Bu kez, ilmi davranalım. Bizler mütefsir değiliz, dolayısıyla ayeti açıklamak bizlere yakışmaz. Ancak anladığımızı, düz olarak açıklayabiliriz.
Ayetin düz manasını düşünelim. Güneşin doğduğu ve battığı yer. Burada "dünyada" ifadesi geçmiyor.
Düz olarak düşünelim. Güneş ne zaman doğdu? 8 milyar yıl önce. veya 10 milyar. Her neyse. Milyarlarca yıl önce. Nerede batar? ne zaman batar? En mantıklı batma noktası, gök adamızın merkezi olan kara deliktir. Muhtemeldir ki güneşin battığı yer olarak, gök adamızın merkezindeki kara delik yakınlarında bir yer tarif edilmiştir. "kara göze" ifadesi, "kara delik" ifadesiyle örtüşmektedir. Ve kara deliklerin de büyük yıldızların batma yeri olduğu, bilinen bir durumdur. Buradan, güneşin bir gün kendi içine çökerek kara deliğe dönüşeceğini ya da gök adanın merkezindeki kara deliğe akacağını anlıyorum ben normal bir vatandaş olarak. Farklı bir milletten söz edildiğine göre de yüksek ihtimalle samanyolu galaksisinin merkezindeki kara delik yakınlarından söz ediliyor.

Sadece ayetin düz manasını baz alırsak, yani mütefsir olmayan bizler, düz mantıkla düşünürsek, Zulkarneynin zamanda yolculuk yaptığını ve güneşin doğduğu zamanda doğduğu yere gittiğini, battığı zaman da battığı yere gittiğini anlarız. Aslında burada, samanyolu galaksisinin merkezinde başka bir uygarlık olduğu düşüncesi de oluşabilir. Bu bilgi ne işimize yarar onu bilmiyorum, araştırmak lazım.