You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Dini söz ve kitaplar

Dini söz ve kitaplar

General
RE: Dini söz ve kitaplar
Zalim  hükümdar dervişi zindana atınca Derviş Dışarıda ibadete vakit bulamıyordum diyip sevinmiş zalim
Öyleyse sürgün edin diyince derviş
Fakirlikden gezememiştim iyi olur" diyip yine sevinmiş. zalim sultan en boynunu vurun" deyince, derviş
çok şükür demiş:"Şehit olup kısa yoldan cennete girerim."

mevlâna sözleri

Gönül, gönül verilerek alınır.

Kusur arıyorsan, tüm aynalar senin

Kaderde sevmek var ama kavuşmak yok ise olsun! Vuslata aşık gönül susmaya da razı.

Ne zaman gökyüzüne bir nefes, bir dua gönderdin de ardınca ona benzer iyilik görmedin?

Köpeklerin kardeşliği, aralarına kemik atana kadardır.

Kalp denizdir, dil de kıyı. Deniz de ne varsa kıyıya o vurur.

Aşk; sandığın kadar değil, yandığın kadardır...

Harf’ler yetmedi anlaşılmama, bari hâl’den anla.

Doğruların yemin etmeye ihtiyacı yoktur.

Ahlak örtüsü olmayanı, başörtüsü dindar yapmaz.

Okuyarak öğreneceksin ama severek anlayacaksın.

Kimde bir güzellik varsa bilsin ki ödünçtür.

Dua kapı çalmaktır. Gerisine karışmak haddi aşmaktır.

Cahil kimsenin yanında kitap gibi sessiz ol. Bilmez misin ki cevap vermemek de cevaptır.

Cahil kişi gülün güzelliğini görmez, gider dikenine takılır.

Bozuk olunca maya, ne ar tanır ne de hayâ!

Gerçek aşk’ı bilen kalp bir damla suya bile hürmetle bakar.

Bazı insanlar bize armağandır, bazıları ise ders.

Çektirilen acı havada asılı kalmaz, çektirenin başına düşer.

Sabır önceleri zehirdir. Huy edinirsen bal olur!

Bir kimsede kibir varsa, söz söylediği zaman soğan gibi kokar.

Gönül sevgiyi bulmuşsa kuru dal bile çiçek açar.

Allah’a güven. Hiç beklemediğin anda çiçek açar umutlar.

Kalbinizle yaptığınız her şey size geri dönecektir.

Yok, dünyada hicrandan daha acı ne istiyorsan et de onu etme.

Kitaplardan önce, kendimizi okumaya çalışalım.

Kanat vardır doğanı padişaha götürür; kanat vardır kuzgunu leşe götürür.

Ey dost! Derdin ne olursa olsun umudun her zaman Allah olsun.

Bazen halimize Melekler imrenir. Bazen de halimizden Şeytan bile iğrenir.

Susmak, mana eksikliğinden değil. Belki mana derinliğindendir.

Kır oğul zinciri; hür gez, hür konuş, yok mu altından gümüşten bir kurtuluş?

Yapraksız kaldın diye gövdeni kestirme. Zira bu işin baharı var.

Kim demiş gül yaşar dikenin himayesinde? Dikenin itibarı gül himayesinde!

İnsan her şeyi göremez; sevdiğin şeyler, seni kör ve sağır eder.

Cahille girme münakaşaya. Ya sinirini zıplatır tavana! Ya da yazık olur adabına.

Kim, ne olursa olsun, sevgili bizim olsun tek, canı, canımız olsun.

Kötülük yaptın mı kork o bir tohum
dur Allah yeşertir, karşına çıkarır

Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilir.

Gülü gülene ver. Kalbini sevene ver.
Sevmek güzel  Kıymet bilene ver

Can’ı Canan’a teslime hazır değilsen ‘ben Aşk’ım’ deme

İmtihan içinde imtihan vardır. Derlen toparlan da ufak bir imtihana satma kendini.

Şikayetçi, kötü huyludur. İyi huylu şikayet etmez, tahammül eder.

Gözyaşının bile görevi varmış. Ardından gelecek gülümseme için temizlik yaparmış.

Üç sözden fazla değil, tüm ömrüm şu üç söz; hamdım, piştim, yandım.

Bir gönülde aşk ve sevgi ateşi yoksa o kişi karanlıklarda, Allah nurundan habersizdir.

İsyanlardayım dedi. Hayır, imtihanlardaydı. Fark etseydi, kurtulacaktı.

Öyle bir ‘yâr’ sev ki evladım; elinde su tasıyla, iftarı bekleyen oruçlu gibi beklesin seni.

Toprak gibi sessiz olduğum an bil ki; şimşek gibi gökte gürlüyor feryadım.

Tut ki Ali’den sana miras kaldı Zülfikar. Sende Ali’nin yüreği yoksa Zülfikar neye yarar?

Kalbi ve sözü bir olmayan kimsenin yüz dili bile olsa, o yine dilsiz sayılır.

Dilini terbiye etmeden önce yüreğini terbiye et; çünkü söz yürekten gelir, dilden çıkar.

hiç dilek tutmadım, hep dua ettim. Ömrün ömrüme nasip olsun diye!

Kapı açılır, sen yeter ki vurmayı bil! Ne zaman? Bilemem! Yeter ki o kapıda durmayı bil!

Ne kadar bilirsen bil, söylediklerin karşındakilerin anlayabileceği kadardır.

Bir muammadır aşk. Kiminin vicdanına atılan taş, kiminin de gözünden akıtılan yaştır aşk.

Gel de birbirimizin kadrini bilelim. Çünkü ansızın ayrılacağız birbirimizden.

Küsmek ve darılmak için bahaneler aramak yerine, sevmek ve sevilmek için çareler arayın.

Yüz kişinin içinde aşık, gökte yıldızlar arasında parıldayan ay gibi belli olur.

Bir yandan korkun bir yandan umudun varsa iki kanatlı olursun. Tek kanatla uçulmaz zaten.

Muhabbet ve merhamet, insanlığın; hiddet ve şehvet de hayvanların sıfatlarıdır.

Ey Müslüman, edep nedir diye sorarsan bil ki edep, her edepsizin edepsizliğine katlanmaktır.

Akıl bir kuzu, nefis bir kurt, iman ise çobandır. İman kuvvetli olmazsa, nefis aklı yer.

Aşkın hikâyesini, durmaksızın feryâd eden bülbüle değil. Sessiz sedasız can veren pervanelere sor.

Sus gönlüm! Bütün bu susmalarına karşılık her şeyin hayırlısının olacağına inanarak sus.

Kalbimi ve ruhumu vermemin bir yararı yok, sen zaten bunlara sahipsin. O yüzden sana bir ayna getirdim. Kendine bak beni hatırla.

Güzelliğin bir damlası olan Leyla için uykuyu haram etmek çok değilse, güzelliğin kaynağı Mevla için bir ömrü feda etmek az bile.

Başta dönüp koşan nice bilgiler, nice hünerler vardır ki, insan onunla baş olmak isterse, baş elden gider. Başının gitmesini istemiyorsan ayak ol.

Kalbin bir gün seni sevgiliye götürecek. Ruhun bir gün seni sevgiliye taşıyacak. Sakın acında kaybolma. Bil ki çektiğin acı bir gün dermanın olacak.

Nefsin ejderhadır. Öldü sanma, uykuya dalar o. Dertten eline fırsat düşmediği için uyur. Derdin bitince çıkar hemen. Hüner; dertsizken de nefsi uykuda tutmadadır.

Her zorluğun sonunda doğan bir ışık vardır.

Eğer elleriniz diken yaralarıyla kan revan içinde kaldıysa güle dokunmanıza çok az kalmış demektir.

Yaşadığın dünyaya bak; yüce tanrı, hangi eserini sevginin kucağında büyütmemiş?

Neden okşamak ve kucaklamakla gidilecek yere, tekme ve tokatla erişmeyi tercih edesin?

Küle döndüysen g üle dönmeyi bekle. Ve geçmişte kaç kere küle dönüştüğünü değil, kaç kere  küllerin arasından doğrulup yeni bir gül olduğunu hatırla.

Sarılmayı bilir misin? Sahiplenmeyi, sahiplendiğinde sadık kalmayı?

Sen bilir misin aşık olmayı? Bölünebilir misin ikilere, üçlere, gerekirse binlere? Yapabilir misin?

Gerçekten sevebilir misin? Sevmenin demesi olmaz. Unutma; ya çok seversin bir kere, ya da hiç sevmezsin.

Ey sevgili; heyben acıyla dolar da nefes alamazsan gel. Huzur bulacağın kıyılarım senindir.

Umutların solar kurur da su bulamazsan beraber sulayalım, gözyaşlarım senindir.

Kanadın kırılır da maviye uçamazsan, ne güne duruyor al, kanatlarım senindir.

Çaresiz çilelere bir umut bulamazsan, kendime ettiğim dualarım senindir.

Seni bağrıma değil, bağrımı ve başımı ayağının altına bastım.

Gözüm toprak olacak, ama gönlüm daima aşk kokacak.

Her yerde olmak gibi bir duan varsa, gönüllere gir; çünkü sevenler, sevdiklerini gönüllerinde taşırlar.

Ay doğmuyorsa yüzüne, güneş vurmuyorsa pencerene, kabahati ne güneşte ne de ay da ara! Gözlerindeki perdeyi arala!

Ey sevgili. Biz seninle bir salkımın iki aşık üzümüyken, başka şişelerde şarap olmuşuz, başka hayallerde harap olmuşuz.

yiyim desem yalan olur, kötüyüm desem inancıma dokunur. En iyisi şükre vurayım dilimi, belki o zaman kalbim kurtulur.

Altın ne oluyor, can ne oluyor, inci, mercan da nedir bir sevgiye harcanmadıktan, bir sevgiliye feda edilmedikten sonra.

Şarap küpü nereye konursa konsun şaraptır. Gül mezbelelikte bitmekle kötü olmaz, şarap altın tasa konmakla helal olmaz.

Merhamette güneş gibi ol; cömertlikte akarsu gibi ol; tevazuda toprak gibi ol; ayıpları, kusurları örtmekte gece gibi ol.

Misafirsin bu hanede ey gönül, umduğunla değil bulduğunla gül, hane sahibi ne derse o olur,

ne kimseye sitem eyle, ne üzül. Aşk nasip işidir hesap işi değil!

Aşk adayıştır arayış değil! Sen adanmışsan ve yanmışsan bu uğurda aşk seni bulmaya gelir.

hikmetli Sözler..

Gören göze karanlık perde olmaz, görmek istemeyen göze ışık ne yapsın? Hz.Ali r.a

Şu adinin bayağısı olan dünyayı hep hakir gör,geçici olduğunu aklından çıkarma.. İmâm-ı A'zam

Allah c.c. katında olanın daha hayırlı ve daha kalıcı olduğunu unutma.. İmâm-ı A'zam

Evlad! Orta Yolu Benimse.. Böylece geride kalan ona yetişebilecek, ileri gidenin ise ona geri dönme imkanı olabilecektir. (Hz. Ali)

imanı kuvvetli olanın, imtahanı da ağır olur... ABDÜLKADİR GEYLANİ

Kim Allahü teâlâyı bilirse, gam ve keder içinde olmaz." Ebû Bekr Şibli

Bidat şeytanın nezdinde her günahtan daha sevimlidir. Çünkü günahtan  tövbe edilmesi akla gelir de bidat ibadet telaki edildiği için tövbe edilmesi akla gelmez.” Sufyan-ı Sevri

İbrahim’lerini yetiştiremeyen Müslüman toplumlar, Nemrud’ların sayısını çoğaltmaktan başka bir şey yapamazlar. İbn-i Kâyyım

Düşmanlarım bana ne yapabilir ki, sürgün edilmem seyahat, hapsedilmem halvet, öldürülmem ise şehadettir. İ. Temiyye

Vesveseye kapılmazsan şeytan kahrından ölür. Sadî-i Şirazi

Gazali hz kalplerin keşfi

Hz. Ali  kendini Allah'a adayarak Peygamber'imizin hayatını kurtaran ilk müslüman oldu

Hz Ali'nin şiiri toprağa ayak basanların en hayırlısını korudum O Allah'ın Resul'üdür,  Kudret eli her yere uzanan ulu Allah O'nu tuzaktan korudu

Ulu Allah buyuruyor ki:

Hikmet dolu Kur'an hakkı için, hiç şüphesiz, sen peygamberlerdensin *
dosdoğru yol O Kur'an her şeye gücü yeten, bağışlayıcı tarafından indirilmiştir,
*
Onların üzerinde hüküm gerçekleşti, onlar artık iman etmezler.
*
Biz onların boyunlarına, çenelerine kadar dayanan tasmalar taktık, bu yüzden başlarını sağa sola çeviremezler.
*
biz onların önlerine ve arkalarına birer set çektik ve onları örttük, bundan dolayı göremezler»
*
Onlar tuzak kurarlar, ama Allah onların tuzağını boşa çıkarır.
*
Hiç şüphesiz Allah tuzakları en hayırlı şekilde boşa çıkarandır

şair şöyle der

Canını sıkma! Zorluğun arkası kolaylıktır. Her şeyin bir vakti ve takdiri vardır

Takdir sahibi, bizim halimizi şüphesiz görüyor Bizim tedbirimizin üstünde Allah'ın tedbiri vardır.

ey Rabb'im! Bana doğru şekilde girip doğru şekilde çıkmak nasib eyle, bana kendi nezdinden yardıma bir kılavuz ihsan eyle

Sebir Dağı Peygamberimize «Yâ Rasûlüllah! Benden kaç, çünki üzerimde iken öldürülmenden ve  Allah'ın lânetine uğramaktan korkuyorum» diye seslenir.

İpek böceği koza örer, her çeşit elbiseye yakışır. Fakat örümcek daha üstündür, Peygamber'in başına ördüğü ağ sayesinde

Düşmanlar bütün canlılardan öğrendiler ki Peygamber'imize karşı duyulan sevginin dengi yoktur.»Eşhedü ellâilâhe illellâh ve eşhedü enne Muhammeden abdühu ve rasûlühü.»

Eşhedü ellâilâhe illellâh ve eşhedü enne Muhammeden abdühu ve rasûlühü.»

Allah'ım! Lânetlik şeytanı ve kıskançların dilini üzerimize musallat eyleme,

Peygamberlerinin sonuncusu olan Hz. Muhammed (SAV.) hürmetine sana zikir ve şükürde bulunmamıza yardım buyur Allahım

Al-i Imran suresi

Allahdan korkan kullar çirkin bir iş yaptıkları zaman, yahud nefislerine zulmettikleri vakit, Allahı hatırlar  günahlarının affedilmesini dilerler,
*
Allah'dan baska günahları kim afvedebiiir?
*
bu kimseler bile bile yapmış olduğu kötülüklerde ısrar etmezler»

Nasûh Tevbesi" kulun hem dış hem içinden, bir daha günah işlemeye dönmemek için kesin kararlı olarak tevbe etmesidir.

Sâdece dıştan günaha tevbe edenler üzerine ipek örtü serilen bir çöplüge benzer. insanlar bu ipeğe  hoşlanarak bakarlar, fakat örtü kalkınca yüzlerini  çevirirler.

insanlar görünüşte ibadet işleyenlere imrenerek bakarlar, ama Kiyamet günü, sırların ortaya çıktığı gün. örtü kalkınca melekler onlardan yüz çevirir.

Peygamberimiz (S.A.V.) buyurur

Allah sizin kalıblarınıza, dış görünüşlerinize değil, kalblerinize ve niyetlerinize bakar."
*
Nice tevbekar kimseler vardır ki. Kıyamet günü kendilerini tevbe etmiş sanarak Allah cc nün huzuruna gelirler. Oysa ki, gerçekte tevbe etmiş değildirler.
*
Günahları unutmak ise en çirkin musibetlerdendir

aklı başında olan herkesin kendisi ile her zaman hesaplaşması ve günahlarını unutmaması gerekir.

Ey, cürümlerini sayan günahkâr,
Günahlarını unutma, geçmiştekileri de hatırla,

ölmeden önce Allah (C.C)'a tevbe et ve yenisinden kendini alakoy

Ey âsî! itiraf edeceksen, günahını itiraf et.

Hz. Ömer. Peygamberimize Kapıda bir delikanlı var, öyle ağlıyor ki, yüreğimi yaktı diyince Peygamber sav O gence Ey delikanli, niçin ağlıyorsun diye sordu. genç «Ey Allah Rasûlu! günahıma ağlıyorum, bana kızgın olan Allah cc'dan korkuyorum» diye cevap verdi.

Peygamber (S.A.V.) sordu Allaha ortak koştun mu?» Haksız adam öldürdün mü?» O halde yedi kat gök, yedi kat yer kadar bile olsa. Allah  günahlarını afveder» dedi.

bir genç Yâ Rasûlallah günahlarım
Kürsî'den Arştan büyüktür» dedi. Peygamber sav günahların mı
yoksa Allah cc nün afvımı büyük
diye sordu, genç Allahu ekber Allah en büyük ve uludur» diye cevapladı  Peygamber sav kocaman bir günah yığınını ancak ulu Allah afveder O'nun ulu bağışlayıcılığı bu yığını silebilir buyurdu

Hiç şüphesiz, kocaman bir günah yığınını ancak ulu olan Allah (C.C) afveder, O'nun ulu bağışlayıcılığı bu yığını silebilir.»

bir genç yedi yıldır kefen soyardı
bir gün bir kabre uğradı ölünün
kabrini kefenini soydu ve şeytan adam ölünün ırzına geçti o ölü
Allahın emri ile dirildi şeytan adama şöyle seslendi Ey zalım Mazlumun hakkını zâlimden alan Allah'dan utanmıyor musun? Beni ölüler arasında Çıplak ve Allah (C.C) katında cünûb bıraktın.»

Bir gencin tevbe duası Ey Âdem'in Muhammed'in, in ve Ibrahim as in Rabb'i. beni afvettiysen, bunu Hz. Muhammed'e ve sahabilerine bildir, affetmedinse gökten ateş indir ve beni yok et böylece beni Âhiret azabından kurtar

bir gencin tevbesini Peygamber sav hiddetle reddetti genç kırk gece Allah (C.C)'a dua etti 40. gece Cebrail as Peygamberimize şöyle buyurdu Allah (C.C) katında en sevimli ses; tevbekâr kulun
Yâ Rabb'i» diyen sesidir. Ulu Allah şöyle cevapverir: «Buyur yâ kulum! Ne istiyorsan söyle, sen benim katımda meleklerimden biri gibisin

Cebrail as buyurdu

Allah (C.C) katında en sevimli ses; tevbekâr kulun Yâ Rabb'i» diyen sesidir.
*
Ulu Allah tövbekâr kuluna şöyle cevap verir Buyur yâ kulum! Ne istiyorsan söyle, sen benim katımda meleklerimden biri gibisin

Ulu Allah buyurdu Ben senin hem sağında, hem solunda ve hem de üstündeyim, içinden geçen duygularından sana daha yakınım

Allah (C.C)'nün öyle kulları vardır ki, kalb çiçeği diker gibi, günah ağaçları diktiler, onları tevbe ile suladılar, meyveleri pişmanlık ve hüzün oldu.

Allah (C.C)'nün öyle kulları vardır ki
Deli olmadıkları halde delirmiş gibi görünürler, söyleşerek mest olurlar, bunlar Allah (C.C)' ve  Rasûl'ünü tanıyan tatlı ve düzgün kimselerdir.

Allah (C.C)' ve  Rasûl'ünü tanıyan tatlı ve düzgün kimseler Dünyanın   acısını tatlı görmüşler, mezarın sertliğini yumuşak bulmuşlar, kurtuluş ipine ve selâmet kulpuna tutunmaya muvaffak olmuşlardır

Allah (C.C)' ve Rasûl'ünü tanıyan tatlı ve düzgün kimseler azgın nefsî arzuların köprülerini asmışlar, ilim vahasına inerek hikmet pınarından kana kana içmişlerdir.

Allah (C.C)' ve Rasûl'ünü tanıyan tatlı ve düzgün kimseler Zekâ gemisine binmişler, selâmet denizinde kurtuluş rüzgarı ile  yücelik ve soyluluk kaynağına ulaşmışlardır

Hz. Ali. Bir sabah Hz. Ömer e nereye gittiğini sorar Hz ömer cevap verir Zekât geliri bir deve kaybolmuş onu arıyorum» Ey Hasan'ın babası, beni kınama. Allah cc ye yemin ederimki Fıratta bir kuzu kaybolsa Kiyamette hesabı Ömer'den sorulur. Çünki müminleri perişan eden devlet başkanına itaat yoktur.»
*
ne müslümanları perişan eden devlet başkanına ve ne de mü'minlerin yüreklerine korku salan fasık idareciye itaat yoktur.»


Peygamber'imiz (S.A.S.)  buyuruyor

Ümmetimin seçkinleri, çok oruç tuttukları için ve çok namaz kıldıkları  için degil, temiz kalbli, cömert ve merhametleri sayesinde Cennet'e girerler."

Merhametlileri, Rahman olan Allah (C.C) esirger.

Yeryüzündekilere karşı merhametli davranınız ki, gökte olan da sizi esirgesin."

Başkalarına karşı merhametli davranmayanlar, esirgenmez.

Başkalarının kusurlarını bağışlamayanların günahları afvedilmez."

şu dört şey müslüman haklarıdır iyileri destekleyecek Günahkârları  için Allah'dan afv dileyeceksin. Hastaları ziyaret edecek Tevbe
edenlere sev´gi göstereceksin.

Hz. Mûsâ Yâ Rabb'i! Beni ne yüzden kendine şafi yaptın?» diye sorar Ulu Allah (C.C) de merhametli davrandığın için» diye cevap verir.

sahabilerden Ebu'd  Derda (R.A.) çocukların arkasından gider ve yakaladıkları  serçeleri onlardan satın alarak «Haydi gidin» diyerek tekrar salıverirdi.

Peygamber'imiz (S.A.S.)  buyuruyor

Birbirlerine merhametli davranıp
münasebetler yürütmekte mü'minler, bir yeri sancıdığı zaman geriye kalan kısmının ateşi çıkan ve uykusu kaçan  bir vücûd gibidir."



Hikmetli Sözler..

Mezardakilerin, pişman olduğu şeyler için, dünyadakiler birbirini yiyor. Gazâlî  hz

Hepiniz bana karanlıklardan bahsediyorsunuz oysa ben meşalenin peşindeyim.'' İmam Rabbani

Nefis yeryüzünün en cahilidir. Sünneti seniyye tokmağı ile kafasını kırmak lazım.... (Mahmut Ustaosmanoğlu k.s) "

Akıllı kimse,hayrı ve şerri bilen kimse değildir. Akıllı kimse hayrı gördüğünde ona tâbi olan,şerri gördüğünde ondan kaçınan kimsedir. Bişr-i Hafi ( k.s )

Gönül yap, hatırını hoş tut, sakın incitme bir canı ki, her kim her kime her ne eder kendi bulur ânı.. İbrahim Hakkı ( k.s )

. Vesilesi doğruluk olanın Allah’tan aldığı mükâfat rızadır. Ebû Süleyman Dârânî

Müslüman tepeden tırnağa hayır timsalidir; yanında yürüsen faydalanırsın; arkadaşlık etsen faydalanırsın.

Allah bizi bu imana sahib eylemiş, en büyük nimet budur. Prof Es'ad COŞAN

Düşmanlarım bana ne yapabilir ki? Ben cennetimi yüreğimde taşıyorum, nereye gitsem o benimle gelir.
*
Hapsedilmem halvet, sürgün edilmem hicret, öldürülmem şehadettir.
*
göğsümde Allah'ın Kitabı ve Rasulü'nün sünneti vardır!" şeyhulislam ibn teymiyye (k.s)

Irkçılık ideolojik bir düşünce değil, aksine psikolojik bir hastalıktır.Malcolm x-. "

Cenab-ı Hakkı bulan, neyi kaybeder? Ve Onu kaybeden, neyi kazanır?"
*
Onu bulan herşeyi bulur. Onu bulmayan hiçbir şey bulmaz. Bulsa da, başına bela bulur " Bediüzzaman Said Nursi


Zakir Naik sözleri

Eğer her varlıklı kişi zekatını verse, yoksulluk Dünyadan silinir. açlıktan ölen bir tek insan bile kalmaz.

Dünyanın yalnızca en zengin 3 kişisinin serveti, en yoksul 47 ülkenin toplam hasılatından bile fazladır.

istatistiklere göre, Dünyanın en zengin birkaç yüz kişisi her yıl servetinin % 2,5'ini zekat olarak verse fakirlik/açlık silinecektir.

Dini anlamak istiyorsan onu takip edenlere bakma. Bana bakma, metinlere bak, Kur'an'a bak ve Kur'an'ı oku."

Hz. İsa asla Hristiyanlığı vaaz etmek için gönderilmedi. Hristiyanlık kelimesi İncil' de yoktur. Bunu biliyor muydunuz?

İncil'in hiçbir yerinde"Hristiyanlık" kelimesi yoktur. Hristiyan, Hz. İsa' nın takipçilerine Antakya'da verilen takma bir isimdir.

Kısacası bu hayatı yaşayacaksan;
Allah'a ada kendini..

Bir müslüman Kur'an'ı takip etme de "AŞIRI" olmalıdır.

Ateistlerle tartışırken asla " her şeyin bir yaratıcısı vardır" demem. Derim ki, her yaratılanın Yaratıcısı vardır.

Kalp uzmanı evet uzmandır, ama Allah en büyük uzmandır.

Kalp uzmanını dinliyorsun ama kalbini yaratanı dinlemiyorsun.

"Kendini güçlü sanıyorsun ama Allah bütün teknolojini ve gücünü bir kaç saniye içinde yerle bir edebilir."

"Eğer gerçeği arıyorsan o seni özgür kılacaktır."

"Kur'an bize neyi emretmişse bizim faydamız için söylemiştir."

tüm bunlar Allah’ın işaretleridir.
Mesela Amerika’daki  kasırgası... Sen “süper gücüm “ diyorsun Peki ne oldu? Afganistan’da harcadıklarının çok daha fazlasını tek bir kasırga alıverdi.

Az bilim, insanı ateist yapar. Ama derinlemesine bilim yapmak Allah'a inanmanı sağlar.

'dindar biriysen hayatın tadını çıkaramazsın Hayır, dindar biriysen hayatın tadını  Yaratıcının belirlediği sınırlar dahilinde çıkarabilirsin

Allah bizim yaratıcımız olarak insan psikolojisini en iyi bilendir. Bazen mantık, bazen ödül, bazen de ceza...

-Eğer size gelip "hayatımı nasıl yaşamalıyım?" diye soran birine tek bir cümle ile ne derdiniz?

Tek cümleyle söyleyeyim: "kendini Allah'a ada!" İnsanın isteğinden çok Allah'ın isteği... Kısacası bu hayatı yaşayacaksan Allah'a ada kendini.

Dünyanın çoğunluğunun Müslüman olup olmaması kıstas değildir. İslam'da hakikat galip gelir.

Cennete tek başına gitmeyi değil, kardeşlerimizi de alıp gitmeyi istiyoruz.

İradesini Allah'a teslim eden kişi Müslümandır ama birçok insan sadece isim olarak Müslümandır.

İnsanoğlunun başına gelen musibetlerin, felaketlerin iki amacı vardır; ya ceza ya da imtihan.

Az bilim insanı ateist yapar ama derinlemesine bilim yapmak Allah’a inanmanı sağlar. - Francis Bacon

savaş sonrası bir kadın esirler içinde yavrusunu arıyordu. Sonunda  çocuğunu bağrına basıp emzirdi Hz Peygamber sav buyurdu
Bu kadının çocuğunu ateşe atacağına inanır mısınız?” Bilin ki, Allah’ın kullarına rahmeti, bu kadının çocuğuna olan şefkat ve merhametinden çok daha fazladır

Hakikat mesajını yaymak bizim vazifemizdir.

Allah bizim yaratıcımız olarak
en iyi bilendir.

Allah Kur'an'da sizi imtihana tâbi tutmadan cennete koyacağımızı mı sandınız? der.

"Sizi biraz korku, biraz açlık ve biraz mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltme ile imtihan edeceğiz."

Allah Subhanehu ve Teala insanlara özgür irade vermiştir.

Allah size neyin doğru, neyin yanlış olduğunu söylemiştir; ama seçim sizindir.

Biz Müslümanlar kadınlarımızı koruruz, onları severiz. Onlara hayran oluruz ve onlara saygı duyarız.

Şeriat kelimesinin tam karşılığı, "izlenmesi gereken doğru yol"dur.

Hanginizin daha güzel davranacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratan O'dur.

Müslüman demek iradesini Allah’a teslim eden insan demektir.

iradesini Allah’a teslim eden kişi müslümandır ama bir çok insan sadece isim olarak müslümandır.

Daha önceki peygamberlerin tüm mesajların temeli aynıydı: Eşi benzeri olmayan bir tek İlah'a iman etmek, hayatı onun gösterdiği şekilde sürdürmek."

Hz. Muhammed sadece Müslümanlara ve Araplara değil, bütün insanlığa gönderilmiştir.

Hz. İsa'ya inanmayı emreden tek din İslam'dır. Hz. İsa'ya inanmayan Müslüman olamaz,

biz Hz. İsa nın tanrının elçisi olduğunu kabul ederiz. Biz onun mucizevi olarak babasız dünyaya geldiğine inanırız.


Siz kadınları bırakıp şehvetle erkeklere mi yaklaşıyorsunuz? Doğrusu siz haddi aşan topluluksunuz. (Araf,81)

Allah normal bir cinsel hayata izin vermiştir. Aşırıya kaçıyorsun, normal olmayan şeyler yapmaya başlıyorsun.

Allah normal şeylere izin vermişken sen tabii olmayanı yapıyorsun, zıt olanı yapmaya başlıyorsun. Ve bunun bir kere tersini yapmaya alışınca devam ediyorsun.

kişi eşcinsel olarak doğar” deme. Bu bir yanlış anlaşılma Sebebi çocuğun kötü filmlere aşırı maruz kalmasıdır. Bunları ekranlarda görüyorlar ve  onlara benziyorlar.


Bir çocuğun eğitimi anne karnından itibaren başlar. Manevi hayatı özellikle.anne babalar bu yüzden sorumlular.

Ve şimdi bir sınavdayız.

başkalarına gülme,
hep birlikte gül"

İslam, iyi şeyleri emretmenin yanı sıra, iyiliğe ulaşmak için izlenecek yolu da gösterir.

İslam en iyi hayat tarzıdır.

Allah bizim için neyin faydalı olduğunu bilir.

Kur’an neyi bize emretmişse bizim faydamız için söylemiştir. Uygulamamız halinde kazançlı çıkarız.

Eğer Allah’ın emirlerine uyarsan, öbür dünyada kazançlı olacaksın ebediyen.

Bu hayat geçici.Kısaca asıl sebep bu dünyanın bir imtihan olması.

Şeriat, İslam kanunlarının tamamını kapsar ve bir bütündür.

Şeriat, Müslümanların hak ve sorumluluklarını içinde barındırır. İnsanların hayatlarını düzenler

Şeriat,Geniş kapsamlıdır; nasıl yemek yenir, içilir, giyinilir ve kanunların nasıl uygulanması gerektiğini belirtir.

İmam gazali kalplerin keşfi

Hz. Ömer Namaz zamanı titrer ve dişleri takırdardı. Bu halin sebebi  sorulunca emaneti  verrme-nin ve farz borcu ödemenin vakti geldi, bilmem ki nasıl yerine getireceğim

İbni Eyyüb ra yı namazda iken arı sokar. o hiç bir şey duymaz Ona sorarlar, «nasıl oluyor, arı sokuyor kanatıyor sen hiç duymuyorsun? O cevab verir Melik ül-Cebbar olan Allah'ın huzurunda du-ran, başında Azrail dikilen, solunda cehennem ve ayaklarının altında Sırat  bulunan böyle bir şeyi nasıl duyabilir?»

İbni Zerrin takvada yüksek bir zat idi eli kanser olunca doktorlar kesmek gerek seni ipler ile bağlamadan kesemeyiz dediler.
O ise bağlamanızı istemiyorum, namaz zamanı kesiniz» dedi ve  namaza durunca elini kestiler, o ise hiç bir şey duymadı

Ulu Allah (C.C.) buyuruyor: Onlar, yaptıkları kötülükden alıkoymazdı
Ne kadar fena bir iş yapıyorlardı

Peygamberimiz (S.A.S.)  buyurur

Ya iyiliği emreder ve kötülükten alıkorsunuz veya ulu Allah (C.C) başınıza öyle zalim bir idareci musallat eder ki, ne büyüğünüze hürmet eder  ne  küçügünüze acır, 

Ya iyiliği emreder ve kötülükten alıkorsunuz veya içinizdeki iyilerin edeceği dualar kabul olunmaz.

Ya iyiliği emreder ve kötülükten alıkorsunuz veya Allah cc 'dan yardım dîlerler, fakat yardım gelmez, günahtan affedilsin diye yalvarırlar, fakat affolunmaz

Ulu Allah cc peygamberler gibi
amel işleyen bir kasabayı cezaya çarptırmıştır bu iyi amel isleyenler Allah için öfkelenmezler, iyiligi emredip kötülükten alıkoymazlardı

Peygamber (S.A.S.)\'imiz buyurdu

şehidlerden üstün dereceli öyle mücahidler var ki, bunlar sağdırlar, herkes gibi yerler. içerler ve halkın arasında gezinirler, bunlar iyiliği emredip kötülüğü menedenlerdir
*
ulu Allah onlarla gökteki meleklere karşı övünür. Ümmü Seleme Allah in resulü için nasıl süslenirse cennet de onlar için öyle süslenir bunlar? Allah (C.C) için sevip Allah (C.C) adina öfkelenenlerdir.»
*
Allah için sevip Allah adına öfkelenenler iyiliği emredip kötülüğü menedenlerin cennet köşkleri, şehidlerinkinden yüksekte olacaktır.
*
cennetteki köşklerin her birinde kimi yakut ve kimi yeşil zümrütten olmak üzere üç yüz kapı olacak  Her kapı önünde nur parlayacaktır.

Ulu Allah (C.C) buyurur ki

Namaz senin kılavuzundur, oruç sana kalkandır, verdiğin sadaka üzerine gölge olacaktır,

secdedeki tesbih senin için cennette agaç olacaktır.

Kitabımı okuman sana köşk ve huri sağlayacaktır, benim adımı anman da senin ışığın olacaktır.

Ulu Allah Hz. Mus'ya: ey Musa!, Benim için dost edindin mi?,benim adima hiç kimseyi düsman bildin mi?» diye buyurur. 

Allah cc katında en sevimli amel, Onun için sevmek ve Onun namına düşmanlarından nefret etmektir

Peygamber'imiz (S.A.S.) buyurur  Allah  katında en değerli şehid  zalim valinin karşısına dikilerek iyiliği emredip  kötülükten alakoymaya çalışırken öldürülen kimsedir. 

zalim valinin karşısına dikilip iyiliği emreden kişi Zalim vali onu öldürmediği takdirde ne kadar yaşarsa yaşasın artık onun defterine günah yazılmaz .»

Ümmetimin en yüksek şehidi, zalim devlet başkanına iyiliği emredip kötülükten sakınmasını hatırlatan ve bu yüzden öldürülen kimsedir.

zalim devlet başkanına kötülükten sakınmasını hatırlatan ve bu yüzden öldürülen şehidin cennetteki yeri. Hamza île Caferin arasıdır.

Ulu Allah cc Hz.Yuşa ya vahyettiki
kavminden kırk bin iyi kimseyi helak edeceğim çünkü onlar kötülere karşı öfke duymadılar, onlar ile birlikte yiyip içtiler.

Peygamber (S.A.V) buyurdu
iyiliğin tümünü işlemiyorsanız bile onu başkalarına emredin ve her türlü kötülükten uzak durmayı başaramıyorsanız bile yine kötülükten menedin»

kim iyiliği emredip kötülükten
alakoymak isterse nefsini sabıra hazırlasın ve Allah ın vereceği  gi sevaba güvensin.

Allah cc'den sevap geleceğine güvenen kimse karşılaşacağı sıkıntıların acısını duymaz.

Her-kesin kusurunu okuyarak, onun-bunun hakkında kötü düşünceleri ileri süren kimsenin bilesin ki, içi pistir ve kendi iç pisliği, dışına sızmaktadır.

insan şeytanın içeri girmesini önlemek için kalbinin kapılarını kapatmalı. Bunlara karşılık Allah'ı zikretmesine yardımcı olmalıdır.
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Dini söz ve kitaplar
Hikmetli Sözler.. "

Şükür; nîmeti değil, nîmeti vereni görmektir." Ebû Bekr-i Şiblî

İnanan kimse Allah’tan başka kimseden korkmaz ve başkasından hiçbir şey beklemez. ABDÜLKADİR GEYLANİ (HZ.)

Sevgi; zevkte şaşkınlık, saygıda ise hayranlıktır." Ebû Bekr-i Şiblî

Biz tasavvufu, açlık, uykusuzluk, dünyadan kesilme ve sevdiklerimizden beri olmakla bulduk" demiştir. Cüneyd-i Bağdadi

kim Allah kelamını sağ eline ve peygamber hadisini sol elinde tutar ve bu çerağ şulesiyle yürürse, şüphe afetine ve bid'at karanlığına düşmez. Cüneyd-i Bağdadi

Hürriyet, kalbin hür olmasından başka bir şey değildir. Bekri Şiblî

Seni, eksiğinle, kusurunla günahınla, sevabınla sevenin yanlış yaptın diye seni terketmeyenin sadece ' ALLAH ' olduğunu bilseydin, başkalarına kulluk etmekten vazgeçerdin..." Abdulkadir Geylâni

Sohbeti ganimet bilmelidir. Sohbetin üstünlüğü, bütün üstünlüklerin ve kemallerin üstüdür. İmam Rabbani hz.

Dünyanın emanet olduğunu bilen ve onu sahibine, teslim edip de usulca oradan ayrılanlara Allah rahmet etsin. Hasan-ı Basrî

İhlas ile yapılan küçük bir iş, senelerce yapılan ibadetler gibi kazanç (sevap) hasıl eder. İmam Rabbani Hz.

Eğer din, ölümden önce bir işe yaramazsa, ölümden sonra hiçbir işe yaramayacaktır. Ali Şeriati

Âh, ölüm ne güzel bir nasihattir. Kalpleri diri bulabilse!” Hasan Basrî


Namaz kılan askere arkadaşı sordu Niçin namaz kılıyorsun en zor anda namazı terk etmeyen asker dedi ki bizim teğmen geçerken toplanıyor selam veriyor emre itaat ediyorsun.
da ben kumlar adedince yıldızları olan ve hepsini tespih tanesi gibi kudret eliyle çeviren bir zat’a niçin itaat etmeyeyim? Niçin namaz kılıp emrini yerine getirmeyeyim?’ …



imam gazali kalplerin keşfi

Hz. Ömer. minberde şöyle dedi insan müslüman olarak sakalını ağarttığı halde Allah cc rızasını kazanacak bir tek namaz kılmamış olabilir.» o huşu ve alçak gönüllülük içinde ve Allah(C.C)'a yönelerek namaz kılmaz.» Onlar ki namazda gaflet içindedirler." Maun Sûresi -

öyle kimselerdir ki, namaz kılarken şaşırırlar, daha bir rek'at mı, yoksa iki rekatmı kılarak selâm vereceğini kestiremezler

Peygamber'imiz (S.A.S.) buyurur :
Ulu Allah (C.C) buyurur Kulum azabımdan ancak üzerine farz kıldığım ibadetleri edâ etmekle kurtulabilir."

kabir azabından kurtulmak isteyenler, dedikodudan ve ona buna söz taşımaktan kaçınmalıdırlar.

Leys'ül - Buhâri hacca giderken cebine iki dirhem koyup dedikodu edersem şu iki dirhemi fakirlere dağıtacağım diye yemin eder hacc dönüşü o iki dirhem eksilmemiştir şu cevabı verir Bir kişi hakkında dedikodu edeceğime yüz kere zina etmeyi tercih ederim.» (Mâzaallah!)

Hafs'ül Kebir buyurur; «Bir yılın Ramazan Orucunu tutmamayı, bir kişi hakkında dedikodu etmeye tercih ederim.»

Bir fıkıh âlimi hakkında gıybet eden kimse. Kiyamet Günü alnında Allah ın rahmetinden mahrum edilmiştir yazısını taşıyarak gelir

Peygamber (S.A.V)'imiz buyuruyor:
Mi'racta tırnakları ile yüzlerini tırmalayan ve leş yiyen bir guruba rastladım. Cebrail as bunlar dünyada ölü eti yiyenler dedikodu edenlerdir diye cevap verdi.

Hasan (R.A.) buyurur: «Yemin ederim ki, gıybet Dîne.koparılan bir et parçasının vücûda verdigi zarardan daha ağır bir zarar getirir.»

Ebu Hureyre (R.A.) buyurur. Mü'min kardeşinizin gözündeki çöpü görürsünüz de, kendi gözünüzdeki merteği görmezsiniz."

Selman-i Farisi Ebu Bekr ra ve Ömer ra sefere çıkmıştı. Selman ra yiyecek için efendimizin yanına uğradı eli boş dönünce Hz EbûBekr ile Ömer onun için «Selman ra falan kuyuya varsa kuyu kurur» dediler.
ve şu âyet indi dedikodu yapmayın, birisi ölü din kardeşinin etini yemek ister mi? şüphesiz tiksinirsiniz.(Hucûrat Sûresi - 12)




Dünyada dedikodu yapan kimsenin önüne Kıyamet Günü dedikodu yaptığı mümin kardeşinin leşi getirilir ve ona: ye bu leşi dünyada iken dirisini yemiştin denir.

Peygamber sav zamanında dedikodunun derhal kokusu duyulurdu, çünki gayet seyrekti. Fakat şimdi dedikodu öyle çoğaldı ki. bütün burunlar koku ile doldu

Kâ'b (R.A.) der ki: dedikodudan tevbe edenler Cennet'e en arkadan girerler dedikoduculukta ısrar ederek ölenler de herkesten önce Cehennem'e girerler.

birinin arkasından atıp tutanların ve başkalarına hakaret edenlerin vay haline!"Hümeze Süresi

Peygamber´imiz (S.A.S.) buyuruyor ki Aman dedikodudan kaçınınız, çünkü o zinadan ağır bir günahtır"

Sahabe´ler Peygamber sav e Dedikodu nasıl olur da zinadan ağır olabilir» diyince Peygamberimiz Çünkü insan zinaya tevbe edince Allah (C.C) kabul eder. fakat dedikodu edilen affetmedikçe dedikoducunun afvedilmesi mümkün degildir buyurdu


Dedikodu yapan pişmanlık duyup tevbe etmelidir, böylece Allah (C.C) hakkından kurtulmuş olur.

Dedikodu yapan kişinin dedikodu yaptığı kimseden helâllik alması gerekir, eğer adam hakkını helal ederse kul hakkından kurtulur

dedikodu karşı tarafa varınca" dedikodu vebalinin ortadan kalkabilmesî için, dedikoduya uğrayanın hakkını helâl etmesi gerekir.

evli bir kadınla zina eden kimse, kadın kocası olup biteni duymadan tevbe ettigi takdirde tevbesi kabul edilebilir,

evli bir kadınla zina eden kimse,
kocası durumu ögrendikten sonra tevbenin kabulü için, kocanın hakkını helâl etmesi gerekir

Yerine getirilmeyen namaz, oruç, zekât ve hacc borçları, bu borçlar kaza edilmedikçe tevbe ile ortadan kalkmaz. Dogrusunu Allah bilir.

Zina konusunda evli bir kadınla zina eden kimse, kadının kocası duymadan tevbe ettiği takdirde tevbesi kabul edilebilir, fakat
kadının kocası ögrendikten sonra tevbenin kabulü için, aldatılan koca hakkını helâl etmelidir

ulu Alllah cc buyuruyor Zekât veren mü'minler kurtuluşa ermişlerdir."(Mu´minun Sûresi )

Tevbe Sûresi

Altını ve gümüşü biriktirip de onları Allah cc yolunda kullanmayanları acı bir azab ile müjdele!

Kıyamette, altın ve gümüş. Cehennem ateşinde kaldırılarak onunla biriktirip Allah yolunda harcamayanların burun ve sırtları dağlanır onlara, Biriktirdiğinizi tadın denilir."

Peygamberimiz (S.A.S.) buyuruyor

Kıyamet Günü, üzerlerine farz kılınmış olan hakkımızı alakoydular, diyecek olan fakirler yüzünden vay zenginlerin başına gelenlere.

ölümün kaçınılmaz bir yolculuk olduğunu bilmiyor musun?

Bir gün tabiinden biri ağlamaktadır
kardeşimin azabına ağlarım kabirde ateşten halka geçirilmiş feryattaydı acısını nasıl unutayım diyince adama kardeşinin günahını sordular adam zekât vermezdi dedi ona Al-i Imrân Süresini hatırlattılar Cimrilikle alıkoydukları mal Kıyamet Günü halka olup boyunlarına geçirilecektir."
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Dini söz ve kitaplar
imam gazali kalplerin keşfi

Hz. Ömer'in oğlu Abdullah ra şöyle nasihat etti:

Sabahladığın zaman Akşam ne yapacağım diye düşünme. Akşamı bulunca da Yarın ne olacak diye şüphelenme:
*
Yaşarken ölümün için. Sıhhatli iken hasta olacağın günler için tedbirini al çünki yarın ne olacağını bilemezsin

Peygamberimiz sav sahabilere
Cennet'e girnek istiyor musunuz?» O halde, kendinizi Mezarlığı ve vücud çürümesini hatırda tutmalı organlarınızı haramdan korumalı
ve Âhiretin itibarini arzu eden dünyanın süsünü terketmelidir. Allâh (C.C)'den haya etmek böyle olur böylelikle kul, Allâh (C.C) ye dostluk mertebesine ulaşır buyurdu

Peygamber'imiz (S.A S.) buyuruyor ümmetin huzur ve selâmeti zühd ve yakin sayesinde olacağı gibi, en son çöküntüsü de cimrilik ve uzak vadeli emellere sarılmaktan ileri gelecektir.»

Peygamber (S.A.V) sahabilere: «Ey insanlar, sizler Allâh (C.C)'den utanmıyor musunuz yemeyecek
kadar çok servet yığıyorsunuz, ulaşılmaz emellere koşuyorsunuz, oturamayacağınız evler yükseltiyorsunuz. buyurdu

Allah (C.C)'a yemin ederim kî her gözlerim açıldığında gözkapakları kapanmadan Allah (C.C)'nün canımı alacağını düşünürüm

Gözlerimi bir yere her çevirişte bakışlarımı indirmeye fırsat bulamadan öleceğimi sanırım.

Ağzıma her lokma alışta onu yutamayacağımı ve öldükten sonra gırtlağımda kalacağını aklıma getiririm.»

Ey insanlar aklınız başınızda ise kendinizi ölüler arasında sayınız. Çünkü, akibet, göz açıp kapasıya kadar başınıza gelecek ve önlemeye gücünüz yetmeyecektir.»

peygamber (S.A.S.) suya yakın yerde, büyük abdest bozduğu halde yine taşla silinir, su ile yıkanmaya giderdi.Yâ Rasulallah, su size yakın. Önce taşla silinmeye ne lüzum var?» denilince efendimiz Elimde senet mi var? Belki suyun yanına varamadan ölürüm buyururdu

Peygamber (S.A.S.) bir sohbette eline üç çöp alır. Çöpün birini önüne ikinciyi yanına saplar ve üçüncüsünü de uzağa atar ve önüme diktiğim çöp insandır, yandaki ecel, öteye firlattığım da uzak vadeli emeldir. insan emel peşinden koşup durur yetişemez çünkü ecel onu daha önce yakalar.
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Dini söz ve kitaplar
SÜFYAN-I SEVRÎ, NASİHATİ


Her zaman ve her yerde doğru ol.

Yalan ve sözünde durmamak gibi işleri yapanlarla ilişkiden böyle kimselerle beraber olmak, günaha sebep olur.

Ey kardeşim, söz ve işlerinde riyadan sakın. Çünkü riya şirktir.

kendini ve yaptıklarını yeterli görmekten kendini muhafaza et. Çünkü ucub bulunan salih amel, Allah’a yükseltilmez.

Sen dinini, dini üzerine titreyen kimselerden sünnete bağlı, ilmiyle amel eden âlimlerden öğren.

dininde hassas olmayan, ilmiyle amel etmeyenlerin hali, hasta olup kendisini tedaviden ve kendine bir çare bulmaktan âciz olan tabibin hâline benzer.

kendisini tedaviden âciz tabib  hastalıkları nasıl teşhis edip tedavi edebilir? nasıl ilâç tavsiye eder? dini üzerine titremeyen, senin dinine nasıl titrer? Ne derecede titizlik gösterebilir?

Ey kardeşim! Senin dinin etin ve kanın yerindedir.

Kendin için ağla. Kendine merhamet et. Sen kendine acımazsan, başkası hiç acımaz.

Senden dünya sevgisini giderip ahirete hazırlık için teşvik eden kimselerle oturup kalk.

Dünya işine dalıp ahireti unutanlarla düşüp kalkmaktan uzak dur. Çünkü dünyaya dalanlar senin dinini ve kalbini bozarlar.

Ölümü çok hatırla. Geçmiş günahlarından dolayı çok istiğfar et ve ömrünün kalanı için Allah’tan selamet iste.

ey kardeşim, güzel edebe ve güzel ahlâka sıkıca sarıl.

Cemaate muhalefet edip onlardan ayrılmaktan sakın. Çünkü hayır, cemaattedir.

dünyayı seven kimse, bir ev bina eden ve diğer sefer de onu harap eden kimse gibidir.

Dini hakkında senden bir şey soran her mümine nasihatte bulun. Allah’ın razı olduğu bir işte, sana danışan bir kimseden hiçbir şeyi gizleme.

Bir mümine hıyanet etmekten çok sakın. Kim bir mümine hıyanet ederse, Allah’a ve Rasûlü’ne 
hıyanet etmiş olur.

Mümin bir kardeşini Allah için sevdiğin zaman, canını ve malını ondan esirgeme.

Düşmanlık, münakaşa ve riyakarlıktan sakın. Çünkü zalim, hain ve günahkar olursun.

Her yerde sabırlı ol. Sabır; hayra ve iyiliğe, bunlar ise cennete götürür.

Hiddet ve gazaptan kendini muhafaza et. Bu ikisi insanı kötülüğe çeker. Kötülükler ise cehenneme götürür.

Âlimlerle münakaşa yapma. Bu seni sevilmeyen biri yapar.

Âlimlerin yanına sık sık gidip gelmek rahmettir.

Âlimlerle irtibatı kesmek Rahman’ı kızdırır. Çünkü âlimler Nebilerin hazinedarları ve miraslarının sahiplerdir.

Dünyaya rağbeti terk ederek zühde sarıl ki, Allah sana dünyanın çirkinliğini göstersin.

Şüphelilerden sakınarak veraya yapış ki, Allah hesabını hafifletsin.

Seni şüpheye düşüren şeyleri bırakıp şüpheye düşürmeyen şeylere sarıl ki günaha düşmekten salim olasın.

Şüpheyi kesin bilgiyle gider ki dinin sağlam olsun.

İyiliği emret ve kötülükten alıkoy ki Allah’ın sevgilisi sevdiği kul olasın.

Fasıklara buğzet onları sevme ki şeytanları kovabilesin.

Dünyada kavuştuğun nimetlerden dolayı sevinci ve gülmeyi azalt ki, Allah’ın nezdinde kuvvetin artsın.

Ahiretin için çalış, dünya işlerin için Allah sana yeter.

İçini, kalbini güzelleştirirsen, Allah da dışını güzelleştirir.

Hataların için ağla, Refik-i A’lâ ehlinden olursun.

Allah’tan gâfil olma. Çünkü Allah senden gâfil değildir.

Muhakkak ki Allah’ın senin üzerinde çokça hakları ve şartları vardır. Onları yerine getirmen gerek

gâfil olma. Çünkü Allah senden gâfil değildir ve sen kıyamet gününde hesaba çekileceksin.

Dünya işlerinden bir iş  istediğinde  Şayet ahirete uygun ise ona yapış. Yoksa dur, ona yapışanların ondan nasıl kurtulduklarını gör. Allah’tan afiyet dile.

Ahiretle alâkalı bir işe yöneldiğin zaman ciddiyetle o işe giriş. O işle  arana şeytan girmeden önce acele edip onu hemen yap, geciktirme!

Çok yeme, yediğin miktar oranında iş yapamazsın. Elbette ki o hal çirkin görülür.

Yerken de niyetsiz ve isteğin olmadan yeme.

Yemeği sıhhat ve afiyet sahibi olup daha iyi ibadet ve tâat yapabilmek niyetiyle ye.

Karnını da şişirme, ceset gibi olursun ve Allah’ı anmana mâni olur.

Üzüntü ve kederi çoğalt. Çünkü müminin amel defterinde hasenat cinsinden bulduğu en çok şey üzüntü ve kederdir.

tamah etmekten sakın. Çünkü tamah dini helak eder.

Dünyaya rağbetten sakın. Çünkü bu kalbi katılaştırır.

Dünyaya hırslı olmaktan sakın! Çünkü bu kıyamet günü insanın ayıbını ortaya çıkarıp rezil eder.

Kalbi ve cesedi, günah ve hatalardan arınmış, eli zulümden uzak, hile ve hıyanetten kurtulmuş, haramdan boş olan kimselerden ol.

haram ile beslenen vücut cennete giremez. kalbi aldatma,

Gözünü insanlardan çevir, Hikmetsiz boş yere konuşma. Senin olmayan şeye elini uzatma.

Kalan ömrün için kork, bunun hüzün ve endişesi içerisinde ol. Çünkü dininin işlerinden o hususta ortaya çıkacak şeyleri bilemezsin.

Muhakkak ki insan çok zalim, çok cahildir.” (Ahzab 72)

Tökezlemeleri görmezden gel, mazeretleri kabul et ve hataları bağışla.

Hayrı umulan ve şerrinden emin olunan kimselerden ol!

Allah’a itaat et hiç kimseye buğz etme.

Genel ve özel herkese merhametli ol. Akrabalık bağlarını kesme.

Sana gelmeyene sen git. Seninle alâkayı kesseler de sen akrabanla bağı kesme.

Sana zulmedeni affet ki Nebiler ve şehitlerle beraber olabilesin.

Çarşılara fazla girme. Çünkü çarşılar kurttur ve üzerlerinde elbiseler vardır. Oralarda cin ve insan şeytanlarının asileri bulunur.

çarşılara girdiğinde yapman gereken marufu emretmen ve kötülükten alıkoymandır.

Çarşılarda ancak kötülük görürsün. Oranın girişinde şöyle söyle Allah
tan başka ilah yoktur, tektir, Mülk O’nundur, hamd O’nadır. Hayat verir ve öldürür o diridir, ölmez bunları söyleyene bir milyon sevap yazılır, 1 milyon günahı silinir cennette ev yapılır. Çarşıda oturup kalma, ihtiyacını ayakta gider ki dinin selamette olsun.

Nefsini tatlı/şekerlemelerden men etme! Çünkü o hilimde sabır ve hoşgörüde artış sağlar.

Etten de sakın ve onda ısrarcı olma! Aynı zamanda onu aralıksız kırk gün terk etme. Çünkü o ahlakını kötüleştirir.

Güzel kokuyu reddetme! Çünkü o beyinde bir artış sağlar. Mercimeğe de sarıl! Çünkü o gözyaşı salgılar ve kalbi inceltir.

Kaba sert elbise giyin ki imanın lezzetini bulursun.

Yemeyi azalt ki namaz için gece uyanıklığını elde et!

Oruca devam et. Çünkü o, sana kötülük kapısını kapatır, ibadet kapısını açar.

Az konuş ki kalbin yumuşak olsun. Suskunluğun uzun olsun ki, vera sahibi olabilesin.

Dünyaya çok hırslı olma.

Hasetçi olma ki, anlayışın süratli olsun.

kötüleyici olma ki, insanların dilinden kurtulursun.

Merhametli ol ki, insanlar arasında sevilen olursun.

Allah’ın sana yaptığı rızık taksimine razı ol ki, (gönlü) zenginlerden olursun.

Allah’a tevekkül et ki, kuvvetli olursun.

Dünya ehli ile onların dünya menfaatleri hakkında münakaşa etme ki, Allah ve dünya ahalisi insanlar seni sevsin.

Mütevazi alçak gönüllü ol ki, iyi amelleri tamamlamış olursun.

Afiyetle ağız tadıyla çalış ki, afiyet sana gökten gelsin.

Çok affeden ol ki, ihtiyaçlarını elde et. Çok merhametli ol ki, her şey sana merhamet gösterir.

Kıymetli kardeşim! Günlerini, gecelerini ve saatlerini boşa geçirme. Yoksa onlar batıl olarak boş yere aleyhine geçip gider.

Ey kardeşim susuzluk günü için kendin için faydalı şeyler gönder. Çünkü kıyamet günü susuzluğunun giderilmesi ancak Rahman’ın rızasıyla mümkün olur.

Rahman’ın rızasına ise sadece O’na ibadet ve itaatle ulaşabilirsin.

Nafile ibadetleri çoğalt ki seni Allah’a yaklaştırsın.

Cömert ol ki, mahrem şeylerin örtülsün ve Allah sana hesabını ve korkunu hafifletsin.

Çok iyilik yap ki, Allah sana kabrinde hoşça vakit geçirtir.

Haramların hepsinden sakın ki, imanın tadını duyarsın.

Takva ve vera ehli kimselerle otur ki, Allah din işlerini düzeltsin.

Din işlerinde Allah’tan korkan kimselerle istişare et, onlara danış. Hayırlı işlerde acele et ki, Allah seninle masiyet günah olan ve kötü şeylerinin arasını ayırsın.

Allah’ı çok an ki, Allah seni dünyada zühd sahibi yapsın.

Ölümü çok hatırla ki, Allah sana dünya işini kolaylaştırsın.

Cennete kavuşmağa arzulu ol ki, Allah seni taate beğendiği işleri yapmaya muvaffak kılsın.

Cehennemden kork ki, Allah sana musibetleri hafifleştirsin.

Cennet ehlini sev ki, kıyamet günü onlarla beraber olabilesin.

Günah işleyenleri sevme ki, Allah seni sevsin…

Müminlerden hiç kimseye sövme. Hiçbir iyiliği hor görme.

Ey kardeşim! Açıkta ve gizlide ilk işin Allah’tan korkmak olsun.

Allah’tan kork! Ve çok affeden ve çok şiddetli ceza verenin Allah olduğunu bilen birinin istemesi gibi iste!

Başarı Allah’tandır, O’ndan başka hiçbir Rab yoktur.

İmam gazali kalplerin keşfi

Al-i imrân Süresi.

Ulu Allah cc buyuruyor Allahın  faziletinden bağışladığı malda cimri davrananlar, iyi yaptıklarını sanmasınlar bu kötüdür
*
Cimrilik ile yanlarında alakoydukları mal (zekât) Kiyamet Günü halka olup boyunlarına geçirilecektir."

En'am Sûresi.

ulu Allah (C.C.) buyuruyor ki Hiç süphesiz, Allah'dan size çesitli ibret manzaraları gelmiştir. Görüp ibret alan kendine iyilik eder,
*
ibret manzaralarına karşı göz yumanlar zarar ederler. Ben sizin başınızda koruyucu değilim.

Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor

Mallarının zekatını vermeyenler, Allah (C.C) katında yahudiler ve hiristiyanlar gibidirler.
*
Öşür vergisini vermeyenler, Allah (C.C) katında, ateşperestlerden farksızdırlar."

Zekât ve öşür vermeyenler hem meleklerin, hem Peygamberimizin dili ile lanete uğramışlardır, onların şahidlikleri geçersizdir

Ebû Hureyre (R.A.) der ki

Zekât ve öşür vergisini ödeyenlere ne mutlu!
*
Üzerinde zekâttan dolayı, kabir azabı ve Kıyamet azabi olmayana ne mutlu!
*
malının zekatını verenlere ulu Allah  kabir azabı çektirmez. cehennemi haram kılar onları Cennete koyar
*
ulu Allah onları Cennete koyar bu kimseler, dudakların yanacağı o demlerde, susuzluk çekmezler.»
 
Rasûlallah sav

Bana, kendimden daha zenginlere değil, daha fakirlere bakmamı tavsiye etti,
*
Yoksulları sevmemi ve onlara yakınlık göstermemi tavsiye etti,
*
Küsmüş olsan bile akrabalar arasında akrabalık bağlarını gözetmemi tavsiye etti»
*
Allah (C.C) yolunda hiç bir kimsenin kınamasından çekinmememi tavsiye etti,
*
Acı da olsa gerçeği söylemekten geri durmamamı tavsiye etti.
*
Sık sık «la havle ve lâ kuvvete illâ billah» dememi tavsiye etti bu cümle, Cennet hazinelerindendir
*
teyzen var mı?» O halde git ona iyilik et
*
Akrabalarındaki yakınlığa aynı karşılığı veren akrabalık bağlarını gözetmiş sayılmaz. Akrabalık gözeten kişi, arayı açan akrabalar ile münâsebetleri tazeleyendir
*
Sakın, başkalarından iyilik görürsek biz de onlara iyi davranırız, bize haksızlık eden olursa, biz de haksızlık ile onlardan öcümüzü alırız, diyen beyinsizlerden olmayın
*
Kendinizi iyiliğe iyilik ile cevap vermeye ve haksızlıklara başka bir haksızlıkla cevap vermemeye alıştırınız.»
*
Yâ Rasülallah, akrabam akrabalığı çigniyor Ben iyi davranıyorum, onlar kötülük yapıyor Ben nezâketle hareket ediyorum denilince efendimiz şöyle buyurdu sen onların yüzüne kızgın kül serpiyorsun, böyle devam ettikçe Allah (C.C)'ın desteğini bulursun.»
*
Sadakanın en faziletlisi, içinden düşmanlık besleyen bir akrabaya verilenidir.
*
sana vermeyene verirsen Akrabalık çigneyenlere yakınlık gösterirsen. Sana haksiz davrananın kusurunu
bağışlarsan, Allah Cennete koyar.
*
en faziletli amel akrabalığı çiğneyene yakınlık göstermen sana vermeyene vermen haksızlık edenin kusurunu bağışlamandır
*
ömrünün uzun olmasını ve geçimin  genişlemesini isteyenler, akrabalık haklarını gözetsinler.»
*
Âhiretin en soylu huyları akrabalığı çiğneyenlere yakınlık göstermen, elini boş çevirenlere senin vermen, sana haksızlık edeni bağışlamandır
*
Faziletlerin en üstünü akrabalığı çiğneyenlere yakınlık göstermen  seni boş çevirene vermen kabalığı bağışlamandır
*
Sevabı en erken verilecek olan iyilikler, ana - babaya iyilik ve akrabalık bağlarını gözetmektir.
*
ilk cezasi verilecek kötülükler de ana - baba ve başkalarına karşı haksız davranmak ve akrabalık bağlarını çiğnemektir
*
cezası öne alinarak dünyada iken verilmeye en layık kötülükler, akrabalığı çiğnemek emanete karşı hainlik etmek, ve yalan söylemektir.
*
Kim müslüman köleyi âzâd ederse, o köle kendisini Cehennemden kurtaracak bir fidye olur.
*
Kim ana - babasının yaşlılığına yetişir de ona iyi bakarak günahlarının afvedilmesini sağlayamazsa, Allah (C.C) onu rahmetinden kovar
*
En cok kimle iyi gecinmeliyim? diye sorulunca Peygamber sav 3 kez Annenle diye tekrarlar sonrada babanla diye buyurur
*
Hz Ebû Bekr in kızı Hz. Esma Peygamberimize der ki annem putperest islâm'dan yüz çeviriyor onunla münâsebete devam edeyim
mi?» diyince efendimiz  annen ile münâsebetlerini devam ettir» diye cevap buyurdular.
*
Allah (C.C) nün rızası ana - babanın rızasına bağlıdır. Allahın gazabıda
ana - babanın gazâbındadır.»
*
Allah (C.C) ye itaat anne ve babaya itâata bağlıdır. Her ikisi  birbiriyle  alakalıdır.
*
Allah (C.C)'nün hosnutluğu ana - babanın hoşnutluğuna bağlıdır.
*
Ana-babayı gücendirmek Allah (C.C) nün öfkesine sebeb olur
*
sahâbîlerden biri Yâ Rasulullah sav Ana - babam öldü, onlara ne iyilik
edebilirim diye sorar Peygamber sav buyurur Onlar için dua et günahlarının affını dile verdikleri sözleri yerine getir, onlardan olan akrabalık bağlarını gözet dostlarına iyilik et diye cevap buyurdular.

Bir gün Hz. Ömer in oğlu Mekkede bir bedeviye hürmet eder. iltifata ne lüzum var, çöl adamı az şey ile kazanılır.diyenlereAbdullah ra şu cevabı verir Bu adamın babası, babam Hz Ömerin en yakın dostu idi. ve ben Peygamber (S.A.V)`mi  şöyle buyururken işittim en değerli iyilik evlatların baba dostlarına karşı yaptıkları iyiliktir.»

Ebû Bürde ra der ki: Medinede Abdullah ibni Ömer ra beni ziyaret etdi, Neden geldiğimi bilirmisin?» diyip açıkladı Babam Hz Ömer ile baban arasında kardeş sevgisi vardı. ben de dostluk bağını devam ettirmek istedim.

üç kisi rızkını temin için yola çıkıp yağmura tutuldular ve bir mağaraya sığındılar. Fakat bir kaya mağarayı kapadı birbirlerine yaptığımız iyi amelleri öne sürerek yapacağımız duadan başka hiç bir sey bizi bu kapıdan kurtaramaz»dediler.

üç kişi mağarada sıkışınca
içlerinden biri diğer ikisine şimdiye kadar Allah için yapmış olduğunuz iyi amelleri hatırlayıp Allaha
yalvarın ola ki kayayı kaldırır dedi

Allah (C.C)'den baska hiç kimse bilemez, en güvenilir amellerinizi öne sürerek Allah (C.C)'a yalvarınız.

Adamın bir mağarada sıkışınca Allahım Benim anam ve babam yaşlı idi onlara hizmet etmeden evime hizmet etmez ana  babama
süt vermeden evlatlarıma süt vermezdim bunları hep rızan için
yaptım Allahım içine,düstüğüm çikmazdan sen kurtar. diye dua edince Allahın emri ile mağaranın
kapısı açıldı

büyük binalar yükseltmişler, çok servetler yığmışlar ve uzak emeller peşinde koşmuşlardır. Fakat kurdukları binalar mezarları oldu.

Uzak vadeli emellerinde hayal kırıklığına uğradılar ve yığdıkları servetler hiç bir işe yaramadı.»


Hz. Ali. Hz. Ömer'e şöyle nasihat etti iki dostun Peygamber sav ile Hz. Ebü Bekr'e ulaşmak istiyorsan giydiğin gömlek yamalı ayakkabın parçalı olmalıdır. Uzun vadeli emeller peşinden koşmamalı ve hiç bir zaman doyasıya yememelisin.»

Hz. Adem oğlu Sit as a beş nasihat etti oğullarına iletmesini vasiyet etti Nasihatler şunlardır:

Oğullarına dünyaya güvenmemeyi söyle ben bakî olduğunu göz önüne alarak Cennet'e güvendim, Allah (C.C) beni oradan çıkardı.

Oğullarına, kadınların arzusuna uyarak bir işe girişmemelerini söyle ben eşimin arzusuna uyarak yasak agaçdan yediğime pişman oldum

Oğullarına her işin sonunu baştan düşünmelerini söyle ben giriştiğim davranışın sonunu düşünseydim, başıma bildiğiniz haller gelmezdi

işe girişirken şüphe düşerse, ondan uzak durun, ben yasak ağacın meyvesini yerken içime süphe düştü, vazgeçemediğim için sonra pişmanlığa düştüm.

Girişeceğiniz işi bilene danışın, eğer ben yasak ağaca yanaşmadan  meleklere danışsaydım, başıma bu haller gelmezdi.»
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Dini söz ve kitaplar
Ey evlad, önce nefsine öğüt ver, onu yola getir, sonra da başkalarını
*
ıslaha muhtaç hallerin var, bunu bildiğin halde başkalarının islâhı ile nasıl başarılı olabilirsin?
*
Gözlerin bir adım öteyi görmüyorken körleri neyle yola getirme sevdasındasın?

Abdulkadir Geylani (k.s.a)


Allahın takdir ettiği şey insan kuvvetiyle, bilek gücüyle zor kullanılarak değiştirilemez.
*
Allah c.c. nuruyla bir yeri veya bir topluluğu aydınlattıysa bu da üfleyerek veya hiçbir şekilde engellenemez.

Bediüzzaman

Unutmayalım! Allah bizim için bir kapıyı kapıyorsa, bunu, bizim için açmış olduğu bir diğer kapıyı aramamız için yapıyor.
Hafız-ı Şirazi


Akıp giden zaman içinde bir kafesteyim, Her türlü amelde çok ahesteyim Kabrim beni bekliyorken dünyalık hevesteyim,
*
Uyandır artık Ya Rab!
Belki son nefesteyim

Mevlânâ


“Âlimin hatası geminin parçalanması gibidir, hem kendini, hem de yanındakileri batırır.”

Hz. Ali

Cüneyd ül bağdadi sözleri

Rıza belayı nimet saymaktır.

Afetleri en iyi bilen, afetlere düçar olandır.

Sabır, yüzü ekşitmeden, acıyı içine sindirmektir.

İlim kendi haddini bilmek, Tasavvuf kalbi temizlemektir.

Kalbi imar etmek nimettir. Dili imar etmek çok konuşmak ise fitnedir.

Allah-ü Teâlâ (CC) Hz.leri’nden gafil olmak, ateşte olmaktan beterdir.

Tasavvuf, Hakk’ın, seni senden öldürmesi ve seni kendisiyle diriltmesidir.

Tasavvuf, kalbi temizlemek ve her an Allah-ü Teâlâ (CC) Hz.leri ile olmaktır.

Her kim gördüğünden ibret almazsa, onun görmemezliği görmesinden üstündür.

İnsan, Allah Teala’dan başkasına kulluk etmeyi terkettiği zaman, gerçek kul olur.

Tasavvuf, Allah ile olan muamelenin saflığıdır. Bunun aslı da dünyadan yüz çevirmedir.

Toprağa kötü şeyler de atılır. Fakat toprak, hep iyi şeylerle (çiçek, ağaç, vs.) karşılık verir.

Rabbim seni serbest bırakırsa bir dilekte bulunmam. Kulun dilemesi olmaz. O’nun dileğini yapardım.

Namazda kalbime dünya düşüncesi gelse, o namazı tekrar kılardım. İşin esası nefse uymamaktır.

İhlâs: Ameli, Allah-ü Teâlâ (CC) Hz.leri için olmayan karışık düşünce ve niyetlerden arındırmaktadır.

Kulluk, her an Allah-ü Teâlâ (CC) Hz.leri’ne muhtaç olduğunu bilmek ve O’nun (CC) Resulüne (SAV) tam tabi olmaktır.

Müslüman temiz toprağa benzer. Temiz toprağa her şey atılır. Ezilip, hakaret görür. Lakin ondan hep güzel, temiz, faydalı şeyler çıkar.

Bir kimse, Allah-ü Teâlâ (CC) Hz.leri’ne kavuşmak yolunda, milyonlarca sene Sıdk ve İhlas ile yürüse ve bir an geri dönse, kaybı kazancından fazladır.

İnsanı Allah-ü Teâlâ (CC) Hz.lerine kavuşturan yol, Peygamber (SAV) Efendimiz’in izinde bulunanların gittiği yoldur. Bu yola bütün kötü yollar kapalıdır.

Bir kimsede tevazu (alçak gönüllülük) güzel ahlâk bulunursa bu dört haslet o kimsenin yüksek makamlara kavuşmasına sebep olabilir. Bunlar imanın kemalidir.

Allah-ü Teâlâ (CC) Hz.leri her şeyi kıymetli yaratmıştır ama bir şeyi en kıymetli yaratmıştır. O da vakittir.

Vakit zayi olursa tekrar elde edilmesi mümkün değildir. Bunun için en kıymetli şey vakittir.

Allah CC nin ihsan ettiği nimetlerin çokluğunu göreceksin. Bir de, O’na karşı kusurlarını göreceksin. Bu iki görüş arasında meydana gelen hale haya denir.

Eğer senin sıkıntılarına katlanacak, ihtiyaçlarını giderecek birini arıyorsan, bu zamanda, öyle bir kardeşi ve dostu bulamazsın.

kendisine Allah için yardım edeceğin, sıkıntılarına Allah rızası için katlanacağın kardeş ve dost arıyorsan, böyleleri çoktur.

İnsanın, Allah cc ye kavuşturan yolda yürümesi, Peygamber (SAV) Efendimiz’e ve O’nun (SAV) hakiki varisi evliyalara tam tabi ve teslim olmakla mümkündür.

Şüphe çukuruna ve bid’at karanlığına düşmüş olanlar yolda yürüyemezler.

cüneyd bağdadi hz leri Bir zaman gönlümü kaybettim. Ya Rabbi!
bulamıyorum. Gönlümü bana iade et’ diye dua eder ulu ses cevap verir Ey Cüneyd senin gönlünü muhafaza ettik. Sen, bizimle olunca gönlünü niçin ararsın? Başkasıyla olmak mı istersin? diyordu.

Bir kimsenin havada bağdaş kurup oturduğunu görseniz, İslamiyetin emir ve yasaklarına uymaktaki hassasiyetine bakınız. Eğer tam ise ona uyabilirsiniz.

Eğer emir ve yasaklara uymakta bir gevşekliği varsa hemen ondan uzaklasınız. Çünkü zararı dokunur.

İnsanları Allah-ü Teâlâ (CC) Hz.leri’nin sevgisine kavuşturacak yol, yalnız Muhammed Aleyhisselam’ın nurlu yoludur.

Kur’an-ı Kerim’in ahkamını öğrenmeyen ve Hadis-i Şeriflere uymayan kimse cahil ve gafildir. Buna uymamalıdır.

Cüneyd-i Behre (RA) Hz.lerinin duası ederdi Cenab-ı Hak (CC) seni kendisine kavuştursun. Hak (CC) zenginliği kalbine koysun, seni kötülüklerden alıp, kendisiyle meşgul kılsın. Sana rızasını koysun. Seni kendine varan en güzel ve doğru yola iletsin.

İbadet etmek bakımından dünyanın bir saati, kıyametin bin senesinden daha iyidir.

ey mü’min kardeşim vaktini, boş geçirme, zamanının kıymetini bil ve en iyi şeyler için kullan.

Namazlarını vaktinde kıl ki, kıyamet günü pişman olmayasın. Çok büyük sevaba kavuşasın.

imam gazali kalplerin keşfi

Allah Teâlâ (C.C.) buyuruyor ki:
O Allah'a ortak koşan müşriklerin vay haline ki, onlar zekatını vermezler onlar Âhiret Günü'ne inanmayanlardır Fussilet suresi

Peygamberimiz (S.A.S.) buyuruyor

Mal sahiplerinin vermekten kaçındıkları zekât Kiyamet Günü azgın yılan şekline sokularak boyunlarına dolanacaktır.»
*
Bir Cemiyette fuhuş yaygın hale gelince o cemiyette o zamana kadar görülmemiş olan bozukluk ve hastalıklar salgın hale gelir.
*
Eksik ölçüp tartanların belirdiği bir cemiyette kıtlık geçim sıkıntısı ve zalim yönetim baş gösterir.
*
Mallarının zekatını vermeyen bir cemiyet kuraklıkla cezalandırılır, öyle ki, hayvanlar olmazsa hiç yağmur yüzü göremezler.
*
Allah cc ve Rasûlüne verdiği sözden cayan bir cemiyete dış düşman musallat edilir sahip oldukları imtiyazlar ellerinden alınır.
*
Devlet adamları Allah (C.C) nün Kitabı ile hükmetmeyen cemiyetde iç kargaşalıklar baş gösterir.»
*
Bütün hayatını cimrilik içinde geçirdikten sonra ölmeye yakın cömert kesilenlere Allah (C.C) buğzz eder.."
*
şu iki sıfat mü'minde birleşmez: Cimrilik ve huysuzluk.
*
Allah (C.C)'a yemin ederim, hiç bir cimri Cennet'e giremez.
*
Aman, cimrilikten sakınınız.
*
cimrilik cemiyeti zekâttan kaçınmaya, akrabalık bağlarını çiğnemeye ve birbirlerinin kanını dökmeye sürükler."
*
Allah (C.C), alçaklığı yaratırken hamurunu cimrilik ve mal ile yoğurdu."

Hasan Ül-Basrî ra ya Cimrilik nedir?» diye sorarlar, o da insanların malının zekât olarak verdiği kısmı kayıp, elinde kalan kısmını sefer saymasıdır.»

Hic süphesiz cimriligin kaynagi mal sevgisi, asiri ihtiras, fakir düsme korkusu ve evlat sevgisidir

Peygamberimiz (S.A.S.) buyuruyor

Çocuk, insanı korkak ve cimri yapar.»

öyleleri var ki, ne malının zekatını verir ne de kendi ve âilesine varlıklı bir hayat yaşatmaya eli varır.

öyleleri var ki biricik hazzı ve arzusu paralarını gözleri önünde görmek, hatta avuçlarında tutmaktır

şâir şöyle diyor:

Kardeşim, insanların hayvan olanları vardır. Zeki ve görgülü bir kılıkdadırlar. Mala dokunan musibeti sezer Fakat dinine zarar veren musibetin farkına varmaz

Cimrilik salgın bir hastalıktır: yakışmaz Mertlere,

aklı basinda olanlar ve dindarlar.
Cimriliği, el açıklığına ve itibara tercih ederler.

Yemin ederim ki, aldanmışlardır
Yazık o kimseye ki. hem dünyanın hem de Âhiretin hakkını engeller.
Dininden sonra, bir hiç uğruna dünyasını da satar.
.
Bir mal ki dosta faydasi dokunmaz.
Yakinlara yaramaz ve yoksulu düzeltmez.Onun âkibeti bir vârisin eline geçmektir.

Malı miras bırakan cimriye de Âhirette pişmanlık düşer.»

Cimri ile karşılaşmak acıdır, ona bakmak ise kalbe sıkıntı verir»

Araplar eskiden beri cimrilik ve korkaklığı utanılacak huy sayardı

Ver, azalır diye korkma.
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Dini söz ve kitaplar
Hikmetli Sözler..

Abdulkadir Geylanî Hazretlerine: "Fakir kimdir?" diye sorduklarında şöyle cevap vermiş: “Allah'tan başka herkese ihtiyaç duyandır.”

Hacı Bayram Veli

Halk içinde Allah’ı çokça anınız. Bu durum maneviyatı yükseltir, katı kalpleri yumuşatır.
*
Adalet güzeldir, ama yöneticide olursa daha güzeldir;
*
cömertlik güzeldir, ama zenginde olursa daha güzeldir;
*
sabır güzeldir, ama fakirde olursa daha güzeldir;
*
tövbe güzeldir, ama gençlerde olursa daha güzeldir;
*
utanmak güzeldir, ama hanımlarda olursa daha güzeldir.

İmam Gazali

Bir sözü söyleyeceğin zaman düşün! Eğer o sözü söylemediğin zaman mesul olacaksan söyle. Yoksa sus.

Uzun mesafelere ulaşmak, yakın mesafeleri aşmakla mümkündür.

Dünyada kimi sever ve kim ile düşüp kalkarsan kıyamette onunla haşrolursun.

ilmi ile amel eden alimlerin ve salihlerin sohbetine devam et..!


Hiçbir toprak hiçbir kişiyi mukaddes yapmaz, insanı mukaddes yapacak ameldir.
- Selman-i Farisi -


İlim sadece takva sahibi olabilmek için öğrenilir. İlmin başka şeylere üstün kılınması, sadece onunla ALLAH'tan sakınıldığı içindir.
- Sufyan-i Sevri -


"Cahillerin, büyüklere dil uzatmalarına sebep olmayınız!"
İmam-ı Rabbanî Hz.

Zahid KOTKU (K.S.)

Bu insanoğlunun ufacık bir gözü var, ne o doyar, bir küçük karnı var ne de o doyar.

insanı Ne zaman kefene sararlar kabre koyarlar, o zaman gözüde doyar, karnıda doyar. o hale düşmemek lazım.

ABDÜLKADİR GEYLANİ HZLERİ

Allah’ın yasak ettiği bir şeyle karşılaşırsan şöyle ol Mafsalların
ayrılmış, duygun yok olmuş, kalbin kırılmış, cesedin ölü, ümitlerin kırılmış, bütün sahra karanlık ve bulunduğun yeri yıkılıyormuş gör.

Allah’ın yasak ettiği bir şeyle karşılaşırsan şöyle ol Bina eskimiş, tavan çökmek üzere. Böylece oturduğun yerde hissiz, duygusuz kal. Kulağın sağır olsun, sanki öyle yaratılmışsın bil.

Allah’ın yasak ettiği bir şeyle karşılaşırsan şöyle ol Dudakların oynamaz olsun, lisanında lal dilsiz ol Dişlerin dökülüyormuş farzet.

Allah’ın yasak ettiği bir şeyle karşılaşırsan şöyle ol Kolların çolak bir şeyi tutamaz olsun. Ayakların çaprazlaşmış, bir yere gidemiyor, yürüyemiyor gibi gör. Kendini cinsi münasebetten aciz bil.

Allah’ın yasak ettiği bir şeyle karşılaşırsan şöyle ol sanki Öyle, bir şeyle hiç  meşgul olmamışsın... Karnın yiyemiyecek kadar dolu olsun. Yemeğe ihtiyaç duyma.

Allah’ın yasak ettiği bir şeyle karşılaşırsan şöyle ol Aklın bozulmuş olsun, kendini mecnuna benzet.Kabre gidiyormuş gibi  düşün...Allah’ın emirlerine koş!.. Yasaklarına gitme!..

Allah’ın emirlerini derhal duymağa çalış ve koş!.. Yasaklarına karşı olduğun yerde kal, gitme!..

İlahi kader karşısında cansız ol, yokluğa gömül, fani ol... Bu şerbeti hoşlukla iç... Kendini bununla tedavi et. Bundan gıda al...

Günahın verdiği hastalıklardan kurtulursan. Nefsin illetini temizleyebilirsin. Bu işler, Allah’ın izni ve dilemesiyle olur...

Hasan-ı Basrî Hazretlerinden Hikmetli Sözler


Âlimler zamanlarının ışık kaynağıdır. İnsanlar onlar vasıtasıyla aydınlanırlar.

İnsanların çokluğuna aldanma. Sen yalnız ölecek, kabre yalnız girecek, kabirden yalnız kalkacak ve hesabını yalnız vereceksin.

Her kim sana bir başkasının konuşmalarını getiriyorsa, bilesin ki o kişi senin konuştuklarını da başkasına götürüyordur.

Bir kimsenin aleni olarak nefsini kötülemesi, aslında kendisini methetmesidir.

Duan kabul edilmeyecek diye korkma, dua edemez hâle gelmekten kork.

Müminin ahlakı, zenginlikte iktisat, genişlikte şükür, bela ve müsibet zamanında sabırdır.

Herkes kıymet verdiği şey her neyse onun üzerine titrer,

kim dünyaya ait bir varlığa Allah’ı zikretmekten daha çok önem verirse bilsin ki ahireti olmayanın hakikatte dünyası olmaz

kim dünyalık bir şeyi ahirete tercih ederse, onun ne dünyası ne de ahireti olur.

Ve her kimin sözü güzel, fakat ameli çirkin olursa, o kimse nifak sahibi olur.

Çocuğunda sevmediğin bir hal görüyorsan, o hal senin arzu ettiğindir, kendini düzelt.

Kul işlediği günah sebebiyle geceleri (nâfile) namaz kılmaktan, gündüzleri (nâfile) oruç tutmaktan mahrum bırakılır.

Edebi olmayanın ilmi, sabrı olmayanın dine bağlılığı ve takvası olmayanın Allah’a yakınlığı yoktur.

söz getiren götürenle sohbet edilmez, arkadaşlık yapılmaz.

Fakirlik, hastalık ve ölüm olmasaydı, insanoğlunun kibirden başı eğilmez olurdu.

Kimin sözü ki hikmet değil, o söz batıldır.

Kimin susması ki tefekkür değil o hatadadır.

Kimin bakışı ki ibret almak için değil, o bir eğlencedir.

İslâm olmak, kalbini Allah’a teslim etmendir. Bütün müslümanların senden emin olmasıdır.

Rabb’ini bilen O’nu sever,

dünyayı bilen ondan yüz çevirir.

Mümin gafil olmaz, boş işlerle uğraşmaz. Düşündüğü vakit üzülür
.
Ahireti talep edenin ahiretle birlikte dünyayı da elde ettiğini çok gördük. Ama dünyayı talep edip de dünya ile birlikte ahireti elde edeni görmedik.

Mümin ancak Rabb’ine kavuştuğu an rahata erer.

Rahatını Allah’a kavuşmakta bulan kişinin ölümü, onun sevinç, neşe, emniyet ve izzet bulduğu gündür.

Kim parayı sever ve aziz görürse Allah Teâla onu zelil eder.

Hikmet ehli kimselerin dili kalbini takip eder. Bir söz söylemek istediğinde önce kalbine yönelir. Söz hayır ise konuşur, yoksa susar.

Tövbe etmek müminlerin ahlâkındandır

imam gazali kalplerin keşfi


Allah (C.C), rızkları kullar arasında bölüştürmüştür.

işler bozukken cimriliğin faydası yok. Buna karşılık işler yolunda giderken vermenin zararı yok.

insanları cömerte dost görüyorum
Amma, halkın içinde cimrinin dostu olan hiç kimseyi görmüyorum.

Cimrinin ailesi içinde bile kınandığını gördüm.Bu sebeble cimri anılmayayım diye kendi kendime ikramda bulundum.»

Cimri kimseye, başkası için mal toplamakta zararın acısına katlanmak, ve bol olan malının tadini ve hayrını görmemek cimriliği kâfidir.

şâir Veki şöyle der

Cimri, varis için kendini mal biriktirmeye adamış bir alçaktır.
*
Cimri Vârisleri hesabına, bir koru bekçisidir Tıpkı kendisi aç olduğu halde, Avını, başkaları yesin diye yakalayan av köpeği gibi..

Cimrinin malını ya âfete, veya vârise müjdele» sözü. Hikmetli ata sözlerinden biridir.

imam-ı Azam buyurur

Ben cimrinin âdil olabileceğine ihtimal veremem.
*
cimrilik, sahibini aldanmayayım diye, mızmızlanarak saymaya ve sonunda hakkından fazlasını almaya sürükler.
*
cimri bir insan güvenilmeye de layık değildir.»

iblis Yahya (A.S.) a derki En sevdiğim insan, müminin cimrisidir
Çünki cimrinin cimriligi bana yeter
en nefret ettigim insan da, fasık cömerttir çünkü Allah (C.C) nün cömertlik sebebi ile onu af edeceğinden korkarım

Behey aklı bozuk! Kalbi bozuk ve bakışı zehirli adam! Sen amellerini yazan ve davranışlarını tesbit edici ve koruyucu kâtip meleklerden utanmıyor musun?

ey bozuk! ve zehirli adam kâtip melekler sana belâya uğramış ve bataklığa gömülmüş bir zavallı olarak bakıyorlar. Sen ise umursamazların tutumunu benimsemişsin utanmıyor musun?

Kadı Ercanî bir şiirde der ki

Ey gözlerim, bir bakışta amacınıza vardınız. Kalbimi en zararlı yere sürüklediniz.Ey gözlerim, çekin elinizi kalbimden, çünki iki kisinin bir kişiyi öldürmeye yürümesi
namertliktir!»

Hz. Ali  buyurur:

Gözler şeytanın tuzaklarıdır, organların en çabuk ve en ağır darbelisidir.

Allah (C.C)'a ibadet yolunda vücudunu nefsinin kontrolüne veren amacına ulaşır. Buna karşılık organlarını  nefsi hazlarının emrine  kullandıran ise bütün amellerini silp süpürmüş olur.»

şâir  derki

Müridin nefsi Allah cc ye yönelince Kötülük te'sirini yitirince organları ona uyunca Bu nimet bağışlar

Günahkâr küçük - büyük her türlü günahın kökünü kazıyınca
Ebedilik yurdunda cömert insanlar onu bekler.

Abdullah ibni Mübarek  buyurur

imanin özü, Peygamber'imizin öğrettiklerinin doğruluğunu kabul etmektir.
*
Kur'an´ın doğruluğuna inanan kimse, onu tatbik etmeye koyularak ebediyen cehennemlik olmaktan kurtulur.
*
Haramlardan sakınan kimse tevbe etmeye yönelir. Helâl ile beslenen takvâya yönelir.
*
Farz ibadetlerini gerçekleştiren kimsenin müslümanlığı saglamlaşır
*
Doğru konuşan sıkıntılardan kurtulur. Haksızlıklardan uzaklasan kısas»´dan kurtulur
*
Peygamber (S.A.S.) 'imizin sünnetlerini uygulayan kimsenin ameli özleşir.
*
Sırf Allah (C.C) rızasına yönelen kimsenin ameli kabul edilir.»

Peygamber (S.A.V) buyurur

Kazancin helâl, amelin salih olsun
*
Allah (C.C)'dan gündelik rızık dile
*
işlediğin amelleri beğenmekten sakın, bu durum amelleri ortadan silen, korkunç bir tehlikedir
*
amellerini beğenen kimse, yaptıklarının kabul ve reddini düşünmeden Allah (C.C)'ü minnet altına koyduğu kanaatine varır
*
hayalkırıklığı ve zillet getiren nice günah vardır ki büyüklük ve kendini beğenmişlik duygusu doğuran ibadetten daha hayırlıdır

Bazı kimselerin dünyada iyilikle işledikleri nice amelleri. Kıyamet Günü hiç hesap etmemiş oldukları şeyler Allah tarafından karşılarına çıkarılır » Zümer Sûresi

Allah'a yaptığı ibadete hiç bir ortak koşmasın » Kehf Süresi 110. âyetinin mânâsı şudur «Yâni bir kimse ibâdeti ne gösteriş ile açığa vursun ne de yaptığından utanarak gizlesin

Kur'ân'i Kerim´in en son inen âyeti şudur Allah`a döndüreleceğiniz ve herkese, haksızlığa uğramaksızın kazandığının verilecegi günden korkunuz." Bakara Sûresi 281

Dünün, yanılmaz bir şahid  sıfatı iie geride kalmıştır. Bu günün de yaptıklarına şahid olacaktır.

Eğer dün bir kötülük kazanmışsan, bu gün, hamdederek, iki iyilik işle.

iyilik işlemeyi, sakın yarına bırakma.Çünkü bakarsın ki, «yarın » gelmiş ve sen yoksun

Arzularına uyarak günahı hemen işlersin, ilerde Tevbeyi umarsın
ansızın ölüm gelir Bu yaptığın akıllı ve tedbirli iş değildir!»

Hz. Dâvud Hz. Süleyman'a  der ki:
Mümin elde edemedikleri konusunda Allah cc ye tevekkül eder elde ettiklerinden hoşnut olur.
elinden kaçanlar için sabreder.»

Bir vecizede şöyle denilmiştir:
Belâya sabreden muradına erer.»

şair şöyle der

Başına belâ gelince sabretmelisin.
Hayal kırıklığına ve acıya düşmemelisin.
*.
dünya, zineti ile üzerine gelecek olursa Buna karşı direnmek, iyilik ve takva delilidir.
*
zora katlanarak nefsin ile cihad et ki. Hiç bir engel ile karşılaşmadan umduğuna ulaşasın.
*
Sabır, dileğin anahtarıdır. O, her zaman, hedefe varmanın yardımcısıdır.
*
Sabret, ne kadar uzasa bile geceler.
Çok defa mahzuna yardım etmiştir
*
Sabır sayesinde nice «heyhat, olması imkansız » denen hedefe varılmıştır.
*
Sabır imanın en sağlam kulpudur.
Şeytanın kışkırtmalarına karşı kalkandır o.
*
Sabırda faydalı sonuçlar vardır.
Tez canlılığın ise sonu hüsrandır.
*
Zaman sana keder ulaştırdı ise.Bize karşı devirlerin tutumudur bu Güzelim sabır zırhına bürün
*
Sabır cennetin kılavuzudur.
*
Sabır çeşit çeşittir. Birisi, en uygun vakitlerde ve eksiksiz olarak farz ibadetlere devam etmektir.
*
Bir başka sabırda nafile ibadete devam etmektir. arkadaş ve komşuların acı davranışlarına katlanmaktır.
*
Bir başka çesit sabır, fakirliğe ve hastalıklara dayanmaktır.
*
Bir diger sabir çesidi de günahlara, nefsin azgın arzularına, faydasız davranışlara karşı durabilmektir.

Rebi' ibni Hasem evinde bir kuyu kazmış, her gün  içinda yatar ölüm düşüncesini hafızasında tutar ve dermiş ki: «Ölüm duygusu bir an kabimden çıksa  kalbim bozulur.»

ibni Abdülâziz  buyurur; şu ölüm, varlık sahiplerini varlıklarına kanmaktan alakoydu, o halde ölümsüz bir varlık ve saadet arayınız.»

Halife Abdülâziz (R.A.)  dedi ki,

Ölümü sık sık an. geniş imkânlar içinde yaşıyorsan, bu hatırlama, seni mütevazi imkânlara yöneltir.

Ölümü sık sık an. Eger kıt imkânlar içinde yaşıyorsan bu hatırlama, yaşama imkanlarını geniş saymana yol açar.

Ebû Süleyman-üd Darani Ümmü Harun'a «ölmek ister misin?» diye sordu, hayır  dedi.  şu cevabı verdi: Bir insanın emrini kırmış olsam. onunla karşılaşmak istemezdim. Allah cc ile nasıl karşılaşmayı isterim ki. O'nun emrini kırdım.»

Meshur şâir Farezdek'in eşi vefat etmişti, Basranın ileri gelenlerinden Hasan-ül Basrî Farezdek'e dedi ki:
bu gün için ne hazırladın Farezdek: Atmış yıldan beri tekrarladığım Lâ ilâhe illallah...şehadet cümlesini» diye cevap verdi.

Kabirde yatanlar hakkında Arap şâirleri şöyle demişlerdir

Mezarlığın başında şöyle seslen
Hanginiz karanliga gömülmüstür.»
Hanginize kabirde iyi davranılmıştır
*
Dışardan bakan gözlere göre mezarlikta tek bir sükûnet vardır.
Belli değil ölüler arasındaki derece farkları Eğer cevap verselerdi, sana her şeyi anlatırlardı
*
itaat içinde olanlar. Cennet bahçesine inmiştir.Dolaşır dileğince ağaçları arasında.
*
Azgın günahkârlar onlar çukurda kıvranıyorlar Akrebler yürür ürerine doğru, ruhu onların ısırmaları yüzünden ağır işkence altındadır.

Mâlik ibni Dinar buyurur ki;

Bir gün bir mezarda şu şiiri okudum Hani nerde küçümseyenler büyüklüsüne delil getirenler? Övündügü zaman doğru bulunanlar nerede? O sırada mezarlıktan bir ses geldi. şöyle diyordu Yok oldu hepsi, yok

Ey doymak bilmez bir ihtiras ile dünyalik yığan kimse. Bu dünyalığı kim için biriktiriyorsun? Halbuki sen öleceksin!»

ibni Semmak  buyuruyorki: «Bir gün mezarlıkta şu kitabeyi okudum:
Akraba ve yakınlarım, kabrimden geçiyorlar. beni hiç tanımamış gibi! Mirasçılar malımı bölüşüyor
borçlarımı reddediyorlar Herkes payını almış ve  hayatını yaşıyor.
Ne de çabuk unuttular beni!»

kabir üzerinde şu yazı bulunmustur

Tanıdıklar arasındaki gerçek dost çabucak kayboluyor. Ne kapıcı ne de bekçi ölüme engel olamıyor.

dünyadan ve dünya hazlarından nasıl ferahlık buluyorsun?Ey sözleri ve nefesleri sayılan kimse!

Ey gafil! Kusurlara batmışsın.
Ömrünü dünya hazlarına dalarak harcamışsın oysa Köşkün pek bayındırdı, Kabrin ise bu gün mezarlıkta belirsiz olmuştur.»

Ey insanlar! Benim de bir emelim vardı.Ölüm ona ulasmaktan alakoydu beni Heyhat, kendisini savunamayan başkasını savunamaz dedim.»


Allah cc nün ilk yarattığı varlık cevher» dir. Allah cevhere heybet nazarı ile bakınca Allah cc Korkusu ile eridi ve titredi, arkasından su oldu.

Allah cc suya rahmet nazarı ile bakınca yarısı dondu. Allah  bu
donmuş sudan Arş ı yarattı.

Arş sarsılmaya başlayınca Allah cc üzerine «Lâ ilâhe îllallah, Muhammedürrasûllah Allah dan baska ilâh yoktur. Muhammed Allah'ın rasul'udür cümlesini yazdı, O zaman sükûnet buldu.

Lâ ilâhe îllallah, Muhammedürrasûllah Allah dan baska ilâh yoktur. Hz Muhammed Allah'ın rasul'udür

yer ve gök tabakaları yapışıktı. Ulu Allah aralarında rüzgâr yarattı ve böylece yer katları ile gök katları birbirinden ayrıldı.

Hikmet ehli şöyle der: "Allah (C.C.) göğü neden dumandan yarattı da Buhardan yaratmadı? çünki duman düzleri birbirleriyle bağlantılı halde yaratılmıştır. yerinde sabittir. Oysa ki, buhar dengesizdir dönücüdür.Bu ulu Allah (C.C.)'nün ilminin kemâlini ve hikmetini gösterir."

Peygamber`imiz (S.A.S.) buyurur  gök ile yeryüzü arasında ve bütün gök katları arasında beş yüz yıllık mesefe vardır. Her gök katının yüksekliği de yine beş yüz yıllık uzaklık tutar.

göğün birinci katı sütten beyazdır. Onu yeşil gösteren «Kaf» dağının yeşilliğinin yansımasıdır. Birinci kat göğün adı «Rakia» ´dır.

ikinci kat gökyüzü nûr gibi parıldayan demirdendir, adı «Reydum» veya «Maun» ´dur.

Üçüncü kat gök bakırdandır, adı. «Meleküt» veya «Hayruyun» ´dur.
.
Dördüncü kat gök beyaz gümüştendir, parlaklığı gözleri kamaştıracak güçtedir, adı zahiredir

Beşinci kat gök kırmızı altındandır, adı «Muzeyne veya «Muzhire» ´dir

Altıncı kat gök nûr parıltılı bir cevherdendir, adı «Halise» ´dir.

Yedinci kat gök kırmızı yakuttandır, adı «Labiye» veya «Damia» ´dır.

Beyt-ül Mâmur göğün 7. katındadır.  biri kırmızı yakuttan, öbürü yeşil zeberced'den, biri beyaz gümüşten kırmızı altından dört direği vardır.
akikten olan Beyt-ül Mâmur'a her gün yetmis bin melek girer ve Kıyamete kadar hiçbiri dönmez

yeryüzü gökten daha üstündür. Çünki peygamberler burada yaratılmış ve gömülmüştür. Yerin en makbul katı en üst katıdır. Çünki varlıklar bu kattan yararlanmaktadır

ibni Abbâs ra derki  göklerin en üstün katı Arş-ür Rahman ın olduğu gök katıdır. ismi Arş'a yakınlığından dolayı «Kürsî» dir. yıldızlar,  bu kattad

Yedi gezegen yıldız göğün yedi katına dağılmış veziyettedir.
Zuhal» yedinci kat göktedir ve perşembe gününe tekabül eder.

Merih» 5. kat göktedir ve salıya tekabül eder. Güneş 4. kat göktedir ve pazar gününe tekebül eder Zühre 3. kat göktedir ve Cum'a gününe tekabül eder.

Utarit» 2. kat göktedir ve çarsamba gününe tekabül eder. Ay» , birinci kat göktedir ve Pazartesi gününe tekabül eder.

Allah (C.C.) gökten indirdiği su sayesinde çeşitli rengi ve değişik tadı olan türlü türlü bitki ve meyveler ortaya çıkarmıştır.

Ulu Allah (C.C.) «Meyva ve bitkileri yiyecek olarak birbirinden farklı üstünlükte yarattık diye buyuruyor.

ulu Allah (C.C.), âdemoğullarını çesit çesit yaratmıştır. Kiminin rengi beyaz, kimininki ise siyahtır. Kimi bilgili, kimi câhildir. Oysa ki, hepsinin kökü aynı yâni Âdemdir.
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Dini söz ve kitaplar
Abdulkadir Geylani (kuddise sirruhu)’dan hikmetli sözler

– Allah’ın muhabbetinde samimi olan, ne ayıp işitir ne de kulağına ayıp gider.

– Müminin âdeti önce düşünüp sonra konuşmaktır. Münafık ise önce konuşur, sonra düşünür.

– Kendine bir ağırlık veren kimsenin hiçbir ağırlığı yoktur.

– Hüzünsüz bir neşe ve darlıksız bir bolluk olmaz.

– İnsan Allah’a kalıbıyla değil, kalbiyle ibadet eder.

– Tasavvuf yolu zahirî ve batınî hükümlere riayet etmeyi ve her şeyden fâni olmayı gerektirir.

– Yerini bilmeyene kader yerini öğretir.

– Sahte rabler boyundan çıkarılıp atılmadıkça, sebeplerle ilişik kesilmedikçe, fayda ve zararı insanlardan bilmeyi terk etmedikçe kurtuluş mümkün değildir.

– Kuran’dan, hakkında tartışarak değil, içindekilerle amel ederek faydalanın!

– Kalp salih olunca daimi zikir elde edilir ve kalbin her tarafına Hakk’ın zikri yazılır. Böyle bir kalbin sahibinin gözleri uyuyabilir ama kalbi Rabbini zikreder.

– Sabır, hayrın temelidir.

– Sağlam bir kalp tevhid, tevekkül, yakin, tevfik, ilim, iman ve kurbiyet ile dolar.

– Mürit tövbesinin gölgesinde, murat ise Rabbinin inayetinin gölgesinde kaimdir.

– İnanan kimse Allah’tan başka kimseden korkmaz ve başkasından hiçbir şey beklemez.

– Zahir fıkhını öğren, sonra batın fıkhına yönel!

– Zahir ilimleri, görünen kısmın ışığıdır. Batın ilimleri ise görünmeyen kısmın.

– Kaderin gelmesinden rahatsız olma, onu kimse döndüremez ve kimse engel olamaz. Takdir olunan şey mutlaka gerçekleşir.

– Salihlerin kalpleri faydayı da zararı da Rablerinden bilir.

– Züht ve tevhidi sağlam olan kişi, halkın elini ve varlığını görmez. Allah’tan başka veren ve üstün kılan görmez.

– Sıddîk gözünün, güneş ve ayın değil, Allah’ın nuruyla bakar.

– Hayânın hakikati, yalnızlıkta ve toplulukta Rab’dan utanmaktır.

– Kalp sırra, sır da Hakk’a itimat ederek sükûn bulur.

– Her çeşit hayır Allah katında, her çeşit şer de başkalarının yanındadır.

– İnsanlar arasında zenginle fakir ayırımı yapan kurtuluşa eremez.

– Bütün insanlar seni kendi menfaati için ister. Allah ise seni senin menfaatin için ister.


– Tasavvuf yolu salihleri görüp onların sohbetlerini ezberlemekle kat edilmez.

– Resulullah hariç her mahluk perdedir; Resulullah ise kapıdır.

– Hak’tan korkanın korkusu arttıkça kalbi ona korkuyu unutmayı öğretir. Onu Hakk’a yakınlaştırır. Ona müjdeler verir.

– Sufîlerden biri demiş ki: “Fâsığın yüzüne ancak arif kullar güler.”

– Bir şeyi hatırlamak Allah’ı unutturuyorsa, o şey o kişi için uğursuzdur.

– Kulun kalbi Rabbine erince Rabbi onu kimseye muhtaç etmez.

– Sufîlerin geceleri gece, gündüzleri de gündüz değildir.

– Sufîler ‘niçin’i, ‘nasıl’ı, ‘yap’-‘yapma’yı unutarak, kendilerini Rablerinin önüne atmışlardır.

– Sufîler ahirete göre akıllı, dünyaya göre delidirler.

– Hakk’ı bulursan eşyayı ondan görürsün. Ne düşmanın kalır, ne üzerinde hakkın olan biri.

– Allah’ı bilen kimsenin O’na karşı iradesi kalmaz.

– Allah’a ancak O’ndan başka her şeyi terk eden kimseler yaklaşabilir.

– Teslim ol, rahat bul!

– Allah’ı arayan O’nu bulur.

– Faydayı ve zararı Allah’ın dışındakilerden bilenler Allah’ın kulu değildir.

– Sufîlerden biri demiş ki: “İnsanlar hakkında Allah’a uy, Allah hakkında insanlara uyma!”

– O’nun uğrunda mücahede edene O hidayet yollarını gösterir.

– Veliliğin şartı gizlenmek, nebiliğin şartı açıklamaktır.

– Nasibin olanı kaybetmezsin, onu senden başkası yiyemez. O başkasının nasibi olmaz.

Nasibini ona hırs göstermekle elde edemezsin.

-Günahların kötü bir kokusu vardır. Allah’ın nuru ile bakanlar bunu anlar, fakat halktan gizler, onları rezil etmezler.

– Akıllı kimse ölümü düşünen ve kaderin getirdiğine razı olandır.

– Allah Teâlâ rızıkların taksimini bitirmiştir. Rızıkta zerre miktarı artma ve eksilme olmayacaktır.

– Dünya herkesi boğacak kadar engin bir denizdir.

– Şöyle denilmiştir: “Şeriatın şahitlik etmediği her hakikat zındıklıktır.”

– Allah’ı tanıyan O’nu sever. O’nu seven O’na uyar.

– Zahid olan kalptir, ceset değil

– İlim kılıç, amel el gibidir. El olmadan kılıç kesmez. Kılıç olmadan da el kesmez.


– Belalar kula Cenab-ı Hakk’ın kapısını çalmayı öğretir.

– Derdi de yaratan O’dur, devayı da. O kendisini öğretmek için belaya müptela kılar. Böylece hem bela verebileceğini, hem de bunu kaldırabileceğini gösterir.

– Rabbinizin kereminden dileyin, icabet etse de etmese de O’ndan isteyin. Çünkü O’ndan istemek ibadettir.

– O’nu tanısaydınız, O’nun önünde dilleriniz lal kesilirdi; kalpleriniz ve diğer uzuvlarınız her hâlinde edepli olurdu.

– Salihlerden birisine “Neyi arzu ediyorsun?” diye sorulduğunda, “Arzu etmemeyi arzu ediyorum.” diye cevap verdi.

– Sufîlerin yolculukları Hakk’a kurbiyet ülkesinde son bulur.

– Allah’ın takdirini O’nun aleyhine delil yapmayın; çalışın, çabalayın.

– Kader üzerinde durup onu delil göstermemiz uygun değildir. Bilakis biz çalışır, çabalar ve ne itiraz ne de tembellik etmeyiz.

– Sufîler Allah Teâlâ’nın kendisinden başka bir şey istemezler. Onlar nimeti değil, nimet bahşedeni, halkı değil Hâlık’ı isterler.

– Sevenle sevmeyen rıza hâlinde değil, hoşnutsuzluk hâlinde belli olur.

– Marifet ve ilim, öz ile kabuğu birbirinden ayırır.

– Akıllı kişi, işlerin başlangıcına değil, sonucuna bakar.

– İnsanların çoğunun helaki, küçük günahları sebebiyledir.

– İlim öyle bir şeydir ki sen bütün varlığını ona adadığın zaman o sana ancak bir parçasını verir.

– Bilgi hayat, bilgisizlik ölümdür.

– Bu ilim [tasavvuf ilmi], kitap sayfalarından değil, Allah erlerinin ağzından alınır.

– Dünya hikmettir, ahiret ise kudret. Hikmet alet ve sebeplere ihtiyaç duyar, kudret ise duymaz.

– Mümin dünyada, zahid ahirette gariptir. Arif ise Allah’ın dışındaki her yerde gariptir.

– Dünya nefslerin, ahiret kalplerin, Allah ise sırların sevgilisidir.

– Arif, Allah’a her an bir öncekine göre daha yakındır.

– Arif hem dünyada, hem de ahirette yabancıdır.

– Nefsine hiçbir hâli ve makamı nispet etme!

– Âdemoğlunun başına gelen her türlü bela, Rabbinden şikâyet etmesi yüzündendir.

– Amelinin karşılığında ödüllendirilmeyi bekleyen, muhlis değildir.

–  Her şeyde O’nun isimlerinden bir isim mevcuttur, her şeyin ismi O’nun ismindendir.

Hikmetli Sözler..

Zenginler ile düşüp kalkmaktan sakın çünkü gönlün onlara bağlanır onların verdiklerini memnuniyetle almaya alışırsın, Cenabı Hakdan başka rezzak edinmiş olursun
(Şakiki Belhi)

Yaptığın hizmet ve ibadet için bir karşılık beklemediğin zaman sen gerçek bir kulsun.

Yaptığından bir karşılık beklediğinde, gerçek kulluk dairesinden çıkmış olursun.

Cüneyd-i Bağdadi

Kötülük yapan kötülüğünden usanmıyorsa, Ben iyilik yapmaktan neden usanayım..!

"Hz.Ali"

Namaz kılmayan kafir olmaz.
Ama kafirde Namaz kılmaz.

İmam-ı Gazali


Kalbinizde ilk sıraya Allah'ı koymazsanız. Hem Allah'ı kaybedersiniz, hem ilk sıraya koyduklarınızı...

Hz. Ömer r.a.

İnsanda güzel olan yüzdür,
Yüzde güzel olan gözdür.
Ama insanı insan yapan,
Ağızdan çıkan sözdür...

Hz. Mevlana

Kalbin körelmesinin sebebi, Rabbinden uzun süre uzak kalması nedeniyle, unutma, gaflet ve perdelerin zulumâtıdır.

Gafletin sebebi, emr-i İlâhînin hakikatini bilmemektir.

cehlin sebebi; kibir, kin, haset, cimrilik, kendini beğenme, gıybet, iftira ve yalancılık gibi kötülenen zulmânî sıfatların onu kaplamasıdır

kibir, kin, haset, cimrilik, kendini beğenme, gıybet, iftira ve yalancılık
Aşağıların aşağısına esfel-i sâfilîn inmesinin sebebi, işte bu sıfatlardır
Abdulkadir Geylani (ks)


“Hiç kimse, Allah’ın yardımı olmadan Allah Tealâ’ya ve rızasına ulaşamaz.

Allah’ın rızasına kavuşmanın yolu, Muhammed Mustafa s.a.v. Efendimiz’e tabi olmaktır.”

Cüneyd-i Bağdâdî k.s.


Hazret-i Ali buyurdu ki:

İlim maldan hayırlıdır. Çünkü malı sen korursun; fakat ilim seni korur.

Mal harcamakla azalır, ilim sarf etmekle çoğalır.


Kendini frenk kâfirlerinden dahâ üstün bilen bir kimsenin Allahü teâlâyi tanıması harâmdır.

İmam-ı Rabbani hazretleri


Sufiler açlığı ölüm içinde beyaz ölüm diye isimlendirir. Beyaz ölüm, aydınlığa benzer.

arzusuna karşı çıkan kişi nefsini kurban etmiştir.

Muhyiddin İbnü'l-Arabî


Elbette o hakikat güneş gibi zâhir olur; şüphe eden divâne olur. Asa-yı Musa,


Nice baş gözü gören vardır ki gafletlerinden dolayı kalpleri kaskatı kesilmiş; alık, ve nâdan yaşamaları sebebiyle, hikmet ve hakîkatlere âmâ olmuşlardır.

Gerçek şu ki, gözler kör olmaz; lâkin göğüsler içindeki kalpler kör olur.” (el-Hac, 46) buyrulmuştur.

Osman Nuri Topbaş


”Hiç bir vakit yoktur ki, ilim mütalaası, hüzün ve kederi yok etmesin,

ilmi mütalaa, kalbin en ince ve en gizli noktalarını harekete geçirir, insanda yüce duygular uyandırır.”

İmam Şafii


Îmânım var demek, müslimânım demek, insanı kurtarmaz. Kalbin inanması, yakîn hâsıl etmesi lâzımdır.

Çünki, tehlükeli zemânlarda vehm edilen şeye karşı da, tedbîr almak, akl îcâbıdır..

İmam-ı Rabbani


imam gazali kalplerin keşfi


Her yarattığı şeyde Kemâl» ´in isbat eden Allah (C.C.)'i noksan sıfatlardan tenzih ederim dönen kuşların rızkını nasıl veriyorsa sizinkini de öyle verir

Peygamber (S.A.S.) tevekkülün netice sağlayıcı sebeplere yapışmakla birlikte olması gerektiğine işaret buyurmuştur.

Sekik'ül-Belhi hz leri bir kuşun kanadsız bir kuşa ekmek getirdiğini görünce bir Kuşun bile rızkını veren Allaha güvenip çalışmama kararı alır durumunu ibrahim ethem hzlerine anlatınca şu nasihati alır neden kanadsız kuşa yiyecek taşıyan kuş olup dereceli olmak istemiyorsun? sen Peygamber S.A.V in veren el daha hayırlıdır buyurduğunu duymadın mı?

Mü'minin alâmeti, iki dereceli olan her şeyde, daha üstün olan derecenin peşinden koşmaktör. Böylelikle ancak iyilerin menziline ulaşabilir.


insan bir neticeye ulaşmak üzere sebeplere el attığı zaman gözünü bunlara dikip onlara takılmamalı, her zaman hedefi ve emeğinin amacı Allah (C.C) olmalıdır.


Peygamberimiz (S.A.S.) buyuruyor insanlarin en zengini olmak isteyen kimse, Allah (C.C.) katında bulunan varlığa elindeki varlıktan daha çok güvenmelidir.

ibrahim ibni Edhem ra nın duası
Bismillahirrahmanirrahim Her durumda hedef sensin, her mânâda yöneliş sanadır Ben hamdeden'im, ben şükreden'im, ben zikreden'im
Ben açım, ben kayıbım Ya Rabb'i, sen kefil ol.Senden başkasını övmek, benim için cehennem alevlerine dalmaktır.zavallı kullarını cehenneme düşmekten koru
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Dini söz ve kitaplar
Aç doymam; tok acıkmam sanır. Atasözü

Aç kalmak, alçalmaktan iyidir.  Hz.Ali (r.a)

Aça dokuz yorgan örtmüşler yine uyuyamamış. Atasözü

Açlık aşçıya kusur bulmaz. Spurgeon

Açlık; dava, kin ve mücadele gibi şeyleri pek tanımaz. Roy Chansior

Açlık ile gurur, hiçbir zaman bağdaşamaz. Jonathan Swift

Açlık kılıçtan daha keskindir. Boument

Açlık, ne dost, ne akraba, ne insanlık, ne de hak tanır.  Daniel Defeo

Açlık, sert kemikleri yumuşatır. Trivalluvar

Açlık, kılıçtan bile keskindir. Beamont Flketcher

Açlık, en akıllı balıkları bile oltaya getirir. Goethe

Açlıktan öleni bir sandık altın diriltemez. Vergilius

Deve yükü aş olsa, aça az görünür. Kaşgarlı Mahmut

Dolaşan köpek, açlıktan ölmez. Merimer

Karnı açlardan ziyade kalbi açlara acırım. Cenap Şehabettin

Kral da, dilenci de aynı iştahla acıkırlar. Montaigne

Tok olan cümle cihanı tok sanır. Aç olan alemde ekmek yok sanır. Sebayi


Hz. Ali Sözleri

Kanaat tükenmez maldır.

Takva, imanın temelidir.

Bilgiyle dirilen, ölmez.

İlim hakiki bir mürşiddir.

Çok gülenin heybeti azalır.

Eğrinin gölgesi de eğridir.

Gözü olana, sabah ışımıştır.

Söyleyene bakma söylenene bak.

Aklı kıt olan, dilini tutamaz.

İlim meclisi cennet bahçesidir.

Söyleyene bakma, söylenene bak.

Uzun arzulu olan, ameli unutur.

Ölümü unutmak kalbi paslandırır.

İnsan, dilinin altında gizlidir.

Yoksulluğun en kötüsü ahmaklıktır.

Kişinin değeri yaptığı bağıştadır.

Haddini bilen kimse hakaret görmez.

Batıla yardım eden, hakka zulmeder.

Eğri cetvelden, doğru çizgi çıkmaz.

Fikir çatışmalarından hakikat çıkar.

Söz ilaçtır; azı yaşatır, çoğu öldürür.

Dilini yermekten de övmekten de koru.

Dostları yitirmek, gurbete düşmektir

Akıl tamamlandığında, söz noksanlaşır.

Kemal, doğru konuşmak ve doğru olmaktır.

Gıybeti dinleyen gıybeti yapan gibidir.

Kudret altında olan her aziz, zelildir.

Dilim kestikçe kılıcım kınından çıkmaz.

Gerçekle savaşan elbette alt  olur gider.

En hayırlı dost, seni hayra sevk edendir.

Bir dağ bile beni sevse musibetlere uğrar.

Akıllı adamın yüreği sırlarının kasasıdır.

İnsanın değeri, becerdiği şeylerle ölçülür.

Adamlık, ahde vefa, verdiği sözü tutmaktır.

Her insanın İlim bir noktadır, onu çoğaltan cahillerdir.

Hilim yumuşak huyluluk gibi  üstünlük yoktur.

İnsanlar, bilmedikleri şeylere düşmandırlar.

Âlim, ölse de yaşar, cahil ise yaşarken ölür.

Sevgiliye verilen en büyük hediye sadakattir.

Düşünmeden konuşma, sonuna bakmadan iş yapma.

Ahlak ve fazilet aklın dışarıdan görünüşüdür.

Allah seni hür yarattı tamah seni kul etmesin.

Dindarlığın en üstünü, dindarlığı gizlemektir.

Bir şey feda edilmeden, hiç bir şey kazanılmaz.

Müminin sevinci yüzünde, üzüntüsü kalbindedir.

Utancın üstünü, insanın kendinden utanmasıdır.

İyi niyetlilik gönle ferahlık bedene esenliktir.

Kendini frenk kâfirlerinden üstün bilen kimsenin Allahü teâlâyi tanıması harâmdır. Yâ, din büyüklerinden üstün görenin hâli ne olur? İmam-ı Rabbani hz

"Müminin adeti önce düşünüp sonra konuşmaktır. Münafık ise önce konuşur, sonra düşünür."
Abdülkadir Geylani Hz leri

Vehb bin Münebbih -der ki:
İnsanlar ne kadar da tuhaf! Bedeni ölenlere ağlıyorlar da gönlü ölenlere ağlamıyorlar. Oysa asıl felâket, gönlün ölmesidir!”


Ömer bin Abdülazîz Haramlar bir ateştir. Ona ancak kalbi ölüler uzanır. Eğer el uzatanlar diri olsalardı, o ateşin acısını muhakkak duyarlardı.”

"Sözü kendisini helak eden nicelerine şahit olduk, sükutu kendisini helak etmiş birisini ise asla görmedik."İbn Hazm


Cüneyd Bağdadî İçinde olduğumuz durumu sultanlar bilseydi,
o hali elde etmek için muhakkak bize kılıçlarıyla savaş açarlardı”

İmam-ı Şâfii  buyuruyor ki:
Hiç bir katı kimse ile oturmadım ki,ona yakın olan tarafımı diğer tarafımdan sert bulmamış olayım.

imam gazali kalplerin keşfi

ulu Allah bütün gökdeki meleklere Arşımı taşıyın » diye emretti ancak taşıyamadılar. Bunun üzerine ulu Allah (C.C.) Lâ havle vela kuvvete illâ billahi bütün kımıldama ve kuvvet ancak Allah cc nün yardımı iledir deyin." diye buyurdu, melekler bunu söyleyince Arşı taşıyabildiler.

Lâ havle vela kuvvete illâ billahi bütün kımıldama ve kuvvet ancak Allah cc nün yardımı iledir

Hz Muhammed sav buyuruyor

Her sabah ve akşam yedi kere "hasbi yellahu lailahe illâ huve, aleyhi tevekkeltü ve huve Rabbül Arşil aziz" diyen kimsenin Allah cc eğri doğru ne dileği varsa yerine getirmeyi üzerine almıştır.»
*
Her sabah ve akşam yedi kere
kendisinden başka ilâh mayan Allah cc bana yeter, yalnız O'nun desteğine güveniyorum, O ulu Arşın sahibidir diyen kimsenin Allah cc dünya ve Âhiret ile ilgili ne dileği varsa yerine getirmeyi üzerine alır.»
*
Allah cc bana yeter, yalnız O'nun desteğine güveniyorum, O ulu Arşın sahibidir
*
Komşuna karşı iyi davran ki, müslüman olasın."
*
Cebrail (A.S), komşu hakkında o kadar tavsiyelerde bulundu ki, onu vâris ilân edeceğini sandım.»
*
Allâh'a ve âhirete inanan kimse, komşusuna karşı iyi davransın
*
Komşusu zararından emin olmadıkça kişi mü'min olmaz.»
*
Kıyamet Günü ilk defa komşular hesaplaşacaktır.
*
Komşunun köpeğine taş atmakla onu rahatsız etmiş olursun.»

Peygamber'imize bir kadın için gündüzleri oruç tutup gece nafile namaz kılıyor, fakat komşularını
rahatsız ediyor» dediler Hz Resul
O cehennemliktir» buyurdu.

Adamın biri Peygamber'imize komşusunu şikayet etti Hz Resul
Sabret dedi adam 3. kez şikayet edince Eşyanı sokağa at buyurdu. Adam öyle yapıp komşum rahatsız etti» diyor herkes Allahın laneti o komşuya olsun» diyorlardı. Çok geçmeden komşusu adama Eşyanı evine al, Allaha yeminle bir daha seni rahatsız etmem.» dedi.
*
Komşuluk kırkıncı eve kadar uzar»
*
Kadının uğurlusu mehri ucuz, nikâhlanması kolay ve huyu iyi olanıdır
*
Kadının Uğursuzu mehri pahalı, nikâhlanması zor ve huyu kötü olanıdır.
*
Evin uğurlusu geniş ve komşuları iyi olanı, uğursuzu dar ve komşuları kötü olanıdır.
*
Atın uğurlusu yumuşak başlı ve iyi huylu olanı, uğursuzu serkeş ve fena huylusudur."

Bilesin ki, komşuluk hakkı sadece komşuyu rahatsız etmemekle bitmez, onun eziyetine katlanmak da gerekir.

komşusunu rahatsız etmemek
onun eziyetine katlanmak komşu hakkını ödemeye yetmez Onun ile mutlaka iyi geçinmek, iyilik ve yardımda bulunmak gerekir.

Kıyamet Günü fakir komşu, zengin komşunun yakasına yapışarak «Yâ Rabb'î, bana neden yardım etmedi ve neden kapısını yüzüme kapattığını bu adama sor» der.

Abdullah Ibni Mukaffa komşunun borcu karşılığında evini satışa çıkardığını  duydu  komşusuna evini yok yere satarsan sana komşuluk  hakkımı ödememiş olurum diyerek evinin parası kadar adama para hibe etti ve «Evini satma» dedi.

Marifet ehlinden biri evdeki fareden şikâyet eder, ona «Kedi edinseniz» derler. Adam şu cevabı verir. Korkarım ki, kedi sesini duyan fareler ürküp komsu evlere kaçarlar o zaman kendim istemediğim bir durumu komşuma istemiş olurum.

komşuluk hakları şunlardır selâm vermek.lâfa tutmamak. Çok soru sormamak. Hastalıkta ziyarete gitmek. musibet gelince onu teselli etmek ve derdine ortak olmak

komşuluk hakları şunlardır Sevinç karşısında onu tebrik edip mutluluğa katılmak. Kusurlarına göz yummak. dara düşürmemek.
Yalağına su dökmemek.

komşuluk hakları şunlardır evine göz kulak olmak. Aleyhindeki söze kulak asmamak. Mahreminden göz sakındırmak. Çocuğu ile tatlı konusmak.bilmedigi noktalarda kendisini aydinlatmak.


Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor
Komşu hakları nelerdir, biliyor musunuz?
*
komşun Yardım isteyince ona yardım edersin. Desteklemene muhtaç olursa destektersin. Borç isterse verirsin. Fakir düşerse borcunu bağışlarsın.
*
komşun Hastalanınca ziyaretine gidersin. Ölünce cenazesine katılırsın. İyilikte onu tebrik edersin. Başına belâ gelirse teselli edersin.
*
komşundan izinsiz yüksek  ev yapıp havasını kesmezsin. Meyva satın alınca hediye edersin yada
satın aldıklarını evine gizlice götürürsün,
*
komşu çocugu görüp kıskanmasın diye çocugunun eline meyva verip dışarıya salmazsın pişen yemekten  vermeyeceksen tencerenin kokusu ile onu rahatsız etmezsin.
*
Komşu hakkı ne demektir, biliyor musunuz? Allâh adına yeminle söylüyorum ki, ancak Allah'ın rahmetine mazhar olanlar komşu haklarının üstesinden gelebilir.»

Hz ömerin oğlu Abdullah ra nın kölesi Bir koyun yüzüyordu. Abdullah ra Yahudi komşumuzada ver» dedi ve Peygamberimiz komşu hakkını o kadar  tavsiyede etti ki, onu vâris ilân edeceginden korktuk» buyurdu

Hasan-ül Basrî ra kurban etinden Yahudi ve hiristiyanlara vermeyi mahzurlu görmezdi.

Allah Rasûlü (S.A.S.) buyurdu
Tencere suyunu çok koy da komşuların arasından bir âileye onun bir kısmını ver»

içki âyeti inmeden içki yasak edilmeden önce Hz. Ömer içkili iken Ibni Avf'ın kafasını yardı. Peygamber'imiz gazablandı. Hz. Ömer'e vurdu. Hz. Ömer Allâha sığınıp  duâ etti ve maide suresi indirildi Ey mü'minler! içki, kumar, tapınılan dikili taşlar ve fal okları şeytan işi  birer pisliktir uzak durunuz ki, kurtuluşa eresiniz.


Şeytanın içki ve kumar ile üzerinizdeki maksadı aranıza düşmanlık ve kin sokmak, Allahı  anıp namazdan alakoymaktır.  buna son vereceksiniz değil mi? Maide

Peygamber'imiz {S.A.S.) buyuruyor

Devamli içki içenler cennete giremezler.»
*
Putlara tapmaktan sonra Allah'ın  ilk yasakladığı davranışlar, içki içmek ve insanlar ile alay etmektir.
*
Dünyada biraraya gelerek içki içenleri Allah cehennemde de bir araya getirir.
*
Cehennemde biraraya gelen içki arkadaşları karşılıklı biribirlerini suçlayarak birbirlerine «Allâh cezanı versin, bu yola beni sürükleyen sensin» derler.
*
Kim dünyada içki içerse Allâh ona Kiyamet Günü koyu zehirden bir içecek içirir.
*
Kim dünyada içki içerse Allâh ona Kiyamet Günü  zehir içirir. Öyle ki,  içmeden yüzün derisi ve eti kavrulup su kabına akar
*
Kim dünyada içki içerse Allâh ona Kiyamet Günü koyu zehirden bir içecek içirir. içince deri ve adalesi dökülür. cehennemlikler ondan tiksinirler.
*
içkiyi içen, içki elde etmek üzere üzüm sıktıran, sıkan, taşıyan, taşıtan ve parasını kullanan kimse günaha ortaktır.
*
içkiyi içen tevbesiz ölür ise içtikleri her yuduma karşılık cehennemin kanlı irinli suyundan onlara içirmek Ailâhın kesin kararıdır.
*
Her sarhosluk veren madde haramdır. Her alkollü içki haramdır

islâmı nûr ve suyu temizleyici
olarak yaratan Allâh'a hamdolsun!»

Abbas ibni Mirdas'a câhiliyede iken Niçin içki içmiyorsun? Vücûdunu ısıtır » derler. O şu cevabı verir. Cehaleti elime alıp karnıma indirmek istemem. Gündüz kavmimin reisi iken gece onların sefili olmaya razı değilim

Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor
Kötülüklerin anası olan içkiden uzak durunuz.

peygamberimiz anlatıyor önceki devirlerde ibatinde bir adam  vardı
onu Bir kadın kandırıp içki içirdi o
adam ise 1 kadehten sonra önce
kadının ırzına geçti sonrada adam öldürüp yapmam dediği tüm kötülükleri yaptı içkiden uzak durunuz. Allah'a yeminle kalbde içki île îmân bir arada barınamaz. Biri diğerini mutlaka kovar.»

Adem as yeryüzüne indirilince melekler, «Yâ Rabb'i! Bizler sana hamdederek noksanlıktan tenzih eder ve takdir ederken yeryüzüne kargaşalık çıkarıp kan döken birini mi halife yapıyorsun?» derler.

Ulu Allah (C.C) Ben, sizin bilmediğinizi bilirim buyurunca melekler Ey Rabb'imiz, biz sana ademoğlundan daha çok bağlıyız.» derler.(Bakara - 30).

Ulu Allâh yeryüzüne harut ve marut
adında iki melek gönderir Çiçeğin biri güzel bir kadın kılığına sokulur ve meleklere zinayı teklif eder melekler şu cevabı verir bizler hiç bir zaman Allah'a şirk koşmayız » diyip kadını kovarlar

Allah cc yeryüzüne harut ve marut adında iki melek gönderir dünyada
bir kadın ile karşılaşırlar. Yanında bir bebek vardır. Hârut ile Mârut  kadına teslim ol derler. Kadın bebeği öldürmeden olmaz» diye cevap verir. melekler ise Hayır, Allaha yeminle söylüyoruz ki, biz hiç bir zaman öldüremeyiz» diye cevap verirler ve kadın kaybolur

ulu Allah dünyaya  harut ve marut
adlı iki melek gönderir ve şeytan onları zina ve öldürmek konusunda kışkırtır ama hain hedefe ulaşamaz en son onlara içki içirir. sarhoş eder melekler bir kadının ırzına geçip bir bebeği katlederler Allah tarafından
cezalandırılan meleklere şeytan der
ki sarhos olunca reddettiginiz tüm günahları işlediniz »


Ümmü Seleme buyurur ki: Bir gün kızım rahatsızlanınca Ona ilâç olarak hurma suyu sıktım Hz Resul içeri girdi. ve şöyle buyurdu Ulu Allah ümmetimin şifasına haram kıldığı şeyi vesile etmez» Ulu Allah, içkiyi haram kılınca ondaki faydaları da gidermiştir.
 
 
Muhammed (S.A.S.) Allah Rasûlü hos geldi, geldiğine ne iyi etti

Hz. Adem miracta iken efendimiz ile karşılaşmış atamız Adem as
Hz Muhammedin Selâmını alarak Ey sâlih kardes ve sâlih peygamber, hoş geldin» demiştir.

miraçta efendimiz 3.kat gökte Hz
yusuf ile karşılaşmış  Hz Yûsuf Ey sâlih kardeş ve sâlih peygamber, hoş geldin» demiştir

miraçta Hz Muhammedi gören Hz
Musa sâlih kardeş ve peygamber, hoşgeldin deyip ağlar soranlara Ağlıyorum Çünkü benden sonra peygamber olarak gönderilen bir gencin ümmetinden benim ümmetime göre daha çok insan Cennete girecek» diye cevap verir

Cebrail (A.S) peygamberimize buyurur Süt senin ve ümmetinin fıtratını temsil eder»
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 20-05-2020, Saat:09:56 PM, Düzenleyen: Murataltug.
General
RE: Dini söz ve kitaplar
Pir Sultan Abdal Sözleri

Demiri, demirle dövdüler; Biri sıcak, biri soğuktu. İnsanı, insanla kırdılar; Biri aç, biri toktu.

Bir halden bilmez cahile, Kul eyledi zaman bizi.

Benden selam olsun ev külfetine Çıkıp ele karsı ağlamasınlar.

Dostum beni ısmarlamış, gel diye, Gideçegim ama yol bozuk, bozuk.

Alem çiçek olsa, arı ben olsam Dost dilinden tatlı bal bulamadım

Yad ellerde kalmak kula hatadır Sal Allah’ım, sal sılama varayım.

Cehennem dediğinde dal odun yoktur. Herkes ateşini buradan götürür.

Yağmur gibi yağar taşlar başıma İllede dostun bir fiskesi yaralar beni.

Yolumdan dönüp de mahrum mu kalayım, Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan.

Bir kişi Hakk’ın emrinde olmazsa Ona nesne gelmez, selamın almam.

Gönüldür cennet yapısı Nur ile aydın kapısı Kıldan incedir köprüsü Geçebilirsen beri gel.

Karga konsa gülistana Gülün kadrini ne bilir Kendi kadrini bilmeyen Elin kadrini ne bilir.

Gel benim sarı tamburam Sen ne için inilersin İçim oyuk derdim büyük Ben anınçün inilerim.

Gel ahımı alma güzel, Bir ah yerde kalmaz imiş, Gaziler fani dünyada, Pir ağlatan gülmez imiş.

Hak bizi yoktan var etti Şükür yoktan vara geldim Yedi kat arsa asılı Kandildeki nura geldim.

Derdim çoktur hangisine yanayım, Yürekte yareler türlü türlüdür.

Herkese gönlünce ver deli gönül.

Aşk harmanında savruldum Hem elendim hem yoğruldum Kazana girdim kavruldum Meydana yenmeğe geldim.

İman eder, amel etmez Hakk’ın buyruguna gitmez Hiç böyle bir seytan var mı?

Sana aşık olan çekmez mi ahı Getir and içelim Kelamullahı Ne sen beni unut ne de ben seni.

Konuş ki ehl ile olasın ehil Konuşma cahille olursun cahil Kişi itibardan düşer mi düşer.

Yanlış fetva ile yola gidilmez,

Arı birlik ile yapar yapıyı, Birlik ile bitmeyende bal olmaz.

En iyi dostundan sakın sen seni.

Herkes ettiğini elbette bulur,

Hatırın yıkarlar hatır yıkınca

Nasihatim dinle, sakın gururdan. Hünerin var ise kendini devşir, Söyleyecek sözü kalbinde pişir

Ululuk büyüklük Hakk’a yaraşır

Ne kadar bilsen de bilire danış Danışan dağları aşar mı aşar Danışmadan yola gitse bir kişi Yorulup yollardan şaşar mı şaşar.

Bir öğüdüm vardır sana söyleyem En iyi dostundan sakın sen seni

Ummadık taş başa düşer mi düşer

Sensin bu gönlümün şahı sultanı Yaradan Allah’tır benim vekilim Veren Allah yine alır o canı

Gönül bir gemidir, akıl dümeni Akıl dümen, ya söyleyen dil nedir?

Hakk’ın yarattığı kul bana n’eyler, Kendi kalbin arıt, bize ilişme Bendeki küfr sendek’imana neyler?

Ben dervişim dersin dava kılarsın Hakk’ı zikretmeye dilin var mıdır

Kurdun işi namert lokmasın yemek Hak için adanan kurbana n’eyler?

Dertli olmayanlar derde yanar mı Sâdık derviş ikrârından döner mi Dertsiz bülbül gül dalına konar mı Ben bülbülüm dersin, gülün var mıdır?

Kaba rüzgar gibi boşa dolaşma Çalıya çırpıya değip ileşme Toz toz olup topraklara karışma Harman yeli gibi es deli gönül.

Kara toprak gibi sakin ol otur Hak’tan ne gelirse kabul et getir Bahar aylarının yemişin bitir.

Nefis çok övülmesi yüzünden firavunlaştı.Mütevazi ol,büyüklük taslama.

Kul ol,sultan olma!''

[Mevlâna]


Doğrusu çok şaşılacak şey; diller ne güzel söylüyor, kalpler de biliyor; fakat ameller aykırı düşüyor.

[Hasan–ı Basri]

Eğer Bilmediklerim Ayağımın Altında Olsaydı Başım Arş ' a Değerdi .İmam - ı Azam r.a.

Hz.Ali'nin (r.a.) kılıcından evvel yüreğini ara bul.Hz. Nûh'un (a.s.) gemisinden evvel, dirayetine sarıl.

İçindeki putları kıramayanın İbrahimliğe kalkması...Nasıl olur? ''

[Hz. Mevlânâ]

Adi kimselerle mücâdele etme, seni üzerler.Halîm adamlarla da mücâdele etme sana küserler.

[İbn-i Abbas r.a.]

İyi sözün aslın bilen derdi bu söz nerden gelir. Söz aslını anlamayan sanır bu söz benden gelir
Yunus Emre

Tasavvuf ehli göçüp gitti
Tasavvuf artık bir israf yoludur.
Şimdiki tasavvuf bir deri kırbadan
Bir seccadeden ve bir gösterişli hırkadan ibarettir.

Ebu'l Kasım Cüneyd

Tasavvuf, sevgilinin kapısından kovulunsa da orada yerleşmektir.

[Maruf Kerhi]



imam gazali kalplerin keşfi

Bilesin ki, Cum'a Günü, Allah'ın kendisi ile islâmı yücelttiği ve müslümanlara mahsus büyük bir gündür.


Ulu Allah buyuruyor Ey mü'minler! Cum'â Günü namaza çağrılınca alış verişi birakarak Allahı zikretmeye koşun. sizin için  hayırlıdır. Cuma süresi

Ulu Allah Cum'â Namazi sırasında dünya işleri ile, Cum'â Namazına koşmaktan alakoyacak herşeyle ilgilenmeyi yasaklamaktadır.

Peygamber'imiz S.A.S.; buyuruyor

Hiç süphesiz. ulu Allah size Cum'âyı farz kılmıştır.»

Özürsüz olarak üç Cum'â terkedenin kalbini Allâh mühürler.»

Adamin biri Ibni Abbas'a hiç Cum'aya gitmeksizin ve hiç bir namazi cemâatle kılmaksızın ölen kimsenin durumunu sordu, ibni Abbâs "O cehennemliktir buyurdu

kitab ehli müşriklere hiristiyan ve yahudilere Cum'a Günü verildi. Fakat hakkında anlaşmazlığa düşünce onlardan alındı. Sonra Allâh, o günü bize hidâyet etti,

Cebrail (A.S.) dedi ki. «Sizin için cumada hayırlı bir ân vardır ki o anda hayırlı bir şey dilerse Allâh (CC.)  mutlaka verir.

Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor

Güneş altındaki günlerin en hayırlısı Cum'a Günü'dür.
*
Adem, (A.S.) cuma günü yaratılmış, o gün Cennet'e girmiş, o gün yeryüzüne indirilmiş, o gün tevbesi kabul edilmiş, o gün ölmüştür.
*
Kıyamet cuma günü kopacaktır. Cennet'te Allah'ın (CC.) cemâli o gün görülecektir.»
*
Ulu Allah her Cum'a günü, altı yüz bin kişi cehennemden âzâd eder.
*
Cum'â Günü iyi geçince diğer günler de iyi geçer."

Kâ'b-ul Ahbâr buyurur ki; Ulu Allah beldeler içinde Mekke'yi, aylar içinde Ramazan'ı, günler içinde Cumâ'yı ve geceler içinde Kadir gecesi'ni üstün kılmıştır.

Cum'â günü, kuşlar ve böcekler  Selâm, ne iyi gün derler

Peyganber'imiz (S.A.S.) buyuruyor

Cum'â Günü veya gecesi ölene Allâh şehid mükafatı yazar ve onu kabir fitnesinden korur
*
Peygamber'imiz Hz. Ayşe'ye
senin öfkeli ve hoşnut anlarını anlıyorum» dedi. Hz. Ayşe «Nasıl diye sordu. Peygamberimiz Hoşnutken «Muhammed savin  Rabb'i hakkı için dersin. öfkeli iken ibrahim as ın Rabb'i hakkı için hayır
dilersin, buyurdu.
*
islâm'da ilk sevgi Peygamber'imiz ile Hz Ayşenin sevgisidir Hz Resul  O'na Ebû Zer ra Ümmü Zerr'e  ne ise. Ben senin için oyum. Şu farkla ki, ben seni boşamam » buyururdu.
*
Peygamber'imiz eşlerine  buyurdu
Beni Hz. Ayşe konusunda üzmeyin, çünki Allah'ın adına yeminle
söylüyorum ki, onunkinin dışında, hiç bir eşimin yatağında iken bana vahiy inmiş değildir.»
*
Peygamber'imiz kadınlara ve çocuklara karşı insanların en şeftalisi idi.

Erkeğin karısına karşı görevi  neşe, şaka ve oynaşma ile kadının  sıkıntılarını  gidermektir. böyle davranmak onların gönlünü hoş edecek en geçerli yoldur.

Peygamber'imiz eşleri ile şakalaşır davranışlarında onların  seviyesine inerdi. Hz. Ayşe ile  koşu düzenler, bazen biri, bazen öbürü kazanırdı.

Peygamber'imiz insanlar arasında kadınlara karşı en müşfik olanı idi

Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor

imanı en olgun mü'minler, huyu en güzel olan ile eşine karşı en tatlı davrananlardır.»
*
En iyiniz eşlerine karşı en iyi davrananınızdır Ben, içinizde eşlerine karşı en iyi davrananınızım

Hz. Ömer  buyurur ki; «Erkeğin ailesi içinde çocuk gibi olması ve gerektiğinde  erkekliğini ortaya koyması gerekir.

Ulu Allah (C.C) burnu havada ve huysuz kimselerden nefret eder» mânâsina gelen hadiste eşine karşı sert davranan kendini beğenenlerin ikaz edildiği ileri sürülmüştür.

Kaba, hırçın ve alçak kimselere uyma mealindeki âyette  kaba deyiminden Eşine karşı katı kalbi olanın kaba sözlerinin kastedildiği ileri sürülmüştür. (Kalem - 13).

Bedevi bir kadın, kocası ölünce derki Allaha yemin ederim ki, o evde güleryüzlü, dışarda az konuşan, bulduğunu yiyen ve kaybolanın hesabını sormayan bir adamdı.

Kadının kocası üzerindeki  hakkı  şakalasmada, iyi huyluluk ve kadının huyunu bozacak, onun  itibarını kaybedecek bir aşırılığa düşmeden ölçüyü muhafaza etmeyi bilmesidir

Kadının kocası üzerindeki  hakkı
kötü bir davranışta vakarını elden bırakmaması kötülüğe kapı açılmasını kolaylaştırmaması, islâm ve insanlıkla uyuşmayan hareketlerde kükremeyi ve karşı koymayı bilmesidir.

Hasan-ül Basrî buyurur ki Allâh adına yeminle söylüyorum, karısının her arzusuna uyan erkeği Allâh, Cehennem'e atar

Hz. Ömer buyurur ki; "Kadınların arzularına karşı durunuz, onların arzularına karşı durmada bereket vardır."

Bir halk sözü «Kadınlara danışın, fakat dediklerini yapmayın » der.

Peygamber'imiz Karısına köle olan mahvolur» buyuruyor.

Peygamber'imizin hadisindeki  hikmet şudur: Erkek karısının arzularına uyunca, onun kölesi olur ve mahvolur. Ulu Allah erkeği kadına hâkim kılmışken, koca karısının boyunduruğuna teslim olursa ilâhi hükmü ters yüz etmiş ve şeytana itâat etmiş olur.

Nisa suresi

Allah (CC.) şeytanı rahmetinden kovunca  şeytân dedi ki, Mutlaka kulların üzerinde pay edinip.Onları saptıracak, tutkusuna yakalatacak, üzerlerinde nüfuz kuracağım

şeytân der ki, Mutlaka kullar üzerinde nüfuz kuracağım onlarda
davarların kulaklarını yaracaklardır. Allahın yaratılış hikmetini değiştireceklerdir

Kim Allahı bırakarak şeytanı efendi edinirse, hiç süphesiz, apaçık şekilde hüsrana uğramıştır »

Erkeğin, sözüne uyulan taraf olması gerekir. Karşı tarafa uyan kimse olmak, onun yaratılış hikmetine ters düşer.

Ulu Allâh Erkekler, kadınlar üzerine hâkimdirler.»(Nisa - 34) buyurarak erkeğin hâkimiyetini belirtir

Kapının yanında kadının efendisi ile karşılaştılar." (Yusuf - 25) âyetinde erkeğin kadının efendisi olduğu bildiriliyor

Kadının nefsi de, senin nefsin gibidir. Onun dizginini biraz gevşetirsen. Seni uzaklara sürükleyip götürür.

Eğer kadının yularını bir parça gevşetirsen, seni bir arsin öteye çeker. onun dizginine hakim olur, sımsıkı tutarsan ona hakim olursun.

imam-ı şafiî buyurur ki üç kimseye  iyi davrandıkça sana ihanet ederler. onlara ihanet edersen, onlar sana  iyi davranır: Kadın, hizmetçi ve sefil insân»

Peygamber'imiz buyurdu koca hakları şunlardır 

Kocası kadın ile yatmak isteyince kadın deve sırtında bile olsa onu reddetmemelidir.

Kocasının evinden, onun iznini almadan hiç bir sey vermemelidir, verirse sevabı kocasının, günahı kadının olur.

Kocasının iznini almadan nafile oruç tutmamalıdır. tutarsa sâdece açlık ve susuzluk çekmis olur, hiç bir sevabı olmaz.

kocasından izinsiz, evden çıkarsa eve dönünceye veya tevbe edene kadar melekler ona lanet eder.»

Bir insanin diğer insana secde etmesini emretseydim, karısı üzerindeki hakkının öneminden dolayı, kadının kocasına secde etmesini emrederdim.»

Kadının Rabb'inin Rizâsı'na en yakın durumu evinin dört duvarı arasında bulunduğu zamandır.

Kadının Evinin dört duvarı arasında kıldığı namaz, camide kılacağı namazdan, faziletlidir

Kadının odasında kıldığı namaz, evinin her hangi bir yerinde kılacağı namazdan ve iç odasında kılacağı namaz, odasında kılacağı namazdan daha faziletlidir.»

Kadın avrettir. Dışarıya çıkınca onu şeytan gözetler.»

Kadının on tane avret yeri vardır. Evlenince kocası bir avret, ölünce toprak bütün avret yerlerini örter.»

Erkeğin eşi üzerinde bir çok hakları vardır. Başlıcaları ikidir. Biri namusunu korumak ve örtmek» öbürü ihtiyacı dışında talebde bulunmaması ve onu haramdan alakoymasıdır.

ilk müslüman kadınlar kocalarını ve kızlar babalarını  uğurlarken onlara Sakın haram kazançlara sapma. Biz açlık ve sıkıntıya dayanırız, ama cehenneme dayanamayız» derlerdi.

ilk müslümanlardan bir erkek yola niyetlenir. Komşuları Karısına yola çıkmasına niye razi oluyorsun? sana nafaka bırakmadı» derler. Kadın şu cevabı verir. Kocamı rızık verici değil, yiyici olarak tanıdım. Benim rızkımı veren Rabbim var. şimdi yiyici gidiyor, fakat rızıklandırıcı bakîdir

saliha bir kadın salih bir zatla evlenmek mirasını sâlih kullara dağıtmak ve Allah'a giden bir yol açmak ister salih adamın hocası şu cevabı verir O Allah Dostu ile evlen, onun sözü sıddık sözüdür diyince
evlenirler adam 3 evlilik daha yaptığı halde bu kadın adamı yedirir içirirdi  her seferindede eşlerinin yanına kuvvetli olarak git» derdi.

Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor

Kadının, kocasının izni olmadan onun evinden yiyecek vermesi helâl değildir. Sadece bozulmasından endişe edilebilecek sulu yemek müstesna.
*
Eğer kadın kocasının izni ile yemek yedirirse kocasının mükâfati kadar mükâfat kazanir.
*
Eğer kadın kocasının iznini almaksızın yemek verirse, mükafatı Kocasının, günahı ise kendisinin üzerine olur.

Kadının ana - babasına düşen vazifeler de vardır. en önemlisi kızlarına kocası ile iyi geçinmeyi öğretmeleridir.

Haricet-ül Ferazî'nin kızı Esma, kızını evlendirirken  şöyle der:

Sen yetistiğin yuvadan çıkıp tanımadığın bir yatağa giriyor ve bilmediğin bir arkadaşa varıyorsun.
Sen ona yer ol ki, o da sana gök olsun. Sen ona döşek ol ki, o da sana direk olsun.

