Gidiyorum demeden önce size bir anımı anlatmak istiyorum. Ben küçüklüğümden beri hiç arkadaşım olduğunu hatırlamıyorum, hiç arkadaşım olmadı. Kreşte bile, hatta hep dalga geçilen zavallı bir çocuk olarak büyüdüm. Lisede herkesin yanında bir SEVGİLİSİ varken benim hiç kimsem yoktu. Annem babam beni çok severlerdi, ama onların da kendi dertleri vardı. Babam çok büyük bir hata yaptı, onu ailecek affettik, ama eskisi kadar samimi değiliz artık babamla.
Beni insanlar pek takmıyor, yani insan muamelesi göremiyordum. Şu an bile hala öğrenciyim ve arayanım soranım yok. Mayıs ayında Rabbime yalvardım, "Ya Rabbi, neden bana bunları yapıyorsun? Beni sevmiyor musun? Beni niçin yarattın, ben bu eziyetlere niye katlanayım, neden? Madem insanlar beni sevmeyecekti, niçin yarattın neyle imtihan ediyorsun beni?" dedim. Tabi, bu dediğimi ağlayarak diyordum. İsyan değildi bu, aksine Allah'ın beni terk etmesinden o kadar korktum ki. Ağlayarak uyudum. Rüyamda tüm günahlarımın affedildiği söylendi. Ah benim kafam, insan rüyadan uyanıyor da gafletten uyanamıyor.
Çalıştığım bir iş yeri var, oraya doğru yol aldım. Giderken ikişer parmakları olmayan bacaksız bir adama rastladım. Para kazanmak için oyunlar filan oynuyordu. Parmağı yok, ama flüt çalıyordu. O an beynimden vurulmuşa döndüm. Bir kenara çekilip ağlamaya başladım. Kalbimde bir rahatsızlık hissediyordum, çünkü ben geçen gün isyan etmiştim ve aptal gibi davranmıştım.
Adama üstümde ne kadar para varsa verdim, değişik bir tebessümle beni karşıladı. Allah'ım, adam ne kadar mutluydu... Üstelik uzuvları yok. O kadar hayretteydim ki, anlatamam. Belki size çok ilginç gelmeyebilir, ama o an benim yaşadığım hissi sizin de yaşamanızı isterdim, insan hayatında muhakkak bu hissi yaşayıp gafletten uyanması gerekiyor. İşe gittim, ey Allah'ım nasıl bir imtihan bu? Sizce ne olsa beğenirsiniz? Bir cenaze gördüm, herkes perişan bir vaziyette. Öğle namazını camide cemaatle kıldıktan sonra hemen gittim cenazeyi kıldım. Ölüm hissi beni iyice düşündürdü. Harika ya. Gerçekten, insan bu hisleri yaşayıp gafletten biraz olsun uyanmalı...
Nihayetinde işe dönme vakti geldi. Televizyonda Müslüman kardeşlerimize yapılan işkenceler anlatıldı. İşe ağır adımlarla yürüyor, bir yandan da ne yapmam gerektiğini düşünüyordum. Acaba bu bir ders miydi? Hayır, her şey daha yeni başlıyordu. bunlar değildi benim cezam. Her şey o gün başladı. İşe girer girmez karşımda bir kız gördüm. Herhalde benden iki yaş büyük. Bilmiyorum. Ama değişik bir his uyandı içimde. aşk mı desem nefret mi desem, bilemiyorum. Geçici bir heves de olabilir.
Geçici heves demişken, bu benim ilk aşkım değildi. Ama ilk münasebetim diyebilirim. bu yaşıma kadar hiç arkadaşım olmadığı için [oldu ama kalıcı değil] bu beni değiştirdi. Tutuldum mu desem bilemiyorum, aşık oldum

"Saçmalama, topla kendini" diyordum ama yok işe yaramıyor. İyi arkadaş oldum onla ama tabi ilk tanışmayla bana mı bakacak? Hayır tabi ki de, gitti. 1 haftadır sadece onu düşündüm. Rüyama girdiği bile olmuştu. O günden itibaren yavaş yavaş arkadaş edinmeye başladım, çok da mutluyum. Ama kendimi o isyandan sonra asla affedemeyeceğim, bu arada kendime çeki düzen veriyorum, bundan sonra İslami Forum'da da olamayacağım. Sebebi bana kalsın, özel bir durum. Kendinize iyi bakın. Ahmed1'e Amed'e Zehan'a Reyyan'a ibni-mesud'a ve daha birçok arkadaşımıza burdan selam yolluyorum. Kendinize iyi bakın, kardeşiniz için de dua edin
İyi ki Müslümanım, bu bana yeter...[İslami Forumdan Hakikat]