Bunun için şeytan çok yemeyi teşvik eder. Haram yediremezse, helâl ve temiz olandan çok yedirmeye çalışır. Çünkü doymak, şehveti takviye eder. Şehvetler ise şeytanın silahlarıdır.
İblis, İslam büyüklerden birine göründü. O kimse şeytanın üzerinde çengellerin takılı olduğunu görünce sordu:
-Ey İblis! Şu çengeller nedir?
-Bunlar tuzaklarımdır. Onlarla Âdemoğlunu avlarım!
-Acaba bunlarda bana ait bir şey de var mı?
-Sen bazen doyuncaya kadar yiyorsun. Biz bu takdirde senin namaz kılmanı ve zikir yapmanı ağırlaştırıyoruz.
-Yemin ederim ki artık ebediyyen karnımı yemekle doldurmayacağım, doyurmayacağım.
Çok yemekte altı kötü haslet vardır:
1- Allah korkusunu kalbden çıkarır.
2- Halka karşı merhameti kalbden söker. Çünkü tok bir kimse herkesin tok olduğunu zanneder.
3- İbadetleri ağırlaştırır.
4-Tok bir kimse hikmetli bir konuşmayı dinlediği zaman o konuşmanın kalbinde bir incelik meydana getirdiğini hissetmez.
5- Tok bir kimse, vaazda bulunur ve hikmetli konuşursa onun konuşması halkın kalbine tesir etmez.
6- Tokluk, kişide çeşitli hastalıklar doğurur ve hastalıklarını artırır.
İsa aleyhisselam şöyle buyurmuştur: “Ey Havârîler! Karınlarınızı aç bırakınız! Umulur ki kalbleriniz Rabbinizi müşahede eder...”
Sehl et-Tusterî buyurdu ki: “Evliya, ancak dört hasletle evliya olur: 1. Aç kalmak. 2. Uykusuz kalmak. 3. Sükût etmek. 4. Halktan uzaklaşmak.”
Bir hadis-i şeriflerinde Resulullah Efendimiz şöyle buyurmuştur: “Kalpleri, çok yiyip içmekle öldürmeyiniz; çünkü kalp, ekin gibidir. Ekinler çok sulandıklarında ölür!”