Ebû Hanîfe muhtelif îslâm fırkalarına mensup bir çok kimselerle karşılaşmıştır. Onlardan bâzılarından ders almış, onların re'y ve mezheplerini incelemiştir. Buraya kadar naklettiklerimiz bunu açıkça göstermektedir. Ebû Hanîfe devrinde mevcut olan dînî fırkalardan kısaca bahsetmek yerinde olur.
FIRKA 1
Şia'nın Zuhuru
Şia en eski îslâm fırkasıdır. Hz. Osman devrinin sonlarında siyasî bir mezhep olarak meydana çıkmıştır. Hz. Ali devrinde büyümüş ve gelişmiştir. Çünkü Hz. Ali halkla temas ettikçe, onu gören halkın onun din ve ilim bakımından kudret ve faziletine hayranlığı artıyordu. Propagandacılar bunu istismar ettiler. Ve kendi mezheplerini insanlar arasında yaymak için bunu vasıta yaptılar. Emevîler devri gelince Ali taraftarları zulme maruz kaldılar. Eme-vîlerin onlara eza ve cefası arttı. Mazluma acımak cibilletinde olanlar bu halde onlara acıdılar ve onları daha çok sevmeğe başladılar. Hz. Ali'yi ve evlâdını zulme kurban gitmiş olan şehitler mertebesinde yayıldı, tarafları çoğaldı.
Şîa Mezhebinin Esasları: Mutediller Ve Müfritler
burayi okurken dikkat edelim bu görüs ehli sünnetin görüsü degil sia nin görüsüdür.
1- Şia'ya göre: İmamet, milletin re'yine bırakılmış umum! mesâlihten değildir ki, ümmetin tâyin etmesiyle olsun. İmamet, dînin rüknüdür, Islâmın bir kaidesidir. Peygamber onu. ihmal edemezdi. İmamı, Peygamber kendisi tâyin etmek lâzımdır. İmam büyük, küçük bütün günahlardan masundur.[1]
Ali İbn-i Ebî Tâlib Peygamber tarafından gösterilmiş halifedir. O sahabenin cfdalıdır. Öyle anlaşılıyor ki, Hz. Ali'yi diğer ashabdan c'aha faziletli görenler yalnız Şia değil ashabdan buna kail olanlar da varmış. Ammâr b. Yasir Mikdad b. Esved, Ebûzer Gıfâri, Sel-man Fârisi, Câbir b. Abdullah, Übey b. Kâ'b, Huzcyfe, Büreyde, Ebû Eyyüb, Sehl b. Hanif, Osman b. Hanif Ebû Heysem, Huzeyme b. Sabit Ebû Tufeyl Âmr b. Vaile, Abbas b. Abdulmuttalib ve oğullan Beni Hâşim'in cümlesi bunlardandır. Zübeyr de bibayette buna kaildi, sonra döndü. Ümeyye oğullarından da buna kail olanlar vardı. Hâlid b. Said b. As, Ömer b. Abdülaziz bunlardandı.[2]
Şia bir derece üzere değildi. İçlerinde Hz. Ali'yi ve evlâdını takdirde çok aşıri gidenler olduğu gibi, mutedil olanlar da vardı. Mutediller; Hz. Ali'yi diğer ashabdan efdal saymakla iktifa ederler, kimseyi tekfir etmezler. İbn-i Ebil Hadİd bu mutedil zümreden olup onları bize Nech'ul Belâğa'da şöyle anlatır:
«Bu mes'elede onlar fevzu necat ashabından olup halâs bulmuşlardır. Çünkü onlar orta yoldan gitmektedirler. Hz. Ali kendinden önce halife olanların halifeliğine razı oldu, onlara bi'at etti. Arkalarında namaz kıldı. Onun yaptıklarından biz geçeme-yiz...»[3]
--------------------------------
[1] İbn-i Haldun Mukaddimesi
[2] İbni Ebilhadid, Neneu'l Belâga Şerhi
[3] İbn-i EhiIhadid, Nechü'l Belâğa Şerhi.
giderayak işlerim var bitirilecek, giderayak.
ceylanı kurtardım avcının elinden
ama daha baygın yatar ayılamadı.
kopardım portakalı dalından
ama kabuğu soyulamadı.
oldum yıldızlarla haşır neşir
ama sayısı bir tamam sayılamadı.
SEVDALARA DOYULAMADI...
