Oynat elini başını, raks et, dindir gönül kederini, senin kederini paylaşacak kişi geldi
Neden oturuyorsun, kaldır elini, süsle her yeri
Çünkü bunca kederden sonra gecenin yüzüne sahur nuru geldi
Dolunaylı gece neden huzursuzsun, sabır mumunu yak
Kederli hüzünlü oturma yaşlı ay parlak ve cilveli geldi
Sen bizim ne geceler onu yâd edip oturduğumuzu biliyorsun
Yağmurlu gecede gizli keder gitti ve göz nuru geldi
Uzaklık ve ayrılık kederinden sonra neşelen, mutlu ol
Artık gizli acıdan ağlamayacaksın çünkü o tebessümle geri döndü
Yalnızlık gecesinde uzak bir yoldan yolcunun sesi geldi:
Sahur oldu, yürek kederi uçtu gitti, mutluluk kapıdan çatıdan girdi
Can yoran gecede bir ahin şeraresi gam ve keder bulutunu bir kenara attı
Güneşimiz ağırbaşlı ve gönül sıcaklığıyla çıktı
Benim gülüm, böyle kederli oturma, mihnet gecesi son buldu
Oynat elini başını, dindir gönül kederini, senin kederini paylaşacak kişi geldi