Her nefis ölümü tadacaktır. Sonunda bize döndürüleceksiniz. Ankebut-57
Bu dünya hayatı sadece bir eğlence ve oyundan ibarettir. Asıl hayat ahiret yurdundaki hayattır. Keşke bilseler! Ankebut-64
Allah'ın Varlığına 12 Delil
Allah'ın Varlığına 12 Delil
Dünyamız bu sistemin içinde,
biz ise Dünyamız içinde bir noktacık hükmündeyiz.
Bu kadar büyük bir acizlik içinde insan zihninin kapasitesine;
düşünmesi üzerine düşünebilmesine,
kendisinin hücrelerinin içine hatta atomun içine varıncaya kadar mikroya nüfuz edebilmesine,
uzaydaki kuyruklu yıldızlar üzerine araç indirebilmesine,
tüm evrenin başlangıcı hakkında Big Bang gibi teoriler üretebilmesine
şaşırmamak mümkün değil.
veya biyolog
hücre içindeki organellerin işleyişini çözmeyi hedefler.
Fakat
“Nasıl oluyor da bu parçacığı bulmamızı mümkün kılan matematiğin evrene uygunluğu mümkün olmuştur”
veya “Nasıl oluyor da öyle bir evrendeyiz ki mikroskobu üretmemiz
ve optik yasaları sayesinde hücre organellerini keşfetmemiz mümkün oluyor” sorularını soranlar
çok azınlıktadır.
ve insanın biyolojik yapısını inceleyen herkes
insanın acizliğini rahatça anlar.
Buna karşın evrenin milyarlarca ışık yılı uzaklığında olan biteni inceleyebilmek
ve dünyadaki milyonlarca canlıyı sınıflayabilmek gibi bilimsel başarılar da
bu aciz insanın başarılarıdır.
“Mucizevi bir şekilde matematiğin dilinin fizik yasalarını formüle etmeye uygun olması,
bizim anlayamadığımız ve hak edecek bir şey yapmadığımız mükemmel bir hediyedir”
diyerek bu olgu karşısındaki şaşkınlığını ifade etmiştir.
doğanın matematiğe uygun yapıda olmasını,
ateizmi terk edip Allah’ın varlığına inanmaya başlamasının sebepleri arasında saymıştır.35
Descartes, Kepler, Galileo, Leibniz, Newton
gibi isimler
matematiği
Allah’ın evreni yazdığı dil
olarak görerek bu konudaki yaklaşımlarını sergilemişlerdir.
Bunlardan birincisi keşifçi yaklaşımdır;
buna göre evren var olmadan da matematiğin gerçeklikleri geçerliydi
ve mümkün olan herhangi bir evrende de matematik geçerlidir,
yani “3+7=10” ve “11,13, 17 asal sayılardır” gibi ifadeler
bu evreni aşkın doğrulardır.
Diğer yaklaşım icatçı yaklaşımdır;
buna göre matematik insan zihninin bir ürünüdür,
biz aksiyomlardan matematiği üretiriz,
bu yüzden evreni aşkın olarak
matematiğin geçerli oluşundan bahsetmek anlamsızdır.
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi