Her nefis ölümü tadacaktır. Sonunda bize döndürüleceksiniz. Ankebut-57
Bu dünya hayatı sadece bir eğlence ve oyundan ibarettir. Asıl hayat ahiret yurdundaki hayattır. Keşke bilseler! Ankebut-64
Düğün…
Düğün…
Kuran okunuyor...
Burdan şu çıkmasın ....ben kuran okunmasın demiyorum
Düğünün eğlencesiz olmasını bazıları marifet sayıyor ...
Mescid de de yapılabilir hadis var ama mübah daire daraltılmamalı
Dervişin bir çiçek attı, inledin,
Bağrımı delmeye taş yetmez, dedin,
Halden anlayanın bir gülü yeter..
Tatlıydı akrebin sana kıskacı,
Acıya acıda buldun ilacı;
Diyordun, geldikçe üstüste acı:
Bir azap isterim bundan da beter.

düğünün amacı çiftlerin nikahının duyrulması değil mi.. yoksa amaç hoplamak zıplamak takı toplamak mı
ee şimdi biz bu tür düğünleri benimsemiyoruz .. ve ilahiler dinledik yemek yedik...bizim nikahmı hoş görünmeyen ? düğünlerde çıplak kıyafetler eşliğinde kadınlı erkekli zıplayanların düğünü mü hoş görünen
Ve vatansız bırakma Allah'ım!
Müslümanlıkla yoğrulan yurdu,
Müslümansız bırakma Allah'ım!
Mübahlar genişlesin demedim
Mübahlar daraltılmasın dedim
Nikah dediğin sessiz de olmaz ..duyurmak anlamı da var ...
Dervişin bir çiçek attı, inledin,
Bağrımı delmeye taş yetmez, dedin,
Halden anlayanın bir gülü yeter..
Tatlıydı akrebin sana kıskacı,
Acıya acıda buldun ilacı;
Diyordun, geldikçe üstüste acı:
Bir azap isterim bundan da beter.
Hz. Aişe, Es'ad İbn Zürare'nin (ö. 1/622) yetim kalmış kızı Fariga (r. anha)'yı himayesine alıp büyütmüştü. Evlenme çağına gelince onu Ensar'dan Nebît İbn Cabir (r.a) ile evlendirdi. Gelini, koca evine götürenler arasında bulunan Hz. Aişe şöyle der: "Döndüğümüzde, Allah'ın Rasulü bize; erkek tarafının bizi nasıl karşıladığını ve neler konuşulduğunu sordu. Ben de "selam verdik, hayır ve bereket diledik" dedim. Allah elçisi; "Ey Aişe sizin eğlenceniz yok mu? Çünkü Ensar eğlenceden (oyundan) hoşlanır" buyurdu. Şurayk'ın rivayeti şöyedir: "Ey Aişe! Gelinle birlikte def çalıp şarkı söyleyecek bir cariye göndermediniz mi?" Ben, "Cariye ne diyecek" diye sorunca şöyle buyurdu:
Şöyle diyecek: Size geldik, size geldik. Allah bize de size de hayat versin. Kızıl altın olmasaydı, badiyenize konaklamazdı. Sarı buğday olmasaydı, bakireleriniz semirmezdi".
İbn Mace'deki rivayette, Hz. Peygamber'in şöyle buyurduğu nakledilmiştir: "Ensar, gönlü sevgi dolu olan bir kavimdir. Onlara; "Size geldik, size geldik, Allah bize de size de hayat versin" sarkısını söyleyecek birisini gönderseydi-iz." (İbn, Mace, Nikah, 21; A. İbn Hanbel, IV, 78.)
Dervişin bir çiçek attı, inledin,
Bağrımı delmeye taş yetmez, dedin,
Halden anlayanın bir gülü yeter..
Tatlıydı akrebin sana kıskacı,
Acıya acıda buldun ilacı;
Diyordun, geldikçe üstüste acı:
Bir azap isterim bundan da beter.
Dervişin bir çiçek attı, inledin,
Bağrımı delmeye taş yetmez, dedin,
Halden anlayanın bir gülü yeter..
Tatlıydı akrebin sana kıskacı,
Acıya acıda buldun ilacı;
Diyordun, geldikçe üstüste acı:
Bir azap isterim bundan da beter.
Ne görüyorsan o
Ilahi söylendi yemek verildi oldu bittiye getirilmemeli
Ensar'ın oyun oynadığı yazıyor meşru dairede oyun yokmu
Ne biliyim bazı memleketler Kılıç kalkan oyunu yapar ..ne biliyim yörenin haline göre ama namahremiyet bozulmasın ..ama Oyunsuz da olmasın
Düğünü namaz kılma ciddiyetine getirenler yanlış yapıyorlar...yakında bize islami düğün diye tesbih namazı kıldıracaklar..
Bir takım mübahlar da uygulanmalı
Dervişin bir çiçek attı, inledin,
Bağrımı delmeye taş yetmez, dedin,
Halden anlayanın bir gülü yeter..
Tatlıydı akrebin sana kıskacı,
Acıya acıda buldun ilacı;
Diyordun, geldikçe üstüste acı:
Bir azap isterim bundan da beter.
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi
