You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

İnsanları Uyarırken Tatlı Dil

İnsanları Uyarırken Tatlı Dil

-İKRA-
İnsanları Uyarırken Tatlı Dil
Bir gün camide Hoca efendinin biri cemaate kızmış, bağırıp çağırmaktadır.
-Siz nasıl müslümansınız, siz nasıl insansınız, siz nasıl? deyip gürlemektedir.
Hocanın bu tavrına daha fazla dayanamayan yaşlı bir Müslüman ayağa kalkar:
-Hoca Hoca der,
Ne bu hiddet ne bu celal? Ne bağırıp duruyorsun?
Allahu Teala Hz.Musaya; Firavuna karşı bile, yumuşak konuşmayı, kavli leyyini emrediyorken sana ne oluyor,
-Ne sen Hz.Musadan daha iyi, ne de biz firavundan daha kötüyüz. der.
Allahümme salli alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âli seyyidina Muhammed
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: İnsanları Uyarırken Tatlı Dil
gülücük dedem çok güzel demiş

ben her zaman derim insanlar kapasitesi kadar anlar,bilir,öğrenir..o yüzden hiçbir hata için ahlak dışında kimseye gürlemeye hakkımız yok..
Bizi sen sevgisiz,susuz,havasız;
Ve vatansız bırakma Allah'ım!
Müslümanlıkla yoğrulan yurdu,
Müslümansız bırakma Allah'ım!
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: İnsanları Uyarırken Tatlı Dil
İster genel, ister vaiz kürsülerinde nerede olurlarsa olsunlar, seslerini yükselterek, insanlara bir şeyler anlatmaya çalışan kişileri dinlemek istemeyip haz etmeyenlerden biride benim..konuşurken yüzünde güller açtırmak varken neden bağırma çağırma yoluna gidilir bilmem...hele hele karşısındaki inanan bir müslümansa. kaldıki inanmayan bile insanca muameleyi hakeder.. tşk ZEHAN gülücük

[Resim: avatar_1657.gif]

Bırak ey biçare feryadı belâdan kıl tevekkül
Zira feryat belâ ender hatâ ender belâdır bil
Eğer belâ vereni buldunsa, safâ ender atâ ender belâdır bil
Eğer bulmazsan bütün dünya cefâ ender fenâ ender belâdır bil
Bunu ilk beğenen sen ol.
-İKRA-
RE: İnsanları Uyarırken Tatlı Dil
''Rabbinin yoluna, hikmetle, güzel öğütle çağır; onlarla en güzel şekilde tartış; doğrusu Rabbin, kendi yolundan sapanları daha iyi bilir. O, doğru yolda olanları da en iyi bilir.''
(Nahl-125)

Ben teşekkür ederim Gül-i Cennet gülücük
Allahümme salli alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âli seyyidina Muhammed
Bunu ilk beğenen sen ol.
Üye
RE: İnsanları Uyarırken Tatlı Dil
İnternette şöyle birşey gördüm doğru mu bu ?

Fatih Tezcan: "Hz. Muhammed de kafa kesti. Sen şimdi peygamberini terörist mi demek istiyorsun".
Bunu ilk beğenen sen ol.
-İKRA-
RE: İnsanları Uyarırken Tatlı Dil
En sağlam olan bilgilere göre, Hz. Peygamber (s.a.v.), Übeyy b. Halef’den başkasını eliyle öldürmemiştir. Onu da kafasını keserek öldürmemiş, mızrağıyla hafif yaralanmasına sebep olmuş, adam daha çok korkusundan ölmüş.
Aşağıda olay anlatılmış:

Bedir Harbinden önceydi. Resûl-i Kibriyâ Efendimiz harp sahasında dolaşırken, "Burası Ebû Cehil'in, burası Utbe'nin, burası Ümeyye'nin, buralar da filânın ve filânın öldürülecekleri yerlerdir. Übeyy bin Halefi de ben kendi elimle öldüreceğim" buyurmuştu.
Bedir'de haber verdiği gibi, Ebû Cehil, Utbe ve Ümeyye bin Halef, mücahidler tarafından gösterilen aynı yerlerde öldürülmüşlerdi. Geriye Übeyy bin Halef kalmıştı. Bu adam Kureyşin ileri gelenlerinden biri idi. Peygamberimize, her karşılaşmasında şöyle derdi:
"Ey Muhammed. Bir atım var. Her gün ona on altı ölçek darı yedirip besliyorum. Birgün gelir, onun sırtında seni öldürürüm."
Peygamber Efendimizin ise, bu azgın ve şaşkın adama cevabı sadece şu oluyordu: "Belki, İnşallah, ben seni öldürürüm."
İşte Übeyy bin Halef, Bedir'de mücahidler tarafından öldürülen kardeşi Ümeyye'nin intikamını almak ve Peygamber Efendimizin vücudunu ortadan kaldırmak üzere yemin ederek, Uhud'a çıkıp gelmişti.
Hz. Resûlullahın Şi'b'e doğru çıktığı sıradaydı. Übeyy'in gelmekte olduğu görüldü. Mekke'de günde on altı okka darı ile beslediği atının üzerindeydi. İntikam dolu bakışlarla Peygamberimize yaklaşıyordu. Bunu fark eden Sahabîler önüne çıkıp, hesabını görmek istediler. Ancak Hz. Resûlullah, "Bırakın, gelsin" diyerek mücahidlerin karşı çıkmasına engel oldu.
Resûl-i Ekreme oldukça yaklaşan bu azgın müşrikin ağzından, “Şu peygamber olduğunu iddia eden adam nerede, karşıma çıksın bakalım..! Eğer gerçekten peygamber ise zaten o beni öldürecek.... "Ey Muhammed, sen kurtulursan, ben kurtulmayayım" lafları dökülüyordu. Hz. Peygamberi öldürmek için onu arıyordu.
Onun sesini duyan Hz. Peygamber, yaralı, susuz ve çok bitkin bir vaziyette olmasına rağmen, “bana bir mızrak verin” dedi.Sahabeler “ya resulullah’ Sen hareket edecek durumda değilsin” dedilerse de o bunda ısrar etti ve mızrağı aldığı gibi, Ubey b. halefe doğru gitti ve mızrağını ona attı, mızrak, zırhına saplanarak onu hafif yaraladı, öyle ki yarasından kan bile akmıyordu.
Müşrikler, onu alıp götürdüler.Zaman zaman arkadaşlarına, "Vallahi, Muhammed beni öldürdü" diyordu. Arkadaşları bu sözünü ciddiye almıyorlar ve yarasının önemsiz olduğunu ifade ederek teselli etmeye çalışıyorlardı. Ne var ki, Übeyy, kurtulamayacağını anlamıştı.
Arkadaşlarına şöyle dedi:
"O bana (Mekke'de) 'Seni öldüreceğim' demişti. Vallahi, o benim üzerime tükürse, yine beni öldürür."
Übeyy bin Halef, birgün bile yaşamadan, "Susadım, susadım!" çığlıkları arasında ölüp gitti. Resûl-i Kibriyânın, Allah'ın izniyle, istikbalden haber vermiş olduğu bir mûcizesi de böylece tahakkuk etmiş oldu.
Allahümme salli alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âli seyyidina Muhammed
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 09-09-2014, Saat:04:21 PM, Düzenleyen: Zehan.
General
RE: İnsanları Uyarırken Tatlı Dil
Teşekkürler zehan ,insanların akıllarını bulandırmak isteyenlere karşı gerekli cevabı vermişsin

peygamber tarafından öldürülmeyi hakedecek neler yaptı kim bilir...

muhammed mustafa sallalahu teala aleyh vesselleme karşı bu iftirayı yapanlar acaba onun hayatını hiç mi okumamışlar

hiç mi insanlara sırf ama sırf Allah için nasıl sabrettiğini nasıl hoş gördüğünü amcası hz hamza r.a hı katleden vahşiyi nasıl affettiğini

kendisini mekkeden çıkaranlanlardan intikam almayı değil de güvence vermeyi tercih ettiğini hiç mi okumamışlar

ŞU KISSAYI BİLRİSİNİZ DEĞİL Mİ?

PEYGAMBERİMİZ NAMAZ KILARKEN MÜŞRİKLER ONUN SIRTINA NE KOYMUŞLARDI

Bir başka gün Hz. Muhammed’i kurtaran on bir yaşındaki kızı Fatıma olur. Olay yine Kâbe’de olur. Hz. Muhammed yine tek başınadır ve namaz kılmaktadır. Saldırganlar ise bu konuda Kureyş içinde daima başı çeken yedi kişilik özel(!) bir gruptur. Gitgide daha çok hırslanarak ve söylenip birbirlerini tahrik ederek önce bir süre Hz. Muhammed’i seyrederler. Sonra Ebu Cehil’in gözüne bir gün önce putlara kurban edilerek orada kesilmiş bir devenin bağırsakları takılır. Aklına da çok parlak bir fikir! Gözleri ışıldayarak kafadarlarına döner:

“Şu bağırsakları” der, “kim yere kapandığı zaman Muhammed’in boynuna geçirir!” Bu işlerin adamı Ukbe’dir. Hiç düşünmeden kalkar yerinden ve dudaklarında şeytanca bir sırıtmayla yerden, bir gündür kızgın Arabistan güneşinin altında iyice kokuşmuş olan bağırsakları alır ve olup bitenden habersiz Hz. Muhammed’in sırtına bırakır. Hz. Muhammed, deve dışkısı ve kanının altından havasız kalır yavaşça boğulmaya başlar. Kureyş’li sadistler ise gördükleri karşısında yıkılmamak için birbirlerine tutunarak, göğüslerini yumruklayarak ve gözyaşları dökerek gülmektedirler. Bütün yaşamları boyunca hiç bu kadar eğlenmemişlerdir. Hz. Muhammed’i ise en küçük kızı Fatıma kurtarır. Zayıf bedeni, minik elleri deve işkembesine zar zor güç yetirir. Bir yandan hırsından ağlamaktadır küçük Fatıma ve bir yandan da işkembeyi çekiştirirken babasına bunları yapan insanlara var gücüyle sövüp saymaktadır. Nihayet babasının sırtından bağırsağı sıyırmayı başarır. Hz. Muhammed ise önce namazını bitirir. Sonra kahkahaları hala kesilmemiş olan sadistlerin karşısına geçer. Başından aşağıya doğru kokmuş kan ve dışkı karışımı sızmakta olduğu halde ellerini açar:

“ALLAH’ım” der, “Kureyş’i Sana havale ediyorum!...


İŞTE ALLAH İÇİN BU ZORULUKLARA SABREDEN ALLAH İÇİN İNSANLARI HOŞGÖREN VE ONLARDAN BU YAPTIKLARININ İNTİKAMINI ALMAK YERİNE AF YOLUNU TUTAN HZ.MUHAMMED MUSTAFA SALLALAHU TEALA ALEYHİ VESSELLEM KAFA KESECEK CANİ RUHLU BİRİ OLSAYDI

MEKKEYİ FETH EDİP O KENDİSİNE HERTÜRLÜ ZULMÜ YAPAN MÜŞRİKLERDEN İNTİKAMIN EN ACISINI ALAMAZ MIYDI?


BİZ O PEYGAMBERİ SEVDİK Kİ YİYECEK SON LOKMASINI KARNINA TAŞ BAĞLAYARAK FAKİRE VERİRDİ

O PEYGAMBER Kİ KENDİSİNDEN BİR ŞEY İSTEYENİ HİÇBİR ZAMAN BOŞ ÇEVİRMEZDİ

MÜSLÜMAN MAHALLESİNDE SALYANGOZ SATMAYA KALKIYOR FATİH TEZCAN GİBİLER

ama ne fayda

hz Muhammed Mustafa Sallalahu teala aleyhi vessellem sevgisini onlar koymadı ki onlar alsın yüreğimizden...

Allahın aziz kıldığını daha kim zelil edebilir ki?

hangi köşe yazısı,hangi internet sitesi
AKLI YETEN GÖRDÜGÜNE İNANIR
YÜREGİ YETEN GÖRMEDİGİNE

Bunu ilk beğenen sen ol.
-İKRA-
RE: İnsanları Uyarırken Tatlı Dil
Zafer kardeşim yazından çok duygulandım, eksik kalan kısmı tamamlamışsın,
Hem de ne tamamlamak!
Allah razı olsun, kendisine yakın kullarından etsin. gülücük
Allahümme salli alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âli seyyidina Muhammed
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 09-09-2014, Saat:08:56 PM, Düzenleyen: Zehan.
General
RE: İnsanları Uyarırken Tatlı Dil
AKLI YETEN GÖRDÜGÜNE İNANIR
YÜREGİ YETEN GÖRMEDİGİNE

Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 09-09-2014, Saat:11:50 PM, Düzenleyen: Z4F3R_.
General
RE: İnsanları Uyarırken Tatlı Dil
biz en sevgilinin sevgilisi habibi hz.Muhammed Mustafa sav.ın.. ona karşı yapılan her eziyette,zulüm de bile Rabbine onlar bilemediler af et onları helak etme diye dua eden bir peygamberin ümmetiyiz elhamdülillah.. gülücük
Bizi sen sevgisiz,susuz,havasız;
Ve vatansız bırakma Allah'ım!
Müslümanlıkla yoğrulan yurdu,
Müslümansız bırakma Allah'ım!
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.