Onu hiç bir zaman gücendirme ki, seni üzmesin. Ondan uzak kalma ki, seni unutmasın.

ona yaklaş. Burnunu, kulağını ve gözünü muhafaza et, senden yalnız güzel koku alsın, sadece güzel söz duysun ve sırf güzel şey görsün.

şâirin biri karısına şöyle seslenir

Kusurlarımı görmezlikten gel kî. Sevgimin devamlılığını sağlayasın.

Kızdığım zaman beni  öfkelendiren söz söyleme.Tef çalar gibi işin aslını öğrenmeden beni tefe koyma. Çünki işin iç yüzünü bilemezsin.

Arzuna kapılıp aşırı şekilde yakınma ki. Kalbim senden uzaklaşır, çünkü kalbler değişir.

sevgi ve sıkıntı bir kalbde biraraya gelirse.Sevgi durmaz, gider

Allahım! Bizi şeytanın tuzaklarından koru da hidâyet üzere iken sana kavuşabilelim.
Amin. yâ Mümin

imâm-i Safii Şarkı söylemek bâtıla yakın, makruh bir eğlencedir. Onun ile çok meşgul olan, şahitliği kabul
edilmez bir sefihdir» buyurur.

imâm-i Sâfii  ye göre, insanın yakını olmayan bir kadının sesinden şarkı dinlemesi kadın ister meydanda, ister perde arkasından söylesin, ister hür, ister köle olsun kesinlikle caiz değildir»

imâm-i Sâfii Halkı toplayıp cariyesinden şarkı dinleten kimse, şahitliği kabul edilmez bir sefihdir» der.

imâm-ı şafii , kamışla trampet çalmayı kerih görür. Bu Kur'an-ı Kerim'i dinlemekten alıkoymak için, zındıkların icâd ettiği bir hareketdir demiştir.

imâm-i Safii buyurdu Peygamber Sünneti'nin ışığında tavla oynamak  mekrûhdur. Satranç oynamayı da hoş karşılamam.
*
Bütün oyun çeşitlerini mekruh görürüm. Çünkü oyun, dindarlara ve mürüvvet sahiplerine yakışan bir iş değildir.»

imâm-ı Mâlik şarkı söylemeyi yasaklayarak İnsan bir câriye satın alsa da sarkıcı olduğunu görse, yaptığı alış-verisi tek taraflı olarak bozup cariyeyi geri verebilir» der

imâm-i Azâm' şarkı dinlemeyi günâh görüp, mekruh saymıştır.
Süfyan-Üs Sevrî, ve Küfe'li âlimler de bu görüştedirler.

Ebû Tâlib-i Mekkî âlimlerin şarkı dinlemeyi mubah saydıklarını naklederek «Sahabelerden Cafer. Zübeyr Sube. Muâviye ve başkaları şarkı dinlemişlerdir. der

ilk Müslümanlar arasında sahâbi ve tabiin şarkıyı mahzur görmemişler. İleri gelen Hicâzlılar Mekke'de Teşrik ve ibâdet ile geçirilen günde  bile şarkı dinlerlerdi

Medine'liler ve Mekkeliler de halka sûfiler için hazırlanmış besteler çalan cariyeleri vardı. Cüneyd-ül Bagdadî, Sirri Sakati ve Zunnûn-u Misrî şarkı dinlerlerdi» denilmiştir

Abdullah ibni Cafer ra şarkı dinler, sadece şarkı dinlerken oynamayı caiz görmezdi.»

Yahya ibni Muâz buyurdu ki: «Biz üçseyi kaybettik, göremiyoruz iffet ile birlikte yüz güzelliği, Dine bağlılıkla birlikte güzel söz Vefa ile birlikte dostluk»

kimi alimler Kıyamet günü şarkı dinlemek sevap mı günah mı  sayılır sorusuna şu cevabı verirdi, ne sevap ne de günâh amellerden
olup boş söz söylemeye benzer. Ulu Allah maksatsız  yeminlerden dolayı sizi mesûl tutmaz demişler


Peygamber'imiz (S.A.S) buyuruyor

Dayanaksız olarak ortaya çıkarılan yeni şeylerden kaçınınız. Çünki dayanaksız ortaya atılan her yenilik bid'attir Her bid'ât  sapıklıktır, cehenneme sürükler."

dinimizde kim olmayan bir yenilik ortaya atarsa, ileri sürdüğü yabancı yenilik, reddedilmiştir.»

Benim ve benden sonra gelen Raşid halifelerimin sünnetinden yolundan ayrılmayınız.»

hadisler, Kur'ân'i Kerim´e. Sünnete ve ileri gelen âlimlerin görüş  birliğine aykırı düşen her yeniliğin kabul edilmez bir bid'ât olduğunu belirtir.
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Dini söz ve kitaplar
Ağaca bir balta vurmuşlar: Neyleyeyim, sapı bendendir" demiş. Necip Fazıl Kısakürek

Bir ağacın yenilen yemişi, o ağacı dikenin sadakası olur. Hadis-i Şerif

Bir kimse ağaç dikerse muhakkak Allah ona o ağacın meyvesi kadar ecir ve sevap verir. Hadis-i şerif

Meyve veren ağaca balta vurmazlar. Atasözü

Meyvesinden ve gölgesinden halkın yararlanacağı bir ağacı kesen kimseyi Cenabı Hak cehenneme atar. Hadis-i Şerif

Kavak ağacını beğenen pek az kişi gördüm; çünkü dosdoğrudur da ondan. Cenap Şahabettin

Orman seni düşman gözünden saklar. Atasözü

Ormanlarımdan bir dal kesenin başını keserim. Fatih sultan Mehmed

Saçsız adam ne ise ağaçsız şehir odur. Ali Naci Karacan

Tomurcuk derdinde olmayan ağaç, odundur. Necip Fazıl Kısakürek

Allah'ım! İnsanlar Seni verdiğin nimetler yüzünden severler;
Bense Seni verdiğin belalar yüzünden severim Hallac-ı Mansur

Maddi hayata meyledenler için hayat deniz suyunu içmeye benzer;
içtikçe susarlar susadıkça içerler.
Muhyiddin Arabi




"Kalbin selâmeti, Allah'dan başkasına yönelmemektedir.
İmam-ı Rabbani Hz.


“ALLAH Sevdiği Kulunu, Kullarına da Sevdirir..”Hz.Ömer (r.a.)


Üç şeyden kork ; Allah'tan, nefsinden, Allah'tan korkmayandan.

Muhyiddin İbnü'l-Arabî

Hürmetler karşılıklıdır.

Sabırla öfkesini yutanın kalbine emniyet ve imanın dolacağını da unutma.

Muhyiddin İbnü'l-Arabî

Eğer İşin sonundan korkar, nasıl sona ereceğini bilemezsen, Kur'an, oku

Rabbimiz, bizi doğru yola erdirdikten sonra kalplerimizi eğriltme, katından bize rahmet bağışla; şüphesiz sen sonsuz bağışta bulunansın."

Rabbimiz, doğrusu geleceği şüphe götürmeyen günde, insanları toplayacak olan sensin. Şüphesiz ki Allah verdiği sözden caymaz."

Muhyiddin İbnü'l-Arabî

İstemek kavuşmanın müjdecisidir. Yanıp yakılmak da kavuşmanın başlangıcı demekdir. (İmam-ı Rabbani)


dünyada verilen meskenlerin akibetinin harabe, süslü püslü
elbiselerin paçavra, nikâhlanılan eşlerin sonu çürümek ve yiyecek ve
içeceklerin de akibeti pislik olduklarını görmez misin!...

Ey Rabbim bize dünyanın aldatıcı olan bu güzelliklerine gönül
bağlamamayı ihsan et ve bizi afiyet üzere daîm eyle!. AMİN.

(Muhyiddin-i Arabi Hz.)


Dini hükümIeri kendi akIıyIa anIamak ve akIı ona rehber etmek isteyen, peygamberIiğe inanmamış oIur. OnunIa konuşmak akıI işi değiIdir.

İmamı Rabbani Hz.

“Yaptıklarınızı ALLAH için yapmıyorsanız; Boşuna Yorulmayın..!”

Dünyaya Ihtiyacın Kadar Baglan!
Kalbden Sevme Nasibin Neyse Gelir, Üzülme..!!!

- Abdulkâdir Geylânî

Allah'a giden yolda halk yoktur, insanlar yoktur, fani şeyler yoktur, sebepler yoktur ,malum yoktur, cihet, yön yoktur, kapı yoktur...
Sultân Abdulkâdir Geylâni ks


Senden istifade ettiği şeyden dolayı seninle arkadaşlık edene itibar etme.

istifade ettiği şeyden dolayı seninle arkadaşlık edene itibar etme.
bu arkadaşlık umduğu şeyi elde ettikten sonra biter.


Allah için seninle arkadaşlık edene güven, itibar et. Allah için arkadaşlık ettiğinin belirtisi
nasihat etmesi ve hakkı kabul etmesidir.

{ Muhyiddin İbn Arabi (ks) }

Abdulkadir Geylani

"Seni eksiğinle, kusurunla, günahınla, sevabınla, hakikaten sevenin, ALLAH " olduğunu bilseydin başkalarına kulluk etmezdin."
*
hata işledin, yanlış yaptın diye terketmeyen Seni eksiğinle, kusurunla, günahınla, sevabınla, hakikaten seven sadece "ALLAH "
*
Müminin adeti önce düşünüp sonra konuşmaktır. Münafık ise önce konuşur, sonra düşünür.
*
İnsan Allah’a kalıbıyla değil, kalbiyle ibadet eder.
*
Kalp Kitab ve Sünnete göre amel ederse kurbiyet (yakınlık) kazanır.
*
Kalp kurbiyet (yakınlık) kazanınca da neyin kendi lehine ve aleyhine, neyin Allah için veya başkası için, neyin de hak ve batıl olduğunu bilir ve görür.

ABDÜLKADİR GEYLANİ’DEN (K.S.)

Allah kuluna çok fazla soru sormaz, sadece şunu sorar:
Ben seninleydim, sen kiminleydin ?

Cüneyd-i Bağdâdî Hz. (k.s)

" Tasavvuf, Hakk’ın, seni senden öldürmesi ve seni Kendisiyle diriltmesidir."

Cüneyd-i Bağdadi




Akşemsettin sözleri

Kendini noksan gören kişi, olgunlaşmaya 10 atla koşar.

Kendini olgun sanan kişi bu zan sebebiyle Allah cc.’ya ulaşamaz.

Hasedi terk et, kendini başkalarına medh etme.

Ne mutlu o kimseye ki, kendi ayıbını görür.

Yürü, mezarlıkta sessizce otur. O söz söyleyip şimdi susmuşları gör! Onların topraklarını bir renkte, bir halde görürsün, ama halleri bir değildir ki…

Nerede akarsu varsa orada yeşillik vardır. Akan gözyaşının olduğu yere de rahmet gelir.

Akıllı isen yalnız başına yolculuğa çıkma. Kimsenin kalbini kırma.

Düşen şeyi alıp (temizleyerek) yersen fakirlikten kurtulursun.

Nâmahreme (harama) bakma, harama bakmak gaflet verir

Senden üstün olan kimsenin önünden yürüme.

Dünyanın mutluluğuna mağrur olma. Kimsenin nimetine haset etme.

Edepli, mütevazı (alçak gönüllü) ve cömert ol.

Cünüp kimse ile yemek yemek keder verir.

Gece uyanık ol, seher vakti Kur’an-ı Kerim oku. Zikrin dâima Hamd-i Hüdâ Allahü Teâlâ’ya hamd olsun.

Ömrüm uzun olsun dersen, kimseye kızma, eziyet etme.

Çok uyumak kazancın azalmasına sebep olur.

Yalnız bir evde yatmaktan sakın. Çıplak yatmak fakirliğe sebep olur

Nice bilginler vardır ki gerçek bilgiden, hakiki irfandan nasipsizdirler. Bu ilim sahipleri, bilgi hafızıdır, bilgi sevgilisi değil.

Balığa denizden başkası azaptır.
Ben hürriyeti kulluğa satmam.

Her işe besmele ile başla. Nimete şükür, belâya sabret.

Adalet nedir? Ağaçları sulamak.. Zulüm nedir? Dikene su vermek…

Nice kişiler vardır ki dizimin dibindedirler, ama benim için sanki Yemen’dedirler. Yemen’de olan niceleri de vardır ki, sanki dizimin dibindedirler.

Şunu iyi bil ki safları yaran, her şeyi yenen aslanla savaşmak kolaydır, gerçek kahraman odur ki, önce kendi nefsini yener.

Bir şeyi bulunmadığı yerde aramak, hiç aramamak demektir.

Ey asker… Biliniz ki, bu fetih, Cenâb-ı Hakk katında size ve Sultan II. Mehmet Han’a takdir kılınmıştır. Kim ki şüphe eder, imandan sapmış olur.

Kanaatten hiç kimse ölmedi, hırsla da hiç kimse padişah olmadı.

Fakire verilen, daha onun eline geçmeden Allah cc’ya ulaşır.

İçteki kirleri, su değil,
gözyaşları temizler.

Sende iyi olan ne varsa
dostuna da onu ver.

Bal yiyen arıcı arısından gocunmaz.

Tuzağa saçtığın taneler cömertlik sayılmaz.

Allah ile olduktan sonra, ölüm de ömür de hoştur.

Bazı insanlar vardır ki selâm verir is kokusu gelir. Bazıları da vardır selâm verirler ve onların selâmından misk kokusu gelir.

Akşemseddi’nin Sultan Mehmed’e
Istanbulun Fethi için ettiği dua;
Ya Rab! Ümmetini sevindir ordun kâfiri kuşattı. Kanını sel gibi akıttı. Onları mücadelede yalnız bırakma!

Akşemseddi’nin Sultan Mehmed’e
Istanbulun Fethi için ettiği dua
Ya Rab ümmete yardımlarını esirgeme. Onları kâfirlere karşı muzaffer kıl!

Akşemseddi’nin Fatih Sultan Mehmed’e ettiği dua; İstanbul Fethedilmesi için; Ya Rab! Ümmetini sevindir. ordun kâfiri kuşattı. Kanını sel gibi akıttı. Onları yalnız bırakma! İslam ümmetine yardımlarını esirgeme. Onları kâfirlere karşı muzaffer kıl!



Tasavvuf, sevgilinin kapısından kovulunsa da orada yerleşmektir.
[Maruf Kerhi]

Maşuk madem sevgilinin kapisina gelebilmiştir o halde arkasında tek bir kapı kalmamıştır...kovulsa bile bunu bir lutuf görüp o kulptan ayrılamayacaktır...


Bütün kuvvetinizi ihlasta ve hakta bilmelisiniz. Evet kuvvet haktadır ve ihlastadır.

Haksızlar dahi, haksızlıkları içinde gösterdikleri ihlas ve samimiyet yüzünden kuvvet kazanıyorlar.

BEDİÜZZAMAN / Lemalar

Ulu Mevlânâ buyuruyor ki Kur'an-ı Kerim her âyetin mânâsı şudur Ey Kulum! Benden başkasından ilgi ve alakanı kes! Başkasında bulacağın her şeyi minnet etmeksizin benden bulursun.

Ulu Mevlânâ buyuruyor ki Kur'an-ı Kerim her âyetin mânâsı şudur
benden bulacağın ve elde edeceğin şeyleri, hiç kimseden elde edemezsin.

Ulu Mevlânâ buyuruyor ki Kur'an-ı Kerim mânâsı şudur Ey bana yapışıp sarılan kimse! Bana daha fazla sarıl ve daha fazla yapış!"


Her şey, her şey şu tek müjdede;
Yoktur ölüm, Allah diyene
Canım kurban, başı secdede,
İki büklüm, Allah diyene
Benim gönlüm Allah diyene...

Necip Fazıl Kısakürek


RABBİME muhabbet ve nuruna emanet olun, dualarınızı beklerim.

Yollar boşaldı artık,
Yolcular buldu vaha
Yolcular gitmesede
yollar gider ALLAHA




Rasûlullah (s.a.s) şöyle buyurdu "Yatsı namazını cemaatle kılan kimse o gecenin yarısını namaz kılmakla geçirmiş gibidir.

Rasûlullah (s.a.s) şöyle buyurdu
Yatsı ve sabah namazını cemaatle kılan kimse o gecenin tamamını namaz kılmakla geçirmiş gibi sevab alır"


"Yaradılanı severim yaradandan ötürü" Yunus Emre

Başkaları gene evlerine gitti;
biz kaldık, sen kaldın,
bir de uzayıp giden aşk kaldı.
Mevlana Celaleddin-i Rumi (ks)

imam gazali kalplerin keşfi

Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor

Kim iyi çığır açarsa hem kendi hem de Kıyamete kadar o çığırdan gidenlerin sevabı üzerine olur.

kim kötü çığır açarsa hem kendi günahı ve hem de Kıyamet Günü'ne kadar o çığırdan gidip kötülük isteyenlerin günahı üzerine olur."


Hiç şüphesiz, bu benim yolumdur
Ona girin. Yan yollara sapıp ondan ayrılmayın.

işte Allah (C.C) size bunları emrediyor ki, kötülüklerden sakınasınız » (En´am - 153)

Bilesiniz ki. Hak Yol tektir. Özü hidâyettir. Cennete ulaşır.

Şeytan bir çok yan yollar ortaya atmıştır. Hepsi de sapıktır. Varış yerleri de cehennem'dir

Peygamber'imiz bir gün bir çizgi çizdi Bu Allah'ın doğru yoludur yanına bir kaç çizgi daha çizdi ve Bunlar çesitli yollardır, her birinde şeytan durur kendine çağırır diyip şu âyeti okudu benim doğru yoluma girin. yan yollara sapıp Allahın Yolu'ndan ayrılmayın. Allâh. kötülükden sakinasiniz diye size emreder»(Bakara - 188).

yanyollar, sapıklıktır » Yahudilik. Hıristiyanlık, ateşperestlik ve sapık dinler şahsî arzu inâda kapılarak sapıklık ve bid'âtlar didişmelere kendilerini kaybedenlerin yolları olan yönelmelerdir.»

Peygamberimiz (S.A.S.) buyuruyor

Sünnetimden yüz çevirenler, benden değildir.»
*
Gök yüzünün altında tapılan putlardan Allah'ın en çok gücüne gideni nefsi arzulara tapılmasıdır.»
*
Hiç süphesiz, en hayirli söz. Allah'ın Kitabı, en hayırlı yol Muhammed'in (S.A.V) gittiği, yoldur.
*
En fena şeyler, dayanaksız olarak sonradan ortaya konanlardır. Her bid'ât bir sapıklıktır.
*
Sizin hakkınızda en çok korktuğum şey, midelerinizin ve cinsî
organlarınızın arzuları ve nefsi isteklerin sapıkloklarıdır.
*
Dayanaksız olarak sonradan ortaya atılan şeylerden sakınınız. Çünki dayanaksız olarak ortaya atılan her değişiklik bir sapıklıktır.
*
Ulu Allâh, bid'atçinin ne orucunu, ne haccını, ne ümresini, ne cihadını ne de herhangi bir tasarruf ve adaletli uygulamasını kabul etmez.
*
Hamurdan kilin sıyrılması gibi bid'âtçı da islâm'dan çıkar.
*
Sizi gecesi gündüz gibi olan aydınlık bir anayol üzerinde bırakıyorum. Helak olmaya
yönelenlerden başka hiç kimse ondan sapmaz.
*
Her hayatın bir amacı, her amacın bir zaafı vardır. Amaci sünnetim olanlar hidâyete ermişlerdir Amacı başka olanlar de helak olmuşlardır.
*
ümmetim hakkında üç seyden korkarım Âlîmin sapıklığı Nefsin arzularına uymak Zâlim idare."

Kim arkadaşına, Gel kumar oynayalım derse, sadaka versin.

Tavla oynayip arkasından namaza duran kimse domuz kanı ve irin le abdest alıp namaza duran kimse gibidir Yani, namazı kabul olunmaz.

Peygamberimiz tavla oynayanlarla karşılaşınca Kalbler eğlencede, eller işliyor. Ve diller boş sözler söylüyor." buyurur.

Kumar, satranç, tavla ve benzeri haram oyunlar oynayanlara selâm vermeyin, selâm almayın.»

Şu üç şey Meysirdendir. Kumar, zar atmak ve hamamda ıslık öttürmek

Hz. Ali bir gün satranç oynayanlara buyurdu ki Nedir bu oturduğunuz putlar? Allâh adina yemin ederimki birinizin yanar kor avuçlayarak sönünceye kadar avucda tutması bunlara değmekten hayırlıdır Allah adına yemin ederim ki, sizler başka şeyler için yaratıldınız

Satranç oynayanlar, en yalancı kimselerdir. Öldürülmediği halde «öldürüldüm» derler. Ölmediği halde «öldüm» derler.

Ebû Musa el-Es'âri buyurur ki.
Satrancı ancak günahkârlar oynar.

çalgı âletleri Haram olanlar. Bunlar ud, tanbur, düdük ve davul - zurna gibi şarkı okuyucularına eşlik eden âletlerdir.

çalgı âletleri Mekruh olanlar. Bunlar tek başına çalınmadığı halde şarkıcıyı coşturan kaval ve kemençe gibi âletlerdir.

çalgı âletleri Mübâh olanlar. Bunlar eglence âleti değil de boru ve harb davulu gibi haberlesme âletleri ile nikâh için çalınan tef gibi toplantı ve herhangi bir hususu ilân etmek için kullanılan âletlerdir
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.