sen yardım eyle Allah 'ım
Her nefis ölümü tadacaktır. Sonunda bize döndürüleceksiniz. Ankebut-57
Bu dünya hayatı sadece bir eğlence ve oyundan ibarettir. Asıl hayat ahiret yurdundaki hayattır. Keşke bilseler! Ankebut-64
Abdestle ilgili Soru ..
Abdestle ilgili Soru ..
sen yardım eyle Allah 'ım
bu boynu mesh hadisi ni rivayet eden Leys isimli kişi hakkında şüpheler olduğu için zayıf demişler hadisi
ama Müslim gibi titiz bir hadis alimi bu Leys adlı zattan hadis rivayet etmiştir
kaldı ki cehenneme gidecek olanların "bukağı" denen şey takılıp cehenneme sürekleneceğini de düşünürsek
bu boynu mesh olayının en azından bu bukağı ile cehenneme sürüklenmeden kurtulma adına yapılabilecek olduğunu düşünebiliriz
tabii ki haddim değil ama deliller de sıkıntı olduğuna göre bence bir sünneti yada müstehabı kaçırmak bidat yapmaktan yada mehruh işlemekten daha fenadır.
ayrıca leys isimli kişinin işi gücü bırakıp da boynu mesh etmek sünnettir diye bir yalan ortaya atacağını da düşünmüyorum
eğer art niyetli biryse müslümanlar boynunu mesh etse ne fayda grecek etmese ne fayda görecek
sözüne güvenilir bir insan olarak görmüyorlarsa bu Leys denen adamı ,yani mesela münafık ise niye böyle ufak defek şeylerle uğraşsın
müslümanla arasında fitne fesat çıkaracak onca şey varken?
Sonuç olarak hadis zayıf da olsa boyun mesh edilmelidir diye düşünüyorum.
ben ahirettebonu niye mesh ettin diye sorduklarında bir rivayet ulaştı dersem birçıkar tarafım bulunur ama
Müslim gibi titiz bir zatın bile hadis rivayet ettiği bir kişiden gelen rivayeti zayıf diyip kabul etmeyenler sünnet veya müstehabın sevabını kaçırmış olduklarında ellerinde yeterli bir delil olmayacaktır.
YÜREGİ YETEN GÖRMEDİGİNE
Söylemezsem Bağlar Gamlardan Ağlar


Boynu meshetme meselesi sadece Hanefi Mezhebi'ne aittir.Belki Bazı Şafi'ler bazı Hanbeli'ler bu mesih müstehaptır demiş olabilir.Ben burada Mezheplerdeki fetvayı yazıyorum.
Hanefi Fıkıh kitaplarına bakacak olursak,boynu meshetmenin bazı kitaplarda müstehap,bazı yerlerde edep yazdığınızı görürüz.Sünnet derecesinde olduğunu söyleyen varsa da ben bilmiyorum.
Şafi ilmihallerinden Halil Gönenç Hoca'nın ilmihaline bakacak olursak orada,boynu meshetmek mekruhtur diye yazar.Bu görüş İmam Nevevi'ye atfedilir.Zaten neredeyse bu konuya değinen bütün Şafi kitaplarında İmam Nevevi'ye atıfta bulunulur.
Bu mezkur kitap bir ilmihal kitabı ve Türkiye'deki Müslümanlara yazılmış olması hasebiyle,müellif abdestin sünnetlerinde boynu meshetmeyi yazmamakla yetinmemiş boynu meshetmek bidattır da yazmıştır.
Çünkü Türkiye'de yetişen/büyüyen bir Müslüman ekseriyet Hanefi Mezhebin'den olduğu için bir Şafi bilmeden Hanefi'ye uymuş olabilir.Eğer bu bidattır denilmeseydi,çevresinde boynunu meshedenleri göre göre o da öyle öğrenir,ilmihal okusa dahi dikkatsiz okur ve bu ayrıntıyı kaçırabilirdi.
Ama mesela;orta seviye fıkıh kitabı kabul ettiğim 4 ciltlik Büyük Şafi Fıkhı,abdestin sünnetlerinde bunu saymamış ve bu bidattır vs.da dememiştir.Müellif bu kitabı okuyan zaten bir temel ilmihal kitabını okumuş olur düşüncesiyle bunu yapmış olması muhtemeldir.
Üst seviye Şafi Fıkıh kitabı kabul ettiğim Muğnil Muhtac'da ise yine İmam Nevevi'ye atıfta bulunulmuş ve bu bidattır denilmiştir.Bu kitap ayrıntılı olduğundan ve hacmi fazla olmasından ötürü bu tarz bir ayrıntıya değinilmiştir.
Ben bunu şu sebeple yazdım:Kitaplarda genelde uygulanan prensip şudur:İlmihallerde halkın yanılacağı şeyler,mesela bir Türkiyedeki Şafi'nin bu konuda yanılması muhtemeldir ve müellif bu sebeple bu ayrıntıyı verir.Ama orta seviye kitaplarda vermese de olur.Üst seviye de zaten ayrıntı fazladır,dolayısıyla bu bilgiye değinir.
Her kitapta bu olacak diye bir şey yok.Ama benim gözlemlediğim durum bu şekilde.
Konu dağıldı biraz ama neyse

El-Umm'da ise ne bidattır ne de sünnettir yazmaktadır.Yani İmam Şafi'nin bu konuda bildiğimiz görüşü yok.
İlgili hadislere gelelim:
Zafer hadislerden birisini kısmen yazmış.Hadis mana olarak şöyle:
Abdest alıp,boynunu mesheden kimse kıyamet gününde boyuna geçirelecek olan cehennem halkasından kurtulur.
Bu hadise İbni Teymiyye,İbni Hacer vs. da zayıf demiştir.
Ayrıca bu hadise Hanefi fıkıhçı ve hadişçi olan Zebedi de zayıf demiştir.Yani bu konuda zayıf hadisle amel etmeyi sakıncalı görmemiş olsa gerek ki, boynu meshetmek müstehaptır demiştir.Sünnet dememesinin sebebi olarak da,boynu meshetme işini peygamberimizin devamlı yapmadığını delil göstermiştir.
Diğer hadiste ise: X ravi babasından,o da babasından naklediyor.Peygamberimiz boynunu meshetmiş.Aslında o hadisten farklı anlamlarda çıkar.Çünkü hatırladığım kadarıyla kulak ile ense arasından boynu önüne kadar meshetti felan yazıyordu.Bu hadisi ben pek anlamamıştım zaten.Bakmak lazım

Zafer, yazdığım ikinci hadisin ravilerinde Leys diye birisi var diye hatırlıyorum.Ayrıca Leys değil babası veya dedesi zayıftır.Çünkü kendisi tanınmıyor,sahabe olup olmadığı ihtilaflı.Birinci hadiste de mi Leys var acaba.Hadisin tam senedini bilmiyorum ben.
Ayrıca bu yazdığım iki hadis hangi kitapta geçiyor vs.onları da bilmiyorum.
Yaprak'ın sorusunun cevabına geldi sıra

Boynu meshetmeyle ilgili olan hiçbir hadiste peygamberimiz boynunu iki parmağıyla ya da üç parmağıyla meshetti diye geçmez.Mesela kulakların içini şahadet,dışını baş parmağıyla meshettiği hadislerde geçer.
Bu sebepten dolayı,bildiğim kadarıyla Hanefi Mezhebi'nin kitaplarında boyun iki ya da üç parmakla meshedilir diye bir şey yazmıyor.Yazıyorsa da bu ictihadi bir meseledir ve yorumdur.
"bence bir sünneti yada müstehabı kaçırmak bidat yapmaktan yada mehruh işlemekten daha fenadır."
Bu yukarıdaki söz,fıkıh kaideleri açısından yanlıştır.Öncelik bidat ve mekruhlardan uzaklaşmaktır.Daha sonra sünnet,müstehap vs.gelir.
Mesela kişi dışarıda abdeste sıkışıkken ezan okunuyor olsa,bu kişi sıkışık abdestle cemaatle namaz mı kılmalı,yoksa eve gidince abdest tazeleyip münferid olarak mı kılmalı?Eve gidince kılmalı.Çünkü cemaatle namaz kılmak sünnettir.Sıkışık abdestle namaz kılmak mekruhtur.Bu iki durum -yani sünnet ve mekruh- karşılaştığında mekruhtan kaçınılır.
Zaten bence diye cümleyi kurmuşsunuz;ama meselenin doğrusu bu şekilde.
Bırak ey biçare feryadı belâdan kıl tevekkül
Zira feryat belâ ender hatâ ender belâdır bil
Eğer belâ vereni buldunsa, safâ ender atâ ender belâdır bil
Eğer bulmazsan bütün dünya cefâ ender fenâ ender belâdır bil
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi