Her nefis ölümü tadacaktır. Sonunda bize döndürüleceksiniz. Ankebut-57
Bu dünya hayatı sadece bir eğlence ve oyundan ibarettir. Asıl hayat ahiret yurdundaki hayattır. Keşke bilseler! Ankebut-64
7. Haftanın Konusu
7. Haftanın Konusu
Sünneti/hadisleri prensip olarak inkâr eden dinden çıkar. Mütevatir bir hadis yakin ifade ettiği için ona iman etmek şart olup inkârı küfrü gerektirir.
Prensip olarak kabul ettikten sonra, ayrı ayrı hadisleri değerlendirmedeki tutumuna bakılır. Eğer hadis otoritelerinin sıhhatin kriterleri (1)olarak kabul ettikleri şartlara sahip bir hadisi -delilsiz- inkâr ederse yine dinin dışına çıkar. Eğer bu ilmî kriterlere uymayan bir rivayet olduğu için kabul etmezse bunda bir sakınca yoktur.
İmam Şafii’nin sözlerinden de anlaşılacağı gibi, ister tevatür olsun ister olmasın, bir hadis alimlerin kabul ettiği sıhhat şartlarına sahip ise, bu onun sahih olduğunu göstergesidir.
Hasen hadis, sahih hadis rivayetinin şartlarına sahip olmayan bir hadistir. Bu sebeple, bu hadisi zayıflıktan çıkarıp hasen dercesine yükselten şahit denilen başka rivayetlerin kuvveti veya zayıflığına göre Hasen hadis de kuvvetli veya zayıf kabul edilebilir.
Hasen hadisin sıhhat tarafı ağır basan bir hadise ilişmemek gerekir.
Bununla beraber, bir kimse samimi olarak -ilmî delillere dayanarak- bu hadisin sahih olmadığına inanıyorsa bunu inkâr etmekte de bir sakınca olmayabilir.
sıhhat kriteri: Ravisi sikalık şartlarını taşıyan demektir..
Bırak ey biçare feryadı belâdan kıl tevekkül
Zira feryat belâ ender hatâ ender belâdır bil
Eğer belâ vereni buldunsa, safâ ender atâ ender belâdır bil
Eğer bulmazsan bütün dünya cefâ ender fenâ ender belâdır bil
Ve vatansız bırakma Allah'ım!
Müslümanlıkla yoğrulan yurdu,
Müslümansız bırakma Allah'ım!
Bırak ey biçare feryadı belâdan kıl tevekkül
Zira feryat belâ ender hatâ ender belâdır bil
Eğer belâ vereni buldunsa, safâ ender atâ ender belâdır bil
Eğer bulmazsan bütün dünya cefâ ender fenâ ender belâdır bil
İbn-i Hacer, Taberi ve İbn-i Kesir gibi bir kısım büyük hadis âlimleri İsa (as)’ın nüzulü meselesinin mütevatir bir konu olduğunu söylemişlerdir. Bir rivayet mütevatir derecede çokça rivayet edilmişse artık ona inanmak imani bir mecburiyet halini almaktadır.
İmam-ı Azam, Maturidi, Eş’ari, Taftazani, Fahr-i Razi, Suyuti gibi bütün hadis, kelam ve tefsir allameleri bu konuyu kitaplarında ahirzaman alametlerinden olarak zikretmişlerdir. Hatta Şia ve Mutezile imamlarının dahi bu konuda ittifakı vardır.
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi