You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Çocuklar Için Dini Hikayeler

Çocuklar Için Dini Hikayeler

Uzman
Çocuklar Için Dini Hikayeler
DÜRÜST TÜCCAR
Büyük bir ilim adamı olan Ebu Hanife aynı amanda kumaş ticaretiyle uğraşan bir esnaftı.Bir akşam üzeri dükkanına iki müşteri geldi.Kumaş toplarından birini beğendiler;fakat kumaşları ancak sabah alabileceklerini,parasınıda sabah ödeyeceğini söyleyerek ayrıldılar. Sabah olunca dükkana erkenden gelen başka bir müşteri tezgahın üzerindeki kumaşı beğendi ve almak istedi.Ebu Hanife,(Bu kumaş satıldı.Siz başka bir kumaşa bakın.)diyerek adamın isteğini geri çevirdi.Ancak adam o kumaşıiki kat para vererek almak istedi.Ebu Hanife,tekrae(Bu kumaş satıldı) diyerek teklifi reddetti.Müşteri ısrarlıydı ve bu defa kumaşın değerinin üç katı para teklif etti.Bunun üzerine Ebu Hanife,(İsterseniz değerinin yüz katını verin,yinede bu kumaşı size veremem.Çünkü ben bu kumaşı başka müşterilere sattım.,sözümden dönemem.)diyerek adamın isteğini geri çevirdi.
[Resim: 26064.gif] [Resim: 25448.png]
------------------------------------------------------------------------

Cok güze bir gece...
Bunu ilk beğenen sen ol.
Uzman
Cvp: Çocuklar Için Dini Hikayeler
HER CANLIYA İYİLİK


Bir adam yolda yürürken çok susadı.Yol üzerinde bir kuyuya inip su içti.Suyunu içtikten sonrasusuzluktan dili damağına yapışmış bir köpeğin yaklaştığını gördü.Kendi kendisine (Bu köpekde çok susamış.)deyip köpeğe su içirdi.Yüce Allah bu kişinin davranışından memnun kaldı. Hz.Peygamber bu olayı anlattıktan sonra kendisini dinleyen sahabelerden bazıları: -Ey Allah\'ın resulü,yani bize hayvanlara yaptığımız iylikler için de sevap var mıdır? diye sordular. Peygamberimiz: -Evet,her canlıya yapılan iylikte sevap vardır. diye buyurdu.
[Resim: 26064.gif] [Resim: 25448.png]
------------------------------------------------------------------------

Cok güze bir gece...
Bunu ilk beğenen sen ol.
Uzman
Cvp: Çocuklar Için Dini Hikayeler
Hz.Peygamberimizin Veda Hutbesi (Herkes Okumalı)

Ey insanlar! Sözümü iyi dinleyiniz! Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha buluşamayacağım. Ey İnsanlar! Bugünleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise, bu beldeniz nasıl mukaddes bir belde ise, Rabbinize kavuşuncaya kadar kanlarınız, mallarınız, ırzlarınız da öylece mukaddesdir, her türlü taaddî ve tecâvüzden masun, birbirinize haramdır. Ey Eshâbım! Yarın Rabbinize kavuşacaksınız ve bugünkü her hâl ve hareketinizden muhakkak sorulacaksınız. Sakın, Benden sonra, eski dalâletlere dönüp de birbirinizin boynunu vurmayınız!... Bu vasiyetimi burada bulunanlar, bulunmayanlara tebliğ etsin. Olabilir ki bildirilen kimse, burada bulunup da işitenden daha iyi anlayarak muhâfaza etmiş olur. Ey Eshâbım! Kimin yanında bir emânet varsa onu sâhibine versin. Borç mutlaka yerine verilecektir. Kiralanan şey sâhibine iâde edilecektir. Hediyeler, hediye ile karşılanır. Başkalarına kefil olanlar, kefâletin mes\'ûliyetini de üzerine almış olur. Câhiliyet devrine âit fâizin her çeşidi mülgâdır, ayağımın altındadır. Lâkin, borcunuzun aslını vermek gerektir. Ne zulmediniz, ne de zulm olununuz. Allâh\'ın emri ile fâizcilik, artık yasaktır. Câhiliyyetten kalma bu çirkin âdetin her türlüsü ayağımın altındadır. İlk kaldırdığım fâiz; Abdülmuttalib\'in oğlu amcam Abbas\'ın fâizidir. Ey Eshâbım! Câhiliyet devrinde güdülen kan dâvâları da kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan dâvâsı; Abdulmuttalib\'in torunu Rebîa\'nın kan dâvâsıdır. Câhiliyyetten kalan örf ve âdetler de kaldırılmıştır. Ancak, Kâbe\'ye dâir sidânet (hizmetçilik) ve hacca gelenlere sâkilik yapma âdetleri bâkidir. Kasıtla öldürülen, kısas edilecektir. Sopa ve taşla öldürülen ise kasten öldürülmüşe benzer. Sopa ve taşla öldürülenin yüz deve diyet hakkı vardır. Bunu arttıran câhiliyyet devrinin insanı gibidir. Ey İnsanlar! Artık şeytan, sizin şu topraklarınızda nüfuz ve saltanatını kurmak kudretini ebediyyen kaybetmiştir. Fakat, size bu saydığım şeyler haricinde, küçük gördüğünüz işlerde ona uyarsanız, onu memnun edecektir. Dîninizi korumak için bunlardan hazer ediniz. Ey İnsanlar! Haram ayların yerlerini değiştirip ertelemek, inkarcılıkta gerçekten ileri gitmektir. Kâfirler böylece sapıyorlar. Allâh\'ın haram kıldığı ayların sayısına uydurmak için onu bir yıl haram, bir yıl helâl sayıyorlar. Böylece, Allâh\'ın haram kıldığını helâl saymış oluyorlar. Zaman, Allah (C.C.)\'nün gökleri ve yeri yarattığı günden bu yana aynı şekilde devam ediyor. Hakîkatte, Allah katında ayların sayısı, gökleri ve yeri yarattığı günden bu yana 12 aydır. Bu hakîkat, Allâh\'ın kitâbında mevcuttur. Bu aylardan dördü, harem aylarıdır. Bunlardan üçü, birbirini tâkip ederler. Yalnız biri tekdir. Birbirini tâkip edenler; Zilkâde, Zilhicce ve Muharrem\'dir. Cemaziyel-Âhir ile Şaban arasında bulunan Recep ayı ise tek olan harem aydır. Ey İnsanlar! Kadınlara hayırla muâmele etmenizi ve Allah\'dan korkmanızı tavsiye ederim. Çünkü onlar emriniz altındadır. Siz kadınları Allah emâneti olarak aldınız ve onların nâmuslarını ve iffetlerini Allah adına söz vererek helâl edindiniz. Şunu biliniz ki; Sizin kadınlar üzerinde haklarınız, onların da sizin üzerinizde hakları vardır. Sizin kadınlar üzerindeki haklarınız; yatağınızı yabancılardan korumaları ve müsâadeniz olmadıkça, hoşlanmadığınız bir kimsenin evinize girip, oturmasına müsâade etmemeleridir. Hiçbir kadın erkeğinin izni olmaksızın evinden bir şey harcayamaz! (Eshâbdan bâzıları; «Yemek de mi veremez?» deyince, Rasûlullah (S.A.V.) şöyle buyurdu: «Yemek insanların en üstün malıdır».) Şâyet kadınlarınız, bu yasaklardan birini yaparlarsa; onlardan ayrı yatın ve yaralamadan, berelemeden dövüp vazgeçirin. Eğer size itaat ederlerse, onların aleyhine yürümek için başka yol aramayın, daha ilerisine geçmeyin. Kadınlarınızın da sizin üzerinizdeki hakları; mağruf olan şekliyle (şer\'i ahkama göre), her türlü yiyecek ve giyeceklerini temin etmenizdir. Kölelerinize [5] gelince; onlara yediğinizden yedirmeğe, giydiğinizden giydirmeğe dikkat ediniz. Affedemeyeceğiniz bir hata yaparlarsa asla eziyet etmeyiniz! Onları satılığa çıkarınız. Çünkü onlar da Allâh\'ın kullarıdır. Ey Mü\'minler! Sözümü iyi dinleyiniz, iyi anlayınız ve iyi muhafaza ediniz! Muhakkak ki Rabbiniz birdir. Babalarınız da birdir. Hepiniz Âdem\'densiniz, Âdem (A.S) da topraktandır. Müslüman Müslümanın kardeşidir ve böylece bütün Müslümanlar kardeştirler. Allah katında en hayırlınız, Allah\'dan en çok korkanınızdır. Arabın Aceme, Acemin de Arapa, sarı ırkın siyah ırka, siyah ırkın da sarı ırka üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvâ iledir. Din kardeşlerinize âit olan herhangi bir hakka tecâvüz, başkasına helâl değildir. Meğer ki gönül hoşluğu ile kendisi vermiş olsun. Haksızlık da yapmayın! Haksızlığa boyun da eğmeyin! Ey Eshâbım! Nefislerinize de zulmetmeyiniz. Nefislerinizin de üzerinizde hakkı vardır. Ey İnsanlar! Allah\'dan korkun. Halîfe olarak başınıza; burnu kulağı kesik bir köle dâhi seçilmiş olsa, Allâh\'ın Kitâbı\'yla hükmettiği müddetçe onu dinleyin ve ona itaat edin. Ey İnsanlar! Allah, her hak sâhibine hakkını Kur\'ân\'da vermiştir. Vâris için vasiyyete lüzum yoktur. Mirasçının haricinde olanlara vasiyyetse, terekenin (geride bıraktığının) sâdece üçte biri hududunda caizdir. Çocuk kimin döşeğinde doğmuş ise, ona âittir. Zinâ eden için mahrûmiyyet vardır. Bunların hesapları Allâh\'a âittir. Babasından başkasına neseb iddiâ eden soysuz veya efendisinden başkasına intisâba kalkan nankör, Allâh\'ın gazâbına, meleklerin ve bütün insanların lânetine uğrasın! Cenâb-u Hakk, bu gibi insanların ne tövbelerini, ne de adâlet ve şehâdetlerini kabul eder. Böyle bir kişiden ne mal, ne de can fedâkârlığı kabul edilemez! Ey İnsanlar! Her suçlu kendi suçundan bizzat kendisi mes\'ûldür. Hiçbir babanın işlediği suçun cezâsını evlâdı çekemez. Hiçbir evlâdın suçundan da babası mes\'ûl edilemez. Ey İnsanlar! Size bir emânet bırakıyorum ki siz ona sıkı sarıldıkça yolunuzu hiç şaşırmazsınız! O emânet, Allâh\'ın Kitâbı Kur\'ân ve O\'nun Elçisinin Sünnetleridir. Ey Mü\'minler! Allah\'dan korkun! Beş vakit namâzınızı kılın! Ramazan ayındaki oruçlarınızı tutun! Mallarınızın zekâtını verin! Sizden olan emirlerinize itâat edin ki Rabbinizin cennetine giresiniz. Ey İnsanlar! Ben, hepinizden önce Kevser Havuzu\'na varacağım. Sizin çokluğunuzla diğer ümmetlere iftihar edeceğim. Benim yüzümü kara etmeyin. Ben birtakım insanları kurtaracağım. Bir takımları da benim kendilerini kurtarmamı isteyecekler, Ben; \"Yâ Râb! Bunlar, Benim Eshâbımdandır, bunlar da «ÜMMETİM» diyeceğim. Allâhü Teâlâ ise; \"Sen, onların Senden sonra ne yaptıklarını bilmezsin!\" diyecek. Ey Nas! Aşırı gitmekten sakının. Geçmiş ümmetlerin mahvolmalarının sebebi; dinde aşırı gitmeleri idi. Hac usullerini benden öğrenin! Bundan sonra Rasûlülllah, uzunca DECCAL\'ı anlattı. Nihâyet şöyle buyurdu: Allâh\'ın gönderdiği her peygamber, ümmetini bu Deccal ile korkuttu. Nuh ve O\'ndan sonra gelen peygamberler de bu Deccal ile ümmetlerini korkuttular. Deccal sizin devrinizde çıkacak. Şâyet Deccal\'ın alâmetlerinden bir kısmını bilmiyorsanız, Rabbinizi de bilmiyor değilsiniz. (Rasûlüllah bu sözü üç kere tekrar buyurdular.) Sizce mâlûmdur ki Rabbiniz\'in bir gözü kör değildir. Halbûki Deccal\'ın bir gözü kördür. Onun kör olan gözü üzüm tanesi gibi dışarı fırlamıştır. Ey Nâs! Yarın Beni sizden soracaklar. Ne diyeceksiniz? Risâletimi tebliğ ettim mi? İlâhi vazîfemi yaptım mı?\" Bütün Eshâbı Kirâm; \"Evet, yemin ederiz, Allâh\'ın risâletini tebliğ ettin, vazîfeni yaptın. Bize vasiyyet ve nasîhatte bulundun. Böylece şehâdette bulunuruz.\" dediler. (Bunun üzerine Rasûlü Ekrem (S.A.V.) mübârek şehâdet parmağını göğe kaldırıp sonra da cemâat üzerine çevirip indirerek ŞÂHİD OL YÂ RAB! ŞÂHİD OL YÂ RAB! ŞÂHİD OL YÂ RAB!
[Resim: 26064.gif] [Resim: 25448.png]
------------------------------------------------------------------------

Cok güze bir gece...
Bunu ilk beğenen sen ol.
Uzman
Cvp: Çocuklar Için Dini Hikayeler
Vefasız Nu’man

Sevgili çocuklar. Şüphesiz, “Mutluluk Çağı”nın çocuklarına ait hatıralar buraya kadar aktardıklarımızla bitmiyor… Daha kimler var o güzel günlerin anısını içlerinde yaşatan ve sonradan bunları aktaran… İşte bir başka örnek…



“Mutluluk Çağı”nın çocukları bazen çocukluk duygusuyla hatalı davranışlarda da bulunabiliyorlarmış… Sözgelimi, Peygamberimiz kendilerine bir hediyede bulunarak onu bir başkasına götürmesini istermiş…

Çocukluk bu ya? Bazen onun bu isteğini yerine getirmede, bazı çocukların gereken özeni göstermedikleri zamanlar olurmuş. Konuyla ilgili olarak, Beşir adlı sahabinin oğlu Numan, şöyle bir hatıra yaşamış:

“Peygamberimize Tâif üzümünden bir miktar hediye gelmişti. Beni çağırarak: “Numan şu salkımı al annene götür” dedi. Aldım, fakat yolda giderken hepsini yedim bitirdim. Birkaç gün sonra beni görünce sordu: “Salkımı ne yaptın, annene ulaştırdın mı?” “Hayır,” dedim. Bunun üzerine bana : “Seni gidi vefâsız seni,” dedi.

Her ne kadar Nu’man’a, “Seni gidi vefâsız seni” diyerek, onun yaptığı bu çocukça hatayı hoş görmüşse de, Peygamberimiz, Müslüman’ın her zaman dürüst olması gerektiğini söylermiş. O, konuyla ilgili olarak yüce Allah’ın ayetlerini hatırlatırmış.

Ayrıca Peygamberimiz, şakayla da olsa yalan söylenmesine kesinlikle razı değilmiş. Bu konuda bir hatırası olan Âmir isimli sahabinin oğlu Abdullah bakın neler anlatıyor:

“Peygamberimiz bir gün bize misafir olarak gelmişti. Annem beni çağırarak: “Gel de sana bir şey vereyim,” dedi. Peygamberimiz: “Ona ne vermeyi düşünmüştün?” diye sordu.

Annem de: “Ona hurma vermek istemiştim,” diye cevapladı. Bunun üzerine Peygamberimiz: “Şunu bil ki, çağırıp da ona bir şey vermeseydin, sana bir yalan günahı yazılırdı,” dedi.
[Resim: 26064.gif] [Resim: 25448.png]
------------------------------------------------------------------------

Cok güze bir gece...
Bunu ilk beğenen sen ol.
Uzman
Cvp: Çocuklar Için Dini Hikayeler
Küçük Yaramaz Râfi

Sevgili çocuklar, “Mutluluk Çağı’nın mutlu çocukları arasında yaramazlığı ile ün salanlarda varmış. Şimdi bunlardan biri olan haşarı Râfi’nin, başına gelenleri aktaralım sizlere…



Hurmaların yeni yeni olgunlaştığı günlerden birinde, küçük bir çocuk hurma ağaçlarını taşlamaktaymış. Amr isimli sahabinin küçük oğlu Râfi’den başkası değilmiş bu haşarı ve sevimli çocuk… Sonunda, bahçe sahibi onu yakalayıp, hiçbir şey yapmadan doğruca Peygamberimizin huzuruna getirmiş…

Düşünün bir kere sevgili çocuklar. Suçlu olarak Peygamberimizin karşısına çıkarılmak o kadar kolay mı? Gerçekten de Râfi, utancından ne yapacağını şaşırmış, yüzü kızarmış, başını önüne eğmiş. Peygamberimiz onu bu halde görünce hemen gülümsemiş ve Râfi’nin saçlarını okşayarak:

- Yavrucuğum! Niçin hurma ağaçlarını taşlıyorsun, diye sormuş. Râfi, büyük bir utangaçlık içinde, mahcup bir edâ ile, sadece: “Acıkmıştım, Ey Allah’ın Resulü! Karnımı doyurmak istemiştim,” diyebilmiş.

Bunun üzerine sevgili Peygamberimiz, ipek yumuşaklığındaki tatlı ve sevecen sesiyle: “Bir daha ağaçları taşlama yavrum. Ama istiyorsan, altına düşenleri alıp yiyebilirsin,” diyerek Râfi’yi salıvermiş. Ardından da onun için “Allah’ım bu yavrunun karnını Sen doyur” diye duada bulunmuş.

Böylece Râfi çok rahatlamış… Çünkü, o hem Peygamberimizin duasını, hem de ağaç altına düşen hurmaları yiyebilme iznini almış…
[Resim: 26064.gif] [Resim: 25448.png]
------------------------------------------------------------------------

Cok güze bir gece...
Bunu ilk beğenen sen ol.
Uzman
Cvp: Çocuklar Için Dini Hikayeler
Yüzü Yaşlanmayan Sahabi

Sevgili çocuklar, zaman zaman Peygamberimizin, çocuklarla çeşitli şekillerde şakalaştığından bahsetmiştik hatırlarsanız. İşte Rebi isimli sahabinin oğlu Mahmud, ilgi çekici bir şakalaşma hatırası yaşamış sevgili Peygamberimizle…



İlerlemiş yaşına rağmen, yüzü hiç yaşlanmayan Mahmud isimli bu sahabiye, çevresindeki insanlar: “Nasıl oldu da yüzün böyle genç kalabildi?” diye sormuşlar. O da yaşamış olduğu hatırasını şöyle anlatmış:

“Küçük bir çocuktum. Bir gün sokakta oynarken Peygamberimizin yanımızdan geçtiğini gördüm. Bu sırada Peygamberimiz durdu ve orada bulunan bir kovadan ağzına su alarak benim yüzüme püskürttü. Doğrusu çok neşelenmiştim.

Herhalde Allah, sevgili Peygamberimizin mübarek ağzından çıkan suyla ıslandığı için benim yüzümü yaşlandırmadı…”
[Resim: 26064.gif] [Resim: 25448.png]
------------------------------------------------------------------------

Cok güze bir gece...
Bunu ilk beğenen sen ol.
Uzman
Cvp: Çocuklar Için Dini Hikayeler
Küçük İmam Amr

Sevgili çocuklar, Peygamber Efendimiz, insanlar içinde bilgin olanlara ayrı bir değer verir, onları yüceltirmiş. Daha önce, onsekiz yaşındaki Üsâme’yi komutan tayin ettiğini anlatmıştık sizlere… Şimdiki örneğimiz ise, daha küçük yaşlardaki bir sahabiye ait…



Seleme’nin oğlu Amr ismili sahabi, henüz küçük bir çocuk iken gelip geçenlerden Kur’an öğrenirmiş… Sonunda Kur’an’ı güzel bir şekilde okuyabilecek hale gelmiş…

Günlerden bir gün, sevgili Peygamberimizi ziyarete giden bir topluluk ile beraber o da gitmiş. Peygamber Efendimiz : “Aranızda Kur’an’ı en iyi okuyanınız kim?” diye sormuş.

Yanındaki insanlar, Amr’ı işaret etmişler… Sevgili Peygamberimiz de Kur’an’ı en iyi okuyan o olduğu için, daha sekiz yaşında olmasına rağmen Amr’ı namaz kıldırması için onlara imam tayin etmiş…
[Resim: 26064.gif] [Resim: 25448.png]
------------------------------------------------------------------------

Cok güze bir gece...
Bunu ilk beğenen sen ol.
Uzman
Cvp: Çocuklar Için Dini Hikayeler
Medine’nin Mutlu Çocukları

Sevgili çocuklar, Peygamber Efendimiz, kendisine peygamberlik gelmezden önce, Mekke yakınlarındaki Hira isimli mağarada, yüceler yücesi Allah’ı, uçsuz bucaksız evreni ve insanların halini düşünür dururmuş…



Bir gün Cebrail isimli melek Ona, Allah’tan “Oku!” emrini getirmiş… Oysa o günlerde insanlar okumayı terk etmiş, bilgisizlik, başıboşluk ve sorumsuzluk içindeymişler.

Sık sık savaşlar oluyormuş. Kanlar dökülüyor ve insanlar acımasızca öldürülüyormuş. İçki ve kumar, o zamanki insanların vazgeçemediği zararlı ve kötü alışkanlıklardan sadece ikisiymiş…

Özellikle bir kötü âdetleri daha varmış ki, belki de bu, onların en kötü davranışlarıymış. Neymiş bu kötü âdetleri biliyor musunuz? Kız çocuklarını diri diri toprağa gömmek !...

İşte, merhamet duyguları körelen bu insanların yaptıkları kötülüklere son vermek için Rahman ve Rahim olan yüce Rabbimiz, sevgili Peygamberimizi göndermiş… Kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim ile de, kız çocuklarının toprağa gömülmesini, haksız yere adam öldürülmesini, içki içilmesini yasaklamış.

Peygamber Efendimiz özellikle sevgili kızı Hazreti Fâtıma’ya büyük değer vererek insanlara bu konuda da “en güzel örnek” olmuş…

Öte yandan, sevgili Peygamberimiz şöyle buyuruyormuş :“Çocuklarınız size Allah’ın bir armağanıdır.” “Küçüklerimize şefkat göstermeyen bizden değildir” Bu tavsiyeleriyle o, insanlara bu değerli armağana iyi davranmalarını öğütlüyormuş…

Peygamberimiz, İslâm dinin güzelliklerini anlattıkça, insanlar gerçek mutluluğu buluyor ve huzura kavuşuyorlarmış. Tabii ki çocuklar da… Pek çok sahabi , yani “Peygamberimizin arkadaşları ve o dönemde yaşayan Müslümanlar”, çocukluk yıllarında , Peygamberimizle birlikte geçirdikleri o güzel günleri hiç unutmazlarmış.

Onlar çocukluk yıllarının unutulmaz anıları olarak hafızalarında sakladıkları bu güzel günleri, sonraki nesillere hep anlatıp durmuşlardır.

İşte sevgili çocuklar, bu bölümde size anlatacaklarımız, “Asr-ı Saâdet” denilen o “Mutluluk Çağı”ndaki çocukların, Peygamber Efendimizle yaşadıkları güzel hatıralardır.

İslâm tarihinin dönüm noktası olan Hicret, aynı zamanda Müslümanlar için kölelikten kurtuluşun, hürriyete kavuşmanın öyküsüydü… Mekke’den Medine’ye, bu kutlu göçün son yolcuları, sevgili Peygamberimiz Hazreti Muhammed -sallallahu aleyhi ve selem- ile yakın dostu Hazreti Ebu Bekir’di…

“Seniyyetül-Veda” denilen tepede Peygamberimizi büyük bir sevinçle karşılayan Medineli’lere sanki dünyalar verilmişti. Çünkü, çeşitli tehlikelere ve sıkıntılara rağmen, sonunda “Rahmet Peygamberi” ulaşmıştı Medine’ye…

En çok sevinen de çocuklardı… Onlar ki, görmeden sevdikleri, sevgisini küçücük kalplerine sığdıramadıkları Peygamberlerine kavuşmuşlardı artık …

Kız-erkek bütün çocuklar, o gün en güzel elbiselerini giyerek Peygamberimizi karşılamışlar ve “Hoş geldiniz, Sevgili Peygamberimiz” diyerek sevgilerini, okuduklarını şiirle, kasidelerle belli etmeğe çalışmışlar.

Onların sevinçle söyledikleri bu sözleri, insanlar nesilden nesile aktarmış durmuşlar. Ne diyormuş biliyor musunuz, Medine’nin sevimli çocukları?:

“Ay doğdu üzerimize

Veda tepelerinden

Şükür gerekti bizlere

Allah’a davetinden.

Ey bizden seçilen elçi!

Yüce bir davetle geldin.

Geldin, Medine’ye şeref verdin.

Ey davetçilerin en hayırlısı !

Hoş geldin, hoş geldin…”

Peygamber Efendimiz, bu coşkulu ve içten ifadeler karşısında duygulanmış. Yanlarına kadar giderek çocuklara şu soruyu yöneltmiş :Beni seviyor musunuz ?

Çocuklar hiç beklemeden ve düşünmeden, hep bir ağızdan: Evet, Seni çok seviyoruz ve Allah’ın Rasulü, cevabını vermişler.

Bunun üzerine Peygamberimiz de şöyle karşılık vermiş : Allah da kalbimi biliyor ya, ben de sizleri çok seviyorum.

Sevgili Peygamberimiz ile Medineli çocuklar arasında kurulan bu sevgi bağı sayesinde, artık mutlu ve huzurluymuş çocuklar… Çünkü onları seven peygamberleri her zaman yanı başlarındaymış…

“Mutluluk Çağı’nın çocukları için Peygamberimiz neredeyse, bereket, bolluk ve çocuklara ikram; ilgi, sevgi ve şefkat hep oradaymış…

Sözgelimi, Peygamber Efendimiz, kendisine sunulan yılın ilk turfanda meyvesini eline alır, önce Allah’a şükürlerle dua edermiş. Ardından, önce sağ, sonra sol gözüne üçer defa sürermiş. Sonra … Sonra ne yaparmış biliyor musunuz? O meyveyi huzurunda bulunan en küçük çocuğa verirmiş.

Yine, çocuklara rastladığında selam verip başlarını ve yanaklarını okşarmış. Onların hatırlarını sorar ve çeşitli şekillerde şakalaşırmış.

İşte, böylesine güzellikler içinde geçiriyormuş günlerini Medine’nin mutlu çocukları… Şimdi sizlere yaşanmış hatıraları birer birer aktaralım, ne dersiniz?...
[Resim: 26064.gif] [Resim: 25448.png]
------------------------------------------------------------------------

Cok güze bir gece...
Bunu ilk beğenen sen ol.
Uzman
Cvp: Çocuklar Için Dini Hikayeler
Mutlu Çocuk Enes

Sevgili çocuklar, Peygamberimize uzun yıllar hizmet eden Enes’in hatıralarından bahsedeceğim. Peygamber Efendimizle ilk tanışmalarını şöyle anlatıyor. Hazreti Enes :



“Peygamberimiz Medine’ye hicret ettiğinde, ben on yaşındaydım. Annem elimden tutarak beni Peygamberimizin yanına götürdü ve :

- Ey Allah’ın Resulü, herkes size bir hediyede bulundu. Benim ise size hediye edebileceğim bir şeyim yok. Ancak bu benim oğlum Enes!... Lütfen teklifimi kabul buyurunuz da, oğlum istediğiniz zaman size hizmette bulunsun, dedi. Peygamberimiz de annemin bu isteğini kabul etti…”

Böylece Hazreti Enes, küçük yaşta Peygamberimizle tanışma şerefine ulaşan şanslı çocuklardan biri olmuş… O yüce insana hizmet etmek, Ona yakın olmak ne büyük mutluluk!... Bakın neler anlatıyor Hazreti Enes :

“Peygamberimize on yıl hizmet ettim. Aslında yaptığım işler pek yerli yerinde olmuyordu. Ama buna rağmen Peygamberimiz, bir defacık bile olsa bana vurmadı ve surat asmadı. Beni azarlamadı ve ayıplamadı. Hatta “öf” bile demedi. Hoşuna gitmeyen bir şey için “Niçin böyle yaptın?” diye beni sorguya çekmedi.

Herhangi bir hatalı davranışım için hanımlarından biri “Keşke şöyle yapsaydın” diyecek olsa, hemen : “Bırakın Çocuğu … O Allah’ın dilediğinden başka bir şey yapmamıştır” deyip beni korudu.

Çünkü O, çocuklara karşı insanların en şefkatlisiydi. Hayatımda Peygamber Efendimizin kokusu kadar güzel kokan bir koku koklamadım. Onun elinden daha yumuşak bir ipeğe ve kumaşa dokunmadım.

” O insanların ahlâk bakımından da en güzeliydi… Bir gün beni bir işe yollamıştı… Önce, -çocukluk işte- “Gitmem” diye itiraz ettim. Ancak içimden de Peygamberimizin gönderdiği işe gitmek geliyordu.

Gitmek üzere yola çıktım, fakat sokakta oyun oynayan çocuklara rastlayınca onların yanında oyalandım kaldım. Bir de ne göreyim, Peygamberimiz beni ensemden yakalamasın mı?. Yüzüne baktığımda, gülümseyerek bana: “Enesciğim! Sana söylediğim yere gittin mi?” diye sordu.

Ben de : “Şey … Derhal gidiyorum Efendim,” diyerek cevap verdim. Oyuna daldığım için gideceğim yere gecikmiş, bu yüzden eve de geç kalmıştım. Akşam eve vardığımda annem: “Niçin geç, kaldın?” diye sordu. Ben de : “Peygamberimiz beni bir iş için bir yere yolladı, ama bunu kimseye söyleyemem,” dedim. Bunun üzerine annem: “Aferin oğlum, sakın Peygamberimizin sırrını kimselere söyleme,” diye tembihledi.

Evet sevgili çocuklar… Zannederim, bu önemli öğüte siz de uyarsınız… Siz de Enes gibi güvenilir bir kişi olun ve büyüklerinizin sırlarını başkalarına sakın söylemeyin.
[Resim: 26064.gif] [Resim: 25448.png]
------------------------------------------------------------------------

Cok güze bir gece...
Bunu ilk beğenen sen ol.
Uzman
Cvp: Çocuklar Için Dini Hikayeler
Küçük Umeyr Ve Serçesi

Enes’i dinlemeye devam ediyoruz : “Yine bir gün arkadaşlarımla birlikte oynarken, Peygamberimiz beni çağırmak için yanımıza kadar geldi ve bizlere: “Allah’ın selâmı üzerinize olsun çocuklar” dedi. Peygamberimizin bize değer vererek büyükler gibi selamlaması bizi çok sevindirmiş ve çok hoşumuza gitmişti.



İşte böyle… Peygamberimiz zaman zaman çocukların arasına karışır, hal hatır sorardı. Hatta bazen bizlere takılır, şakalaşırdı. Bir gün Peygamberimiz bize geldi. Bu sırada Umeyr adındaki küçük kardeşim minik serçesiyle oynamaktaydı. Peygamberimiz ona :

- Ey Ebu Umeyr, serçenle aran nasıl bakayım? diyerek takıldı. Kendisine “Ebu Umeyr” diye hitap edilmesi kardeşimin o derece hoşuna gitti ki anlatamam… Peygamberimizde, kardeşimin bu ifade tarzından çok hoşlandığını hissetti. Öyle ki, bize her gelişinde ona bu şekilde hitap eder ve kardeşimle şakalaşırdı…”

Sevgili çocuklar … Hani sizler evcilik oynarken, kiminiz baba, kiminiz anne olursunuz değil mi? Bu oyun esnasında küçük kardeşinizin veya arkadaşlarınızın size “baba” veya “anne” diye hitap etmesi hoşunuza gidiyor ya... İşte sizin gibi, Enes’in kardeşi de, kendisine böyle hitap edilmesinden çok hoşlanıyormuş.

Enes hatıralarını anlatmaya devam ediyor : “Bir gün Peygamberimizle birlikte yürürken, bir düğünden dönen çocuklar ve kadınlarla karşılaştık. İçlerinde kız çocuklarının da bulunduğu bu topluluğa Peygamberimiz : “Allah’a and olsun ki, sizleri çok seviyorum” dedi. Bu ifadeler oradakilerin hepsinde sevinç tebessümlerine yol açtı.”
[Resim: 26064.gif] [Resim: 25448.png]
------------------------------------------------------------------------

Cok güze bir gece...
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.