açıkçası ben siyasi ya da dünya görüşü olarak kendi düşüncemden başkasına saygı duymuyorum, elimden gelse büyük bir faşizanlıkla ortadan kaldırmaya bakarım bütün muhalif sesleri...tabi kimsenin kafasının içindekini bilemeyiz ve ona hükmedemeyiz ama dışa vurulduğunda ya da bi şekilde propagandası yapıldığında elimdeki bütün maddi imkanları kullanarak hakikatten uzak bildiğim o düşünceyi ortadan kaldırmak için çalışırım...varsın birileri faşist desin varsın birileri terörist desin, umrumda değil...nasılsa herkes demokrat geçiniyor...biraz da benim gibi çağdışı bedevi saygısız insanlar olsun toplumda...dilerseniz bu konu üzerine daha etraflıca konuşabiliriz...ama benim düşünceme saygı duymanız kouşuluyla...e diyeceksiniz hani sen saygı duymuyordun başkalarının düşüncelerine, biz neden senin düşüncene saygı duyalım ki?...
her tür düşünceye saygı sizin için bir ilke...bunu aşamazsınız...ama benim böyle bir ilkem yok...dolayısıyla ben sizin dünya görüşünüze, fikirlerinize saygı duymadığım halde kendimle bir çelişkiye düşmüş sayılmam...ama sizin için durum tam tersi...yani saygı dyumak zorundasınız!...
bu vesile ile fikir hürriyeti hakkındaki görüşlerimi her ne kadar günümüz demokratik toplumu için uç sayılsa da açıklamış oldum...
çünkü kavganın göbeğidir benim yerim
canlarım, kollarında Parti pazubentleri
dik başlar, erkek haykırışlarla
göndere, en yukarlara çekiyorlar
en yukarlara çatlıycak kadar aşkî yüreklerini.
giderayak işlerim var bitirilecek,