“Nasıl olsa çok zamanım var”
“Yarın başlarım''
“İki günde hallederim ben onu”
“Şimdi kim kalkıp oraya gidecek?
“Tamam, söz veriyorum halledeceğim”
“Sen onu bana bırak”
Listeyi dahada uzatabiliriz... Bunları sizin için, “Yitik Düşler Mezarlığı”ndan topladım. Bu sözler, bazı hayallerin ölmeden önce son kez şahit olduğu konuşmalardır.

Yarınları beklemek, hayallerinizin üzerine kezzap dökmek, onları yakmak demektir. Kainatta herşeyin bir ahengi vardır ve o kusursuz işleyiş planında tek bir şey bile yarına bırakılırsa kainat diye bir şey kalmaz yok olur.
Güneş her gün doğmaktan sıkılsa ve sadece ama sadece bir gün izin kullansa ne olurdu?
Arılar bir günlüğüne uyusalar, kâinattaki bütün denge bozulurdu. Ay sadece bir günlüğüne bir yerlere bayram ziyaretine gitseydi, denizler taşar, depremlerle dünya sallanır ve hepimiz yok olurduk.Ertelememek ve yitik düşler mezarlığına yapmamız gerekenleri göndermemek, onları öldürmemk ümidi ile...
Bırak ey biçare feryadı belâdan kıl tevekkül
Zira feryat belâ ender hatâ ender belâdır bil
Eğer belâ vereni buldunsa, safâ ender atâ ender belâdır bil
Eğer bulmazsan bütün dünya cefâ ender fenâ ender belâdır bil