef, mücahidler tarafından gösterilen aynı yerlerde öldürülmüşlerdi. Geriye Übeyy bin Halef kalmıştı. Bu adam Kureyşin ileri gelenlerinden biri idi. Peygamberimize, her karşılaşmasında şöyle derdi:
"Ey Muhammed. Bir atım var. Her gün ona on altı ölçek darı yedirip besliyorum. Birgün gelir, onun sırtında seni öldürürüm."
Peygamber Efendimizin ise, bu azgın ve şaşkın adama cevabı sadece şu oluyordu: "Belki, İnşallah, ben seni öldürürüm."
İşte Übeyy bin Halef, Bedir'de mücahidler tarafından öldürülen kardeşi Ümeyye'nin intikamını almak ve Peygamber Efendimizin vücudunu ortadan kaldırmak üzere yemin ederek, Uhud'a çıkıp gelmişti.
Hz. Resûlullahın Şi'b'e doğru çıktığı sıradaydı. Übeyy'in gelmekte olduğu görüldü. Mekke'de günde on altı okka darı ile beslediği atının üzerindeydi. İntikam dolu bakışlarla Peygamberimize yaklaşıyordu. Bunu fark eden Sahabîler önüne çıkıp, hesabını görmek istediler. Ancak Hz. Resûlullah, "Bırakın, gelsin" diyerek mücahidlerin karşı çıkmasına engel oldu.
Resûl-i Ekreme oldukça yaklaşan bu azgın müşrikin ağzından, “Şu peygamber olduğunu iddia eden adam nerede, karşıma çıksın bakalım..! Eğer gerçekten peygamber ise zaten o beni öldürecek.... "Ey Muhammed, sen kurtulursan, ben kurtulmayayım" lafları dökülüyordu. Hz. Peygamberi öldürmek için onu arıyordu.
Onun sesini duyan Hz. Peygamber, yaralı, susuz ve çok bitkin bir vaziyette olmasına rağmen, “bana bir mızrak verin” dedi.Sahabeler “ya resulullah’ Sen hareket edecek durumda değilsin” dedilerse de o bunda ısrar etti ve mızrağı aldığı gibi, Ubey b. halefe doğru gitti ve mızrağını ona attı, mızrak, zırhına saplanarak onu hafif yaraladı, öyle ki yarasından kan bile akmıyordu.
Müşrikler, onu alıp götürdüler.Zaman zaman arkadaşlarına, "Vallahi, Muhammed beni öldürdü" diyordu. Arkadaşları bu sözünü ciddiye almıyorlar ve yarasının önemsiz olduğunu ifade ederek teselli etmeye çalışıyorlardı. Ne var ki, Übeyy, kurtulamayacağını anlamıştı.
Arkadaşlarına şöyle dedi:
"O bana (Mekke'de) 'Seni öldüreceğim' demişti. Vallahi, o benim üzerime tükürse, yine beni öldürür."
Übeyy bin Halef, birgün bile yaşamadan, "Susadım, susadım!" çığlıkları arasında ölüp gitti. Resûl-i Kibriyânın, Allah'ın izniyle, istikbalden haber vermiş olduğu bir mûcizesi de böylece tahakkuk etmiş oldu.
Allahümme salli alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âli seyyidina Muhammed
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 09-09-2014, Saat:04:21 PM, Düzenleyen: Zehan.