Her nefis ölümü tadacaktır. Sonunda bize döndürüleceksiniz. Ankebut-57
Bu dünya hayatı sadece bir eğlence ve oyundan ibarettir. Asıl hayat ahiret yurdundaki hayattır. Keşke bilseler! Ankebut-64
bu site yi nasıl kullanacağımı anlamadım
bu site yi nasıl kullanacağımı anlamadım
Diyemem canım kardeşim birinci basamağa çıkmakta zorlanan birine daha 23 basamak daha var diyemem. Birinci basamağa çıksın hele bekle sonra ittirecez onu destek olacaz. Sırtımıza bastıracaz ikinci basamağa çıkaracaz. Hepsini birden yap diyemem. 23 ünü birden çıkan diyemem.
Arkadaşım her işte zorluk vardır her imtihan zordur. İmkânsızdır demişim gibi yazıyorsunuz. Islamda can feda etmek vardır ve bu basbayağı zordur.
Yeni müslüman olmak isteyen yada yeni olan birine kelimesi şehadet ten bahs edilir. Adam kelimesi şehadet getirmeden namazdan bahsetmek yersizdir. Namaz kılmayana da oruçtan bahsetmek yersizdir. Bunları ve diğer bütün her şeyi tek seferde anlatıp adamı bilgi yüklü eşek yapmak yersizdir.
Dur sana birde hadis yazayım bulursam.
Bunu yaptı mı. Tabiri caizse ikinci sınıfa geçti. Sonra devam edeceğiz.
Namaza yeni başlayan kardeşim Sureleri tecvitleriyle birlikte ezberlwmelisin. Yanlışlıkla olsa birşey olmaz ama öğrenmeye gayret etmezse namazın nakıs olur.
Bunu yaptı mı. Üçüncü sınıfa geçti.
Sureleri tecvitli okuyan mahreçleri doğru okuyan kardeşim namazda bir de tadili erkan var şunlara şunlara da riayet etmelisin.
Bunu da yaptı mı. Dördüncü sınıfa geçti.
Beşinci onuncu yüzüncü sınıfa geçti. Bu şekilde devam etmeli.
Belki diğer sınıfların sırası değiştirilebilir ama kelimei şehadet ve namazın sınıf numaraları asla değiştirilemez.
Başta sureleri düzgün söyleyememesinde bir sakınca yok çünkü elinde olan bir şey değil. Allah elimizde değilse bizi sorumlu tutmaz. Örneğin hac farzdır ama gidemiyorsak Allah sorumlu tutmaz. Yapabiliyorsak Allah' ın emirlerine toptan itaat edeceğiz. Yok ben önce şunu yapayım, sonra bunu yapayım demek çok yanlıştır. Allah gerekseydi sıralama yapardı önce şunu yapın, sonra bunu yapın diye. Yapmadığına göre toptan itaat edeceğiz.
Bana Mâlik ibn Enes, amcası Ebû Süheyl ibn Mâlik'ten, o da babası Mâlik ibn Ebî Âmir'den tahdîs etti ki, o, Talha ibn Ubeydillah®'dan şöyle derken işitmiştir: Necd ahâlîsinden saçı darmadığınık (fakîr) bir kimse Rasûlullah'a geldi. Uzaktan sesini karmakarışık duyuyor, fakat ne söylediğini anlayamıyorduk. Nihayet yaklaştı; meğer İslâm'ın ne olduğunu soruyormuş. Bu suâle karşı Rasûlullah(S):
- Bir gün bir gece içinde beş namaz,
buyurdu. O zât:
- Üzerimde bu namazlardan başkası da olacak mı? diye sordu.
- Hayır, meğer ki kendiliğinden kılasın,
buyurdu.
Ondan sonra Rasûlullah:
- Bir de ramazân orucu,
buyurdu. O zât:
- Üzerimde bundan başkası da olacak mı? diye sordu. O da:
- Hayır, meğer ki kendiliğinden tutasın,
cevâbını verdi. Talha der ki: Rasûlullah, zekâtı da ona söyledi. O zât yine:
- Üzerimde bundan başkası da olacak mı? diye sordu. Yine Rasûlullah:
- Hayır, meğer ki kendiliğinden veresin,
cevâbını verdi. Bunun üzerine (o Necdli fakîr zât):
- Vallahi bundan ne artık, ne eksik bir şey yapacak değilim, diyerek arkasını dönüp gitti. Bunu duyunca Rasûlullah:
- Eğer doğru söylüyorsa felah buldu gitti,
buyurdu (Buhârî, İman 34)
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi